çentik









Bir Messi Masalı

Küçük Messi kırmızı başlığını takmasa da kırmızı formasını giyerek Arjantin’de babasının antrenörlüğünde futbola başlamıştır sadece 5 yaşındayken. Aylar, yıllar geçmiş Messi 11 yaşına gelmiştir. Fakat kötü kalpli üvey annesinin verdiği zehirli elmayı yiyince

 

“Dereden tepeden gel, kıyıdan köşeden gel” diye Ayna şarkıları söylercesine nerede az bilinmiş ve hatta hiç bilinmemiş spor(cu) var onları bulmak, araştırmak, yazmak misyonunu taşıyordum mümkün olduğunca. Taa ki bugüne kadar... Geçen gün durdum düşündüm madem herkesin bir popisi vardır dediler ve biz de bunu kabul ettik, o zaman artık popüler bir şeyler yazmanın da vakti geldi. Sporun popüleri nedir canım yurdumda? Ayaktopu, çimde oynananından. Günümüzün en popüler futbol konusu kim peki? Lionel Richie desem değil, o şarkıcıydı. Mesih desem değil. O zaman bunları harmanlayalım halis Lionel Messi olsun. 

Aman bu çocuk neymiş yahu? Ben en çok “bu çocuk doğuştan mı böyleymiş sonradan mı böyle mi olmuş” onu merak ettim.  Bir çıktı meydane pir çıktı zannedenler yanılmış aynı benim gibi. Bir Messi masalı şöyle başlıyor...
Küçük Messi kırmızı başlığını takmasa da kırmızı formasını giyerek  Arjantin’de babasının antrenörlüğünde futbola başlamıştır sadece 5 yaşındayken. Aylar, yıllar geçmiş Messi  11 yaşına gelmiştir. Fakat kötü kalpli üvey annesinin verdiği zehirli elmayı yiyince büyüme hormonu eksikliği oluşmuştur bizim afacanda. Oysa kıtalar ötesinde akrabaları onun için Barcelona takımıyla bağlantıya geçmiş, Messi ile bir deneme sürecine girmeye onları ikna etmiştir. Annesini babasını yanına alan Messi Barcelona yollarını tutar. 
 
   
 
Bunun ardından gelecekler kıskanç bünyeler için zararlıdır, uyarmamazlık yapmayayım. Zira öylesi bir çıkış hikayesi ki bu futbolu sadece seyretmekten öteye geçmemiş şahsım bile kendine “elalem neler yapıyor sen hala dur yerinde” şeklinde şerzenişlerde bulunmuştur. Sadece bilgi olarak veriyorum-ki şu haliyle bile yeterince uzun olacak gibi. Bakınız...
İlk maçına 16 yaşında çıkmış(hazırlık maçı). 17 yaşında ilk La Liga maçına çıkmış ve Barcelona’nın La Liga’da oynayan gelmiş geçmiş en genç futbolcusu olmuş. 18 yaşında La Liga’da gol atan en genç Barcelona’lı olmuş. 18 yaşında (sene 2005) kontratı 2014’e kadar uzatılmış, İspanyol vatandaşı olmuş, ilk Şampiyonlar Ligi maçına çıkmış. 19 yaşında artık takımın ilk 11’inde sağlam bi yer elde etmiş ve ilk hat-trick (bilmeyen okuyucular için: bir maç ve 3 gol) yapmış. O sezon kariyeri açısından pek bereketli geçmiş. Maradona’nın attığı en meşhur golleri (meşhur ‘tanrının eli’ golü dahil) tarihten kesmiş günümüze yapıştırmış(bunları mutlaka internetten izleyin derim, gerçekten tek yumurta ikizi goller olmuş). 20 yaşında bir hafta içerisinde 5 gol atmış. 21 yaşında Ronaldinho’dan boşalan 10 numara koltuğuna oturmuş, son 7 dakikada 2 gol atıp Şampiyonlar Ligi’ne devam demiş. 21 yaşında Barcelona hem La Liga hem Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmuş hem de Copa Del Rey’i kazanmış ve 3 kupayı müzeye kaldıran ilk İspanyol kulübü olmuş, Messi Şampiyonlar Ligi gol kralı olmuş hem de en genci, UEFA yılın forveti ve yılın futbolcusu ödüllerini almış. 22 yaşında FIFA yılın oyuncusu ödülü almı ve buna layık görülen ilk Arjantinli olmuş. 23 yaşında kariyerinde ilk kez 4 gol atar- ki bunun Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçlarında Arsenal’e karşı atılmış olmasına ne demeli bilemedim. 
Şu ana kadar yazıdaki 447 kelimemin 210’u bu adamın başarılarına ayrıldı. Bunlar benim dikkatime çarpanlar, daha gözden kaçan niceleri mevcuttur muhakkak. Hangi birini seçeyim canım? Yazının başında “Mesih desem değil” demiştim ama acaba sahiden Messi mesih olabilir mi?
 

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Ekstrem Sporlar
Tarih : 12.04.2010 22:50:19

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

murat sen yazdı
arda messi'den daha iyi :D

Ahmet Demirel yazdı
Messi de topçu mu canım, şehir efsanesi..!

adam sende yazdı
vallahi o klavyeye basan parmaklarınıza sağlık çok güzel yazmışsınız , yazının xx kromozomlu birinin yazmasıda ayrıca şaşırttı beni ne mutlu keşke her xx kromozomu sizin kadar futbolla ilgilensen.

cayday yazdı
ausum oynuyor bu topu sanki wd :)

anılcan yazdı
arda ayrı messi ayrı ikiside kral adamlar :)


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
912e (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası