30 yılın türküsü: Yeni Türkü
Türkiye'de siyasi iklimin en boğucu olduğu günlerde adeta toprağın altından filiz veren bu türküye kulak vermek, en katlanılmaz anlarda umudu yeşil tutmak için birebir. Yarın gece İzmir'den türküler yükselecek bu yüzden. Hâlâ 'çocuklarız', 'parlak yıldızlarız' diyen...
.jpg)
Sanırım herkesin çocukluğuna, gençliğine ya da hayatının herhangi bir dönemine baktığında illa ki görebileceği yegâne gruplardan olmuştur Yeni Türkü. Tam 30 yıldır şarkılarına, türkülerine eşlik ettik, hangi psikoloji de olursak olalım! Bazen başka türlü bir şeyler ararken, bitti artık bu son derken yeniden aşık olduğumuz da, fırtınalar yaklaşırken, bir sonbaharda mamakta gezerken, çemberin bir içinde, bir dışında hep yanımızda oldu melodileri. Hatta onlarla büyüdük desem bir çoğumuz adına doğru bir şey söylemiş olurum. Evet biz büyüdük ve kirlendi dünya ama Yeni türkü halen temiz ve ayakta, bizimle büyümeye devam ediyor.
Nice 30 yıllara Yeni türkülerle...
30 yıl...
1977 Selim Atakan, Zerrin Atakan ve Derya Köroğlu, sonradan şair dostları Yaşar Mira'nın vereceği Yeni Türkü adıyla Ankara'da müzik yapmaya başladı.
1979 Kendi emekleri ve bütçeleriyle kurdukları ZE Plakçılıktan, ilk albümleri "Buğdayın Türküsü" yayınlandı, hemen akabinde Eftal Küçük gruba katıldı.
1980 Grup ilk konserlerini 8-9 ocak'ta 11 kişilik bir ekiple gerçekleştirdi. Bu ekipten Tuğrul Bayrak, Murat Buket ve Tuncer Tercan gruba katıldı. 1981 yılında Zerrin Atakan öğrenim için Londra'ya gitti "Buğdayın Türküsü" albümü, 12 Eylül Askeri Darbesi döneminde bir oto-sansür mekanizmasıyla, ortadan kayboldu.
1982 Atıf Yılmaz'ın Delikan isimli filmi için Selim Atakan'ın bestelediği ve grubun seslendirdiği özgün müzikle, SİYAD tarafından Yılın En İyi Film Müziği ödülünü aldılar.
1983 Şerif Gören'in Derman isimli filminin özgün müziklerini hazırladılar. Aynı yıl, bu filmin müzikleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Müziği ödülünü aldılar.
1984 Fikret Kızılok'un kurduğu Çekirdek Sanat Evi'nde, 7-8 Nisan 1984'te verdikleri konserin kayıtları, ilk Çekirdek Sanat Evi resitalleri dizisinde yer aldı.
Grup İstanbul'a yerleşme kararı aldı. İstanbul’da ekibe Fuat Oburoğlu katıldı.
Delikan ve Derman ve Badi adlı filmlerin müziklerinden oluşan "Yeni Türkü Film Müzikleri" albümü, Dost kitapevi tarafından kaset olarak yayınlandı.
1985 Cengiz Onural'ın gruba katılmasıyla, ekibin uzun dönem birlikte çalışacağı 6 kişilik kadrosu olmuş oldu: Selim Atakan, Derya Köroğlu, Tuğrul Bayrak, Murat Buket, Fuat Oburoğlu, Cengiz Onural.
1986 "Günebakan" albümü yayınlandı
1987 "Dünyanın Kapıları" albümü yayınlandı.
1988 "Yeşilmişik" albümü yayınlandı.
1990 "Vira Vira" albümü yayınlandı. Bu albümde davulda Halis Bütünley, nefeslilerde Tayfun Duygulu yer aldı.
1991 İlk kez 1989'da başlayan Rumeli Hisarı Konserlerinin açılışını yapan ve takip eden senelerde de bu konserlerde yer alan Yeni Türkü, konser kayıtlarından derledikleri "Rumeli Konseri" albümlerini yayınladılar. Selim Atakan ve Tuğrul Bayrak gruptan ayrıldı.
1992 Yoluna 4 kişi olarak devam eden grup " Aşk Yeniden" albümünü çıkardı. Bu albümün hemen ardından Erkin Hadimoğlu gruba katıldı.
1994 Tümüyle Rebetikolardan oluşan bir antoloji niteliğindeki "Külhai şarkılar" albümü yayınlandı. Bu albümde Murat Ejder, Mehmet Karakoç, Belkıs Çerkez'de yer aldı.
1995 "Süper Baba" dizisinin müziklerini yapan Yeni Türkü, bu müzikleri bir albümde toplayarak, Türkiye'de ilk kez bir dizi film müziği albümü çıkarmış oldu.
1997 Önce Fuat Oburoğlu, ardından Cengiz Onural ve Murat Buket gruptan ayrıldı. Derya Köroğlu'nun belgesel müziklerini içeren "Musikarium" adlı albüm yayınlandı.
1999 Yeni türkü "Yeni" albümü Derya Köroğlu liderliğinde Erkin Hadımoğlu, Raci Pişmişoğlu, Erdinç Şenol, Fatih Ahıskalı ve Furkan Bilgi'den oluşan ekip tarafından yayınlandı.
2001 Gruba Serdar Barçın'ın da katılmasıyla bu ekip, 2000'li yıllar boyunca 400'ü aşkın konser verdi.
2003,2006, ve 2008 yıllarında orjinal albümlerden oluşan Koleksiyon dizisi yayınlandı.
19 TEMMUZ 2009 "30 YILIN TÜRKÜSÜ" KONSERİ HARBİYE AÇIK HAVA TİYATROSU
Onca başarı, deneyim ve geride bırakılan 30 yıl şüphesiz bunu kutlamayı en çok hak eden gruplardan Yeni Türkü. Ve biz yıllardır onu dinleyen sevenleri de onları bu günlerinde yalnız bırakmadık. Tahmini olarak 3 bin kişi dolmuştur Açık hava tiyatrosunu aslında çok daha kalabalık görmeyi ummuştum ama yine de büyük bir coşku vardı. Grup konsere kronolojik sırayla ve ekiple gitti "Buğday'ın Türküsünden başlayıp" ikinci bis yapılan "Telli telli" ile bitti konser. En güzel süpriz ise Olmasa mektubun, telli telli şarkılarının orjinalini söyleyen dünyaca ünlü Yunan şarkıcı Haris Alexiou'nunda sahneye çıkması oldu. Hep beraber şarkıları bir Yunanca, bir Türkçe söylediler.
.jpg)
Bu konserde Yeni Türkü grubuna emeği geçen herkes konserdeydi. Grubun isim babasından, şarkılarının şairlerine hatta albüm kapak tasarımlarını yapanlara ve manevi desteği olan tüm dostları... Nejat Yavaşoğulları, Kutluğ Ataman, Naim Dilmener, Engin Günaydın, Murathan Mungan, Ahmet Hakan, Yekta Kopan, Sema Öztürk, Leyle Alaton, Nuri Bilge Ceylan, Derya Alabora ve Mehmet Günyeli de oradaydı.
Bana göre orada layık olduğu yerde en önde, karşılarında durup da onları izleyen en önemli kişi Murathan Mungan'dı. Belki de Yeni Türkü'yü bu kadar sevdiren onca şarkının şairi. Zaten konser boyunca gerek grup, gerekse seyirciler hatta Haris Alexiou tarafından hak ettiği ilgiyi gördü Mungan.
Son bis lerden önce tüm dostları sahneye alıp Alexiou ile beraber Türk-Yunan ortak türküsü "Telgrafın tellerine"yi söylediler beraberce.
Şimdi benim hayalim 50. yıl konserinde güzel bir yer kapıp çocuklarımla izlemek Yeni Türkü'yü, bizim eskimeyen Yeni Türkülerimizi gelecek nesilede dinletmek.
İyi haber; 80 döneminde toplanan "Buğday'ın Türküsü" albümü tekrar basılıyor, ayrıca albümün yanı sıra Can Dündar'ın yönetiminde hazırlanan belgesel DVD'yle de Yeni Türkü'nün merak edilen yönleri anlatılacak.
Can Dündar, “O, 30 yıldır koparılamayan bir bağ aramızda...” diye anlatıyor Yeni Türkü’yü:
“Ortak mazimiz bizim; yenilgimiz, hüsranımız, zaferimiz... Daha ilk notadan, hep bir ağızdan söylediğimiz... Burnumuzun sızlayan direği... Hasretlikte meşalemiz... Şimdi onları yeniden bir arada görmek, zihnimizde dünyayı temizliyor sanki...
Türkiye’de siyasi iklimin en boğucu olduğu günlerde adeta toprağın altından filiz veren bu türküye kulak vermek, en katlanılmaz anlarda umudu yeşil tutmak için birebir. "
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
|