çentik



Estek Köstek
Maya Takvimi Nedir?
Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur.
Maya Burcunuzun Özellikleri
Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin.
Küçük İtiraflar, Büyük Satışlar
Yarım yüzyıl önce mini minnacık bir Alman otomobili, devasa arabaların egemen olduğu Amerikan pazarına girmeye karar verdi.

Kızlar Arasında
00:00:00 2010'da nasıl olmalıyım?
Herkesin dolabında o geceyi geçirecek kurtarıcı bir şeyler mutlaka vardır ama daha da özel olmak istiyorsanız gideceğiniz yere göre giydiğiniz kıyafet şık olmakla beraber, gecenin uzayacağını düşünüp rahat da olmalıdır.
2009-2010 Bahar Modası
İster daracık bir tayt, ister bol bir model seçin, her ikisi de çok moda. Deri, saten hatta ışıltılı kumaşlar da seçenekler arasında. Sonbahar pantolonları diz altında biten modellerden, dar ve uzun paçalılara kadar her boyda karşımıza çıkıyor. Pantolon giymeyi seven biriyseniz, vitrinlerde mutlaka kendi tarzınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz


Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter!
Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live!
Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!    


ADC


Buzun Altındaki Ateş: Grace Kelly

12 kasım 1929'da 4. çocukları olan Grace Patricia dünyaya geldi, fakat ailesi olanlara anlam veremiyordu, bu kız diğerleri gibi değildi; bakımsız, cılız bir kızdı… Jack Kelly, onun aileye uygun olmadığını bile düşünmüştü. Yıllar geçecek bu çelimsiz kız asaletin simgesi olacaktı!


Evet çevresindeki insanlar ona, “buzun altındaki ateş” diye hitap ediyorlardı, gerçekten onu anlatabilecek en iyi ifade buydu belki de...

Ona ilk baktığınızda bir asalet ve soğukluk görürsünüz, ama sonra aslında içinde hiç sönmeyen bir ateşin yandığının farkına varırsınız, sadece onu biraz tanımanız yeterli. Zaten bütün erkekleri kendine aşık edebilmesinin -güzellik dışında- bir nedeni olmalı, değil mi?

Asil bir insan olmak, bunu başarmak hiç kolay değil, hele bide Jack ve Margaret Kelly gibi bunu başarmak için çok çırpınırsanız.

Wall Street'in battığı dönemde Jack Kelly parasını borsaya yatırmayıp kendine büyük bir malikâne satın almıştı sonra kendine en uygun eş olarak aslı alman olan Margaret'ı seçti o tam ona göreydi; disiplinli, kuralları, katı ve güzel.

3 çocukları olmuştu, üçü de bakımlı ve atletik çocuklardı!
 
12 kasım 1929’da 4. çocukları olan Grace Patricia dünyaya geldi, fakat ailesi olanlara anlam veremiyordu, bu kız diğerleri gibi değildi; bakımsız, cılız bir kızdı… Jack Kelly, onun aileye uygun olmadığını bile düşünmüştü .

Yıllar geçecek bu çelimsiz kız asaletin simgesi olacaktı!

Ailesi onu iyi yetişmesi için Stevens kızlar okuluna gönderdi, aslında Grace ailesiyle pek iyi anlaşamıyordu, o çok katı kuralları olan annesi ve babası yerine, kendine Pulitzer ödüllü amcası George Kelly'i örnek aldı. 1942 yılında bu okuldan mezun olduğunda bir sinema yıldızı olmak istediğine karar vermişti ve artık kendi özgürlüğünün peşinden gitmesi gerektiğinin farkına vardı.
 
Bu yol onu ilk deneyimlerini yaşıyacağı New York'a götürecekti. Doğal güzelliği ve masumluğu onun New York da çabuk keşfedilmesini sağladı.New York’ta sahne sanatları eğitimi alırken fotomodellik yapmaya başladı acemiliğini ilk ele veren özelliği aksânıydı sonra bu konuda da eğitim alacak ve Hollywood un en düzgün konuşan kadınlarından biri olacaktı …

O özgürlüğünün peşinden gitmişti, ama bu durum ailesinin pek hoşuna gitmemişti! Yani kızları New York’ta tek başına olan bir aile için insanlar ne derdi! Sonra ailesi bu durumu da düşünmüş ve onu New York’ta bekar kızların kaldığı Barbizan oteline göndermişti, fakat Grace burdaki katı kuralları da çiğnemek konusunda da elini korkak alıştırmamıştı…
 
1952 yılının yazında hollywood a gitti hayalerinin şehirine ilk rolünü “fourteen hours” filminde Garry Cooper’la oynadı bu küçük bir roldü ama onu hiç kimsenin ummadığı iyi bir yere getirecekti, birçok filmde küçükte olsa yer alan Grace Kelly hayatını değiştirecek teklifi Alfred Hitchcock’tan aldı dial m for murder (cinayet var) filminde oynayacaktı! Grace bu filmde içi görünen bir gecelik giymeyi kabul ederek bir kuralını daha ihlâl etmekten kaçınmadı.
 
.
Grace Kelly’nin en büyük özelliklerinden biri de; başrolü paylaştığı, orta yaşlı bütün oyunculara aşık olmasıydı.. Tabii onun gibi çekici ve etkileyici bir kadına hangi erkek hayır diyebilirdi ki, zaten diyemediler de!

Grace'in artık önüne geçilemeyecek yükselişine en çok şaşıran da ailesi ve tanıdıklarıydı; o tuhaf giyimli, çelimsiz kız nasıl olurda bu kadar güzel ve ünlü bir yıldız haline gelebilirdi?

Daha sonrasında Alfred Hitchcock’la iki film daha yaptı; to catch a thief ve rearwindow. Country Girl filminde hayatının rolunü oynadığını söyleyen Grace Kelly bu filmle oscar kazanmıştı .

Belki de geçekten hayatını değiştiren film “high society”di. Bu filmle Cannes festivaline katıldıkları sırada Monako Prensi Ranier’le tanışacak, bu da onu tahmin edemiyeceği bir sona götürecekti. İlk tanışdıkları gün birbirlerinden çok elektrik aldıklarını söylüyorlardı, çıktıkları ilk gece de evlenme kararı aldılar. Bu karar basında şok etkisi yaratmıştı, ama ortada bir sorun yoktu ne Monako da ne de Grace in ailesi tarafında, kızları asil bir adamla evleniyordu, prenses olucaktı ve üstelik katolikti de . (Hem Monako hem cam kenarı)
 
O artık Prenses’ti ve Monako’da yaşıyordu. Grace'in Monako’ya gitmesi şüphesiz Monako'yu daha bilinen bir yer haline getirecekti; o artık hollywood yıldızı Grace Kelly değil Monako Prensesi Grace Kelly’di...

Bu birliktelikte 3 çocukları oldu; Prenses Caroline, Prens Albert ve Prenses Stephanie. Ve fakat o sıkılmıştı, tekrar film çekmek, işine geri dönmek istiyordu. Çocukları büyüyünce bunu yapabileceğine ve geri dönebileceğine inanıyordu. Alfred Hitchcock, ‘Mogambo’ filmi için teklif götümüş, Grace Kelly teklif karşısında çok heyecanlanmasına rağmen kabul edememişti. Bu teklif  hem saray içerisinde hem de monako halkı cephesinde büyük tepki görmüştü .

Bir yandan da çocuklarıyla ilgili sorunlarlarla uğraşıyord; en büyük problemi de küçük kızı Stephanie ile yaşıyordu, sorunlarından biraz olsun kurtulmak için iki çocuğu Albert ve Stephanie ile şehir dışına çıkmışlardı fakat Stephanie geri dönmek istedi…

13 eylül 1982’de kızı Stephanie ile birlikte saraya geri dönerken kendi kullandığı arabanın kontrolünü kaybetti, hemen yoğun bakıma kaldırılan Grace Kelly sonraki gün hayatını kaybetti .
 
Herkese veda etmişti ailesine, Monako halkına ve hayranlarına…

Birçoğu, onun her şeye sahip olduğunu düşünüyordu… Sahi gerçekten bir insan neye sahip olmalıydı; güzellik, para, bir taç ya da büyük bir ünvan, şan, şöhret, hangisi, hepsi mi yoksa?

Peki ya mutluluk?

Mutlu olmadan ya da karar verebilecek kadar bile özgür olamadan her şeye sahip olsanız bile ne fark eder ki!

İnsanlar Grace Kelly’e baktıklarında belkide kendilerinde görmek istedikleri şeyleri onda buldular ve belki de pekçok insan onun yerinde olmak istedi, ama o kendi yerinde olmaktan çok mu mutluydu? Hayır değildi. Yapmak istediği bir çok şeyi yapamadan hayata mutsuz şekilde veda etti.

Onun hayatı için modern zamanın gerçek masalı diyolar ya, belki de onu gerçek yapan bize çok yakın insancıl acılar çekmesiydi!
 
 

Editör / Yazar : Duygu Koç
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 20.06.2009 17:28:48

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
: Yazarın Facebook Sayfası
: Yazarın Twitter Sayfası

Bu yazıyı paylaş
Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter! Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live! Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!

Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
ce5e (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Duygu Koç - Diğer 10 Yazısı

Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Rezervasyonsuz Gezgin : Anthony Bourdain
Best-Seller olan 'Mutfak sırları' kitabının yazarı ve No Reservations programının sunucu Anthony Bourdain, hayatını kısaca şöyle anlatıyor;
Şarkılar Ölümsüzdür: Lhasa De Sela
Her ölüm erkendir biliyorum; ama bazıları çok erken oluyor.. Lhasa de Sela güzel sesiyle paylaşacak daha çok şarkı varken, 37 yaşında göğüs kanserine yenik düştü...
GaGa Ooh-La-La
Hiç yabancı müzik dinlemeseniz bile; tv de zapping yaparken, radyo frekanslarını karıştırırken ya da bir ödül törenini izlerken bir şekilde karşımıza çıkması en muhtemel isim olan Lady Gaga; kısa sürede şöhrete kavuşan ama daha şimdiden müzik piyasasındaki yerini sağlama alan müzisyenlerden oldu...
Anormal İşler (Par)anormal gişe: Paranormal Activity
...Film yönetmen Steven Spielberg'un eline geçiyor. Spielberg, filmin DVD'sini alıp evine gidiyor izlemek için ve sonraki gün filmi bir çöp poşeti içine koyup Dreamworks'e geri getiriyor; bu film “Lanetli
Öyle Bir Geçer Zaman ki: Erkin Koray
1961 yapımı "Gibson" gitarını banka kasasında muhafaza eden, kızı Damla yı okula göndermeyip eğitimini evde tamamlamasını tercih eden, birçok şehir efsanesine konuk olmuş ( özellikle John lennon ile olanlar) ve hayattaki bir çok zorluğu görmüş, geçirmiş bir üstat Erkin Koray....
İDSO Sezonu Açıyor!
İstanbul'un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey'in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827'de Donizetti Paşa'nın kurduğu Mızika-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı'na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı.
Prima Donna: Rufus Wainwright
“Opera benim en büyük tutkum. Bana umut veren ve karanlık dönemlerimde bana yol gösteren hep opera oldu. Eşcinselliğimi açıklarken, uyUşturucudan kurtulmaya çalışırken hatta 30 yaşıma girerken. Hepsi karanlık dönemlerdi. Operaya gitmek, o öyküleri dinlemek hep ilham vermiştir bana
En Büyük Yaz Partisi: Fatboy Slim
Zaten gecikmeli olarak Kuruçeşmeye gelen Norman Cook henüz hiç nefes alıp, dinlenemeden parmak arası terlikleriyle basının karşısına çıktı. Tam fırsat bulmuşken bu seferde tanışmak için gruplar halinde gelen hayranlarıyla buluştu. Ve neyse ki gecikmeli de olsa sahneye çıkma zamanı gelmişti...
30 yılın türküsü: Yeni Türkü
Türkiye'de siyasi iklimin en boğucu olduğu günlerde adeta toprağın altından filiz veren bu türküye kulak vermek, en katlanılmaz anlarda umudu yeşil tutmak için birebir. Yarın gece İzmir'den türküler yükselecek bu yüzden. Hâlâ 'çocuklarız', 'parlak yıldızlarız' diyen...
Kırmızı saçlı uyuyan güzel: Jehan Barbur
Tanıtım konserini verdiği Ghetto' da 23 Nisan'da şiir okumaya çıkan çocuklar gibi heyecanlıydı; sahnede annesiyle, ilkokul arkadaşlarıyla konuşuyordu bir taraftan, ama yaptığı her şey, o çocukluğu bile çok hoş duruyordu. Dinlerken gözlerimi kapadım, sesi öyle güzel geliyordu ki, sigara dumanlarıyla dolu Ghetto'dan çıkartıp temiz, huzur dolu, güzel bir memlekete götürmüştü beni.

Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Erguvan Kapısı
Bir dönemin gençleri hayatları pahasına sisteme direnmiş ve bu uğurda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bildiğimizin ve gördüğümüzün dışında bu durumda olan o kadar çok insan ve ölüm vardır ki. O dönemleri görmüş ve hala hayatta olanlardan biridir Oya Baydar. Hala aynı duyarlılık ve özveriyle yazmaya devam etmektedir.
Hayallerinizdeki Maceralar
Yalnız karanlık atmosferler değil, bir hayalperestin peşinde koştuğunuz ve bir hayal uğruna bazı şeylerden fedakarlıklar etmenin nasıl birşey olduğunu anlatan Syberia 1 ve Syberia 2 serisi, macera oyunları arasında hikayesini en iyi şekilde anlatan oyunlardan biridir.
Rezervasyonsuz Gezgin : Anthony Bourdain
Best-Seller olan 'Mutfak sırları' kitabının yazarı ve No Reservations programının sunucu Anthony Bourdain, hayatını kısaca şöyle anlatıyor;
Minnie: Audrey Hepburn
En iyi film kategorisinde de olmak üzere toplam 3 dalda Oscar'a aday ve bu seneki If Bağımsız Film festivali'nde (11-21 Şubat) ödüllü filmlerden oluşan hit filmler kapsamında da yer alacak olan filmle ilgili bakın festivalin resmi web sitesinde neler söylenmiş:

Duygu Koç
Kategorideki Yazı : 16
Begüm Eda Şahin
Kategorideki Yazı : 10
Chentick Yazı İşleri
Kategorideki Yazı : 10
Perihan Yeliz Güven
Kategorideki Yazı : 5
Allen Ohan Dülgar
Kategorideki Yazı : 3
Ümit Buget
Kategorideki Yazı : 2
Gözde Demirelli
Kategorideki Yazı : 2
A. Deniz Çetiner
Kategorideki Yazı : 1
Asuman Çakıroğlu
Kategorideki Yazı : 1
Özge Ulusoy
Kategorideki Yazı : 1
Zahide Çakır
Kategorideki Yazı : 1

Köşe Yazarlarımız
A. Deniz Çetiner
Ali Sekban
Emre Mendi
S. Fırat Kaya
Ümit Buget
<< Tüm Yazarlar ve Editörler


Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Çentik