
 |
Turks ve Caicos Adaları Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var. |
Maya Takvimi Nedir? Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur. |
Maya Burcunuzun Özellikleri Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin. |
|
 |
 |
00:00:00 2010'da nasıl olmalıyım? Herkesin dolabında o geceyi geçirecek kurtarıcı bir şeyler mutlaka vardır ama daha da özel olmak istiyorsanız gideceğiniz yere göre giydiğiniz kıyafet şık olmakla beraber, gecenin uzayacağını düşünüp rahat da olmalıdır. |
2009-2010 Bahar Modası İster daracık bir tayt, ister bol bir model seçin, her ikisi de çok moda. Deri, saten hatta ışıltılı kumaşlar da seçenekler arasında. Sonbahar pantolonları diz altında biten modellerden, dar ve uzun paçalılara kadar her boyda karşımıza çıkıyor. Pantolon giymeyi seven biriyseniz, vitrinlerde mutlaka kendi tarzınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz |
|
 |
|
|
|
 |
bu son
dönebileceğin ihtimalini yaşadığım için gözüm kapıda olacak. her tıkırtıda bu yüzden irkileceğim. anlayamayacağım zamanın ne yöne aktığını. sabahtan akşama mı, akşamdan sabaha mı? belki çoktan durmuş olacak evin saati. kopacak benim gibi, soyut olacak. kesinlikle ısıtmayacak bir daha. aydınlatmayacağı da belli. çünkü o da seninle yaşardı. gittin ya, bıraktı her şeyi...

o kadar hızlı silindin ki zamandan, hatıralarını yakalayamadı ev, duvarlarında tutmak için...
biliyorum, gideceksin. geri gelmeyeceksin, bu son gidişin olacak. pardesünü giymek için bile beklemeyeceksin. arkana bakmadan vuracaksın kapıyı. gidişinle camlaşan evi yıktığını fark etmeyeceksin. ben kapıyı gören duvarın dibine oturmuş, şaşkın gözlerle bakakalacağım ardından. sanki bilmiyormuş gibi, bomboş gözlerle bir şeyleri bulmaya çalışıyormuş gibi görünerek anlamaya çalışacağım gidişini. asla bilemeyeceğim sana son kez dokunan o pirinçten soğuk kapı tokmağının ne kadar üzüldüğünü. ve asla bilemeyeceğim o kapıdan arkana bakmadan çıkıp giderken neler hissettiğini ve düşündüğünü. acayip oturacak içime soğuk da olsa bir hoşçakalı bile çok görmüş olman. çok üzüleceğim sana son kez sarılamadığım ve sıcaklığınla ışığını hissedemediğim için. ama sen bunları asla bilemeyeceksin. saatlerce o duvarın dibinde öylece oturacağım. içimde patlamasın diye eve anlatacağım sana söylenmemiş olanları. ya da eve anlattığımı sanıp fark etmeden bir iç kanama yaşayacağım. gözlerimdeki aynalar kırılıp sıvılaşarak birer birer süzülecek yüzümden ince yaralar açarak. suretin yansımayacak artık gözlerimde. dönebileceğin ihtimalini yaşadığım için gözüm kapıda olacak. her tıkırtıda bu yüzden irkileceğim. anlayamayacağım zamanın ne yöne aktığını. sabahtan akşama mı, akşamdan sabaha mı? belki çoktan durmuş olacak evin saati. kopacak benim gibi, soyut olacak. kesinlikle ısıtmayacak bir daha. aydınlatmayacağı da belli. çünkü o da seninle yaşardı. gittin ya, bıraktı her şeyi. o kadar hızlı silindin ki zamandan, hatıralarını yakalayamadı ev, duvarlarında tutmak için. öyle, dönüşünü umuyoruz. bir hışımla kapıyı açıp da ayakkabılarını bile çıkartmadan yanıma gelip ellerinin sığınağına alıp yüzümü aşk dolu gözlerinde yansımamı görmeyi hayal ediyorum. ev çok boş. ardından savrulan rüzgarınla yitip gitti sevincin, neşen, kahkahan, mutluluğun, aşkın, sevgin, sıcaklığın, ışığın, tebessümün. hüsran kaldı geriye bir tek. ve yıkılmayı kafasına koymuş bir virane. özür dile, geç kaldın, hem de fazlasıyla. ne kadar incittiğini asla bilemeyeceksin. ve neleri sona erdirdiğini. bitti işte, hiç başlamaması gerektiği gibi. tüm bu yazılanların asla var olmaması lazım geldiği gibi. o yüzden pılımı pırtımı toplayıp gidiyorum artık. bu sondu. ve tüm sonlara yakışan bir son gibi, saygıdeğer, ağırbaşlı, hüzünlü fakat mağrur, gururlu fakat hassas ve en önemlisi sen dolu.
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
Ahmet Demirel yazdı
merak ediyorum sevgili chentick yazarları, sırf ağlayalım filan diye mi böyle gitmek üzerine yazmışsınız peşpeşe=) yazına ne diyeceğimi bilemedim, bütün sıfatları,zarfları aradım da bi türlü cümle kurdurmadılar bana...
|
|
 |
 |
S. Fırat Kaya - Diğer 10 Yazısı
 |
Yan Benimle
lakin ben bir türlü rahat edemedim senin donuk, soğuk gözlerinde. benim oralara ait olmadığımı içime içime sokan bir şeyler vardı. bensiz yapamazmışsın gibiydi her hareketin, oysa yan yana geçirdiğimiz zamanların dışında bensizdi her nefesin. şimdi gelmiş, yine benim kollarımda ağlıyorsun. belli, yine yorulmuşsun. |
 |
Adalardan Bir Yar Gelir Bizlere
deniz de pek dalgalı bu aralar, maazallah vapur seferleri iptal olur, işinden gücünden, okulundan geri kalırsın. bu mevsimde rüzgar da bir fena, kalelerini yıkıverir alimallah. |
 |
Boza ve Kremalı Bisküvi
kokusuyla kandırmayı denedi ama tadı yanıltmadı, senin aksine. gök sarardı, su bulandı, bisküvi hışırdadı, midem guruldadı, gözlerin pörtledi, betin benzin attı. |
 |
Zamansız Meditasyonlar
geçmişin fırtınasını durdurmaya çalışıyorum. benim olmayan zamanlarda amaçsızca geziniyorum. bir tarafım batak, bir tarafım ak. korkularımızın sinsi yılanı kalplerimize sokuluyor gece vakti. |
 |
Uluslararası Sev Beni
uluslararası sev beni hayatım. uluslarası sev ki buluşamayalım; oraya mı gitsek burada mı otursak sıkıntısı çekmeyelim. uluslarası sev ki saçını boyadığında, makyaj yaptığında çemkirmeyeyim. dışarıya çıkarken ne giydiğin, kimlerle görüştüğün umrumda olmasın. sağdan soldan bakıyorlar diye cıngar çıkmasın. ben de bir haltlar yerken senin ruhun duymasın. |
 |
Uzun Mesafe Çağrısı
şüpheliyim bu kalbin varacağı nihayetten. dokun diyorum sana; bu kadar gürültünün içinde duyamıyorsun ki, ne demeye çalıştığımı anlayasın. kalıp izah edemiyorum ki; iyi hissetmiyorum, o yüzden gitmeye devam ediyorum. nefesimin ucundasın, diyemiyorum ki |
 |
Ölümsüz
bakışların 'Ş', bir kereye mahsus, salt sende gördüğüm... sıcak, sevecen, ötesi... gideceğini söylediler. biliyordum, yaşadığın yere dönecektin. bunda bir gariplik yoktu zaten. öyle değilmiş, ne de kolay söyleyiverdiler: “evlenecek! |
 |
Saybians
yanıp da bitmeyen köz vari tütün mü bulsak, buldursak? saçma. içmemek? kolaydı! |
 |
tezahur-u nihai
peki ya karısı? ömrünün yarısını paylaştığın bir adamdan ne diye ayrılınır? huysuz olduğu için? çekilmez olduğu için? dövdüğü için – ki dövemez, öyle bir gücünün olmadığı afaki. |
 |
Sükûnet
koşma be adam! kimsenin bir yere gitti yok. duruyor orada işte. saçmalama be adam! sana geldiği de yok. ya gelirse mi? ya gelmezse? gidecek zaten be adam, adın gibi biliyorsun. tanımadığın isimlerin, anlamadığın dillerle yaşadığı bir diyara gidecek... |
 |
İlk Günüydü Bayramın
saatler süren “ayaküstü" sohbette hayatlara dair, aynı olan ruhların, rüzgara savurup kurtulmak istediği ömürler döküldü dudaklardan. denize karşı bir çay içip de muhteşem manzaranın tadını çıkarmaktı dinlenme bahanesi. derin tınılar sundu yanımdaki, tıpkı onda olduğu gibi benim de kulaklarımdan ruhuma dolan... |
|
 |
|
 |
|
 |
 |
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı! Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu. |
Anarşizm Anarşizm, doğru anlaşıldığında belki de insanlara en cazip gelen sistem. Fakat, sunduğu tüm bu güzelliklere rağmen anarşizm yalnızca bir ütopyadan ibaret. Çünkü ilk bakışta güzelliğiyle insanı büyüleyen bu sistem, kendi içinde sayısız çelişki barındırmakta… |
Yan Benimle lakin ben bir türlü rahat edemedim senin donuk, soğuk gözlerinde. benim oralara ait olmadığımı içime içime sokan bir şeyler vardı. bensiz yapamazmışsın gibiydi her hareketin, oysa yan yana geçirdiğimiz zamanların dışında bensizdi her nefesin. şimdi gelmiş, yine benim kollarımda ağlıyorsun. belli, yine yorulmuşsun. |
Gitmek... Gitmek.. Zincirlerin paramparça.. Yüzünde tatlı bir tebessüm, Dilinde “Ey Özgürlük |
Darbelerden Önce Emniyet kemerini hemen söktün hayatın, azıcık rahatı görünce... |
|
 |
|