çentik









Burkum Burkum Adam

Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.

Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaşımda sevdiğim erkeklerden biri o. Adı Damien Rice. Damien’la beni tanıştıran hostel arkadaşım Chris Bey’e de bu vasıtayla selam ve teşekkür ederim. Kendisini özetlemek gerekirse burkan cinsten, çekmediğin acıları çekmişsincesine hissettiren tipten, anlamsız cümleleri anlamlı hissettiren bir abimiz. İki albümden yine sevdiklerimi diyeceğim ve bu sefer linkli vereceğim ki üşengeçler de faydalansın bu burkuntudan. 


Son albümü “9”. (burada biraz müsade isteyip çocukluğuma dönüp bilmem kimin son albümü dediklerinde nasıl yani bir daha şarkı yapmayacak mı sorularını sorduğum zamanlara gidiyorum, hemen geleceğim..) Bu albümde benim en sevdiğim hatta belki toplamda en sevdiğim şarkısı”Dogs”. Bence bu Damien’ın en eğlencelik, en umutlu ve belki var olan şeyleri içeren tek şarkısı. En sevdiğim kısmı “Oh and she's always dressed in white/ She's like an angel, man/ She burns my eyes/ Oh and she turns/ She pulls a smile/ We drive her round/ And she drives us wild/ Oh and she moves like a little girl/ I become a child, man/ She moves my world” . Biraz uzun oldu ama güzel değil mi? Senin hakkında böyle düşünen bir adam sevilmez de napılır? Susarsınız tabi. Sıradaki “Accidental Babies”. Ayrılık sonrası hallerine giriyoruz artık neşe uzağımızda kalıyor. “And is he dark enough? Enough to see your light?” diyoruz ya da “Do you miss my smell?” soruyoruz, “what about me?” ye engel olamıyoruz. Tam derin bir nefes alıyoruz, karşıdan “Sleep Don’t Weep” geliyor. Önce you, sonra we ve sonunda I olan bir şarkı bu, aslında daha çok hikaye sanki. Kendimizi bulduğumuz, boşlukları doldurduğumuz, kırıldığımız, sağlam durduğumuz... “I think I found a place where I feel I will..” iken “I hope I find a place where I feel I belong”a dönen bir hikaye.

İlk albümü “O”. İlk şarkımız “Delicate”. İsmi gibi. Burkum burkum bir şarkı. Misal diyor “So why do you fill my sorrow/ With the words you’ve borrowed/ From the only place you’ve known”. Sandıklarımızı kar topu yapıp çat diye fırlatıveriyor yüzümüze. Buz gibi kalıyoruz. Tam o sırada “Volcano” geliyor ve sendeki ben ve bendeki sen diyerek bizi eritip bitiriyor. Sanmanın donduran ve eriten hallerini yaşıyoruz. Sonra artık masallar bitiyor, “The Blower’s Daughter”  orada bizi bekliyor hikayesiyle. “And so it is/ Jut like you said it would be/ Life goes easy on me/ Most of the time” diyor çoğumuzun aksine. Oysa aşk yok, şan şeref yok, kahramanlar yok onun öyküsünde. Ama gözümüzü, aklımızı ondan alamıyoruz. Ta ki yeni birini bulana kadar. “Older Chests” bizi dürtüyor sıra bende diyerek. “Like time, there’s always time/ On my mind/ So pass me by, I’ll be fine/ Just give me time” diyor, zaman her şeyin ilacıdır düsturuna inancımızı artırıyor. Günlük hayatımızı gözümüze sokuyor, kaldır kafanı ve başka şeylere bak diyor çünkü bazı şeyler değişse de bazısı hep aynı kalıyor. Kapanışı yaptığımız şu şarkıyı dinledikten sonra gününüz çok iyi geçmeyebilir önceden uyarayım. Mümkünse ya hiç dinlemeyin ya da yatmadan önce dinleyin zira aksi halde dayanmak zor: “Cheers Darlin”. Eğer dinlemeye karar verdiyseniz ya iyi bir hoparlör/kulaklık alın ya da azıcık müziğin sesini açın. Arka taraftaki sesler sizi Damien’ın masasına oturtacak. Bu şarkı için sözlerini ya da konusunu vermiyorum. Buna söz söylemek haddime olmaz şu şartlar altında.

Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin. Sırf şu yazıyı yazayım diye beni de halden hale sokturdunuz, ayrıca teşekkürler.

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 28.01.2012 21:53:20

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
44c2 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası