çentik









Amerikan başkanı bizi öyle çok sevdi ki! (Analiz)

İnsanlarından uzağım bu toprakların; Türkünden, Kürdünden, azınlığından, çoğunluğundan, dindarından, dinsizinden... Bir Aziz Nesin güzellemesi yapacak değilim, kimin akıllı kimin olmadığının çetelesini tutmuyorum, başka bir yerinden kopuyorum ekmeğimizin, ayrılıyorum bizden

Amerikan başkanı bizi öyle çok sevdi ki, görmelisin sevgili günlük... Buna İbrahim Tatlıses duygusallığıyla göz yaşı dökenler var ki, onları illa görmelisin.. İlkine değil ama ikincisine doya doya ağlayabiliriz...

Kafasına türban takan kadınlarımız var, başlarını açık tutan...

Kafayı bunlara takan adamlar var, rüzgârlı bir günde başları açıkta kalan. Gördükleri bir rüyâda kıçları açıkta kalan... Birileri 'aç' birileri 'kapa' diyor, bu ülkede kadınlar hem artema hem artemis sevgili günlük.

İşsizlik var, mutsuzluk var bu toprakraklarda, haksızlık var, ama hepsinden mühimi samimiyetsizlik var...

Yalana bulanmış balıklarız, bir tezgâhın üstünde, tavaya atılmayı bekleyen...

Hiçbir sahne sanatına gönül vermememize rağmen durmadan ‘oynuyoruz’... Rol yapma yeteneğim oldukça kısıtlı sevgili günlük...

Yarışmalarımızda soru sorulmuyor artık, verilecek bir cevabımız yok çünkü, kutumuz var kutumuzun içinde, kutu kutu pense sevgili günlük...

Bir zaman sonra, zorlandığın yerlerden sormayı âdet edinmeye başlıyor hayat, senin cevap arama çabandan emin... Sormayacağından emin: “Bu uslanmaz bu aymaz mücadele neden, niçin?”

Bir gün cevaplardan vazgeçiyorsun sevgili günlük, sorulardan... Boş bırakıp çıkıyorsun kağıdını... Bir şeyler karalamayı delicesine isterken hem de...

Kanıksadığın,yanılsadığın ne varsa, hepsini ardında bırakarak...

Bilmediğin bir yere gitmek için delice bir istek duyuyorsun, bildiğini sandığının sokaklarda kaybolmaya başlayınca... Benim için bugün, o gün... 10 Nisan 2009


Yeteri kadar beklediğinden emin olduğundan mütevellit terk ettiğin bir durağı tamamıyla ardında bırakmalısın ve sen yola koyulduğunda hayatın akmaya devam ettiği de hesabının içinde olmalı...

Terk ettiğin duraklardan, otobüsler geçecek kararın ve terk edişin bunu da içermeli; bıraktığın duraklardan senin işine yarayan otobüsler geçecek ve sen kaçıracaksın...

Ama gitmek zaten böyle bir şey...

Bir fırsatın olsa, hep başka bir şekliyle başlayacağını düşüneceksin hayata ve yine bileceksin istediğin gibi olmayacağını, nasıl başlarsan başla, istediğin gibi gitmeyecek işte!

Ama hayat böyle bir şey...

Sana yarayan otobüslerin yolu bırak açık olsun, bırak yaran hâlâ açık olsun!

O otobüslerin sana yaramadığı bir yere git, yarana iyi gelecek bir yere...

İnsanlarından uzağım bu toprakların; Türkünden, Kürdünden, azınlığından, çoğunluğundan, dindarından, dinsizinden... Bir Aziz Nesin güzellemesi yapacak değilim, kimin akıllı kimin olmadığının çetelesini tutmuyorum, başka bir yerinden kopuyorum ekmeğimizin, ayrılıyorum bizden...

Mendil kapmaca yerine mendil satmaca oynayarak büyüyen çocuklarımız var, kafalarını dağıtmak için 'yemekteyiz' seyreden ebeveynlerimiz...

Amerikan başkanı bizi öyle sevdi ki, görsen ağlarsın... Halimizi görsen, ağlarsın...

 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Siyaset
Tarih : 05.06.2009 09:47:42

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Ahmet Demirel yazdı
Eskiden nasıldı bilmem ama,yaşamak sanki şu zamanlarda bir sanat olmaya başladı, hatta buna yaşayabilmek diyelim.İnsanlar nasıl besteler yapıp,şiirler yazıp sonra onları beğenmez ve atarlarsa(benim gibi mesela) hayat da böyle olmadı mı sevgili günlük. en son ne zaman beğendik,memnu olduk ve hatta mutlu olduk yaptıklarımızdan; hep bunu düşünmüyor muyuz? ve ayrıca yine bilmiyorum eskiden nasıldı ama şu an pek sanatçı yetiştiremiyoruz; yaşamayı becerebilenlerinden...


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b72d (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası