Bırakın Kanımıza Girsinler!
Låt Den Rätte Komma In (2008)
Yönetmen: Tomas Alfredson
Tür: Drama, Korku, Aşk, Gerilim
Ülke: İsveç
Dil: İsveççe
IMDB Puan: 8.2/10 (13,805 oy)
Süre: 114 dk
Ödüller: 40 ödül & 5 adaylık
Oyuncular (ilk 5): Kåre Hedebrant, Lina Leandersson, Per Ragnar, Henrik Dahl, Karin Bergquist
Tür: Drama, Korku, Aşk, Gerilim
Ülke: İsveç
Dil: İsveççe
IMDB Puan: 8.2/10 (13,805 oy)
Süre: 114 dk
Ödüller: 40 ödül & 5 adaylık
Oyuncular (ilk 5): Kåre Hedebrant, Lina Leandersson, Per Ragnar, Henrik Dahl, Karin Bergquist

Film, John Ajvide Lindqvist’in aynı adlı romanından (2004) uyarlama olup Lindqvist aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmıştır. İsmini Morrissey ‘in “ Let The Right One Slip In” parçasından alan kitabın son bölümünde şarkının şu sözleri alıntı yapılarak belirtilmiş ayrıca:
''Let the right one in / Let the old dreams die / Let the wrong ones go / They cannot do what you want them to do.”
''Let the right one in / Let the old dreams die / Let the wrong ones go / They cannot do what you want them to do.”
Danca, Almanca, Rusça ve İngilizce’ye çevrilmiş olan kitap İsveç’te en çok satanlar listesine girerken, diğer ülkelerde de yoğun ilgi görmüş...
John Ajvide Lindqvist, daha önce sihirbazlık ve stand up yaparken , büyüdüğü yer olan Blackeberg”de geçen bu kitapla birlikte bir korku yazarı olmuştur. Hem yazar hem senarist John; eseriyle ilgili Ain’t It Cool (İng.) ve Ordfont’a (İsv. -İsveçli bir yayınevi, kitabı basan kuruluş ve aynı isimli dergisi de var) bakın neler anlatmış:
“Vampir ahlâkı!
John Ajvide Lindqvist: Kitap, ilk bakışta bir vampir hikayesi. Ancak aslında aşk ve intikam hikayesi. Bir vampir etiğinden yola çıkıyor: Evine girmem için beni davet etmelisin. Başka türlü olmaz. Tıpkı Morrisey şarkısı Let The Right One Slip In gibi… Bırakın olsun yahu. Bir oldurun yani! İsveç’te neredeyse hiç dehşetli olay yokmuş. Neden ama? Karanlık sokakları kilitli kapılar, ıssız köşeler fikri oldukça evrensel aslında. 12 yıl stand up yaptım. Mutluydum. Evliydim ve çocuğum vardı. Ancak ne zaman yazmaya başladım. Zangır zangır titredim. Bir zamanlar ellerimde olan sihri hatırladım. Nasıl bu kadar uzun zaman görmezden geldim bilmiyorum. Sonuçta, işte ilk İsveç vampir hikâyesi. Gerisinin de önemi yok aslında. Benim kim olduğumu bilmiyorsunuz, kitabı böyle de okuyabilirsiniz. Aileye hoş geldiniz.”
Farklı sinema türü sevenler ve özellikle Amerikan sinema sektöründen sıkılmış kişiler için kaçırılmayacak bir fırsat “Låt Den Rätte Komma In” ya da ”Gir Kanıma” Türkçe’ye çevrilen adıyla. Baştan uyarmakta yarar var, efsanevi dizi Lost’un yapımcılarından J.Abrahams’ta filmi keşfetmiş ve aynı hızla “Hollywood” yapımı Amerikan versiyonunu çıkartma yoluna koyulmuş bile. Ancak beğenilen dünya filmlerinin Amerikan taklitlerinin, orijinallerini yansıtmayıp çoğunlukla da mahvettiklerini hatırlamalıyız.
“Let The Right One In” uluslararası adıyla Kuzey Avrupa ülkelerinden İsveç yapımı bir film karşımıza çıktı bu seneki İstanbul film festivalinde. Bu filmle beraber Avrupa sinemasının Amerikan sinemasına kıyasla çok daha düşük bütçelerle, ne kadar mükemmel işler çıkarabileceğine dair bir kanıt daha sunuyor.
İsveç yapımı film,vampir filmi dendiğinde akla gelen klişeleri tamamen alt - üst ederek vampir miti üzerine, gerçekten de çok etkileyici, çarpıcı bir çağdaş uyarlama olarak türdeşlerine göre, oldukça özgün bir senaryo ve kurguyla karşımıza çıkıyor. Diğer vampir hikayelerinden farklı olarak,sarımsak ve haç gibi artık kült haline dönüşmüş vampir temalarından kaçınılırken , gün ışığı, kediler, evlere davetsiz girememe gibi vampir öğeleri bu filmde de kendini gösteriyor.
Film bolca uzak çekim beyaz İsveç kar manzaralarından da takip ettiğimiz üzere durağan, sessiz ve sakin ilerlediğinden tipik bir kan dolu vampir filmi bekleyenlere duyurulur: Film, “vampir filmi” olması itibariyle korku kategorisinde yer alsa da, filmin korku öğelerinden daha çok drama yönü ağır basmakta.
Filmin konusuna gelince Karlı İsviçre mahallerinden birinde ,12 yaşında, annesi babası ayrılmış, devamlı okuyan, kan ve cinayet haberlerine meraklı, Oscar yaşamaktadır.Oscar , okulda bir grup çocuk tarafından tehdit edilmekte ve kimi zaman şiddete maruz kalmaktadır.Bu nedenle yalnızlık da çekmektedir.Oscar bir gece, odasından yine bembeyaz ve yarı karanlık çevreyi izlerken, yan daireye bir baba kızın taşındığını görür : Ellie....
Filmin konusuna gelince Karlı İsviçre mahallerinden birinde ,12 yaşında, annesi babası ayrılmış, devamlı okuyan, kan ve cinayet haberlerine meraklı, Oscar yaşamaktadır.Oscar , okulda bir grup çocuk tarafından tehdit edilmekte ve kimi zaman şiddete maruz kalmaktadır.Bu nedenle yalnızlık da çekmektedir.Oscar bir gece, odasından yine bembeyaz ve yarı karanlık çevreyi izlerken, yan daireye bir baba kızın taşındığını görür : Ellie....
Filmde, bir gün güçlenip, onu rahatsız eden sınıf arkadaşlarından başlayarak herkesi öldürmeyi planlayan, Oscar’ın hayatına odaklanırken, bölge sakinlerine saldırılar olmaya başlar. Oscar Ellie ile arkadaş olmayı dener. Ellie ise kendisinden arkadaş olamayacağını ve bir kız olmadığını söyler .Oscar bundan bir şey anlamaz , kendisi için önemli olmadığını söyler. Oscar zamanla olan olayların Ellie ile ilgili olduğunu anlayacaktır. Anlayacaktır ki Ellie bir vampirdir...
.jpg)


.
Yukarıdaki sahnelerde Oscar’ın yaşadığı bunalımı, bölge halkına yapılan saldırıları ve Eli'nin kurbanlarının başına gelen olaylar karelenmiş. Taze kan bulabilmek için ava çıkmış Ellie’nin babası yakalanma korkusuyla kaçmaya çalışıyor.Ellie’nin saldırarak ısırıp vampire dönüştürdüğü bölge halkında bir kadının durumu kabullenemeyip kendi isteğiyle kendi kendini yok edişi ,pencereden sızan ışıkla yanmaya başlaması görülüyor.
Ellie

Kanlı bir çarpışmanın ardından yukarıdaki fotoğrafta yüz kusurlu yaşlarını devirmiş ancak 12 yaşındaki bir oğlan çocuğunun bedenine hapsolmuş, yaşamak için öldürmeye mecbur vampir Ellie’yi görmekteyiz.. Eli babası ile birlikte yaşamakta ve babası her gece Ellie'nin "ihtiyaçları" için dışarı çıkıp insanları "avlamaya" çalışıyor filmde. Ellie başarılı olamadığında babasına sinirleniyor ve ava kendi çıkarak kendi işini kendi halletmeye başlıyor. Ancak Esas kızımız Ellie’nin , son derece de hassas bir kalbe sahip olduğunu ,Oscar’ın kendisinin vampir olduğunu öğrenmesinden sonra davet edilmeden eve girmeyeceği anlattığı ve akabinde üzüntüsünden her yerinin kanamaya başladığı sahneyle anlamaktayız.
Oscar


Bu fotoğraflarda da filmin esas oğlanı “Oscar” bizlere poz veriyor derin ve anlamlı bakışlarıyla. Oscar’ın hayatı Ellie ile tanıştıktan sonra değişiyor;mücadeleyi öğreniyor aşkın yanında. Birbirlerine o kadar bağlanıyorlar ki , Oscar Ellie'nin sırrını ikisi arasında sürdürmeye başlıyor. Ellie için her şeyi yapabilecek bir duruma geliyor ve Ellie’nin hayatını bölge halkından kurtarıyor. Ellie’de buna karşılık boş durmuyor ve sevdiceğini koruyarak Oscar’a saldıran çocukların sonunu getiriyor ve akıllarda uzun süreli yer edecek olan bu bol kanlı ve intikam dolu “havuz sahnesi” vuku buluyor.

Klişelerin dışında , farklı , zaman zaman durağan ancak merak uyandırıcı bir film “Gir Kanıma” . Film, izleyici rahatlatıp “ ohh “dedirtirken aynı zamanda kahramanların geleceğine dair düşünmemize yol açan farklı bir sonla bitiyor. Çünkü bu sahneyle beraber anlıyoruz ki, film boyunca Ellie’nin babası diye düşündüğümüz, uğruna canını feda eden amcamız aslında Ellie’ye aşık ve peşinden senelerce gelmiş ,onu korumuş bir başka Oscar.
Son sahnede Oscar ve Ellie trende giderlerken , Ellie 'nin Mors alfabesiyle söylediği söz P-U-S-S İsveç’çe "küçük öpücük" (small kiss) anlamına geliyor.
![]() |
Editör / Yazar :
Begüm Eda Şahin Kategori : Kültür & Sanat Tarih : 12.06.2009 12:23:36 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.


























