Bu Coğrafyada Öğretmen Olmak! (Röportaj)
İşaret parmağımız havada;

Birilerinin bilmediği bir şeyi ilk kez sizden duymaları nasıl bir duygu?
Ayşegül: Harika bir duygu; özellikle şaşırmaları… İlk defa duyduysalar ve özellikle de şaşırmışsalar, derse ilgi duymanın verdiği iyi ruh hali mimiklerine yansıyor, bunu görmek çok güzel.
Pelin: Pek çok farklı öğrenci modeli var, bir kalıp olmalarını beklemek imkânsız bir durum.. Akademisyenlerimizin de dediği gibi farklı öğrencilerin sınıf için de birer zenginlik olduğu kanaatindeyim. Üniversiteden bir öğretmenim sınıf ortamını bir orkestraya benzetirdi, öğretmen de bu orkestrayı idare eden orkestra şefi =) Yerinde duramayan hareketli öğrenciler kadar, içine kapanık öğrenciler de zorlayıcı aslında, ama sınıf ortamında bu uçları dengelemeye çalışıyorum..
Size 'iyi ki öğretmenim yahu' dedirten bir olay yaşadınız mı? belki de her sabah söylediğiniz bir şey bilmiyorum!
Ayşegül: Bu duyguyu en yoğun yaşadığım anlar velilerden ve öğrencinin kendi ağzından ‘‘ İlk defa coğrafyayı anlayabiliyorum, yapabiliyorum sayenizde ’’ cümlesini duyduğum anlardır. Ama özellikle yaşadığım bir olay var ki ondan bahsetmeden geçemem. İki yıldır kızıyla görüşmeyen bir babayı okula gelmeye ikna ettim ve psikolojik baskı yaparak hatta konuşmamın duygusallığını aşırı dozda arttırarak adamı ağlatmayı ve sonrasında kızıyla olan bağını tekrar sağlamasını başardım. Bu olay sonrasında öğrencimin gözyaşları içinde ’’Sizin hakkınızı nasıl öderim hocam!’’ deyişini unutamam. İyi ki, iyi ki, iyi ki öğretmenim…
Pelin: Açıkçası senin hayalin de nerden geldiğini çok merak ettim =) Ben ortaokulda içine kapanık bir öğrenciydim. Çok da başarılı değildim. Lise 2.sınıfta coğrafya öğretmenim Handan Hocam bana coğrafyayı çok sevdirdi, anlattığı her şey kafamda oluşuyor, bir resim halini alıyordu. Yazılılara da hiçbir zaman çok çalışma gereği de görmüyordum bu yüzden. Üniversiteye hazırlık döneminde arkadaşlarıma da coğrafya anlatınca ve anladıklarındaki o hazzı da yaşayınca, "Ben bu işi yapabilirim!" dedim ve üniversite de Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde Coğrafya Öğretmenliği eğitimi aldım. Dilerim hak eden özveri ile çalışan her öğrenci istediği yolda yaşam yoluna devam eder.
Pelin: Evet öyle bir durum var; yüksek notu öğrenci alır, düşük notu öğretmen verir.. Onlar iyi notun düzenli takip ve gayretli çalışma sonucu olduğunu biliyorlar. Dersim adına merak uyandırmak, heyecan katmak istiyorum, ama bazı öğrencilere ulaşılamıyor..
Ayşegül: Bence öğretmen olmak. Çünkü öğretmen olunca sizin her hareketiniz izleniyor, birçok gence model rolünü üstleniyorsunuz. Hata yapma lüksü çok kısıtlı hale gelmek zorunda oluyor.
Pelin: Bugünlerde düşündüğüm bir şeydi bu konu tevafuk oldu sorun.. Öğrenciler mezun olup gidiyorlar, yaşananlar akıllarda kalıyor; hayat akıyor bizler de o sınıflarda başka öğrenciler yeni heyecanlarla devam ediyoruz yolumuza.. İlk mezunlarımı bu yıl vereceğim.. Bu yıl okul değiştirdiğim için, eski okulumdaki öğrencilerden ayrılmak beni çok üzdü. (Rüyalarımda gördüm bir süre onları)

'Not' meselesine nasıl bakıyorsunuz? Yüz alan öğrenci her şeyi 'bitirmiş' zayıf alansa 'bitmiş' midir?
Ayşegül: Böyle düşünmüyorum. Çünkü nice yüz alan öğrencimin geçici ezber yaptığını ve nice zayıf alan öğrencimin farklı bir konuda harika yorumlar yaptığını ve uğraşarak yükseldiğini gördüm.
Bir de öğrenci; öğretmenin her şeyi bilmesi gerektiği ya da her şeyi bildiği gibi yersiz bir kanıya sahiptir! Öğretmenler bu donanıma sahip olacak ya da kendini sürekli geliştirmeye açık maddi manevi imkânlara sahipler mi?
Pelin: Bilinenin aksine öğretmenlik rahatlık mesleği değil. ( 3 ay tatil bayan mesleği kanaati var toplumda) sorumluluğumuz büyük, her gün ertesi gün neler anlatacağına bakan insanlarız, her akşam olmasa da evinize muhakkak iş götürüyorsunuz. Sevilmeden ilgi duyulmadan yapılmayacak bir meslek. Öğretmeninin gelişimi açısından devletle kolejler sanıyorum ki çok farklı. Ben gelişimin ortasında görüyorum kendimi.. Elimden geldiğince çalışmalarımı sürdürüyorum. Derste bilmediğim bir soru sorduklarında ise, açık yüreklilikle bilmediğimi söyleyip araştırabileceğimizi iletiyorum öğrencilerime. İnanın öğrenciler bu samimi paylaşımı çok seviyorlar. : )
Ayşegül: Teorik eğitim anlayışı son günlerde biraz azaldı diyebiliriz. Artık öğrenci merkezli, proje tabanlı bir öğretim anlayışı geliştirilmeye çalışılıyor. Branşım coğrafya olduğu için proje konusu bulmak ve yaptırmak hem benim için çok zevkli hem de öğrencide kalıcılığı arttırıyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü'nüz kutlu olsun, teşekkürler, başarılar...

![]() |
Editör / Yazar :
Ümit Buget Kategori : Haber Anket Tarih : 24.11.2009 10:57:16 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.


















