çentik



Estek Köstek
Turks ve Caicos Adaları
Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var.
Maya Takvimi Nedir?
Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur.
Maya Burcunuzun Özellikleri
Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin.

Kızlar Arasında
00:00:00 2010'da nasıl olmalıyım?
Herkesin dolabında o geceyi geçirecek kurtarıcı bir şeyler mutlaka vardır ama daha da özel olmak istiyorsanız gideceğiniz yere göre giydiğiniz kıyafet şık olmakla beraber, gecenin uzayacağını düşünüp rahat da olmalıdır.
2009-2010 Bahar Modası
İster daracık bir tayt, ister bol bir model seçin, her ikisi de çok moda. Deri, saten hatta ışıltılı kumaşlar da seçenekler arasında. Sonbahar pantolonları diz altında biten modellerden, dar ve uzun paçalılara kadar her boyda karşımıza çıkıyor. Pantolon giymeyi seven biriyseniz, vitrinlerde mutlaka kendi tarzınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz


Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter!
Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live!
Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!    


ADC


Cunda' da Harvard var!

Osmanlıca Yaz Okulu, kurulduğu yıldan bu yana, Alibey Adası'nda Temmuz ayının ilk pazartesi gününden Ağustos ayının ikinci hafta sonuna kadar gerçekleşen eğitimlerde, iki ana ders ve iki destek dersi vermekte. Ana dersler; Erken Dönem Osmanlı Türkçesi ve Geç Dönem Osmanlı Türkçesi ismiyle gerçekleşirken...


 

 
 "Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?" Küçük yerlerde okumanın zorluğunu, imkânsızlıkları anlatmakta literatüre slogan olarak girmiştir bu söz... Cunda ve Harvard da en az Urfa ve Oxford kadar birbirine uzak gibi geliyor, ama değil.
 
 
 
Pek çok insan tarafından bilinmiyor olsa da 1997’den bu yana burada böyle bir okul var ve dünyanın farklı okul ve ülkelerinden farklı hoca ve öğrencileri Osmanlıca paydası altında buluşturuyor! 
 
Evet, Prof. Şinasi Tekin ve Prof Gönül Tekin tarafından ABD'de kurulan Osmanlı Araştırmaları tarafından Harvard Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi'nin katkılarıyla 1 Temmuz 1997 tarihinde eğitime başladı.
 
 
Programın temel amacı Osmanlı Türkçesi öğrenimi olmakla birlikte, bir yanı da, Şinasi Tekin Hoca'nın da sıklıkla vurguladığı üzere, yurt dışında Türkiye'yi tanıtacak konuma gelebilecek yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bir buçuk aylık bir dönem içinde Türkiye'de küçük bir beldede bulunmalarını sağlamaktı.
 
Osmanlıca Yaz Okulu, kurulduğu yıldan bu yana, Alibey Adası'nda Temmuz ayının ilk pazartesi gününden Ağustos ayının ikinci hafta sonuna kadar gerçekleşen eğitimlerde, iki ana ders ve iki destek dersi vermekte. Ana dersler; Erken Dönem Osmanlı Türkçesi ve Geç Dönem Osmanlı Türkçesi ismiyle gerçekleşirken, dektek derslerinde biri Farsça-Arapça bir diğeri de Türkçe olarak düzenleniyor. Yaz Okulu'nun 2009 yaz okulu eklenmemiş mezun sayısıysa 157.
 
2004 yılında vefat eden Şinasi Tekin'in yoğun çabaları sonucunda ABD Eğitim Bakanlığı, Osmanlıca Yaz Okulu dolayısıyla, ilk kez yaşayan bir dilin değil klasik bir dilin eğitimini veren bir okulu tanımış, ayrıca ABD'nin en ünlü üniversitesi bu yolla Türkiye'de gerçekleştirilen bir programı desteklemiştir.
 
 
Türk kültürünün tanıtımı yolunda önemli bir misyon üstlenen Osmanlıca Yaz Okulu'na destek bayrağını Uludağ Üniversitesi'nden Koç Üniversitesi almış.
 
Başlangıçta okul binası olarak Şinasi ve Gönül Tekin'in kendi evleri okul binası olarak kullanılırken 2003 yılında Koç üniversitesi vakfı tarafından adadan alınan bir bina Osmanlıca Yaz Okulu'nun hizmetine sunulmuştur.,.
 
Ümit Buget
 
 
Şinasi Tekin hocanın ardından...
Uzun yıllar var ki Harvard'da sadece Amerikalılara değil, dünyanın dört bir yanından gelenlere, hatta en başta Türklere Osmanlı metinlerini, Uygur ve Göktürk edebi abidelerini Şinasi Tekin öğretirdi. Eşi ve onun kadar ünlü bir Türkolog olan Gönül Alpay Tekin hoca ile birlikteHarvard'ın Türk Etüdleri Dergisi'ni çıkarırlardı. Şinasi hoca kimsenin pek neşretmeye cesaret edemediği Budist Uygur metinlerinden oluşan "Altun Yaruk" adlı çalışmasıyla haklı bir ün yapmıştı. "Eski Türklerde Yazı", "Osmanlıca El Kitabı" adlı eserleriyle da tanınırdı. Fakat neşriyatının çoğunu Almanca ve İngilizce yapmıştı. Geniş okuyucu kitlesi talep etse Türkçe yazacağına da şüphe yoktu. Şinasi hoca yaptığı işlerle, "Özyurdunda garip, özdilinde laf anlatamaz" bir adamdı. Malesef eğitimimizden dolayı bizde dilbilimi, genel olarak filoloji ve Türk dili tarihine ciddi yaklaşım yoktur. Böyle uzmanlarımız yurtdışında ders verirler. 1933 Balıkesir doğumluydu. 1965'te Atatürk Üniversitesi'nde profesör oldu ve hemen ardından Harvard'a davet edildi. 40 yıla yakın süre Harvard'da hocalık yaptı. İstanbul Üniversitesi'nde yetişmiş ve Hamburg'da ünlü Türkolog Anna Marie von Gabain'in şakirtleri arasında temayüz etmiştir. Hocanın yerinin doldurulacağını pek zannetmiyoruz ama inşallah geçen zaman bu hükmün aksini gösterir.
 
İlber ORTAYLI
Milliyet, 19.09.2004

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Hayatın İçinden
Tarih : 15.11.2009 16:16:32

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Bu yazıyı paylaş
Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter! Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live! Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!

Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

ahmet deniz çetiner yazdı
Teke Tek özelde bir kaç ay önce, Gönül Tekin hocamızı dinlemiştim, sümerler, dinler tarihi gibi bir çok konuda bilgiler vermişti. Ben bu yaşlı ama bu kadar güzel, bilgili ve sevimli bir kadın bilmiyorum. 70li yaşlardaki bir kadına aşık oldum sanırım :) Eğer kaçırdıysanız tekrarı verilirse ya da internet üzerinde bulabiliyorsanız mutlaka izleyin. Belkide en güzel Fatih Altaylı & Murat Bardakçı programıydı.


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
ef5b (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.
Sensizistan
Ben, her gün biraz daha kayboluyorum, hemen her sokağını bildiğim bu şehirde… Kendimden oluyorum, kendim olmaya çalışırken! Yine de kolaydır aşmak, coğrafi sınırları, bir başka şehir tabelasına hoş bulduk demek kolaydır, basit formülleri vardır, pasaport gibi, vize gibi, “bir yere gitmeyin geliyoruz size” gibi.
Gökkuşağı
Öyle çok bilinmeyen vardı ki, sokak kapısından girip balkona çıkana kadar, merdivenlerdeki her cümlenin sonu, soru işaretiyle bitiyordu, çocuk olmakla adam olmak arasında çok yıprandık ama hayat yokuş yukarı çıkarken elimizden aldıklarını, bir bir geri verdi; bayır aşağı gördüklerimizin rengini geri verdi. O yüzden şimdi, yeniden, hem gözlerimiz hem çimenler yeşil...
Hayal, Gerçekten Güzeldir!
Seni gerçekten seven biri olmadıkça, çıkmayacaksan bir daha yerinden. O güne dek yalnız gideceksin kız kulesine ve hiçbir şoför paso sormayacak, indirimli biletine.
Ben Bir Ceviz Ağacıyım, Gülhane Parkı'nda!
Basit bir muayenede, yemin edebilir herhangi bir tıp doktoru, midemin üstünde kalbim olduğuna, ben de en az onun kadar eminim, kalbimin orada olmadığına!
Milli Piyango
İnsanların mutsuz olmak için çaba sarfettikleri bir yerdir dünya, bunun lidyaların icadı bir metalle çözüleceğini düşünmek iyimserlik olur. Para, 'insanı' mutlu edecek bir materyal değildir. En azından tek başına değildir.

Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Asi Ruh: Alexander McQueen
Hep moda adına yaptığı güzel şeyler, çılgın ve aykırı gösterileriyle adından bahsettiren Mcqueen bu defa herkesi üzen bir haber oldu
Başlıklar Önemlidir!
Ve fakat bir kez daha bedbaht olma zamanı gelmiştir. Muhterem şahıs gelemeyeceği beyanında bulununca “Sen yoksan ben de yokum” diye iyice bir kahraman edasına bürünür şahsımız. 14 Eylül yas ilan edilir, siyah bilekliklerle Shine izleyerek başkasına verilen biletlere elveda denir. Aradan günler, aylar, mevsimler geçer.
Bedenin Alfabesi (Aşk)
O üç harfin sessiz dünyasında yaşanan gerçek aşkların diliydi belki de…
“Sessizliğin Tadını Çıkarın*”
İçimde “Yapabilirsin, dene” diyen bir ses, “Onca yıl denedin olmadı, mutsuz oldun, ne diye bir daha duvara toslayacaksın?” diyen karşıt bir ses daha…

Ümit Buget
Kategorideki Yazı : 5
Chentick Yazı İşleri
Kategorideki Yazı : 5
Gözde Demirelli
Kategorideki Yazı : 4
Asuman Çakıroğlu
Kategorideki Yazı : 3
Özge Ulusoy
Kategorideki Yazı : 2
A. Deniz Çetiner
Kategorideki Yazı : 1
Beyza Tiryaki
Kategorideki Yazı : 1
Duygu Koç
Kategorideki Yazı : 1

Köşe Yazarlarımız
A. Deniz Çetiner
Ali Sekban
Emre Mendi
S. Fırat Kaya
Ümit Buget
<< Tüm Yazarlar ve Editörler


Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Çentik