çentik









Çoban Yıldızı, ölmek ve şehit olmak üstüne!

Hepimiz terörün değirmenine su taşıyan; gencecik otelcilerin, bankacıların doktorların hastaların hayallerinin ölmesinde dolaylı olsa da katkıda bulun bu çağın sorumluları olarak tarihe geçeceğiz...

9, 13 16, , 7, 4, 1... muhtelif sayılar...

Son gidişlerinden geriye 6 rakamı kaldı...
 
Sonra biri daha gitti peşlerinden..
 
Arkalarında rakamlar bırakarak gidiyorlar..
 
Biz geniş çaplı operasyonlar düzenliyoruz arkalarından...
 
Dimdik duruyoruz, 9’u birden gittiğinde bile.
 
Önemli bir şeyler anlatıyoruz -daha önemli bir şey varmış gibi-  önümüzdeki akreditasyona..
 
Onlar da çok oralı değil, akşam haberlerine daha çok var nasılsa.
 
Acı saat 19’u vurduğunda derinleşiyor çünkü!
 
- Anlat bize bilmem kim neler oluyor orada ateş nasıl düşmüş!
- Ateş çok fena düşmüş Birand!
 
İsimlerin değiştiği aynı metinli şehit haberleri, Birand sadece bir örnek.
 
Hemen tamamı bir örnek giyiniyor yazılı ve görsel basın.
 
Acıyı reytinge tahvil ediyor...
 
Şehit oldular diyoruz.
 
Şehit olmak, damat olmak gibi bir algı yaratıyor ya da hacı olmak?
 
Öldüler yani, artık hiç olmayacaklar...
 
Onların öbür taraftaki makamlarında rahat edecek olmaları bizi buradaki makamlarımızda rahat ettirmemeli.
 
Bu teselli onların yakınlarının, ailelerinin hakkı yalnız!
 
Numaralardan biri bizi vurmadıkça onlar bir rakam olmaya devam edecek, yeni rakamlar gelene kadar lanet ettiğimiz kısır bir döngü olacak terör.
 
Terörle mücadelede ezber bozmak lazım.
 
Siyasilerin kimseyle görüşmeme randevu vermeme gibi bir lüksü yok, DTP’den bir fayda temin edilecekse bunun şartları sonuna kadar zorlanmalı.
 
Bunun davulla zurnayla yapılması da gerekmiyor! Ama bir şekilde yapılmalı.
 
Askerin teknik anlamda eli kuvvetlendirilmeli, bölge dağa çıkmaya elverişli bir yer olmaktan çıkarılmalı, bunun için çalışılmalı...
 
Laikliğe yardıma geliyor silahlı kuvvetleri, Atatürk’e!
 
Siyasette ne kadar top varsa giriyor, fikirler bildiriyor...
 
Eksikler hatalar görüyor, kendine göre tehdit görüyor olabilir hatta haklı da olabilir ama kendi alanındaki enerjisinden çalıyor bunları yaparken!
 
İsviçre’de belki ama bu topraklarda askerin politika yapma lüksü yok...
 
Hiçbir şartta yok!
 
Yeni rakamlar geldiğinde; yapılan açıklamalar, başlatılan operasyonlar terörü kınayan üst düzey yetkililer, acıyı anlatan haberciler, hepsi anlamsız olacak, tüm şartları seferber etmedikçe.
 
Daha iyisini yapabileceğimizi bildikçe büyüyücek içimizdeki acı...
 
Hepimiz terörün değirmenine su taşıyan; gencecik otelcilerin, bankacıların doktorların hastaların hayallerinin ölmesinde dolaylı olsa da katkıda bulun bu çağın sorumluları olarak tarihe geçeceğiz...
 
Kendi aramızdaki tüm husumetleri ikincil bunu birincil görürsek başarabilirsiz!
 
Laiklik - gericilik, sen - siz,  akp -  ak parti -bu ellincil hatta- açık - kapalı, bunların tümünü ve benzerlerinin tümünü boşvermeliyiz...
 
Devletin tüm erkeleri bir olmalı!
 
Her şeyi unutarak! Bunu tüm farklılıkların önüne bu çabayı koyarak...
 
yüzme bilmeden
daha deniz görmeden
hiç güneşte yanmadan
şimdi ölmek istemem
bir kalbi sarmadan
 
ardımıza bırakmamalıyız onları, yanımıza almalıyız tüm rakamlarımızı!

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Siyaset
Tarih : 13.06.2009 17:28:22

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

cem yıldız yazdı
Yeni GAP Gerekli: Bir iktisat kanunu: Talep (müşteri) olmadan, üretim olmaz. Yani bir bölgede yatırım olması için, talep yaratılması gerekir. Bu da sadece vasıflandırmayla (eğitimle) mümkündür. Bugünkü şartlar altında güneydoğulu kardeşlerimiz, öss imtihanını kazanamadığı için, bu bölgede halka dönük yeni bir eğitim sistemine ihtiyaç vardır. Ancak bu sayede yatırım olanağı doğar ve terör biter. cem yıldız


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b248 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası