çentik









Buz Satrancı: Curling

Ütü ya da piknik tüpüne benzeyen bir taşı yere itiyorsunuz da iki arkadaşınız da bu taşın önünü süpürüyor..Hani Eurosport'un ingilizce yayın yaptığı zamanlarda hiçbir şey anlamazdık da hipnotize olmuşcasına izlerdik ya hah işte o spor... Hâlâ mı hatırlayamadın?

- Hatçeee ulan ben mi süpürcem buzları, dur sen atma o taşı ben atarım. Sen süpürüver!

Annelerimizin birer ev kadını olarak en önemli iki aktiviteleri nedir? Birincisi tabi ki ev işleri, ikincisi de sabah televizyondaki incecik kadınlar eşliğinde yaptıkları cimnastik denemeleri. Şimdi benden onlara bu iki önemli aktiviteyi birleştirebilecekleri bir spor önerisi geliyor. Nedir? Curling.. Hıı? Körling..

 
Şimdi böyle söyleyince bir şey ifade etmedi muhtemelen sizlere. O zaman şöyle ifade edeyim: ütü ya da piknik tüpüne benzeyen bir taşı yere itiyorsunuz da iki arkadaşınız da bu taşın önünü süpürüyor..Hani Eurosport'un ingilizce yayın yaptığı zamanlarda hiçbir şey anlamazdık da hipnotize olmuşcasına izlerdik ya hah işte o spor... Hâlâ mı hatırlayamadın? Eee o zaman görsel verelim hemen yan tarafa ya da aşağı ya da editörümüz nereyi uygun görürse artık..
 
 
 
Neyse efendim; çocukluğumda kışın pazar günü eve tıkılı kalınca sıklıkla izlediğim bu sporu uzun zaman çözmeye çalıştım. Seneler süren merâkımı internete kavuştuğum vakit dindirdim. Hâlâ bu merâkı dindirememişlere boynumun borcu olan bu yazıya artık başlayabilirim.

Öncelikle malzemeler:
 

Her takım için 4 oyuncu (1'i atıcı 2-3'ü süpürücü, 0-1 hedef belirleyici)
Her süpürücü için 1 süpürge (fırça)
Her takım için 8 curling taşı (tanesi 17-20 kg'dan, biz bugün granitten curling taşı kullanacağız ama arzuya göre ucuz olması için betondan curling taşı kullanmak da mümkün)
Her oyuncu için ayakkabı (Bunların genelde Timberland tercih edildiğini söylersem yazının başında ev işleriyle kaybettiğim 'tikky'leri geri kazanabilir miyim acaba? Ayakkabıların bir tekinin tabanı kaydırıcı denen teflon veya benzeri bir maddedendir, diğeri ise yol tutuşunu artırmaya yönelik olarak kauçuktan yapılır. Oh oh böylece teflonla kadınları, yol tutuşuyla erkekleri bağladım yazıya.)
Her curling taşı için ‘eye on the hog’ diye bir sistem
Bir de son olarak 42 metreye 4,5 metrelik buz pist

Yapılışı (oynanışı da diyebiliriz)

Maçımız her takım için 8'er atış yapılan 10 oyundan oluşur. Gene civarda bir yerde bulunan pist resminden takip ederseniz gözünüzde canlandırması kolaylaşır zannediyorum. Atıcımız CHENTİCK'ten (gerçekten adı öyle) destek alarak atış için kaymaya başlıyor ki bu resmimizde iki noktaya denk gelen kısım.
 
 
Kayıyor kayıyor ta ki, o kalın çizgiyle belirtilen oyun hattının bitişine kadar. İşte o "eye on the hog" dediğimiz sistem de burada devreye giriyor. Taşımızın sapında bulunan bu elektronik devre sayesinde atıcımız oyun hattını geçmeden mi geçtikten sonra mı taşı bırakmış anında haberimiz oluyor. Bu noktadan sonra iş süpürücülerimize düşüyor. Buz pistimizin üzerine maç öncesinde sahaya serpiştirilmiş kum tanesi gibi buz parçacıklarını süpürmek suretiyle eritip taşı şu yuvarlak yuvarlak gördüğümüz ev denen alanın merkezine en yakın noktaya getirmek onların görevi. Bu noktada stratejiyi belirleyip süpürücülere yön veren bir hedef belirleyicimiz de olabilir arzuya göre ya da isterse o da süpürmeye yardımcı olabilir.

Bir sizden bir bizden derken 8'er atış bitince bu sefer sıra puanlamaya geliyor. "Ev"imizin merkezinde düğme dediğimiz noktaya rakibin taşından yakın olan her taşınız için bir puan alırsınız. "Ev"imizin dışındaki taşları hesaba katamıyoruz maalesef. Yine konu komşu bölgelerde bulabileceğimiz görselin faydası olur zannımca.
 
 

Oyun bu haliyle oldukça basit gözükse de oyunun içinde strateji barındırıyor ve buz satrancı olarak da biliniyor. Türkiye'deki durum dersek karşımıza kocaman bir sıfır çıkıyor. Türkiye Buz Pateni Federasyonu'na bağlı tanıtım seminerleri düzenleniyor. Henüz bir takımımızın bile olmamasının muhtemel sebeplerini düşündüm:
 
- Hatçeee ulan ben mi süpürcem buzları, dur sen atma o taşı ben atarım. Sen süpürüver.
                  - Osman sıra bendeydi amma.
                  -Sus kızz yersin kafana taşı şimdi..
 
Koydunuz kafaya curlingci olcaksınız. İyi güzel de sıra anne babaya anlatmaya geldi durumu.Gene canlandırmamıza başvuralım:
 
Çocuk: -Sayın ebeveynlerim ben okulu bırakacağım, curlingci olmaya karar verdim.
              Ebeveynler: -Hönk?? Neci neci?
 
Çocuk: -Hani bir spor var ya Eurosport'ta izliyoruz.Hani taşın önünü süpürüyorlar filan...

              Anne: -Aman oğlum pek güzel düşünmüşsün benim zaten belim ağrıyor artık yerleri süpürürken. Yardım edersin bana sen de. 
 
              Baba: -Ne diyorsun oğlum yerleri mi süpürcen? Ben kahvede arkadaşların yüzüne nasıl bakarım? Eğer yerleri süpürmek istiyorsan bizim Kazım Efendi'ye söyleyelim civar apartmanlardan birinde kapıcılık işi filan ayarlasın sana hem para kazanırsın.
 
Aklıma gelen son sebep de şu: Biz ki, sporun hangi dalı olursa olsun holigan olmaya pek meraklıyız ya, düşünelim bir maçı... Taraftarlar tribünleri doldurmuş, Türkiye bütün yıl bu derbiyi beklemiş ve misafir takım maçı alıyor! Deliye dönen taraftarlar kaynayan suları, çayları, kahveleri sahaya fırlatıyorlar. N’oldu saha eridi gitti bekle ki donsun.
 
Güzel yurdumuzun güzel insanlarıyla daha bu güzellemeleri çoğaltmak mümkün tabi.Yani bence bizim için daha bu spora başlama şartları olgunlaşmamış, şimdilik Eurosport'a devam...

               

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Ekstrem Sporlar
Tarih : 30.07.2009 14:26:29

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Ahmet Demirel yazdı
yıllarca eurosportta, ne olduğunu bilmeden de olsa saatlerimizi harcayıp izlediğimiz bu sporu anlattığı için ve sonunda bizleri aydınlattığı için asuya teşekkküüüür

Deniz Çetiner yazdı
Sinemalara "süpürrr" isimli bir film geliyor. Geçen gün televizyonda izledim. Sportif Komedi dedikleri bir tür yarattıklarını iddia ediyorlar. Filmde sevdiği kızı almak için Milli Sporcu olması gereken genç, tüm sporları denedikten sonra umudunu Curling'de arıyor :) Çünkü türkiyede Curling dalında bir milli sporcu bulunmuyor.

SüpüRRR filmi hakkında kısa bilgi vermek gerekirse, Yeşim Sezgin'in yönetmenliğinde, Cem Kılıç, Başak Parlak, Ruhi Yapıcı, Cenk Tunalı, Ufuk Özkan, Kemal Pekser, Jess Molho, Gamze Topuz, Damla Özen, Oya Aydoğan ve Sümer Tilmaç başrollerde yer alıyor.

Filmin tamanlandığı ve yakında sinemalarda olacağını izledim. Filmin Fragmanı oldukça inginç :) Süpürgelerle antreman yapılıyor. Asu'nun hatçesinin başka versiyonu :)


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
228f (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası