çentik









Bedenin Alfabesi (Aşk)

O üç harfin sessiz dünyasında yaşanan gerçek aşkların diliydi belki de…

Hiç konuşmadan anlaşabilir misiniz? Ya da aşkı konuşmadan yaşayabilir misiniz?

Hiç düşündünüz mü?  Kelimelerle anlamlandıramadığınız  bir aşk nasıl olur du acaba?
 
Sevgilinize, arkadaşlarınıza, ailenize konuşmadan neleri anlatabilirsiniz? Düşündünüz mü?
 
Hayır düşünmediniz. Ben de düşünmemiştim, ta ki aşkın yalnız kalpte değil bütün vücutta anlam bulduğunu görene kadar…
 
Başka dilde aşk, tam da böyleydi. Kelimelerin olmadığı bir dünyada on parmağın vücutla dans ederken anlattığı aşkı hangi kelimeler biraraya gelip anlatabilirdi ki…
 
Evet  bedenin de bir alfabesi vardı. Konuşurken bize eşlik eden bedenimiz aşkın alfabesini 
konuşarak anlatmaya çalıştıklarımızdan daha iyi anlatıyordu.
 
 
Aşkın 29 harfle yapılamayan tarifini sessiz bir dünyanın insanı kendi dilinde, bedeninde anlam bulan kelimelerin,  konuşmaktan daha çok şey anlattığını gösteriyordu.
 
Konuşmadan dinlemenin; duymadan hissetmenin anlamlandırdığı başka bir dili vardı aşkın.

O üç harfin sessiz dünyasında yaşanan gerçek aşkların diliydi belki de…

 
 
 
 

Editör / Yazar : Özge Ulusoy
Kategori : Hayatın İçinden
Tarih : 07.04.2010 10:59:36

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
699e (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Özge Ulusoy - Diğer 3 Yazısı

Bedenin Alfabesi (Aşk)
O üç harfin sessiz dünyasında yaşanan gerçek aşkların diliydi belki de…
Bir Kıvılcım Düşer Önce
Ben hayatımın en anlamlı, en güzel dostluklarından birini yaşadım burada, en içten teşekkürü, en samimi gülümseyişi, en acımasız eleştiriyi bir çocuğun sözlerinde duydum.
İşkence Mektupları: Kadınlar Saçlarını Çözüyor!
Mektuplarda her bir hayatın yok oluşunu okurken, insanlığımdan utandım, utandırıldım…Ajitasyon değildi hiçbiri... İçi boş, birilerine reyting getirsin diye yapılan hikâyelere de benzemiyordu... Kendi halinde bir köşede, onları anlayacakları bekliyordu belki de her bir mektup…
Depremin ertesi: 18 Ağustos
17 ağustos depreminin 10. yıl dönümünü yaşarken hâlâ değişmeyen zihniyetlere mi yoksa kaybedilen insanlara mı ağlamak gerekiyor bilmiyorum. Kolonların altından çıkarılan insanlar yaşadıkları 10 yıla şükredemeden devletin fütursuzca deprem sonrası verdikleri konutları bürokratlara tahsis etmek için boşaltmalarını istemeleri onlara acılarını unutturacak cinstendi.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası