çentik









Adli 'Tıp' ve Ergenekon

İnsanları sınıflandırmaya bir başladınız mı, bu hiç bitmez. Moskovacılar, Amerikancılar, Aleviler, Sünnîler, Solcular, Sağcılar, Türkler, Kürtler, hep yeni derslikler açmanız gerekir kafanızda, bu sınıflar hiç bitmez!

Beş altı yaşlarındaydım, muhtemelen; çocukça bir arzumuza nakit akışı sağlamak amacıyla, kuzenimle birlikte paha eder neyimiz varsa toplamış, Kasap Celal'in karşısındaki trafonun önüne sermiştik... Koleksiyonun değerli parçalarından biri de kuşe kağıda basılı, büyük boy Galatasaray posteriydi... Bizim dükkânın önünden arkadaşlarıyla geçen bir adamın gözü postere takıldı, elini cebine attı, anahtarını çıkarttı ve fırlattı. Tam isabet! Takımın orta sahasıyla forveti arasında kapanmaz bir boşluk açıldı.

Adam muhtemelen Fenerbahçeliydi, ben de...

Belki o günlerden kalan bir alışkanlık bilmiyorum, ama insanları formalarına göre değerlendirmemeye çalışırım! Formanın altındakiyle ilgilenirim daha çok, yaptıklarıyla!

Türbanlı bir insandan nefret edebilirim, ama bir insandan sadece türbanlı olduğu için nefret etmem, mesela...

Böyle konuşunca, insanlar Tayyipçi zannederler!

Onu da sevmem oysa, ama imam hatipli olduğu için değil!

İnsanları sınıflandırmaya bir başladınız mı, bu hiç bitmez. Moskovacılar, Amerikancılar, Aleviler, Sünnîler, Solcular, Sağcılar, Türkler, Kürtler, hep yeni derslikler açmanız gerekir kafanızda, bu sınıflar hiç bitmez!

Ön yargılı nefretler, ön yargılı sevgiler gibidir, fotoğrafın bütünü görmeyi engeller, tespiti objektiflikten uzaklaştırır.

Tayyip ne yapsa doğrudur artık, Genelkurmay Başkanı ne dese yanlış.

Düşen Kezmansa, penaltı, Lincholnse devam!

Aidiyet gözleri kör eder! 2008 Haziran


Hüseyin Üzmez, eski Vakit yazarı, B.C’yi tacizle şuçlandı.

Adli Tıp 6. İhtisas Dairesi, içlerinde ürolog, ortopedist ve kadın doğumcuların da bulunduğu uzmanlar: “Hüseyin B.Ç’yi üzmedi” dedi.

Avukatlar duruma itiraz etti.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi talebi yerinde buldu, tekrar muayene istedi.

Kurulun tek çocuk psikolojisi uzmanı Ayten Erdoğan; ‘bu ortamda sağlıklı bir rapor çıkarılamaz’ gerekçesiyle istifa etti...

B.Ç İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastanesi Ana Bilim Dalı'na götürüldü. B.Ç uzman doktorlar ve psikologlar tarafından burada yaklaşık 6 saat süren bir kontrolden geçirildi...

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) kurucusu Prof. Dr. Türkan Saylan’ın evi Ergenekon soruşturması kapsamında arandı, Saylan: “Ergenekonla illişkimiz yok, irticaya da darbeye de karşıyız” dedi...

Ahmet Altan: "Türkan Hanım, “ne darbe, ne şeriat” dedi ama o sözü söyleyene kadar darbecilerle uzun bir yol yürüdü" dedi..

Vakit: "Hayatını örtü düşmanlığına adadı, ömrünün son döneminde baş örtü takmaya mecbur kaldı. Allahım (c.c) sen he rşeye kadirsin." dedi..

Ahmet Hakan : “Hayatını İslam davasına adadı... Bu uğurda Vakit Gazetesi'nde yazılar yazdı... Ömrünün son döneminde küçük bir kız çocuğunu taciz etmekle suçlandı... Gazetesinden 'Hüseyin Abi ne yaparsa yapsın bizim abimizdir' diye destek aldı... Hem kendi rezil rüsva oldu, hem de gazetesindekilerin rezil rüsva olmasına neden oldu... Allah'ım sen her şeye kadirsin...” dedi...

Dava akıl kırılmaları yaşattı; beş benzemezin, beşi bir araya geldi...

Ahmet Hakan, Edip Cansever’e gönderme yaptı: "Savcı Ergenekon'a Türkan Saylan'ı koydu / Fadime'yi, Ali'yi, Müslüm'ü koydu / Uğur Mumcu'ya atılan bombayı koydu / İlhan Selçuk'un Pencere'sini koydu / Danıştay'da yargıç kurşunlayanı koydu / Sonra tuttu bizim Tijen'i koydu / Toprağın altına gizlenen bombaları koydu / Türkan Saylan'ın aşk mektuplarını koydu / Ümraniye'deki bombaları koydu / Delikanlılığını koydu / ‘Baba Beni Okula Gönder'i koydu...
Ergenekon da Ergenekon'muş ha / Bana mısın demedi bu kadar yüke / Bir iki sallandı durdu / Savcı ha babam koyuyordu" dedi...

Ahmet Altan: “Kendine sanatçı diyen, aydın diyen, yazar diyen, gazeteci diyen daha da önemlisi kendine ‘insan’ diyen biri için ‘darbeyi desteklemekten’ daha büyük bir günah, daha büyük alçaklık, daha büyük bir suç yoktur.

“Ben AKP’ye kızıyorum onun için darbeyi destekliyorum” demek insanı alçaklıktan kurtarmaz.

AKP’ye karşıysan ona oy verme, ona karşı bir partiye gir çalış ama “halk benim seçtiğim partiyi seçmez onun için darbe olsun” dersen küçük bir Kenan Evren olursun, dedi.

Müjdat Gezen Türk hukuk tarihine yeni bir kavram geldiğini belirterek, “aksi ispat edilene kadar herkesin suçlu olduğunu” söyledi... 2009 Nisan

Kuş bakışıyla dahi birçok konuyu idrak etmekte zorlanıyorken, aidiyetin hiç mi hiç sırası değil...

Vakit aidyeletlerden uzaklaşma, birilerinin hatalarına sadece bizdenler diye - o da ne demekse- âdi bir tıpla yaklaşmaktan vazgeçmenin vaktidir ve güç bizde diye ne pahasına olursa olsun biz olmayana saldırmaktan vazgeçmenin de vaktidir aynı zamanda... Tarih güçlerini aldıkları gölgelerin altında kalan nice he-manler görmüştür, hükümet gidişatı bu hassasiyetle değerlendirmelidir... 4. güç de; "bana nerede olduğunu söyle sana destek verip vermeyeceğimi söyleyeyim" tavrından vazgeçmelidir...

Balıkların kokması mesele değil, ama tuz kokarsa -koktuysa-... Yargının hassasiyeti de bu konu üstünde olmalıdır... Bu şekilde olduğunu umalım...

Ve yine umalım ki, Türkan Saylan ülkeye bunca değer katerken bir yandan da devleti bölmeyi yönelik faaliyetlerde bulunmuş olsun... Aksi halde darbecilere darbe vurma iddiasındaki Ergenekon en büyük darbeyi Türkiye demokrasisine ve İnsan Haklarına vurmuş olacak...

Ümit Buget

 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Köşe Yazıları
Tarih : 11.05.2009 17:45:26

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
6dbf (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası