çentik









Bir Kıvılcım Düşer Önce

Ben hayatımın en anlamlı, en güzel dostluklarından birini yaşadım burada, en içten teşekkürü, en samimi gülümseyişi, en acımasız eleştiriyi bir çocuğun sözlerinde duydum.

                                    

Bundan iki yıl önce facebook’tan (belki de bugüne kadar bana kazandırdığı en iyi şey buydu)
TEGV’i araştırmamla başladı maceram. Gördüğüm ilk kişiye TEGV’e nasıl gideceğimi neler yapmam gerektiğini sorduğum bir mail atmıştım. Bir kıvılcım bekliyordum içimdeki heyecanı ateşleyecek. O kişi şimdi çok sevdiğim arkadaşım Aykut’tu. Çünkü ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Belki de cesaret edememiştim. Nasıl bir yerdi, nasıl insanlar vardı.. İçeriğini bilmeme rağmen bu sorular yüzünden epeyce oyaladım kendimi oraya gitmek konusunda.
Günler sonra parka gidip kapısını bulmakta ilk başta epey zorlandığım, vazgeçeceğim bir anda azmedip yerini bulduğum bu yer hayatıma en güzel anlamı kazandıracaktı günün birin de. İlk başta biraz çekinerek girdiğim bomboş koridorda Beyza’nın gülümsemesi biraz olsun rahatlatmıştı beni. Konuşmaya başlayınca TEGV’i parkta yapılanları anlatınca üstüne çocukların yaptıkları resimleri, el işlerini görünce heyecanım bir kat daha arttı.
 
Hemen eğitimlere katıldım artık bir gönüllüydüm. Bu güne kadar birçok eğitime ve etkinliğe katıldım. TEGV’de yaşadıklarım, TEGV’in bana kattıkları aslında doğru cümleyi yazamamaktan korkuyorum ama galiba ben hayatımın en anlamlı, en güzel dostluklarından birini yaşadım burada, en içten teşekkürü, en samimi gülümseyişi, en acımasız eleştiriyi bir çocuğun sözlerinde duydum. Bir toplantı sırasında bir anne şu duygularını paylaşmıştı bizimle “Ben çocuğumu buraya getirdiğim günden beri çok mutluyum. Burada çocuğumun gelişimine katkı sağlayan ağabey ve ablalarına teşekkür etmek için gönüllü olmaya karar verdim.” duyduğum en anlamlı teşekkürdü.
                                     
Her geçen gün TEGV’in içinde bulunduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Gönüllü arkadaşlarım ve TEGV’in bünyesinde tanıdığım herkes beni buraya her geçen gün daha da bağlıyor. Herkesin içinde bir kıvılcım vardır yakılmayı bekleyen. Bu yazıyı gerçekten emeğinin ve yüreğinin karşılığını alacak olan, gönüllü olmak isteyen herkes için yazıyorum.
Bir çocuğun hayatında değiştiklerinizi ve geliştiklerinizi görünce eminim benim yazmaya çalıştığım şeyler çok hafif kalacak yaşadığınız güzellikler yanında…

Evet istedim ki herkes bir kıvılcım yaksın birilerinin hayatında inandığı ve güvendiği şeyler uğruna.
 

Editör / Yazar : Özge Ulusoy
Kategori : Hayatın İçinden
Tarih : 21.12.2009 22:00:33

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
11d2 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Özge Ulusoy - Diğer 3 Yazısı

Bedenin Alfabesi (Aşk)
O üç harfin sessiz dünyasında yaşanan gerçek aşkların diliydi belki de…
Bir Kıvılcım Düşer Önce
Ben hayatımın en anlamlı, en güzel dostluklarından birini yaşadım burada, en içten teşekkürü, en samimi gülümseyişi, en acımasız eleştiriyi bir çocuğun sözlerinde duydum.
İşkence Mektupları: Kadınlar Saçlarını Çözüyor!
Mektuplarda her bir hayatın yok oluşunu okurken, insanlığımdan utandım, utandırıldım…Ajitasyon değildi hiçbiri... İçi boş, birilerine reyting getirsin diye yapılan hikâyelere de benzemiyordu... Kendi halinde bir köşede, onları anlayacakları bekliyordu belki de her bir mektup…
Depremin ertesi: 18 Ağustos
17 ağustos depreminin 10. yıl dönümünü yaşarken hâlâ değişmeyen zihniyetlere mi yoksa kaybedilen insanlara mı ağlamak gerekiyor bilmiyorum. Kolonların altından çıkarılan insanlar yaşadıkları 10 yıla şükredemeden devletin fütursuzca deprem sonrası verdikleri konutları bürokratlara tahsis etmek için boşaltmalarını istemeleri onlara acılarını unutturacak cinstendi.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası