Can Yücel'in Türk Edebiyatı
Kullandığı samimi biraz kaba saba dil ve kendine has Shakespeare çevirileriyle türk edebiyatında pek rastlanmayan yollarından gitmiştir.

Can Yücel 1926 yılında İstanbul’da doğdu. Kullandığı samimi biraz kaba saba dil ve kendine has Shakespeare çevirileriyle türk edebiyatında pek rastlanmayan yollarından gitmiştir. Celal Bayar hükümetinde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Hasan Ali Yücel’in oğludur. Bu dönemin milli eğitim bakanlığının en parlak dönemi olarak görülür.
Cambridge Üniversitesi ve Ankara Üniversitesinde Yunanca ve Latince eğitimi gören Can Baba, çeşitli elçiliklerde çevirmenlik ve BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik de yaptı. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.Kore’de askerlik görevini bitirdikten sonra 1958’de Türkiye dönüp, Bodrum’da bir süre turist rehberi olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul’a gelerek bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını sürdürmeye başladı. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 sene mahkum edildi. 1974 yılında çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımlandı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.
Buluşmak Üzere
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmadan nerdeyse Can Yücel Shakespeare ortak yapımı bir ürün gibi olmuştur. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' olarak Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini kendine has bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.
66. SONE
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
William SHAKESPEARE (çeviri : can yücel)
Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve Leman Dergisinde her hafta, Öküz gerisinde ise her ay yazıları ve şiirleri yayınlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılandı. 18 Nisan 1999 seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı olduğunda açıkcası kendi adıma çok sevinmiştim. Eğer milletvekili olabilseydi düşünsenize, TBMM’de eleştiren görüşlerini söyleyen Can Baba’yı dinleyebilecektik. Hatta şu an nasip olsaydı da TBMM’de olabilseydi. Tam da zamanıydı. Seçimlerden birkaç ay sonra 12 Ağustos 1999 gecesi vefat etti. çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü.
Eserleri
Yazma (1950)
Her Boydan (1959, Çeviri Şiirler)
Sevgi Duvarı (1973)
Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
Ölüm ve Oğlum (1976)
Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabı)
Rengâhenk (1982)
Gökyokuş (1984)
Beşibiyerde (1985, ilk beş şiir kitabı)
Canfeda (1985)
Çok Bi Çocuk (1988)
Kısa Devre (1990)
Kuzgunun Yavrusu (1990)
Gece Vardiyası (1991)
Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
Gezintiler (1994)
Maaile (1995)
Seke Seke (1997)
Alavara (1999)
Mekânım Datça Olsun (1999)
En Uzak Mesafe
Benim adım firuzansa ne olayım
Cazcı firuzan (1997)
hotuhların dramı
Çevirileri
Hamlet (Shakespeare)1992. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası'nın çevirisi) (Shakespeare) 1981. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
Çaya Kaç Şeker
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla.
Yaşlanmak hoş değil öyle duvarlara baka, baka.
Bir dost göz arayışıyla.
Saat tıkırtısıyla…
Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla.
Ama; ‘’Günün aydın, akşamın iyi olsun'’ diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; ‘’ Çaya kaç şeker alırsın ? ‘’
Diye bir ses sormalı ya ara sıra…
CAN YÜCEL
.jpg)

Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
asuman çakıroğlu yazdı
"Ben şiiri ciddiye almıyorum ki zaten, yeter ki şiir beni ciddiye alsın!" diyen ve bana günebakan'ı sevdiren Can Yücel'e 10. ölüm yıldönümünde selam olsun...
sevgi yazdı
Can baba. Şiirin, yüreğin, sevginin, emeğin, saygın ve güzel insanı.her zaman içimizdesin, bizimlesin.....
|
|