çentik









Duygu Babylon'dan Bildiriyor! (Oi Va Voi İzlenimleri)

Biraz bilinçsizce de olsa en önde yalın ayaklı çılgın kemancı Anna Phoebe'nin önünde durmayı seçmiştim, fakat konser boyunca kemanıyla yaptığı showlarda gördüm ki en güzel yeri seçmişim. Anna tek başına bile konseri izlemek için bir sebepti.

 

21 ve 22 Mayıs geceleri arka arkaya Babylon’da muhteşem konserler veren grubun biletleri haftalar öncesinden tüketilmişti. Bu tarz konularda işini riske atmayı sevmeyen ben 22 Mayıs gecesi için aylar öncesinden biletimi almış olmanın verdiği güven ile konser gününü heyecanla bekledim. Konser nasıl başladı, nasıl bitti hatırlayamıyorum! Ama tek bildiğim hayatımda izlediğim en güzel canlı performanslardan birisi olduğu...
 
 
 
Biraz bilinçsizce de olsa en önde yalın ayaklı çılgın kemancı Anna Phoebe'nin önünde durmayı seçmiştim, fakat konser boyunca kemanıyla yaptığı showlarda gördüm ki en güzel yeri seçmişim. Anna tek başına bile konseri izlemek için bir sebepti.
 
 
 
 
 
Dışarıda belki birisi gelir de biletini satar diye çaresizce bekleyen biletsiz seyirciler, içeride bütün şarkılara deli gibi eşlik eden bir kalabalık. Ve sahnede muhteşem performanslarıyla Oi Va Voi.
 
İstanbullular’a 4. kez unutulmayacak bir konser yaşattılar.
 
Konser yeni albüm Travelling the face of the globe'un tanıtımı kapsamında olduğu için ağırlıklı olarak yeni albümlerinden şarkılar seçtiler tabii eski albümlerdeki sevilen şarkıları da aralara sıkıştırdılar.
 
 
 
 
Grubun üyelerinin seyirciyle konser sırasındaki iletişimi, içtenliği ve seyircinin şarkılara en içten şekilde eşlik etmesi ortaya süper bir uyum çıkardı öyle ki durup:  "Avrupa’da gördüğümüz en mükemmel seyircisiniz" dediler. Daha önce hangi şehirlerde bunu söylediler bilmiyoruz, ama buna inanmak istedim etraftaki  pozitif enerji bunu doğruluyordu çünkü.
 
 
 
 
Konser sonunda yeni cdlerini imzalamak için o kalabalıkdan korkmadan bekledi Oi Va Voi. Tek tek herkese imza dağıttılar.
 
Bu samimiyetlerinin, mütevazılıklarının ve içtenliklerinin tüm sanatçılara örnek olması dileğiyle.
 
Konseri kaçıranların çok şey kaçırdığını söyleyebilirim, ama merak etmeyin önümüzdeki yıllarda tekrar geleceklerdir. Benim konserle ilgili tek pişmanlığım ise 21'indeki konserede bilet almamış olmam iki gece arka arkaya bu muhteşemliği izlemek daha da güzel  olabilirdi.
 
Konser playlist ise şöyleydi;
 
-photograph
-waiting
-refugee
-long way from home
-crimea
-i know what you are
-everytime
-foggy days
-gypsy
-7 brothers
-ladino song
-travelling the face of the globe
-dusty roads

bis ;

-refugee
-long way from home
-yesterday's mistakes
 
 
 
 

Editör / Yazar : Duygu Koç
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 26.05.2009 16:16:55

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
23a9 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Duygu Koç - Diğer 10 Yazısı

En Sadık Dost: Hachi
Şöyle hüngür sümük ağlatacak bir film olsa da izlesem diye bakınıyordum. Sonra daha önce adını duyduğum ama izlemeyi ertelediğim bir film geldi aklıma; Hachiko: A Dog's Story ya da ikinci adıyla Hachi: A Dog's Tale...
İstanbul 2010 Avrupa Konser Başkenti
İstanbul için konser vakti! Size tavsiyem bu yıl ki planlarınızı konserlere göre ayarlanamanız sonra kaçırdığınıza üzülebilirsiniz..
Asi Ruh: Alexander McQueen
Hep moda adına yaptığı güzel şeyler, çılgın ve aykırı gösterileriyle adından bahsettiren Mcqueen bu defa herkesi üzen bir haber oldu
Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Rezervasyonsuz Gezgin : Anthony Bourdain
Best-Seller olan 'Mutfak sırları' kitabının yazarı ve No Reservations programının sunucu Anthony Bourdain, hayatını kısaca şöyle anlatıyor;
Şarkılar Ölümsüzdür: Lhasa De Sela
Her ölüm erkendir biliyorum; ama bazıları çok erken oluyor.. Lhasa de Sela güzel sesiyle paylaşacak daha çok şarkı varken, 37 yaşında göğüs kanserine yenik düştü...
GaGa Ooh-La-La
Hiç yabancı müzik dinlemeseniz bile; tv de zapping yaparken, radyo frekanslarını karıştırırken ya da bir ödül törenini izlerken bir şekilde karşımıza çıkması en muhtemel isim olan Lady Gaga; kısa sürede şöhrete kavuşan ama daha şimdiden müzik piyasasındaki yerini sağlama alan müzisyenlerden oldu...
Anormal İşler (Par)anormal gişe: Paranormal Activity
...Film yönetmen Steven Spielberg'un eline geçiyor. Spielberg, filmin DVD'sini alıp evine gidiyor izlemek için ve sonraki gün filmi bir çöp poşeti içine koyup Dreamworks'e geri getiriyor; bu film “Lanetli
Öyle Bir Geçer Zaman ki: Erkin Koray
1961 yapımı "Gibson" gitarını banka kasasında muhafaza eden, kızı Damla yı okula göndermeyip eğitimini evde tamamlamasını tercih eden, birçok şehir efsanesine konuk olmuş ( özellikle John lennon ile olanlar) ve hayattaki bir çok zorluğu görmüş, geçirmiş bir üstat Erkin Koray....
İDSO Sezonu Açıyor!
İstanbul'un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey'in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827'de Donizetti Paşa'nın kurduğu Mızika-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı'na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı.
Prima Donna: Rufus Wainwright
“Opera benim en büyük tutkum. Bana umut veren ve karanlık dönemlerimde bana yol gösteren hep opera oldu. Eşcinselliğimi açıklarken, uyUşturucudan kurtulmaya çalışırken hatta 30 yaşıma girerken. Hepsi karanlık dönemlerdi. Operaya gitmek, o öyküleri dinlemek hep ilham vermiştir bana





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası