Ayın Şiiri - Can Yücel - Bağlanmayacaksın

Ayın Şiiri - Can Yücel - Bağlanmayacaksın

Chentick Yazı İşleri 0 Yorum 31.10.2009 13:42:04

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen...

 

 
Aidiyet gözleri kör eder! Ön yargılı sevgiler de ön yargılı nefretler gibidir, fotoğrafın bütünü görmeyi engeller, tespiti objektiflikten uzaklaştırır. İnsanları sınıflandırmaya bir başladınız mı, bu hiç bitmez. Moskovacılar, Amerikancılar, Aleviler, Sünniler, Solcular, Sağcılar, Türkler, Kürtler, hep yeni derslikler açmanız gerekir kafanızda, bu sınıflar hiç bitmez! Aidiyet gözleri kör eder! Tayyip ne yapsa doğrudur artık, Genelkurmay Başkanı ne dese yanlış. Düşen Kezmansa, penaltı, Lincholnse devam! Kime aitseniz, onun düdüğünü çalarsınız! Usta olsa muhtemelen bizm gibi kıvırmaz, ‘aidiyet boktan bir şeydir’ der, çıkardı işin içinden... Tahmin edeceğiniz üzere ayın şairi Can Yücel... İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, ya da pembeye... Bağlanmayacaksın...


BAĞLANMAYACAKSIN
 
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
 
 
 
Can Yücel Kimdir?
 
Can Yücel, 1926 Ankara ve 'da İstanbul'da doğdu.Hasan Ali Yücel’in oğludur.Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.
 
Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.
 
Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
 
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.
 
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.
 
Öz geçmiş wikipedia'dan derlenmiştir. 
 


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

0 Yorum

Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Bir Yorum Bırak E-mail adresiniz sistemde yayınlanmayacaktır.


e-Bülten

Özel Arama

Estek ve Köstek

  • Turks ve Caicos Adaları Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var.
  • Maya Takvimi Nedir? Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur.
  • Maya Burcunuzun Özellikleri Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin.

Kategori Yazarları

Kategorideki Diğer Yazılar

  • 2013'‘ün en iyi bilim kurgu filmleri Gecen yılın yani 2013'ün en iyi bilim kurgu filmleri
  • Transcendence - Evrim Oldukça tartışmalı deneylerinin başarıya ulaşması aynı zamanda onu ne pahasına olursa olsun durdurmak isteyen anti teknolojik grupların bir numaralı hedefi haline getirmiştir.
  • Dot'tum.. İyi ki Ve artık sonuç: Sarı Ay’ı mutlaka izleyin. Dot’un bütün oyunlarını mutlaka izleyin. Biletix kullanmayın. Oyuna saatinde gidin ve oyunun hazırlık aşamasında Kaan ve Ayşecan’ı izlemeyin.
  • Vatandaşlık yetmez, misyoner olmak gerek Sonra farklı olarak neler var mesela filmin neresinden tutarsan tut anlamanın mümkün dahi olmadığı Glasgow İngilizcesi var. Bu Glasgow İngilizcesinden önceki yazıda bahsetmiş olmam gerek ama oldu da atladıysam ya da imkansız ama okumadıysanız diye bir de burada bahsedeyim. Koskoca İskoçya’yı gezdik, yetmedi İrlanda’ya gittik. Aga bu Glasgowluların konuştuğu İngilizce değil yeminle.
  • 3B: Ben Bertolt Brecht Diğer yandan son dönemde türeyen ve Türk tiyatrosunun kemirip beni çılgına çeviren bir unsur burada da peşimizi bırakmadı. Her bulduğu sahneyi alkışlayan insan virüsü… Bence artık biz insancıkların tiyatro nasıl izleniri öğrenmemiz gerekiyor, her es’de alkışlamak, ışıklar 2 saniye kapanınca şakşaklamak da nesidir, sözler niye hep sizin yüzünüzden yarıda kesilir?