Baharı özleyenler için: "Güz Kumpanyası"
Grup üyeleri de kumpanyalarını da paylaşıma dayandırıyor ve bakın nasıl tarif ediyorlar yaptıkları müziği: “Bizi insan yapan bir kaç duygunun türdeşliği! bu dengeyi “bu topraklardan" fışkırıvermiş, buraların deneyiminden süzülmüş makamlarda, ezgilerde koklamak. Bu kokunun peşinde, bir esrikliktir, alıp başını gitmek.

Güzü sevenler, baharı özleyenler buraya… Yerlerinizi alın, Kumpanya başlıyor!……….
Bakın ne diyor Doğan Hızlan 3 Şubat 2008 tarihli yazısında: “GÜZ KUMPANYASI’NIN GENÇ TINISI .. Müziğin çeşit zenginliği nedir? Onları dinleyerek anlayacaksınız. Dinleyince bu yolculuğu başarıyla sürdürdüklerine kanaat getiriyorsunuz.”(http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8156607.asp?m=1 )
Benimse Güz Kumpanyası ile tanışmam 2008 yılının 19 Mayıs’ında Arzu’cuğumun; “Eda oyun atölyesinde bu akşam bir konser var, gidelim mi?” demesi ve 20:30 da başlayacak olan konsere Caddebostan’dan aynı hızla Kadıköy’e uçarak yetişmemizle gerçekleşiyor. Arzu’ya duyduğum güvenle sanıyorum grubun ismini tam olarak aklımda tutmayı başaramamışken biletleri alıyor ve biraz sonra başlayacak olan konserin kapılarında buluyoruz kendimizi. Nedir bu Güz Kumpanyası? Kimlerden oluşuyor? Kimler bir araya gelmiş ve kurmaya karar vermiş? Ne tarz müzik yaparlar? Bütün bu sorulara yanıtlar işte burada bu ayki Chentick yazısında=)
Grup, 2003 yılında ODTU -THBT (Türk Halk Bilimi Topluluğu) çatısı altında sınırsız bir kültürel renkliliğe sahip Anadolu’da bir zamanlar var olmuş, zamanla unutulmuş ya da halen güncelliğini korumaya devam edebilen müzik türlerini araştırmak ve bulduklarını bizlere iletmek amacıyla kurulmuş.

Grubun araştırmalarının birinci ayağını, 1800’lerin sonu ve 1900’lerin başlarında İstanbul’da doğan müzik formları oluşturuyor. İstanbul tangoları ve İstanbul kantolarını örnek verebileceğimiz bu formların yanı sıra grup, aynı dönemlerde daha çok Ege ve yine İstanbul civarında yeşermeye başlamış “İzmir Şarkıları”yla ilgili görsel ve işitsel belgeleri araştırmaya ve yine bu şarkıları konserlerinde icra etmeye devam etmekte. İkinci olarak; Türk Müziği’nin özellikle “lale devri” eserleriyle ve genel olarak Türk Müziği icra teknik ve üslûbuyla da yakından ilgilenen grup, tüm bu formların yanı sıra, zeybeklerden Urfa türkülerine varan geniş bir yelpazede repertuara sahip. Nitekim bu yelpazenin genişliği çıkaralım Sayd-ü Şikar, Küçüksu’da Gördüm Seni, Gül Kızardı hicabından, kanun taksimi gibi eserleriyle karşımıza çıkıyor. Ayrıca birbirinden farklı mesleklere (öğretmenlikten, bankacılığa, genetikten dış işlerine,…) sahip, oldukça yetenekli grup üyeleri kendilerine ait bestelere de yer vermektedir albüm ve konserlerinde.

Grubun adını oluşturan “Compagnia” sözcüğü “cum: ile” ve “panis: ekmek” köklerinden geliyor. III. Yüzyıl İtalyan şehir devletlerinde filizlenen ve tüm kâr ile zararı eşit olarak üstlenmek ilkesiyle kurulan ticari aile kurumları için türetilmiş bir kavramdır. Grup üyeleri de kumpanyalarını da paylaşıma dayandırıyor ve bakın nasıl tarif ediyorlar yaptıkları müziği: “Bizi insan yapan bir kaç duygunun türdeşliği! bu dengeyi “bu topraklardan” fışkırıvermiş, buraların deneyiminden süzülmüş makamlarda, ezgilerde koklamak. Bu kokunun peşinde, bir esrikliktir, alıp başını gitmek. Zararımız? Zararımız yok! Güzü seviyoruz. Baharı da özlüyoruz. Bu ikisi arasındaki tükenmez yolculuklarda savrulup gidiyoruz işte.. . Kârımız, zeybeklerden kantolara, türkülerden rebetikoya*, klasik Türk müziği eserlerinden kendi bestelerimize kadar uzanan, “buralara” dair, bu topraklardan kaynamış, buraların insanının deneyimine dayanan aşklara ve ayrılıklara; umutlara ve umutsuzluklara; düşlere ve düşkırıklıklarına; neşeye ve kedere; ölüme ve yaşama değgin, umarsızca çıkıverdiğimiz, öylesine gelişen, beklentisiz yolculuklar. Yapayalnız yolculuklar, kalabalık yolculuklar; uzun ya da kısa yolculuklar…”

*Rebetiko: Rembetiko (Rebetika, rembetika, rebetiko) Rebetiko, rebetika veya rembetika olarak da bilinen “rembetiko”, “rebet” teriminden gelmektedir. “Rağbet” sözcüğünden türemiştir. Çünkü bu müzik türüne ait şarkılar genellikle herkesin bildiği veya söyleyebildiği şarkılar olduğundan “kolay ve sevilen” yani; “rağbet” edilen şarkılar anlamına gelmektedir. Zembekiko’daki zeybekin y harfi nasıl düşürülmüşse; rağbetteki ğ harfi de öyle düşürülmüş olmalıdır bu durumda. Bu bakımdan bakacak olursak “rembetiko” Osmanlıca bir sözcüktür ve Rembetiko, önceleri manga adı verilen kabadayıların, esrarkeşlerin ve hapishane külhanbeylerinin müziği olarak da bilinmektedir. Konu ile ilgili olarak bir başka tez “ rebet” kelimesinin "rebel" (asi, baş kaldıran vs.) kökünden geldiğidir.Ancak bu konuda da bir görüş birliğine varılmış değildir. Türkiye’de bu türün örnekleri olarak Ezgi’nin Günlüğü,Yeni Türkü ve İnce Saz’ın eserlerinden kimileri sayılabilir.
Grupta yer alan müzisyenler:
Berrin Tığlı-İlay Çelik-Utku Hakan Keleş
berrin tığlı..........................................vokal
ilay çelik............................................vokal
utku hakan keleş.................................vokal, gitar
mehmet uğur ekinci..............................kanun
ayşe erdal..........................................klasik kemençe
sertaç ışık..........................................gitar, ud, cura
erhan kaplan.......................................ud, ney
ulaş soylu...........................................cura, abdal, divan sazı
alper sayın..........................................bas gitar
mustafa göçer.....................................vurmalılar
ziya öğütcü.........................................vurmalılar
Küreselleşen dünyanın bir sonucu olarak belki de , bozkır Ankara’da doğan grubun elemanları işleri ve eğitimleri gereği “coğrafi” açıdan bir ayrılık yaşıyorlar ve şu anda yurdun ve dünyanın dört bir yanına dağılmışlar haldeler. Bu durumun yaklaşık 1,5 sene daha devam edeceği ve gündemde olan 1 konser ( tarihi belli olmamakla beraber, Bağdat'ta olma ihtimali var.) dışında konser planları da bu nedenle ertelendiği bildirilirken ikinci albüm için de hazırlıkların devam ettiği, albüm repertuarının az çok belli olduğu ve kayıtlara ve çalışmalara başlamak için grup arkadaşların dönmesinin beklendiği en son edinilen bilgiler arasında yer alıyor.

2009’da grup en son konserlerini Ankara’da ODTÜ İktisat Bölümü 60. Kuruluş Etkinliği ve Diyarbakır’da Diyarkapı Kültür ve Sanat Etkinlikler’inde vermiştir.
2006 yılında çalışmalarına başlayıp 2007 Eylül ayında tamamlanan kendi adlarını taşıyan ilk albümleri Kalan Müzik etiketiyle çıkmıştır.

1. bayan bana bak
2. sen uyurken
3. çıkalım sayd ü şikare
4. pino kai metho
5. fırtınalı
6. gadife yastık yüzü
7. tavşan köçek
8. anlamların ardı
9. entarisi damgalı
10. gül kızardı hicabından
11. kanun taksimi
12. küçüksu'da gördüm seni
13. şenlik
Web sitesi: http://www.guzkumpanyasi.com/
İletişim:guzkumpanyası@gmail.com
http://www.thbt.metu.edu.tr/
http://www.odtuktmt.com/

![]() |
Editör / Yazar :
Begüm Eda Şahin Kategori : Kültür & Sanat Tarih : 03.12.2009 21:03:29 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.


























