çentik









Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita

Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella'nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.

Devrim, terim anlamıyla ; belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik; ihtilal.Bir dönem ülkemizde denenmiş fakat gerçekleştirilememiş bir rüya. Kimileri için ütopya, kimileri için hayatın yaşanılır kılınması için gerekli bir durum.

Ece Temelkuran / Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita adlı kitabında Venezüella’da devrimin gerçekleşme öyküsünü anlatıyor. Bu kitap Latin Amerika’da yaşanan bir devrimin hikayesi. Okudukça hiç de rüya değilmiş işte, gerçekten inanıyorsan değişimi gerçekleştirebiliyormuşsun diyorsun.
 
Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella’nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.
 
İnsan olmanın, insanca yaşamanın hakkımız olduğunu ve yaşanan bunca vahşete seyirci kalmamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor bizlere. Kafamızı kuma gömüp dünyadan bihaber olmaktansa farkında olup hayata dair söyleyecek bir şeylerimiz olmalı diyorsunuz kitabı okudukça. Ezilmişliğin, haksızlığa uğramışlığın, açlığın ve sefaletin bir direnişe dönüşebileceğini görüyorsunuz ve imreniyorsunuz. Neden biz yapamıyoruz ? diye soruyorsunuz.
 
Kendinizi , ülkenizde olup bitenleri düşünürken buluyorsunuz ve  aslında  birey olarak pek de bir şey yapmadığınızı fark ediyorsunuz. Çevrenizdeki insanların bir araya gelip sadece konuştuğunu, ama iş icraata geldiğinde herkeste garip bir korku, sindirilmişlik olduğunu fark ediyorsunuz bir kez daha.
 
80’li yıllarda yaşananların bu ülke için ne kadar hazin sonuçlar doğurduğuna bir kez daha şahit oluyorsunuz. İnsanlar düzene başkaldırmaktan , seslerini çıkarmaktan korkuyorlar. Çünkü geçmişte yaşananlar bir karabasan gibi hep üstümüzde. Korkuyoruz ve seyrediyoruz olanları.
 
Bu kitabı okudukça inancınız tazelenebilir.Değişimi önce kendi dünyanızda başlatabilirsiniz. Ne demiş şair, ‘Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey’.
Bu kitap dünyayı büyük sözlerin değil küçük insanların değiştireceğine dair bir kanıt . İnancınızı yitirmemeniz dileğiyle. İyi okumalar.
 
Kitaptan Bölümler…
 
‘Kederli bir mecburiyettir bir insanın ülkesini sevmesi. Belki bunca haksızlık edilmiş bir halka, ‘ Bir de ben haksızlık etmeyeyim’ diyedir.Ya da çok dayak yediği için arsızlaşmış, hissizleşmiş bir çocuğa duyduğumuz merhametle seviyoruz bu ülkeyi. Dünyada başka bir yer görmeden bile, bunca tuhaflığın başka bir yerde olmayacağına kesinkes inanmamız, çürük bir gülüşle hep bunu tekrar etmemiz bundandır herhalde; ancak garip ve anlaşılmaz bularak affedebiliyoruz bu toprakları, bu toprakların durmadan yorulmadan her gün bize gösterdiklerini.’
 
‘Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlar zenginliğe saldırmazlar! İnsanlar yeterince haksızlığa uğradığında, yeterince dövüldüğünde çocuklar, insanlığa saldırırlar. Acı, adaletsizlik ve vicdansızlıkla yeterince hırpalandığında kendi kendini imha eden bir organizmadır insanlık. Bu yüzden yoksulluğun öfkesi dövmeye başlamadan insanlığı, biz ‘okumuş çocuklar’ onlara yeni cümleler vermeyi dert edinmeliyiz.’
 
‘Sinyorita , ben iyi niyete inanırım. Bu ülkenin bütün dünyaya kendini anlatmaya ihtiyacı var. Bu devrimin bütün yeryüzüne bu işin başarılabileceğini göstermeye ihtiyacı var.Bu yüzden benim insanlarımı ve ülkemi kendi ülkenizde gerektiği gibi anlatacağınıza inanıyorum.’
 
‘Zaman, kitlelerin taarruzunun, mücadelenin ve savaşın zamanıdır. Bu , şimdi sahip olduğumuz yeni bir andır ve daha sonra başka bir anımız, yeterli zamanımız olacak mı, bilemiyoruz. Emperyalizme, emperyalist hegemonyaya karşı küresel bir mücadelede ilerlemek, yeni yollar yaratmak, yeni yollar açmak için böylesine avantajlı olabilecek bir an daha yakalamak için elli yıl daha bekleyecek kadar vaktimiz yok.’
 
‘Doğum ve ölümün aynı anda gerçekleştiği bir zamanı yaşıyoruz. Denenmiş, yorulmuş ve tüketilmiş bir sistemin ölümü ve bütün insanların umutlarını taşıyan yeni, farklı bir politik düzenin doğumu. Eski düzen nicedir can çekişiyordu. Yenisinin de kendi zorlukları var; ama bu kriz yeni bir devrimi doğuruyor.’
 
‘Birçoğumuz yoksulluğu kesintisiz bir trajedi olarak tahayyül ederiz herhalde. Oysa yeryüzünün yoksulları kendi dünyaları içinde neşeli ve hatta mutludurlar bir bakıma. Latin Amerika’ya gelince, en canlı, en renkli fotoğrafları kesinlikle yoksullar verir burada. Hayatla boğuşmanın hareketli bir dansa dönüştüğü bir estetik üretilir yoksul mahallelerde.’
 
Yazar Hakkında…
 
Ece Temelkuran ( 22 Temmuz 1973, İzmir, Türkiye), Gazeteci ve yazar.
1991 yılında Bornova Anadolu Lisesi'ni, 1995 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinde gazeteciliğe başladı. İlk yazıları Patika dergisi'nde yayınlandı.
Kadın hareketi, siyasi tutuklu ve hükümlüler, Güneydoğu sorunu üzerine çalıştı, röportajlar yaptı. Almanya'da kadın hareketi üzerine bir araştırma yaptı. Ardından avukatlık ruhsatnamesini aldı ancak bu mesleği henüz icra etmedi. Yurtiçinde ve dışında çeşitli dergilerde yazılar yazdı, CNN Türk'te muhabirlik yaptı. Dünya Sosyal Forum sürecini izlemek için 2003'te Brezilya'ya, 2004'te Hindistan'a gitti. Venezüella'daki sosyalist devrimini ve Arjantin'de ekonomik krizden sonra oluşan halk hareketini inceledi. Bu harekete ilişkin yazıları "Buenos Aires'te Son Tango" adı altında yazı dizisi olarak Milliyet'te yayınlandı. Milliyet gazetesinde "Kıyıdan" adlı köşesinde yazdı. 8 Subat 2010 gününden itibaren Habertürk Gazetesi'nde yazmaya başladı. Her yıl Dünya Sosyal Forumu'nu yerinde izlemeye devam ediyor.
 
Kitaplar
Ödüller
  • En İyi Gazeteci Yazar Ödülü 1998, Genç Mülkiyeliler Topluluğu
  • Yılın Gazetecisi Ödülü (1996, Alman Hükümeti)
  • Yılın Araştırma Yazısı Ödülü (Bekaret Testi Suçtur adlı yazısı için)
  • Beyaz Yorum Ödülü (Milliyet'teki yazıları için, köşe BAL Vakfı tarafından)
  • Barış Kalemi Ödülü (Savaş karşıtı yazıları için, Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından)
  • Düşünce ve Demokrasi Ödülü (Biz Burada Devrim Yapıyoruz, Sinyorita! adlı kitabıyla Türk Tabipler Birliği tarafından)
  • Barış Dostluk Demokrasi Ödülü (2007, Diyarbakır Demokrasi Platformu, Ne Anlatayım Ben Sana!)
  • Ayşenur Zarakolu Düşünceye Özgürlük Ödülü (2008, İnsan Hakları Derneği)
 


Satın Al : Bu yazıyla ilgili ürünleri IDEFIX sitesinden satın alabilirsiniz.


Editör / Yazar : Perihan Yeliz Güven
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 19.08.2010 16:31:01

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b3ef (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Perihan Yeliz Güven - Diğer 7 Yazısı

Hayat ve Hüzün
Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.
Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella'nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.
Zar adam…
'Ben sessiz umutsuzluk dolu hayatımı dengeli bir şekilde devam ettirmeye çalışırken, tanıdığım kadınların çoğu neden sessiz umutsuzluk yaşamlarında bu kadar gürültücü oluyorlar bilemiyorum.'
Erguvan Kapısı
Bir dönemin gençleri hayatları pahasına sisteme direnmiş ve bu uğurda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bildiğimizin ve gördüğümüzün dışında bu durumda olan o kadar çok insan ve ölüm vardır ki. O dönemleri görmüş ve hala hayatta olanlardan biridir Oya Baydar. Hala aynı duyarlılık ve özveriyle yazmaya devam etmektedir.
Yeter Tenimi Acıtmayın…
Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.
Mario Levi: Lunapark Kapandı
' Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…'
Ayın Kitabı: Kayıp Söz
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla...
'Nietzsche Ağladığında'





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası