Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Yönetmen : Robert Kenner
Görüntü Yönetmeni : Richard Pearce
Kurgu : Kim Roberts
Müzik : Mark Adler
Oyuncular : Eric Schlosser, Michael Pollan, Gary Hirshberg, Joel Salatin
2009 Gotham Ödülleri: En İyi Belgesel
Amsterdam Belgesel Film Festivali
Toronto Film Festivali
Berlin Film Festivali
Seattle Film Festivali
Hong Kong Film Festivali
Ve ayrıca 2010 Oscar En İyi Belgesel Adayı

Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO’su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
"Daha hızlı, daha yağlı, daha büyük, daha ucuz" belgeselde röportaj yapılan çiftçilerden birisi, Fast Food'u böyle anlatıyordu. Doğası gereği otla beslenmesi gereken hayvanların, GDO’su bollaştırılmış mısırlarla yetiştirilmesi, daha doğrusu endüstrileşmiş hayvancılığın, hayatımıza kattığı sağlıksız yeme alışkanlığı. Bir tavuğun ya da sığırın yetişmesi gereken zamanda ve kilo da mı yetişmesi daha doğru olur; yoksa çok kısa bir sürede kendisini bile taşıyamayacak kadar şişmesi mi? Tabi ki ikincisi; kaçımız yemek sipariş verirken "Ayy bu ne böyle, küçücük tavuk koymuşlar" diye şikâyet etmedik ki. Aslında şunu sormak lazım; tercihiniz gerçek et mi, şişirilmiş et mi?
Birçoğumuz yemek yerken, aslında ne yediğimizi bilmiyoruz. Dahası bunun üzerine çok düşünmüyor ve hatta buna zaman bile harcamıyoruz, hızlı hayatımızın içinde. Acaba yediğim hamburgerdeki et, nerede ne şekilde yetiştirilen bir hayvandan geliyor, o hayvan ne ile besleniyor, ne şekilde öldürülüyor? Sadece etlerde değil sebzeler, meyveler de sorunun bir parçası elbette… Kışın ortasında domates, çilek satın alıp yiyoruz, aslında mevsiminde olmadığını ve hatta doğal olmadığını bilmemize rağmen. Sorgulamadan yediğimiz onca sebze ve meyve, nasıl oluyor da, dört mevsim tüketilebilinir hale geliyor?
Korkarım ki, günümüzün sağlıksız sorgulamasız, tüketim çılgınlığındaki insanlarının büyük bir çoğunluğu, bu soruları yemeklerini afiyetle yedikten önce de sonra da sormayacak. Bu şekilde sağlıksız beslenmeye devam edersek, anca hastanelerde tedavi esnasında yemeye çalıştığınız brokoli çorbasını içerken bunları sorgularız diye düşünüyorum :)
Belgeseli izledikten sonra, kaç kişinin yeme alışkanlığı değişir bilmiyorum; ama en azından et endüstrisi, hayvancılık ve tarım şekilleri hakkında epey bir fikir sahibi oluyorsunuz. Gerisi siz ve kendinizi, daha doğrusu sağlıklı yaşamı ne kadar sevdiğinize kalmış.
Aslında belgesel Amerikan halkından ve onların beslenme alışkanlığından bahsediyor , ama özellikle son bir yıldır ülkemizde de epeyce konuşulan, tartışılan bir konu olan GDO nedeniyle, belgeselin geçtiği ülkeden, millerce uzak olsa da, konu olarak maalesef o kadar da uzak değiliz.
Belgeselin bir bölümünde, Amerika’da çok az ücret karşılığı çalışan 2 çocuklu bir göçmen aileyi görüyoruz, markete gidip organik ve sağlıklı besinlerden almak istiyorlar; ama fiyatları sağlıksız ve hazır fast food yiyeceklerden, çok daha pahalıya geliyor; o yüzden, her gün kolay pişirilmiş ve ucuz fast food'u tercih ediyorlar. Organik ürünlerin pahalı olmasının sorumlusu, sadece kapitalizm değil aslında; biraz da işlerin bu boyuta gelmesi, hepimizin suçu. Yani suçlu yine biz insanoğulları, başkası değil.
Biliyor musunuz marketlere girdiğimizde ,her mevsim bizi karşılayan o kıpkırmızı domatesler, aslında yoklar, ya da şöyle söyleyeyim, aslında onlar domates değil; biliyorum kulağa çok acımasız geliyor… Michael Pollan'ın Omnivore’s Dilemma’ kitabında dediği gibi, “Domates gibi gözüksede, bir tür kavramsal domates aslında… Yani, yalnızca bir idea olarak domates.”
Yediğiniz yemeğin raf ömrünün uzaması, sizin ömrünüzü kısaltmasın. Unutmayın ki günde 3 öğün tercih hakkınız var; yani değişim yine sadece sizin elinizde!
http://www.foodincmovie.com/
http://www.takepart.com/news/tag/hungry-for-change/
http://www.slowfood.com/
Belgesel ve anlatıkları hakkında daha fazla şey bilmek istiyorsanız buyurunuz belgeselin tanıtımı için hazırlanan yazı;
"Bugün, Amerikan gıda endüstrisi için yetiştirilen bir tavuğun yaşamı yalnızca altı hafta. Hareket etmelerinin imkansız olduğu daracık kafeslerde, hiç ışık görmeden yaşıyorlar. O kadar şişmanlatılmış durumdalar ki, kendi ağırlıklarını taşımaları, ayağa kalkmaları imkansız. Bugün, Amerikalı bir çiftçinin kendi mısırını üretmesi söz konusu değil, yalnızca Monsanto’nun genetiği değiştirilmiş ve patenti alınmış mısırını satın alıp yetiştirebilir. Yine bugün, Amerika’da tüketilen etin hepsi yalnızca dört büyük şirketten geliyor. Tavukların göğüsleri büyüdükçe ve domatesler dayanıklılık adına genetik olarak değiştirildikçe, her yıl 73.000 Amerikalı E. coli bakterisinin kurbanı oluyor. Diğer yandan obezite tavana vuruyor ve şeker hastalığı daha önce görülmemiş oranlara yükseliyor. Gıda Ltd. Amerikalıların marketlerden aldıkları yiyeceklerin aslında nereden geldiğini ve bunun gelecek nesillerin sağlığı için ne anlama geleceğini anlatıyor. Aynı zamanda, bir takım şirketlerle devlet kurumları arasındaki dostane ilişkiyi anlatıyor; tüketici sağlığına, tarıma, çiftçilere, hayvan haklarına ve çevreye düşman bir dostluğu. Türkiye’de GDO’lara karşı yürütülen kampanya döneminde bu filmi izlememiz özellikle önemli; bu anlamda Gıda Ltd. belgeseli bir tür harekete geçme çağrısı gibi. Ne yediğimize dair korkunç gerçekler başka bir dizi gerçekle iç içe geçiyor; endüstriye, sömürüye ve açgözlülüğe dair gerçeklerle… Gıda Ltd. uyandırıyor, şok ediyor ve mide bulandırıyor."
![]() |
Editör / Yazar :
Duygu Koç Kategori : Kültür & Sanat Tarih : 02.03.2010 19:02:31 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.


























