çentik









Aşk Öldü mü?

... Ve âşıklar böyle bir yöntemle aranınca ortalık, elinde mühendislik diploması olmadığı için istediği aşka giremeyen beyaz atlı prensler Posta gazetesi okuduğu için tercih edilmeyen pamuk prenseslerle doluyor...

 

Aşk öldü mü? (analiz)
 
İlk sayısında aşktan bahsetmeyen aktüel dergi olmaz, olamaz diye akıl alınca,
bu ayın analizlerinden birini de bu konuya ayırmaya karar verdik...
 
Aşk gerçekten öldü mü, ölmediyse, nedir bu sorunun alâmet-i farikası?
 
İşte tüm açıklığıyla gerçekler:
 
Aşk ölmüştür diye bir genelleme yapmak yanlış olur ve vakat aşk akıyor bastığım topraklardan gür pınarlar gibi ey okur gibi bir güzelleme yapmak da mümkün değildir.
 
Aşk yer yer yaşamaktadır ve ölmüştür çoğu yerde... Peki neden?
 
İşte gerekçeli karar:
 
Aşk hasta olup reçete arama sistemiyle çalışan bir müessesedir – ki ilaçları da çoğu zaman fayda etmez- ve fakat sistem artık – sebepleri başka bir analiz gerektirir- eline reçete alıp hastalanmaya çalışmak şekline dönüşmüştür.
 
Tabii ki, böyle bir yerde samimiyet başta olmak üzere, aşkında içinde olduğu hemen hiçbir duygudan bahsetmek mümkün değil...
 
Elbette insan karşısındakinin bir vasfından kendinin hoşuna giden bir özelliğinden etkilenecek; eğitim, iyilik - güzellik vs.. Ve fakat bu bir ön şart olarak ellerde dolaştırılan listeler haline dönüşünce işler biraz karışıyor.
 
Ve âşıklar böyle bir yöntemle aranınca ortalık, elinde mühendislik diploması olmadığı için istediği aşka giremeyen beyaz atlı prensler Posta gazetesi okuduğu için tercih edilmeyen pamuk prenseslerle doluyor...
 
Hesap makineleri, çarpım tabloları, bu kadar birincil olunca ve kapanın içini doldurunca aşka yer kalmıyor... “Fare kapanına peynir yerleştirirken fareye yer bırakın” diyor Saki...
 
İşte böyle efendim...
 
İçinde bulunduğumuz duruma aşkın ölmesi değil olsa olsa bazı insanların önceliklerin yer değiştirmesi diyebiliriz...
 
Chentick; yıllardır akıllara takılan, tatmin edici bir cevap bulunamadığı için akılları kurcalamaya devam eden soruların kökünü kazıyıp sizi rahatlatmaya devam edecek...
 
Chetick Analiz Masası
 
 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Haber Anket
Tarih : 14.05.2009 21:16:12

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Sami Çalışkan yazdı
Sevgili kardeşim aşk öldü; aşkı teknoloji öldürdü, eskiler aşklarını bir kere görebilmek için köşe başlarında saatlerce beklerdiler, şimdi bilgisayarları karşılıklı açıp kameralardan aşkın en derin yerlerini görüyorlar kalpler güp güp atacağına vücudun başka uzuvları harekete geçiyor.. Onun içindir ki aşk öldü canım kardeşim kolay gelsin…


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
60ad (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası