çentik









Asi Ruh: Alexander McQueen

Hep moda adına yaptığı güzel şeyler, çılgın ve aykırı gösterileriyle adından bahsettiren Mcqueen bu defa herkesi üzen bir haber oldu

Moda ve tasarım işinin içinde olan ya da bu konulara ilgisi olan herkes onun yerinde olmak isterdi heralde.Henüz çok genç yaşlarda tabii ki çok çalışarak,uğraşarak ama kısa sürede kendisini ve yeteneğini göstermiş, şanslı bir modacıydı Mcqueen. 5  yıl boyunca Givency markasının baş tasarımcı olarak çalışmış, İngiltere kraliyet ailesi ve bir çok ünlü yıldızı giydirmiş, "Yılın en iyi modacısı" ödülünü yıllarca arka arkaya almış, dünyanın en iyilerinden biri olarak gösterilen Alexander McQueen markasınının ve McQ etiketinin yaratıcısı.


Moda dünyasında hep genç yaşta sahip olduğu başarılardan, yeteneğinden, yaptığı değişik showlarından, defilelerden ve koleksiyonlarından sürekli bahsedilen biriydi Lee Alexander Mcqueen. Ya da dünya basının da hakkında sıkca çıkan dedikodularla, yaptığı homoseksüel evlilik ve ilişkileri, en yakın arkadaşı Isabella Blow'un 2007 yılında intihar etmesinden sonra girdiği, bir türlü kurtulamadığı depresyonu ve dolayısıyla yaşadığı psikolojik sorunlar, mutsuzluk. 

 


Ama 11 şubat 2010 da herkesi en şok eden haberi çıkdı "İngiliz modacı Alexander Mcqueen Londrada ki evinde ölü bulundu." Henüz 41 yaşında, modanın en önemli isimlerinden birisi olan Mcqueen arkasından henüz açıklanmayan bir not bıraktı ve gardırobuna kendisini asarak intihar etti. Londra Moda haftasının başlamasından sadece bir kaç gün önceydi intiharı ama onun moda haftasıyla çok ilgilendiğini düşünmüyorum. Asıl onun depresyonunu daha ağırlaştıran ve üzen şey çok sevdiği annesi Joyce'un kanserden ölmesiydi. 2004 yılında annesiyle yaptığı röportajda ona “En büyük korkun nedir?” diye soran annesine “senden sonra yaşamak” diye cevaplamış ve tam da annesinin cenazesinden bir gün önce intihar etmiş Mcqueen. Bunu yaparken kafasından neler geçti, nasıl bir ruh halindeydi bilmiyorum ama her zaman aykırı olmayı başaran ve herşeyin üstüne giden Mcqueen den inadına yaşamasını ve acılarıyla savaşıp onları yenmesini beklerim ve dilerdim.


Ölmeden önce Twitter'a yazdığı son mesajlarda annesinin ölümüne çok üzüldüğünü daha sonraki günlerdeyse bir kaç mesajında kendisini toparlaması gerektiğini yazsa da genel olarak depresif ve kötümser olan mesajlarından onu intihar etmeye kadar götüren ruh halini görülebiliniyor.

 "İnsanlar neden hayatta ki çirkin şeyleri görmezden gelir, bunu yaparak çürümüş meyvenin altında yatan güzelliği kaçırırlar".

En son olarak   “HELLS ANGLES & PROLIFIC DEAMONS” yazarak veda etmiştir.( Ölümünden sonra Twitter hesabı kapatılmıştır.)

Tek güzel haber Lee ailesinden geldi McQueen markasını yaşatıcaklarını ve Alexander'ın bıraktığı yerden devam ediceklerini açıkladılar.

 

Editör / Yazar : Duygu Koç
Kategori : Hayatın İçinden
Tarih : 12.04.2010 16:02:20

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
3a66 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Duygu Koç - Diğer 10 Yazısı

En Sadık Dost: Hachi
Şöyle hüngür sümük ağlatacak bir film olsa da izlesem diye bakınıyordum. Sonra daha önce adını duyduğum ama izlemeyi ertelediğim bir film geldi aklıma; Hachiko: A Dog's Story ya da ikinci adıyla Hachi: A Dog's Tale...
İstanbul 2010 Avrupa Konser Başkenti
İstanbul için konser vakti! Size tavsiyem bu yıl ki planlarınızı konserlere göre ayarlanamanız sonra kaçırdığınıza üzülebilirsiniz..
Asi Ruh: Alexander McQueen
Hep moda adına yaptığı güzel şeyler, çılgın ve aykırı gösterileriyle adından bahsettiren Mcqueen bu defa herkesi üzen bir haber oldu
Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Rezervasyonsuz Gezgin : Anthony Bourdain
Best-Seller olan 'Mutfak sırları' kitabının yazarı ve No Reservations programının sunucu Anthony Bourdain, hayatını kısaca şöyle anlatıyor;
Şarkılar Ölümsüzdür: Lhasa De Sela
Her ölüm erkendir biliyorum; ama bazıları çok erken oluyor.. Lhasa de Sela güzel sesiyle paylaşacak daha çok şarkı varken, 37 yaşında göğüs kanserine yenik düştü...
GaGa Ooh-La-La
Hiç yabancı müzik dinlemeseniz bile; tv de zapping yaparken, radyo frekanslarını karıştırırken ya da bir ödül törenini izlerken bir şekilde karşımıza çıkması en muhtemel isim olan Lady Gaga; kısa sürede şöhrete kavuşan ama daha şimdiden müzik piyasasındaki yerini sağlama alan müzisyenlerden oldu...
Anormal İşler (Par)anormal gişe: Paranormal Activity
...Film yönetmen Steven Spielberg'un eline geçiyor. Spielberg, filmin DVD'sini alıp evine gidiyor izlemek için ve sonraki gün filmi bir çöp poşeti içine koyup Dreamworks'e geri getiriyor; bu film “Lanetli
Öyle Bir Geçer Zaman ki: Erkin Koray
1961 yapımı "Gibson" gitarını banka kasasında muhafaza eden, kızı Damla yı okula göndermeyip eğitimini evde tamamlamasını tercih eden, birçok şehir efsanesine konuk olmuş ( özellikle John lennon ile olanlar) ve hayattaki bir çok zorluğu görmüş, geçirmiş bir üstat Erkin Koray....
İDSO Sezonu Açıyor!
İstanbul'un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey'in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827'de Donizetti Paşa'nın kurduğu Mızika-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı'na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı.
Prima Donna: Rufus Wainwright
“Opera benim en büyük tutkum. Bana umut veren ve karanlık dönemlerimde bana yol gösteren hep opera oldu. Eşcinselliğimi açıklarken, uyUşturucudan kurtulmaya çalışırken hatta 30 yaşıma girerken. Hepsi karanlık dönemlerdi. Operaya gitmek, o öyküleri dinlemek hep ilham vermiştir bana





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası