Buzun Altındaki Ateş: Grace Kelly
12 kasım 1929'da 4. çocukları olan Grace Patricia dünyaya geldi, fakat ailesi olanlara anlam veremiyordu, bu kız diğerleri gibi değildi; bakımsız, cılız bir kızdı… Jack Kelly, onun aileye uygun olmadığını bile düşünmüştü. Yıllar geçecek bu çelimsiz kız asaletin simgesi olacaktı!

Evet çevresindeki insanlar ona, “buzun altındaki ateş” diye hitap ediyorlardı, gerçekten onu anlatabilecek en iyi ifade buydu belki de...
Ona ilk baktığınızda bir asalet ve soğukluk görürsünüz, ama sonra aslında içinde hiç sönmeyen bir ateşin yandığının farkına varırsınız, sadece onu biraz tanımanız yeterli. Zaten bütün erkekleri kendine aşık edebilmesinin -güzellik dışında- bir nedeni olmalı, değil mi?
Asil bir insan olmak, bunu başarmak hiç kolay değil, hele bide Jack ve Margaret Kelly gibi bunu başarmak için çok çırpınırsanız.
Wall Street'in battığı dönemde Jack Kelly parasını borsaya yatırmayıp kendine büyük bir malikâne satın almıştı sonra kendine en uygun eş olarak aslı alman olan Margaret'ı seçti o tam ona göreydi; disiplinli, kuralları, katı ve güzel.
3 çocukları olmuştu, üçü de bakımlı ve atletik çocuklardı!
12 kasım 1929’da 4. çocukları olan Grace Patricia dünyaya geldi, fakat ailesi olanlara anlam veremiyordu, bu kız diğerleri gibi değildi; bakımsız, cılız bir kızdı… Jack Kelly, onun aileye uygun olmadığını bile düşünmüştü .
Yıllar geçecek bu çelimsiz kız asaletin simgesi olacaktı!
Ailesi onu iyi yetişmesi için Stevens kızlar okuluna gönderdi, aslında Grace ailesiyle pek iyi anlaşamıyordu, o çok katı kuralları olan annesi ve babası yerine, kendine Pulitzer ödüllü amcası George Kelly'i örnek aldı. 1942 yılında bu okuldan mezun olduğunda bir sinema yıldızı olmak istediğine karar vermişti ve artık kendi özgürlüğünün peşinden gitmesi gerektiğinin farkına vardı.
Bu yol onu ilk deneyimlerini yaşıyacağı New York'a götürecekti. Doğal güzelliği ve masumluğu onun New York da çabuk keşfedilmesini sağladı.New York’ta sahne sanatları eğitimi alırken fotomodellik yapmaya başladı acemiliğini ilk ele veren özelliği aksânıydı sonra bu konuda da eğitim alacak ve Hollywood un en düzgün konuşan kadınlarından biri olacaktı …
O özgürlüğünün peşinden gitmişti, ama bu durum ailesinin pek hoşuna gitmemişti! Yani kızları New York’ta tek başına olan bir aile için insanlar ne derdi! Sonra ailesi bu durumu da düşünmüş ve onu New York’ta bekar kızların kaldığı Barbizan oteline göndermişti, fakat Grace burdaki katı kuralları da çiğnemek konusunda da elini korkak alıştırmamıştı…
1952 yılının yazında hollywood a gitti hayalerinin şehirine ilk rolünü “fourteen hours” filminde Garry Cooper’la oynadı bu küçük bir roldü ama onu hiç kimsenin ummadığı iyi bir yere getirecekti, birçok filmde küçükte olsa yer alan Grace Kelly hayatını değiştirecek teklifi Alfred Hitchcock’tan aldı dial m for murder (cinayet var) filminde oynayacaktı! Grace bu filmde içi görünen bir gecelik giymeyi kabul ederek bir kuralını daha ihlâl etmekten kaçınmadı.
.
Grace Kelly’nin en büyük özelliklerinden biri de; başrolü paylaştığı, orta yaşlı bütün oyunculara aşık olmasıydı.. Tabii onun gibi çekici ve etkileyici bir kadına hangi erkek hayır diyebilirdi ki, zaten diyemediler de!
Grace'in artık önüne geçilemeyecek yükselişine en çok şaşıran da ailesi ve tanıdıklarıydı; o tuhaf giyimli, çelimsiz kız nasıl olurda bu kadar güzel ve ünlü bir yıldız haline gelebilirdi?
Daha sonrasında Alfred Hitchcock’la iki film daha yaptı; to catch a thief ve rearwindow. Country Girl filminde hayatının rolunü oynadığını söyleyen Grace Kelly bu filmle oscar kazanmıştı .
Belki de geçekten hayatını değiştiren film “high society”di. Bu filmle Cannes festivaline katıldıkları sırada Monako Prensi Ranier’le tanışacak, bu da onu tahmin edemiyeceği bir sona götürecekti. İlk tanışdıkları gün birbirlerinden çok elektrik aldıklarını söylüyorlardı, çıktıkları ilk gece de evlenme kararı aldılar. Bu karar basında şok etkisi yaratmıştı, ama ortada bir sorun yoktu ne Monako da ne de Grace in ailesi tarafında, kızları asil bir adamla evleniyordu, prenses olucaktı ve üstelik katolikti de . (Hem Monako hem cam kenarı)
O artık Prenses’ti ve Monako’da yaşıyordu. Grace'in Monako’ya gitmesi şüphesiz Monako'yu daha bilinen bir yer haline getirecekti; o artık hollywood yıldızı Grace Kelly değil Monako Prensesi Grace Kelly’di...
Bu birliktelikte 3 çocukları oldu; Prenses Caroline, Prens Albert ve Prenses Stephanie. Ve fakat o sıkılmıştı, tekrar film çekmek, işine geri dönmek istiyordu. Çocukları büyüyünce bunu yapabileceğine ve geri dönebileceğine inanıyordu. Alfred Hitchcock, ‘Mogambo’ filmi için teklif götümüş, Grace Kelly teklif karşısında çok heyecanlanmasına rağmen kabul edememişti. Bu teklif hem saray içerisinde hem de monako halkı cephesinde büyük tepki görmüştü .
Bir yandan da çocuklarıyla ilgili sorunlarlarla uğraşıyord; en büyük problemi de küçük kızı Stephanie ile yaşıyordu, sorunlarından biraz olsun kurtulmak için iki çocuğu Albert ve Stephanie ile şehir dışına çıkmışlardı fakat Stephanie geri dönmek istedi…
13 eylül 1982’de kızı Stephanie ile birlikte saraya geri dönerken kendi kullandığı arabanın kontrolünü kaybetti, hemen yoğun bakıma kaldırılan Grace Kelly sonraki gün hayatını kaybetti .
Herkese veda etmişti ailesine, Monako halkına ve hayranlarına…
Birçoğu, onun her şeye sahip olduğunu düşünüyordu… Sahi gerçekten bir insan neye sahip olmalıydı; güzellik, para, bir taç ya da büyük bir ünvan, şan, şöhret, hangisi, hepsi mi yoksa?
Peki ya mutluluk?
Mutlu olmadan ya da karar verebilecek kadar bile özgür olamadan her şeye sahip olsanız bile ne fark eder ki!
İnsanlar Grace Kelly’e baktıklarında belkide kendilerinde görmek istedikleri şeyleri onda buldular ve belki de pekçok insan onun yerinde olmak istedi, ama o kendi yerinde olmaktan çok mu mutluydu? Hayır değildi. Yapmak istediği bir çok şeyi yapamadan hayata mutsuz şekilde veda etti.
Onun hayatı için modern zamanın gerçek masalı diyolar ya, belki de onu gerçek yapan bize çok yakın insancıl acılar çekmesiydi!
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
| Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır. |
|