Anne 100 Aldım!
Nedendir bilinmez iş içinde böyledir, ana kahraman sınav ve görüşme süreçleri için gelir. Kabul edilmek onun erdemidir, o işe girmiştir. İş teklifi sonrası cümle şu şekilde gelişir: “İşe girdim!
Çocukluk değil de belki ilk gençlik zamanları lisedeyiz. Önemli bir sınavdan 80 üzeri bir not alınmış, eve gelinmiş koşar adım anneniz veya babanızla karşılaştınız, ağzınızdan şu cümle çıkıveriyor, hatırlayın : “100 aldım!” Tebrikler, öpücükler geliyor bir fasıl… Ağzınız kulaklarınızda, siz 100 aldınız, hatırlayın. Herkesin böyle bir cümlesi elbet vardır. 80, 90 veya 100, fark eden o değil, o notu siz aldınız.
Şimdi ise şunu düşünelim, lisede son gece alelacele çalışılmış bir Fizik sınavı sonrası veya Matematik hangisi en zoru ise veya siz hangisini en zor sanıyorsanız, öğretmenin ağzından çıkacak o not için kulaklarınız açmış bekliyorsunuuuuuuz ve 30. Aman Tanrım 30 dedi ya! 30! Yine eve gidiyorsunuz yolu biraz uzatarak sanki bu sefer, bir de şu yukarıdaki sokaktan geçelim, bir tur daha mı atsak spor niyetine, derken en nihayetinde biraz da mecburen evin kapısından giriyorsunuz. Bu sefer anneniz veya babanız soruyor “Eeee kızım/ oğlum, sınavlar açıklandı mı?”, “Evet!”, “Eeee!”, “Ya öğretmen bana 30 vermiş, 30 anne/baba ya, taktı zaten bana biliyorum…” , bunu da sanki bir yerden hatırlıyor muyuz? Dikkat! Bu notu öğretmen verdi.
Yukarıdaki olayları sanki bir yerlerden hatırlıyor gibiyiz… Sanki pek çoğumuzun karşılaştığı şeyler… Bizler hayatımızdaki iyi/beğendiğimiz şeyleri kendimiz yapıyoruz ama kötü/beğenmediğimiz şeyler bize iniveriyor, bizimle uzaktan yakından alakası yok durumun.
Nedendir bilinmez iş içinde böyledir, ana kahraman sınav ve görüşme süreçleri için gelir. Kabul edilmek onun erdemidir, o işe girmiştir. İş teklifi sonrası cümle şu şekilde gelişir: “İşe girdim!”. Reddedilen bir aday için ise cümle şudur: “İşe almadılar!”.
Neden bizi mutsuz eden herhangi bir konuyu başkalarına yüklemeyi tercih ediyoruz? “Zaten İnsan Kaynakları görevlisi gıcığın biriydi, çekemedi beni, işe almadı.” Bir önceki yazıya ithaftır, neden kendimize bakamıyoruz?
Olumsuzluklardan ders çıkarmak en iyisidir. Acaba ben neden başaramadım, engel olan neydi, gerçekten uygun muyum? Tutarlı mıyım? Yeterli miyim? Uygun değilsiniz, cümlesine hazır mıyım? Ne kadar hazırım?
İşe alım süreci bir hazırlıklar silsilesidir. Karşınızdaki etapların her biri hazırlık ve özen gerektirir. Bu konuyu da bir düşünün, ne kadar hazırsınız? Özellikle olumsuzluklara karşı…
Her zaman 100 almanız, size 10 verilmemesi dileğiyle…
İlgili Haberler: http://www.chentick.com/yazilar/ne-is-olsa-yapar-miyim
![]() |
Editör / Yazar :
Dicle Kalyoncu Kategori : Eğitim - İK Tarih : 11.06.2009 11:52:42 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.











