Batumi

Ben giderim Batum'a da……

“Ben giderim Batum’a  Batum’un batağına Pencereden içeri, Al beni otağına”

Şeklinde devam ediyor Karadeniz’in en az kendisi kadar hırçın ve hızlı ritmiyle ilerleyen  türküsü.

Batum; coğrafi konumundan ziyade ilk olarak okul korosunda  söylediğimiz bir parçanın sözleri içinde çıkmıştı karşıma.Daha sonra,Haluk Levent’ ten dinlemeye başladık Batum’u ve batağını Anadolu-Rock versiyonuyla. Ve bu dönemden seneler sonra,bir gün kendimi buldum Batum’da, Batum’un batağında.

Gamarcoba! (merhaba!) Batum


KİMLİK KARTI

Gürcistan (Gürcüce: საქართველო/Sakartvelo; Gürcüstan olarak da yazılır), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır. Tam adı Gürcistan Cumuhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcistan’ın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan, Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler. Yaklaşık bir buçuk yıl önce kimsenin burnu kanamadan gerçekleştirilen Gül Devrimi ile dikkat çeken ve hızla değişen dört buçuk milyonluk bir ülke Gürcistan. Başkenti Tiflis olan ülkenin 2. Büyük kenti Batum’dur.  Gürcülerce Batumi olarak adlandırılan Batum, Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında, Acara Özerk Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi olan liman kentidir. Turizm merkezi olan Batum’un 150.000’lik nüfusu yaz aylarında 400.000'i buluyor. Acara Özerk Cumhuriyetinin toplam nüfusu ise 300.000 civarında. Gürcistan parlamentosunda 50 vekil ve 4 bakanla temsil ediliyor. Ayrıca Trabzon ile 2000 yılında kardeş şehir olmuş Batum.


Gürcistan’ın resmî ve öğretim dili olan Gürcüce (ქართული ენა / Kartuli Anbani), bir Kafkas halkı olan Gürcülerin konuştuğu dil. Dünyadaki toplam 14 alfabeden biri. Rusça ya da Gürcü'ce bilen birisini yanınıza almanız şiddetle tavsiye çünkü genel olarak   bu iki dil dışında başka bir dil bilinmiyor.
 

Transkafkasya Demiryolu’ nun ve Bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezi olan şehir, Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıkta ve subtropikal iklimin olduğu için bölge ciddi bir turizm potansiyeline sahip.


Sistem değişikliği nedeniyle kapitalist dünya ve düzeniyle yeni tanışan Batum’da anormal bir büyüme görülüyor.Batum caddelerinde dizi dizi bankalar çoktan yerini almış,otel ve alışveriş merkezi inşaatları hızla yükseliyor.Sovyetler Birliği döneminde, Rusya’nın Antalya’sı olan kent  turizme yelken açmış. Ve şu anda, 21 tane, beş yıldızlı otel projesi yürütülüyor. Nitekim,bu doğrultuda ÇUŞ’larımız(Çok uluslu şirketler) da boş durmamış,Shreton’dan Hilton’a ,Radisson’a dek çok sayıda otel  yatırımlarına çoktan  başlamış bile.Gürcistan Devlet Başkanı, Batum’u Kafkasyanın Las Vegas’ı yani kumarhaneler şehri yapma düşüncesinde ve iddaya göre ,Karadeniz’in  başka hiçbir kıyısında bulunmayan bulvarıyla ilerleyen yıllarda Cannes’la yarışabilecek  tek şehir Batum olacakmış! Bir liman kenti olmasıyla,turizm yanında petrol rafinericiliği ve gemi yapımcılığıyla da ekonomik anlamda öne çıkıyor Batum.

TARİHİ:

Şehrin tarihsel gelişime bakacak olursak, ilk kuruluşu, bir Yunan kolonisi olarak ve Batis veya Bathus ismi ile olduğu sanılıyor. Ortaçağ’a kadar, Gürcü krallarının ve prenslerinin yönetiminde kalmış. 13.yüzyılda ise, Moğal egemenliğine girmiş.1564 yılında, Kanuni Sultan Süleyman, bölgeyi Osmanlı topraklarına bağlamış. 314 yıl süren Osmanlı egemenliğinden sonra: 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonunda, bölge, Rus işgaline uğramış. Daha sonra ise: Ayastefanos ve Berlin Anlaşmaları ile, Rusya’ya bırakılmış. Mondros Mütarekesi ile: önce İngilizlere ve daha sonra Gürcistan’a bırakılır.Demokratik Gürcistan sınırları içinde kalan Artvin ve Ardahan geri alınırken, Misak-ı Milli sınırları içinde kabul edilmeyen Batum: Moskova anlaşması sonucu, Gürcistan’a terk edilmiş ve bence çok büyük bir hata yaplımış.Gürcistan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden sonra, Acara Özerk Cumhuriyeti yönetiminin başına Aslan Abaşidze isimli siyasetçi gelerek  Batum’da ikamet ederek, bölgeyi bir diktatör gibi yönetmiş. Mayıs 2004 tarihinde ise, Abaşidze iktidarı, merkezi yönetimin desteğindeki halk hareketi ile son bulur.Mevcut cumhurbaşkanları ise Mikhail Saakashvili’dirki son olarak kendisini Trabzon-Akçaabat’ta Rusya-Gürcistan milli rugby maçı sebebiyle Türkiye’de görülmüştür.
Gürcülerin tarihe mal olmuş isimlerinden Şota Rustaveli ,bütün okulların duvarlarında resmi asılı bu tarihi kişi, Türkçe’ye de çevrilmiş Gürcü edebiyatının  başeseri Vephistkaosani (Kaplan Postlu Kahraman) adlı eserin yazarıdır. Şota Rustaveli’nin Gürcü krallığının “altın çağı”nda, 12. yüzyıl sonları ile 13. yüzyıl başlarında yaşadığı sanılıyor. Rustavi’de doğduğu için, Rustavi’den olan anlamında Rustaveli olarak adlandırılmıştır.

ULAŞIM:

Pekala  Batuma nasıl gidilir? Hopa üzerinden gidecekler için Gümrük işlemleri için harcanan süre haricinde Sarp sınır kapısından ulaşım mesafesi yalnızca 20 km. Sarp’tan da Batum merkez 20 km daha uzaklıkta.Günübirlik geçişler için yalnızca pasaport yeterli Gürcistan’a  geçmek için, karşılıklı olarak yapılan anlaşma gereği de vize aranmıyor. THY’nin Hopa bağlantılı Batum Havaalimanı’na direkt ucuşları ise  bir diğer ulaşım şekli Batum’a gitmek için. Kendi aracınız ile Gürcistan’a giderseniz, deponuzu fazla doldurmayın, çünkü bu ülkede benzin çok ucuz.Bu arada: dönüşte, Dutty Free bölümünden alışveriş yapabilmeniz için, Gürcistan’da, en az 3 gün bulunmanız gerekiyor, yani kalış sürenize göre alışveriş imkanı var.

Sarp sınır kapısı-Gürcistan-Türkiye

Hava yoluyla yapılan yurtdışı yolculuklarında; başka bir ülkeye ulaşmış olma  hissi pek hissedilmese de  göklerde dalgalanan 2 farklı ülkenin bayrağı ve sınırları belirleyen şeritler eşliğinde  nöbetteki Türk askerleri görülünce gerçekten  de sınırda olduğunun farkına varabiliyor insan .
 

GEZİLECEK YERLER:

Zenginlik ve fakirliğin iç içe olduğu  Sovyet dönemi eski tip yapıları ile, yeni ve modern yapıların bir arada barındığı bir ortam güzel bir şehir Batum. 

Şehir içinde sıkça görülen komünist düzen zamanında yapılmış tek-tip ve sıkıcı evleri yanında günümüze değin 'çivi çakılmamış'virane binaları da barındıyor Batum. Bu binalardan  görkemli olanları bugünlerde restore ediliyor.


Şair İlia Çavçavadze başta olmak üzere Gürcü yazar ve devlet adamlarının heykellerinin süslediği Batum Devlet Parkı’nda  uzun yürüyüş parkurları, modern kafeler ve plajlar bulunuyor. Parkın bitişiğindeki Batum Üniversitesi, Çarlık Rusya'sı yıllarında yapılmış. Kentte görülmeye değer yerler arasında Botanik Parkı, Akvaryum, Sanat ve Etnografya Müzeleri ve Virgin Mary Kilisesi bulunuyor.Batum ve çevresinde zamanında  16 kadar cami varken şu anda tek bir cami kalmış ayakta limana yakın bir alanda. 


 
Hera Meydanı’ndaki Medea heykeli
Şehirde bulunan Medea heykeli gezginlerin yol bulmasına yardımcı oluyor. Argonot Efsanesi'ne göre Medea'nın elinde tuttuğu post, altından; heykelde ise altın kaplamadır..


Şehirde plajlar ve deniz çok gözde ve sınır kapısından başlayıp  kilometrelerce uzunluktaki Gonio Plajları, Doğu Karadeniz’in en büyük kumsalını oluşturuyor.  Ancak bir uyarı kumdan bir sahil bekleyenlerekötü haber kumsal taştan oluşuyor.
 

ALIŞVERİŞ-PARA BİRİMİ:

Ülkenin para birimi “lari” ve “tetri”.. 100 tetri ise, 1 lari.Bir devlet memuru maaşının, ortalama 100 lari olduğu kent, çok ucuz.Hediyelik olarak  Gürcü şaraplarından alabilirsiniz.Ayrıca peynir çeşitleri, küme, füme balık da satın alabilirsiniz.  Batum’da süper marketler olmadığı için yerlirine  içki, sigara, Tükiye’den ithal ürünler, ev yapımı hamur işlerinin, sebze ve meyvenin satıldığı küçük bakkallar var. İlginç olan bu bakkalları işletenlerin ağırlığının kadınlar oluşturması.
Batum’un simgesi olan manolya çiçekleri,parfümden, ilaç ve temizlik sanayine kadar pek çok alanda kullanılıyor.Kahve kültürüyle de ünlü Batum’da hemen her köşe başında bir kahvehane, kahve ve aksesuar satan dükkan bulunuyor.

YEMEKLER-İÇECEKLER

Gürcistan’da ülkeye özgü  ayrı bir içki kültürü var.Gürcistan’da içki sarhoş olmak için içilmiyor ve tek başına içmek çok büyük bir ayıp ve asla boş boş içilmez.İkram çok kutsal ve her sofranın  bir Tamada’sı(her bir kadehi belli sebebe bağlayan hitabet yönü güçlü kişi) var. Tamada,  konuşmaya başladığında masada kim olursa olsun, dinlemeye başlar ve bu  kutsal bir adettir. Bizzat böyle bir masada bulun bir kişi olarak  deneyimlerimden çıkarımım şudur ki,mutlaka ama mutlaka hazırlıklı ve dayanıklı  olun hem kadehi kaldırmak için geçerli bir sebep bulabilmek için hem de kanınızdaki alkol oranıyla baş edebilmek için.Çünkü sohbet derenleştikçe  kadehlerin kaçıncı kez kalktığını ve sebebini hatırlamakta güçlük yaşayabilirsiniz. Kafkasya, özellikle de dağlarından gelen sağlıklı sularıyla meşhur. Dolayısyla sağlıklı maden sularından mutlaka içmelisiniz.               

  

                                                      

Megrel Bölgesi'e özgü ancak Gürcistan’da  heryerde bulabileceğiniz  ‘haçapuri’ denemelisiniz. Haçapuri pizza görünümlü  bir tür pide. Yumurtalı, sucuklu ve bol yağlı türü  olanlarına da “haçapuri acarski’ deniliyor.

Haçapuri
'Davidi' sahanda domatesli bir et yemeği,'kupate' ise sosla süslenmiş olarak ve soğanla birlikte servis yapılan sucuk tadında bir yemek.Makarnaya ‘makaroni’ ve lavaş ekmeğine de ‘puri’ deniliyor.Tatlı olarak,  vaşli (elmalı) perog (kek) yenilebilir.Genellikle kadınların açtığı tezgahlarda çok ucuz fiyatlarla satılan çekirdek ve mısır yiyebilir ve keçiboynuzu suyu içebilirsiniz. “Hingal” adı verilen mantı da mutlaka tadılmalı.
 
UNUTMAYIN,YAPMADAN DÖNMEYİN!!

*Denize girin ancak Karadeniz olduğu gerçeğini  unutmadan.
*Haçapuri ve Karadeniz’e özgü balıkları beyaz şarap eşliğinde harika mezelerle yiyin-için!
*Batum'un ünlü milli parkını ve sahildeki botanik parkı gezin!
 

Editör / Yazar : Begüm Eda Şahin
Kategori : Seyahat Gezi İnceleme Kolu
Tarih : 24.04.2010 12:34:15

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
1923
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Begüm Eda Şahin - Diğer 10 Yazısı

Batumi
Ben giderim Batum'a da……
TEMAS'a Geçtik
Her biri kendilerine ait 11 şarkıdan oluşan ilk albümleri 'HAYATA DOKUN' ile Türk Rock Müziğine aranılan taze kanı getireceğine inandığımız yepyeni bir grup ile tanıştırıyoruz sizleri: “TEMAS
Minnie: Audrey Hepburn
En iyi film kategorisinde de olmak üzere toplam 3 dalda Oscar'a aday ve bu seneki If Bağımsız Film festivali'nde (11-21 Şubat) ödüllü filmlerden oluşan hit filmler kapsamında da yer alacak olan filmle ilgili bakın festivalin resmi web sitesinde neler söylenmiş:
Once
Once'ı bu kadar özel yapan nedir ya? Filme hakim olan samimiyet ve içtenlik belki de….
Baharı özleyenler için: "Güz Kumpanyası"
Grup üyeleri de kumpanyalarını da paylaşıma dayandırıyor ve bakın nasıl tarif ediyorlar yaptıkları müziği: “Bizi insan yapan bir kaç duygunun türdeşliği! bu dengeyi “bu topraklardan" fışkırıvermiş, buraların deneyiminden süzülmüş makamlarda, ezgilerde koklamak. Bu kokunun peşinde, bir esrikliktir, alıp başını gitmek.
Ayın Filmi: 'Çingeneler Zamanı'
Kusturica'ya göre, zengin-fakir, Doğu-Batı gibi zıt dünyaların çelişkisini konu alan hikaye, bugün her zamankinden daha geçerlidir. Kusturica, filminde gerçekliğin dayanılmaz ağırlığını gerçeküstüyle dengelemiştir ve nasıl bir zamana tanıklık ettiğimizi anlatmıştır. Bu anlattığı, 'Çingeneler Zamanı'dır...
Filmekimi programı belli oldu…
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 17-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Filmekimi bu yıl iki sinemaya ve iki hafta sonunu içerecek şekilde dokuz güne genişliyor.
Ayın Filmi: Yine Düştük Yollara
“Hüznün sayısız tonu, bir çok yüzü vardır; çiçekler, kuşlar, rüzgarlar gibi. Ben bazı yakın arkadaşlarım aracılığıyla, hüznü, sevgi ve kederi anlatmaya çalıştım; her ne kadar bazıları tarafından anlaşılmaz ve inanılmaz bulunsa da
Bana bir masal anlat Miyazaki...
Miyazaki'nin uçsuz bucaksız dünyasının kapısını aralayarak bu filmi mutlaka izleyin! Çünkü içinde ne ararsanızc: “masumiyet, aşk, korku, kan, domuza dönüşen anne ve baba, arkadaşlık...Her şey “ var. Aynı zamanda zıtlıkların birbirinin içinde nasıl barındığını da görebiliyoruz filmin içinde.
Modern Zamanlar: İnsan Ve Makine Karşı Karşıya!
1930'lu yıllardaki Büyük Ekonomik Buhran sırasında makineleşmenin de etkisi ile bozulan ekonomik ve toplumsal koşulları, artan işsizlik sorununu dile getiren bu film Charlie Chaplin'in ilk kez 1914 yılında yarattığı Küçük serseri (Şarlo) tiplemesine dayanan son filmdir.
Bırakın Kanımıza Girsinler!