çentik



Estek Köstek
Turks ve Caicos Adaları
Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var.
Maya Takvimi Nedir?
Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur.
Maya Burcunuzun Özellikleri
Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin.

Kızlar Arasında
00:00:00 2010'da nasıl olmalıyım?
Herkesin dolabında o geceyi geçirecek kurtarıcı bir şeyler mutlaka vardır ama daha da özel olmak istiyorsanız gideceğiniz yere göre giydiğiniz kıyafet şık olmakla beraber, gecenin uzayacağını düşünüp rahat da olmalıdır.
2009-2010 Bahar Modası
İster daracık bir tayt, ister bol bir model seçin, her ikisi de çok moda. Deri, saten hatta ışıltılı kumaşlar da seçenekler arasında. Sonbahar pantolonları diz altında biten modellerden, dar ve uzun paçalılara kadar her boyda karşımıza çıkıyor. Pantolon giymeyi seven biriyseniz, vitrinlerde mutlaka kendi tarzınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz


Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter!
Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live!
Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!    


ADC


Köşe Yazıları

Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.     Dün keyifli bir gündü. Biraz alışveriş yaptık. Beş aylık bir askerlik macerasının ardından elli gün boyunca oniki saat ve i...
Anarşizm
Anarşizm, doğru anlaşıldığında belki de insanlara en cazip gelen sistem. Fakat, sunduğu tüm bu güzelliklere rağmen anarşizm yalnızca bir ütopyadan ibaret. Çünkü ilk bakışta güzelliğiyle insanı büyüleyen bu sistem, kendi içinde sayısız çelişki barındırmakta…   Arkadaşlar arasında anarşizmden bahsettiğimde, doğru dürüst dinlemeden hemen yapıştırıveriyorlar: “...
Yan Benimle
lakin ben bir türlü rahat edemedim senin donuk, soğuk gözlerinde. benim oralara ait olmadığımı içime içime sokan bir şeyler vardı. bensiz yapamazmışsın gibiydi her hareketin, oysa yan yana geçirdiğimiz zamanların dışında bensizdi her nefesin. şimdi gelmiş, yine benim kollarımda ağlıyorsun. belli, yine yorulmuşsun.   öylece oturuyorsun yanımda. kamburunu çıkar...
Gitmek...
Gitmek.. Zincirlerin paramparça.. Yüzünde tatlı bir tebessüm, Dilinde “Ey Özgürlük   Gitmek.. Bir başına.. Hiç ardına bakmadan, hiç bir yeri evin yapmadan.. Öylece..             Gitmek.. Kaçar gibi.. Yanına hiçbir şey almadan, varacağın bir durak olmadan.. Özgürce.. &...
Darbelerden Önce
Emniyet kemerini hemen söktün hayatın, azıcık rahatı görünce... Nedense en ummadığın anda vurur darbe, oysa o darbe gelecek diye aylarca beklemiştin kendini hazırlamıştın. Sonunda o darbe gelmeyecek dedin değil mi? Hazırladığın pazuların, eline geçirdiğin kalkanın ya da kurşun geçirmez yeleğin her neyse beklediğine karşı önlemin sıkılmıştın zaten... Emniye...
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...   Önce insanım ben. Müslüman, Hristiyan, Musevi olmadan evvel. İşte bu yüzden, önce insan olduğumdan yani; Akdeniz'in ...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.     İşler istediğimiz gibi gitmediğinde, sigarayı yakıp ‘ofis’ in dışına çıktık. Buhranlar, kahve molalarıydı, hayatın... Mevsimin önemi yoktu, içimizden üşümek geliyorsa üşüdük, yan...
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.  23 Nisan...    Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı...    Karşındakini küçük görmek için kullanılan bir deyimdir; ‘çocuk olmak’.   Halbuki en &lsqu...
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.   İmkânsız şey  şiir yazmak.  Âşıksan eğer;  ve yazmamak,  ayla...
Sokrates
Tam Soktates’in bilgeliğinin zirve yaptığı ve onu şeyh yapmaya karar verdikleri sırada, Sokrates bir kez daha bombayı patlatmış: “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.” Bu muhteşem(!) sözle, mütevazi bir imaj çizmekten ziyade, Sokrates’in yegane amacı kendi kişisel şovunu sergilemektir.   Konu felsefe oldu mu, hemen hemen herkesin aklına gelen ilk isim Sokrates&rsqu...
Adalardan Bir Yar Gelir Bizlere
deniz de pek dalgalı bu aralar, maazallah vapur seferleri iptal olur, işinden gücünden, okulundan geri kalırsın. bu mevsimde rüzgar da bir fena, kalelerini yıkıverir alimallah.   gelir gelmesine, hem de aman aman. ama aman da aman değil bu geliş, anam anam.   yüzümüz buruşur hep tebessüm edip sırnaştığımız hafif meltem esintisine. bir sıkıntı...
Boza ve Kremalı Bisküvi
kokusuyla kandırmayı denedi ama tadı yanıltmadı, senin aksine. gök sarardı, su bulandı, bisküvi hışırdadı, midem guruldadı, gözlerin pörtledi, betin benzin attı.   sana beni gömmeni söylemiştim. hem de olabildiğince derine. yine dinlemedin. hortladım geldim işte.   nasılsınız inşallah? iyi olmanızı temenni ederim, lakin çok uzun sürmeyecek, h...
Ansiklopedilerin Faşist Yüzü
Lakin büyüdük ve hayat değişti. Değişirken bizleri de değiştirdi. Ya da değişen bizlerdik hayat hep aynı kaldı. Kendi değişimlerimizden sorumlu tuttuk hayatı…                     Küçükken gözümde büyütürdüm ansiklopedileri. Tüm kitaplar dağınıkça konulurken ev...
Sensizistan
Ben, her gün biraz daha kayboluyorum, hemen her sokağını bildiğim bu şehirde… Kendimden oluyorum, kendim olmaya çalışırken! Yine de kolaydır aşmak, coğrafi sınırları, bir başka şehir tabelasına hoş bulduk demek kolaydır, basit formülleri vardır, pasaport gibi, vize gibi, “bir yere gitmeyin geliyoruz size” gibi. Herhangi bir deneme sınavında, çok soru kaçırmam ...
Zamansız Meditasyonlar
geçmişin fırtınasını durdurmaya çalışıyorum. benim olmayan zamanlarda amaçsızca geziniyorum. bir tarafım batak, bir tarafım ak. korkularımızın sinsi yılanı kalplerimize sokuluyor gece vakti.    bu şehir bir körler şehri. kendi aşağılık nüfusuyla dolup taşan. onlar dahi sıkılmış kendi yaşamlarından. değersizlik fışkırmaya başlamış özkaynaklarından. kombi...
Sığ sularda yüzmek
Çoğu insan için ayakta durmaktır hayat. Ama bazı-ları için denize açılmayı düşünen ve harekete geçenler için suyun üzerinde kalmaktır hayat. Tercih meselesi yani... Aslında herkesin bir açık deniz hayali vardır. Denizin daha mavi olduğu derin sularda yüzmek kolay değildir hani... Evet daha mavidir ama aynı zamanda daha dalgalıdır deniz. Ayağın kesilir yerden... bi...
Uluslararası Sev Beni
uluslararası sev beni hayatım. uluslarası sev ki buluşamayalım; oraya mı gitsek burada mı otursak sıkıntısı çekmeyelim. uluslarası sev ki saçını boyadığında, makyaj yaptığında çemkirmeyeyim. dışarıya çıkarken ne giydiğin, kimlerle görüştüğün umrumda olmasın. sağdan soldan bakıyorlar diye cıngar çıkmasın. ben de bir haltlar yerken senin ruhun duymasın.      ulusl...
Kadınlar Ne İster?
Güçlü olmak gayet yeterli bir meziyetti ve düz mantığın ötesine geçmeye hiç ihtiyaç yoktu. Nasıl ki bir mağazaya girip de gözüne ilişen ilk ceketi alıp çıktıysa, gözüne çarpan ilk güzelin peşinden koşmayı da adet edindi...                       Popüler kültür...
Spinoza, Din ve Tanrı
Tanrı planlardan ve amaçlardan bağımsız olduğu için, hiçbir şeyi insanı amaç edinerek ve onu merkeze koyarak yaratmamıştır. İnsanın değeri bitkilerden ve hayvanlardan çok da farklı değildir.          Hazır “Spinoza” dersi sınavı için gecemi gündüzüme katmışken, kendisi ile ilgili bir makale yazarak, küç&uum...
Gökkuşağı
Öyle çok bilinmeyen vardı ki, sokak kapısından girip balkona çıkana kadar, merdivenlerdeki her cümlenin sonu, soru işaretiyle bitiyordu, çocuk olmakla adam olmak arasında çok yıprandık ama hayat yokuş yukarı çıkarken elimizden aldıklarını, bir bir geri verdi; bayır aşağı gördüklerimizin rengini geri verdi. O yüzden şimdi, yeniden, hem gözlerimiz hem çimenler yeşil...  &nb...
Uzun Mesafe Çağrısı
şüpheliyim bu kalbin varacağı nihayetten. dokun diyorum sana; bu kadar gürültünün içinde duyamıyorsun ki, ne demeye çalıştığımı anlayasın. kalıp izah edemiyorum ki; iyi hissetmiyorum, o yüzden gitmeye devam ediyorum. nefesimin ucundasın, diyemiyorum ki   dokun. neden çekiniyorsun? yanmayacaksın, toz olup uçmayacağım. haydi, denesene. hissettirsene tırnakları...
Yazık Olur
güneş battığında ay çıkmıştı, çıkmasaydı yazık olurdu.. ay çıktığında yokluk hüzünlerinde bir nebze daha güçlendik her gece. Hüzünlenmeseydik yazık olurdu.. güçlenmeseydik yazık olurdu.. yokluk olmasaydı yazık olurdu.. Henüz çocukken daha, öğrenmiştik sevgiyi annemizden.. sevmeseydik yazık olurdu.. öğrenmeseydik yazık olurdu... Ailem zengin olsaydı ya da...
Sevgililer Günü
Sevgili bir ömre sığdırdığınız sayısız zevktir belki. Komplekslerinizi tatmin etmek için aradığınız farklı tatlardır. Yahut maceralarınıza yüklediğiniz eş anlamlar.   ...Öyle sallıyordu ki tren, uyku tutmamıştı yaşlı adamı. Zaten trene ne hacet, karşısındaki iki genç fısır fısır konuşuyor, sesleriyle hiç rahat vermiyorlardı. Hallerinden pek bir fırlama o...
Hayal, Gerçekten Güzeldir!
Seni gerçekten seven biri olmadıkça, çıkmayacaksan bir daha yerinden. O güne dek yalnız gideceksin kız kulesine ve hiçbir şoför paso sormayacak, indirimli biletine. Siz hiç, indirimli bilet attınız diye, size paso soran bir otobüs şoförü ile seyahat ettiniz mi, hayalinizde?    Hayallerde paso sormaz otobüs şöförleri. Gerçe...
Kapitalizm
Toplumlar; demokrasi, hak ve özgürlük istedi. Kapitalizm hiç düşünmeden kabul etti. Ancak, tüm bunların sınırlarını daima kendi çizdi. Nerede nasıl kullanılacağına kendi karar verdi. İnsanlar itiraz dahi etmediler.                            &nbs...
Ben Bir Ceviz Ağacıyım, Gülhane Parkı'nda!
Basit bir muayenede, yemin edebilir herhangi bir tıp doktoru, midemin üstünde kalbim olduğuna, ben de en az onun kadar eminim, kalbimin orada olmadığına!     Hayat, insanı yalana götüren bir yol gibi, yalana beş kilometre, yalana üç kilometre, "yalan"a hoş geldiniz. Doğru söylemeyi, en çok bu zamanlarda seviyorum, yala...
Ölümsüz
bakışların 'Ş', bir kereye mahsus, salt sende gördüğüm... sıcak, sevecen, ötesi... gideceğini söylediler. biliyordum, yaşadığın yere dönecektin. bunda bir gariplik yoktu zaten. öyle değilmiş, ne de kolay söyleyiverdiler: “evlenecek!                        &nbs...
Saybians
yanıp da bitmeyen köz vari tütün mü bulsak, buldursak? saçma. içmemek? kolaydı! mutfak, kahve, sigara...soğuk... hesaplanmış gibi. müzik yok. balkondaki ısıtıcının harıltısı, bir de masanın gıcırtısı. eski, kol yükümü üzerine her verişimde inliyor namussuz. peder beyler de yazarlarmış; niye gerek duyduysam bu detaya... o da sigara içermiş, fos...
Şeytanın Gör Dediği
Her sabah uyanmak, çay demlemek sanki bütün o korkunç, ilahi hataları sen yapmamışsın gibi, yaşamı koklamak. Bütün o sıkıcı günahlar, sonu gelmeyen düşkünlükler, içinde çizilen o çığlıklar sana ait değilmiş gibi... acılarını demleyerek çayı rahatça nasıl içebilirsin ki...    Şeytanın Gör Dediği "Yeni Gün " "Senden şans değil cevaplar isti...
Elli kere aynı hatayı yapan adam
Saçma değildi attığı ama yaşadığı saçmaydı işte. Fotoğraf : Tophane Koltuk Meyhanesi, 1959 Çıkmıştı muzaffer komutan gibi 49 hayat savaşından. Yer de Gök de kırmızıydı. Savaş çanları yeni çalmaya başlamış gibi heyecanla, bir çiçek suyunu beklermiş gibi sabırla bekliyordu anının gelmesini.. "bu sefer farklı olacak" diyord...
Milli Piyango
İnsanların mutsuz olmak için çaba sarfettikleri bir yerdir dünya, bunun lidyaların icadı bir metalle çözüleceğini düşünmek iyimserlik olur. Para, 'insanı' mutlu edecek bir materyal değildir. En azından tek başına değildir. Umudunuzu Milli Piyango’ya bağlayanlardan mısınız? Ah şu 'büyük ikramiye' bana çıksa mı diyorsunuz? Ben de şu ikramiye bana &cc...
Kariyer Derdi
Çalışma temposu o kadar ağırdı ki bizi motive etmek için güzel bir neden sundular: “Hele bir okula gir rahat edeceksin, bu kadar sıkı çalışman gerekmeyecek! Anne-babalarımız bizleri farklı yöntemlerle büyütse de, hepsi sözleşmiş gibi (geceleri gizli bir tapınakta toplanıyor olsalar gerek) aynı teraneyi sık sık dillendirirlerdi:  “Evladım şu...
tezahur-u nihai
peki ya karısı? ömrünün yarısını paylaştığın bir adamdan ne diye ayrılınır? huysuz olduğu için? çekilmez olduğu için? dövdüğü için – ki dövemez, öyle bir gücünün olmadığı afaki.       yetmişli yaşlarında bir adamdı. kısa boylu, zayıf, beyaz tenli... kavruk pembelikler yer etmişti sarkık, derin çizgili yanaklarında, güneşte çok kalmakta...
Filozofa Sövgü
Kısır bir döngüde devriliyordu yaşamı. Yalnızlığı kinini, kini kibrini, kibri yalnızlığını körüklüyordu. Ve nihayet saçmalıyordu: “Felsefe, dünyayı Tanrı'nın gözünden görme çabasıdır.   Kendini filozof bilenlerden biri, hazzın doruklarında şöyle tanımlıyordu felsefeyi: “Felsefe, dünyayı Tanrı’nın gözünden görme çabasıdır.&rdquo...
Mutluluk Kargosu
Günlük yaşarsan eğer, içinde birikmezse 'yalnızlığın o hınzır uğultusu', adam gibi sevemeyeceksin hiç bir zaman. Hayatta her şeyin bir bedeli olacak elbet, yaşadıkların ya ödediğin bedel  ya da o bedelle satın aldığın şey! Mutluluk ta öyle bence, eğer mutlu olmak istiyorsan önce bedelini ödemelisin. Sen aklına gelen her şeyi yapacaksan, sonra o masum d...
O şimdi asker!
Sen gelmeden askere gitmem diye söz vermiştim, biliyorum.. Çünkü mektuplar yazmak vardı aklımda sana... Sana dayanarak katlanmak; 'yat kal sürün' maratonuna.. O hınzır sesinden, “Bugün ne oldu biliyor musun? la başlayan haberler dinlemek... Hem de ardımda bekleyen bir tabur askere aldırmadan, Allah biliyor.. Ama sen gelmedin ve yaşım otuza geliyor.. Ayvalık’a geldi...
Şeytanın Gör Dediği:
Düşünmenin ne anlamı var oğlum. Cevap orada mı sandın...hani çocukluğun ne bileyim belki beni ilk tanıyışın. Kendini Şeytanın Gör Dediği "Duygunun adı yok"   "Az sonra bu parlak beyaz lavabodan akan sular gibi düşünceler kafamdan girdap girdap akıp gidecek ve geriye aradığım kalacak."   "Al... Aliskti..." "Alast...
Sükûnet
koşma be adam! kimsenin bir yere gitti yok. duruyor orada işte. saçmalama be adam! sana geldiği de yok. ya gelirse mi? ya gelmezse? gidecek zaten be adam, adın gibi biliyorsun. tanımadığın isimlerin, anlamadığın dillerle yaşadığı bir diyara gidecek... sussana be adam! ne diye saatlerdir dırdır ediyorsun? gezme deli divane bu boş odaları, yok işte hiç kimse. sokakları ar...
5. Sayı; Çentik Ekim
Beğendiğiniz yazıları paylaşırsanız eğer seviyorsanız tavsiye ederseniz, kulaktan kulağa yayarsanız, önümüzdeki en büyük engel olan bilinirlik sorununu aşmada bir adım atmış oluruz... Onun için bu ayı müsadenizle; Çentik tanıtım ayı ilan etmek istiyorum, canınız hangisini isterse; mail atın, facebook gruba davet edin, arkadaşınızın kulağına söyleyin, Çentik'e can verin. Haziran&...
Beni ekim ve kasım ayları mahvetti
Ben kendimi bildiğimde yapraklar sarıydı ve rüzgarlıydı hava. Orhan Veli'ye inat güzel havalarda sevmedim ben... Bir ekim akşamında karar verdim düzenin değişeceğine… Bir ekim akşamında inandım dünyanın sınırlar içinde bitmediğine… Bir ekim öğleninde İstanbul'da bir okulda değişti hayat. Bir ekim akşamında paylaşılan bir hikayede ka...
İlk Günüydü Bayramın
saatler süren “ayaküstü" sohbette hayatlara dair, aynı olan ruhların, rüzgara savurup kurtulmak istediği ömürler döküldü dudaklardan. denize karşı bir çay içip de muhteşem manzaranın tadını çıkarmaktı dinlenme bahanesi. derin tınılar sundu yanımdaki, tıpkı onda olduğu gibi benim de kulaklarımdan ruhuma dolan... sanki orada ikimiz için hazır bekleyen bir büy&u...
Şeytanın Gör Dediği
Anlamlısın küçük kız. Var oluşun, tek oluşun gelişigüzel tesadüfler ve anlamsız mekanik istatistiksel süreçler ile ilgili değil; muhteşem bir bütünün içinde yer alarak oluştu. Hayatın bütünüyle ilişki içinde oluşunun  Şeytanın Gör Dediği "Ben varım, tekim, anlamlıyım" Sen varsın Rabia. Sana ait bir yaşam var. Senin yalnızca sana ait bir yaşamın var. Senin y...
Öldürdün beni, ama; yaşattın da...
Hep bir yerlerde bekliyordu kadın; kimi zaman, bir dağın ardında kimi zaman, bir çölün uçsuzunda. Erkekse sürekli bir devinim içindeydi, dağı deliyor, çölü aşıyor, elmayı yiyordu... Sen olmasan, yazamayacaktım en güzel şiirimi, Ferhat dağı delemeyecekti, Şirin olmasa, Nazım için bir umuttu Piraye; demir parmaklıklar arasında, yaşamasını sağlayan... ‘Karım&rsq...
Halikarnassos: Bodrum Bodrum
Bütün bu zevklerime, uzun zamandır eklemek istediğim başka bir keyif daha oldu bu sene. Yarımada'yı daha yakından tanımak adına, Bodrum'un müzelerini gezmek... Bodrum Müzeleri arasında neler neler yok ki? Bodrum Kalesi'nde bulunan Bodrum Sualtı Müzesi, Maussellelion, Zeki Müren Müzesi sadece bunlardan bir kaçı... Bodrum diyince insanların aklına deniz, güneş, kum gelir &c...
Kimseye Yazılmış Mektuplar! (Bayram Özel)
Garantili bir iş yapmak isteyenlere, tavsiye etmem aşkı. Onlar köşedeki beyaz eşyacıdan, kendilerine bir televizyon alıp bozulmasını bekleyebilirler,   Barış Manço öleli çok oldu, eskisi kadar küçük de değiliz artık. Yine de tutuyoruz şarkıdaki öğüdü ve erken kalkıyoruz "bizi uykulara mahkum eden yatağımızdan!"...
Şimdi Okullu Olsak!
Dini, devlet işlerinden ayırabilen bir terim değil de bunu yapabilen halk yaratabilsek, her “Allah Hazır mevsim de müsaitken, ilk zil çalsa yeniden ve sınıflarımıza koşsak, unutsak tüm bildiklerimizi, yeni baştan öğrensek her şeyi... O güzel çocuklar olsak yine ve bu sefer böyle büyümesek... Kendimize ve karşımızdaki...
Bir Hikaye: Kuyu
Bir çocuk parkına doğru yavaşladı. Salıncak ve tahterevallide eğlenceye dalmış çocuklar onu fark edince, oyunlarını bırakıp hemen ona doğru koşmaya başladılar. Üzerinde bu kez takım elbise değil, kısa kollu beyaz bir t-şört, lacivert bir eşofman ve spor ayakkabıları vardı. Yavaşça çömelirken kollarını açtı ve kendisine doğru koşmakta olan çocukları kucakladı...    ...
boğum boğum
... ab-ı hayattaki gibi, doktor karısını kurtaramadı, şövalye kraliçesine kavuşamadı ve fanustaki hayat ağacı kurudu. aslında ab-ı hayat, kendi dışında hiçbir şey için varolmamıştı. I. insan ne kadar çabuk alışıyor... kaybetme korkusu yaşıyor beraberinde. kaybetmemek için kapaklanıyor üstüne, farkında olmadan sıkarak, daraltarak... sonra da kaçır...
Bir Nefeste Tanımak veya Hiç Tanışamamak
Her gün yeni bir gündü ve hergün farklı şeyler öğreniyordu. Sözlükle tanıştı. İlk baktığı kelime merak ettiği SAVAŞ oldu. “Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele   Dünyaya gözlerini açtı heyecanla pıtırcık. onca karanlıktan sonra gözlerini kamaştırdı günes gibi hayat. ılık bir hava doldu minicik bedenine sonra bir...
Hacı Yatmaz
Öyle kolay mıydı yıkılmamak, düşen her söz damlasının, her sevgisiz gülüşün bir kurşun gibi açtığı yarayla yaşamak ve ayakta kalmak kolay mıydı? Maziden gelen bir oyuncak, çocukluğumuzda ne kadar yatırmak için uğraşsak ta yıkamadığımız hacı yatmaz. İçinde bulunan ağır bilyenin sayesinde hep dik durmasını başaran oyuncağımız. Biraz sevimli ve dik duruşuyla ...
Yerel Bir Pazar Yazısı: 'Beyaz'
Bembeyaz bir sayfa açmışken, bir cuma öğleden sonrası, artık başka bir camın ardından seyrederken akan dünyayı 'hicret*' şiiri düşmüşse aklına, hayatında kalmasını istediklerinin aklına, 'hicret' düşmüşse... Yazacak bir şeyler olmalı, bayraklar dalgalanırken camın öte tarafında, ülke seçime giderken, insan kendi 'yerel' seçimini yapmalı... İnsanın beyaz bir defteri varsa ve ya...
güçlü olmak
ama en başında sosyal ortam seni başkalarını önemsemen gerektiği konusuna şiddetle yönlendirdiği için ilk hamlen yine bu kaskatı kalıplar çerçevesinde oluyor. sonra öze dönüyorsun işte. mutlak doğru diye bir şey olmasa da sana faydası dokunacak olan, senin inandıkların, istediklerini yapıp istemediklerinden uzak duruşun...   kendini ne sanmak değil, kendinin farkında olm...
Bir Pazar Eğlencesi: 'Aşk Olsun'
Hattizatında, birçok laf etmiştim vakti zamanında, 'aşk' hususunda.. Ama, o zaman sınıfta olmayanları kıracak değiliz, onlar için tekrar edelim, bilenlerle de geriye dönelim ve biraz da eğlenelim bu kez, bakalım ne demişiz aşk üstüne, aklımız başımızda değilken, aşıkken! İşte kulağa hoş gelebilecek, sevgiliye sms olabilecek söz öbekleri ve bugünkü yankıları: "O kadar &cce...
Biz Türkler!
Maçlarda bile yıllar boyu “Avrupa Avrupa duy sesimizi! “Biz adam olmayız!”   Ne hikmetse günlük dil kullanımımızın hiç de azımsanmayacak bir miktarını “Biz Türkler” ile başlayan ya da ona eş ifadeler oluşturur. Hepsinde göze çarpan ortak nokta; olumsuz, karamsar hatta aşağılayıcı bir bakış açısı barı...
Paha Eden Değerler ve Türkiye...
Mustafa Kemal'in portresini asmaktan niye korkasınız ki, bu ülkenin %40'ı AKP'ye oy verdi diye mi? Ya da bir kişinin niye dine olan bağlılığından dolayı lokantasının bir köşesine “Her şey Allah'ındır Mavi gözlü, dev adamı özledim! Eskiden her mahalle bakkalında Atatürk resmi vardı, girdiğiniz her lokanta, her iş yeri, her evde. Şimdi yerini Arap&cced...
bu son
dönebileceğin ihtimalini yaşadığım için gözüm kapıda olacak. her tıkırtıda bu yüzden irkileceğim. anlayamayacağım zamanın ne yöne aktığını. sabahtan akşama mı, akşamdan sabaha mı? belki çoktan durmuş olacak evin saati. kopacak benim gibi, soyut olacak. kesinlikle ısıtmayacak bir daha. aydınlatmayacağı da belli. çünkü o da seninle yaşardı. gittin ya, bıraktı her şeyi... o kada...
Ankara, İstanbul, Ayvalık...
Her şey iyi güzel hoş... Hiçbir şeye, hiçbir kimseye sitemsiz; umutları, hayalleri, ya olursaları, ya olmazsaları belkileri, acabaları hiç düşünmeyerek ama öte taraftan 'yenilgilerim' klasörüne bir dosya ataçlayıp, sonuçsuz çabalarıma selam ederek ve bir şerh koyarak “belki bir gün    Kimdi giden, kimdi kalan! Aslında giden değil, kalandır terkeden, giden de bu ...
Yardımcı Erkek Oyuncu!
Senarist, esas oğlanın aşkını koymuştur, esas kızın yüreğine… Zaten bundan mütevellit, esas kızla esas oğlanı olmuşlardır bu hikayenin. Şimdi öteki, ötelenmiş, unutulmuş şapka kanunundan, tavşan çıkarsa bile, nafile bir çaba olacaktır bu... Bu hikayede, hep kendi evindeydi hüzün, mutluluk sürpriz olurdu zaten... Filmler; hayatlara benziyor gerçekte...
Zaman Üzerine
Daha net anlaşılması için bu durumu tersten anlatabiliriz. Tüm insanlar ağacı yeşil olarak görür. Kant'ın kuramına göre bizim ağacı yeşil görüyor olmamız, ağacın gerçekte orijinal haliyle yeşil olduğu anlamına gelmez. Çünkü biz ağacı algılama sistemimizden geçirirken ona kendimizden bir şeyler katmış, onu deforme etmişizdir... Ali Sekban'ın son yazısı: Zaman Üzerine Çentik'te. &...
Hayatımın Alfabesi
Başkalarının söylediklerini yazdık önce. Unutulan harflerlerdeydi çocukluğumuz. Konuşurken yuttuklarımızı yazmaya gerek yoktu ki zaten herkes bilirdi. O günlerde öğrendik hayatın bir sınav olduğunu. Sonra yazmamız gerekeni yazmaya başladık. Amaç hayattan hep yıldızlı pekiyi almaktı ve okuma bayramında kırmızı kurdeleyi göğsünü gere gere taşımaktı mutluluk... Artık hayatın imla...
Constantinopolis'ten sesleniyorum sana
Beni dışına püskürtmeye çalıştıkça, surlarını omuzladığım bir vilayetten, İslambol'dan, Nova Roma'dan, Dersaadet'ten, Constantinopolis'ten sesleniyorum sana...   Hiçbir metrekaresi, sana sarılmaya imkan vermeyen, bir şehirden sesleniyorum sana. Belediyenin, seni düşünmediğim yerlerini, iskâna açmadığı bir kentten! İstanbul'dan... Sesi...
Bilgi Kusuru,Tasavvuf ve Tanrı...
Örneğin köpek renk körü olduğundan kitabı gri olarak algılar. Oysa insan renk konusunda köpekten daha yetkin olduğu için, kitabın gri değil yeşil olduğunun bilincine varır. Bir an için zihni ve duyuları insandan daha gelişmiş varlıkların olduğunu ve bunların üst bir boyutta yaşadığını düşünelim. İnsanın bilgi dediği şey onlar için kusurludur.      Bilgi; bir ...
Rock (Çiçek) Çocukları
Çoğu birkaç dil biliyor. Her şeyi tartışmaya hazırlar. Dünyanın tümünü kendilerinin kabul ediyorlar. Onlar için ırk-dil-din ayrımı yok... Açıkcası Bekir Coşkun’un yazısı çok hoşuma gitti ve tam da benim rock’n coke dolayısıyla düşündüğüm şeyleri çok güzel anlatmış. Rock 1970’lerde barışın sembolu oldu, çi&c...
Siyahtan maviye geçiş telaşım
Şeffaf uçlu kalem olmak isterdim en zor sınavında, Ve arı maya silgim olmanı isterdim silmek istediklerim için hayatımda Şeffaf uçlu kalem olmak isterdim en zor sınavında Ve arı maya silgim olmanı isterdim silmek istediklerim için hayatımda Siyah önlükten maviye geçiş telaşımda Seni yine yeniden sevmek isterdim kolalı yakarımla Ve senin o ince ...
İlk Belediye: 6. Belediye Dairesi
Bir bugünkü Beyoğlu'nu düşünüyorum, bir de eski Beyoğlu'nu. O sokakların elektrikten yoksun olduğunu, elimde gaz lambası hava kararmadan gideceğim yere ulaşmaya çalıştığımı, temizlik olmadığını hatta adıyla sanıyla numarasıyla sokakların bile olmadığını... Hayal edemiyorum... Eski İstanbul’un karşı yakasında Galata ve Pera, yani bugünkü adıyla Beyoğlu semti bul...
Sürü
-“Bazen öyle bir vakit gelir ki, sürüyü kurtarmak için hastalıklı ve zayıf olanlar feda edilir                                                ...
Taş Kadın
asla duyamadım bıçak açmayan dudaklarından kısa bir nefes bile. kim ne karışmış, ne istemişti ki bizden de böyle göz göre göre ayrı kalmıştık? gelip gidenlerin ömürlerinin toplamından daha fazlaydı sana sormayı beklediğim sorularım bir beyaz gemi değildi bizi ayıran. ayrılacak kadar birleşik durmadık biz hiç zaten. gravür kazıntısı sabit bir mesafeydi aramızdaki aş...
Aksaray, Bu Yöndeki Son İstasyon'dur!
Kimi zaman mutluluktan, kimi zamandan biraz daha çok zaman, mutlu olamamaktan, gözleri hep ıslak, boyalarını başkalarının resimlerini yapmakta harcamış, ömrünün boyasız bir yüz bulmakta harcamış, ana karakterlerinden aldığı güce dayalı bir bir prenses masalında, göreli bir cüce, görmeyeli epey büyümüş bir cüce! Merdivenlerden indi, pembe demir kapıyı yavaşça açtıkt...
Ayvalık Notları!
Akşam Cunda'ya geçiyoruz, bu ada lokması yemeyi denediğimiz üçüncü gece, ilk gece kendimize hiç muhatap bulamamıştık, dün gece Saki''yle göz göze gelmeyi başardık, biz gelirken o şalterleri indiriyordu, ortada yenecek tek Ayvalık'ta her sokağın sonu denize çıkar; Rumlardan miras dar sokaklar, taş döşemeler, size, sizden öncesini hatırlatan, birer abide gibi diki...
Bekleyen... (Deneme)
Ben Ramazan'da, Kurban'da adettendir diye öptüm tüm elleri, “bayram onun geldiği gün olacak Her şeyden habersiz, öylece yatıyorum. Başım epeyce kalabalık. Üzerimde kundak denen o karabasan. Bilezikli kadınlar ve onların bıyıklı kocaları gülüyorlar.“Aynı babası” diyor, içlerinden biri... İlk hediyem, mavi bir boncuktu. Doğar doğm...
Haliç Manzaralı Minyatür Odalar
M.Ö. 333'den İskender'in Kuşatma Çadırı, 1850lerden Fransız Taşra Yatak Odası, 1700lerden Japon Çiftlik Evi Mutfağı, XVII. Yüzyıl Korsan Kaptanın Kamarası gibi birbirinden oldukça farklı ve alâkasız konular. Ufacık kutuların içine sığdırılmış bu bambaşka dünyalar... Ailem ve arkadaşlarımdan methini sık sık duymama rağmen, yıllardır bir fırsat yaratıp gidemedim Rahmi M. Ko&cced...
Felsefe Nedir, Filozof Kimdir?
Bir yönüyle toplumun çok üstündedir, bir yönüyle aşağısında. O toplumu kabul etmez, toplum da onu. Aralarında gizli bir savaş vardır. Toplumu kendine uydurmak ister. Yapamaz, topluma kızar. Kendi topluma uymak ister. Beceremez, kendine kızar. Tuhaf biridir yani. Aslında her filozof biraz deli, her deli de biraz filozoftur.          &n...
Tesadüf İşleri Müdürlüğü (Deneme)
Sana teşekkür ederim, var olduğunu bilmek bile, büyük bir keyifti benim için, bunca sıradanlığın arasında, tesadüf işlerine teşekkür ederim, karşıma seni çıkardığı için, onca ihtimalin arasında... Uzunca zamandır yazmıyordum sana, ne karalasam, hep dolaylı anlatımlar, samimiyetsiz hal hatır sormalar, anlamsız kaygılar içinde, yörüngesinden ayrılan, savrulan c&uu...
Çöp Adam (Analiz)
Yazı 14 Mayıs 2008 tarihli, dün son siyasi gelişmelerle ilgili yorumda bulunmak için masaya oturduğumda aklıma geldi. Aslında üç beş senedir yazan bir adam için önüne yeniden gelen hemen her konunun yazılmışı var. Sorunumuz da biraz bu galiba meselelerimizde mesafe alamıyoruz! Bazen bir şey anlatmak istersiniz, aklınızdakini söze dökmeyi beceremezsiniz. Bazen de şiir ...
Onca Yollardan Sonra Yeniden Yollara Düşmek
Neresi sıla bize neresi gurbet Mümkün mü? Tabi ki değil. Zaman geçiyor ve zaman kavramının içinde geçtiğimiz yollar kalıyor. Hiçbir zaman aynı yoldan geçemiyoruz. Ne kozmozdaki kara delikler, ne de Süleyman Demirel’in aşınmayan yolları çare olmuyor. Ne yapmalıyız peki hayatta, üzüldüğüm&uum...
dört dakika otuz saniye
Belki de nereye yerleşeceğini bilemediğindendir ya da ben onu nereye koyacağımı bilemediğimden... Aylar, belki yıllar sonra ilk kez sızlattı bir şey burnumun direğini. Göz pınarlarım dolmak istedi, unutmuşlar, beceremediler. Sol gözüm kapandı yine ama bu sefer elimle. Bilmiyorum, rastgele bir eylemdi belki de. Bu, oturan cenin pozisyonuna kıvrılışım... Böyle olmamıştı. Hi...
Daldan Düşen Bir Meyvedir Hayat Yani Ölünce Olmak
Tabiatın saati tam şu anda bazılarını hücreden meyveye dönüştürmek üzere, bazılarını ise meyveden toprağa dönüştürmek üzere işlemeye devam ediyor. Bir tomurcuk olan başlayan hayatımız büyük bir ağaçta olgunlaşmaya çalışan bir meyve gibi. Meyve kurtları, güneş, susuzluk ile boğuşuyoruz. Bizim için...
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler!
Bağırdı cüce, sesini duyurabilmek için prensese. O da biliyordu, hikayeyi değiştirmenin güçlüğünü, bu hikayede mutlu olacakların isimleri, evvelden belliydi. Masal yazarları, mutlu sonla biten hikayelere bayılırlar. Biz masalın sonunda prensle prensesin evlenip, mutlu oldukları bilgisine ulaşırız. Yan karakterlerin istikbali ya da haletiruhiyeleri hakkında fikir sahibi değilizdi...
İstanbul'un Arka Bahçesi: Polonezköy
Eskiden Polonezköy diyince insanın aklına oldukça uzaktaki bir sayfiye yeri gelirmiş. Arabaya binip, kilometrelerce ormanın içinde ilerlemek, dere tepeyi aşmak, virajlı toprak yollardan geçmek gerekirmiş ulaşmak icin bu güzeller güzeli yere. Yol bazısının gözünde o kadar büyürmüş ki, günübirlik gitmeyi akıl ...
1. Tekil Şahıslar!
Geçmiş cesaretlerimiz, battaniyeler basıyor şimdi, kapı altından sızan ateşlerimizin üzerine, ıslak yorganlar... Pişman değiliz yaptıklarımızdan, hâlâ, ama beyhude çabalarımız, dermanla dizlerimiz arasındaki bağı kesti, hevesimizi kesti, nefesimizi kesti... Yaptıklarımız; yapamayacaklarımızın teminatı artık! Çizdiğimiz resimler, kullandı...
%90 İndirimli Sevgi
Mil puanlarımızla zamanın bizi beklediği yere... O kadar alıştık ki; bir gömlek aldığımızda bir gömleği de bedava sanarak almaya, gençliğin bizim için çok uzakta kaldığını bilmelerine rağmen gençturkcell’den %25 indirim vermelerine ya da akşam eve giderken alacağımız şarap için kasiyere chip-paramızdan çek demeye. Bize de...
Haziranda Ölmek Zor
Yemyeşil bir bahara uyanmayacak olmak artık, ‘yok olmak’... Bir daha sevemeyecek olmak seni, senden bahsedemeyecek olmak, dost sohpetlerinde, darlandığım anlarda, gülüşünü aklıma getiremeyecek olmak... Bir Cahit Sıtkı şiiri okuyacak olmak, şöyle karanlığa karşı, bağıra bağıra: Gökyüzünün başka rengi de varmış! Ge&cce...
Futuristik Aşkların Düşük Belli Kotları
Teknoloji iyice gelişmiş. Bilimin daha ilkel olduğu zamanları yaşamışların dilinde “Nerede o eski bilmem neler...” lafı iyice yerleşmiş, saygıdeğer günler iç çekişleriyle özlenir olmuş. Gençlerde bir umursamazlık, bir “Her şeyi ben bilirim”cilik, şaşkınlık doğuran ender nüktelerinde bir yabancılık hevesi. Görü...
Cuma Öğleden Sonra...
Birilerinin boşalttığı yerleri doldurmaya gidiyor diğerleri.. İki tarafı da tıka basa kaldırımların... Bir kadının yüzünde okunuyor içindeki yara, hiçbir krem hastane koridorunda yüzüne düşen acıyı silmeye yetmiyor, günlerden Cuma ve hafif hafif yağmur yağıyor... Et kokuları geliyor alttaki büfeden, biri şaka yapıyor ötek...
Bomonti Fransız Fakirhanesi
Çok kişi, yaşadığı kenti az tanır. Işten, güçten gezmeye vakit bulamayanlar, tatillerde ya evlerinde kafalarını dinlemekte ya da alıştıkları düzenden uzaklara kaçıp gitmekte çareyi bulur. Zaman akıp giderken, yani başmızdaki güzelliklerden, zenginliklerden mahrum bırakırız kendimizi. İstanbul ki, dünyanın en eski şehirlerinden bir...
Masa da Masaymış Ha!
Deneme Anladım ki, ben sizin salona yalnızca kablosuz bir ağ aracılığıyla bağlanabiliyorum sevgilim! Ve ne sen bunun farkındasın ne tt.net farkında... Açıkçası ben de yeni fark ediyorum... İşten eve koşuyorum, otobüs durağından evin kapısına kadar sebepsiz sırıtıyorum, bir telaş içindeyim sanki bir randevum var ona yetişiyorum... O kara kuru ...
Türkân Saylan
Makale Belki bu dava olmasaydı; çoğumuz habersiz kalacaktık yaptıklarından! O camdan çıkıp gülümsemen olmasa, mola vermeyecektik bu koşuşturmaya... Belki kendin kadar mütevazı olacaktı gidişin de! İyi ki aramışlar evini... Bu haksızlık olmasa, galiba veremeyecektik hakkını... Bir derby maçını bekleyecektik Mecidiyeköy&rsq...
Facebook ve Yalnızlık
Farklı farklı iletiler dillendiriyor ama tek bir şey anlatmak istiyoruz: “Ben Buradayım   Anladım ki bir Facebook yetiyor acizliklerimizi göstermeye. Anladım ki bizler çok yalnızız. Öyle yalnızız ki iletilerde fark edilmeyi umuyoruz. Oysa okunduğundan bile haberimiz yok, o çok düşünülüp doldurulan kutucukların. Mü...
Adli 'Tıp' ve Ergenekon
İnsanları sınıflandırmaya bir başladınız mı, bu hiç bitmez. Moskovacılar, Amerikancılar, Aleviler, Sünnîler, Solcular, Sağcılar, Türkler, Kürtler, hep yeni derslikler açmanız gerekir kafanızda, bu sınıflar hiç bitmez! Beş altı yaşlarındaydım, muhtemelen; çocukça bir arzumuza nakit akışı sağlamak amacıyla, kuzenimle birlikte paha eder neyimiz varsa toplamış, Kasap ...
Göğü Delen
Gökdelenin olsun istiyorsan, önce yerin dibini göreceksin Gökdelen yapabilmek için önce yerin dibine ineceksin. Öyle birkaç metre değil!  O kadar dibine ineceksin ki, o dipten baktığında yeryüzü sana gökdelenmiş gibi gelecek. Acı çekeceksin. Yaralanacak ve yılgın düşene kadar gideceksin dibe. Bekleyeceksin sabırla&hell...


Ümit Buget
Kategorideki Yazı : 32
Ali Sekban
Kategorideki Yazı : 17
S. Fırat Kaya
Kategorideki Yazı : 17
A. Deniz Çetiner
Kategorideki Yazı : 14
Gözde Otman
Kategorideki Yazı : 5
Emre Mendi
Kategorideki Yazı : 3
Derya Altaner Gürer
Kategorideki Yazı : 2

Köşe Yazarlarımız
A. Deniz Çetiner
Ali Sekban
Emre Mendi
S. Fırat Kaya
Ümit Buget
<< Tüm Yazarlar ve Editörler


Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Çentik