çentik









Dindirilemeyen Egoların Sınırları Arasında

Yakın zamanda başbakan “İşçi haklarını benden iyi kimse savunamaz“ diyerek sendikalara ya da “Çekilin! ben daha iyi kurtarırım

Aile içinde oluşan sorunlardan etkilenen bireylerin, çözüm elde edilebilme adına etkin bir şekilde sürece katılımı sağlanırsa tüm bireyler açısından olumsuz etki azaltılabilecekken, genelde sorun çözme aile reislerinin bireysel çabalarına kalmıştır.

 Aile reisleri karar verme sürecinde tek olduğundan dolayı, olayları ya da sorunları kendi açısından değerlendirerek kendi çıkarına çözüm üretmesi olasıdır. Evin küçük çocuğu, sorunu aşma adına fikir üretme sürecinden uzak tutulur.
 
Benzer şekilde, ülke sorunları üzerine görüş bildiren, araştırma yapan yazar - çizer -araştırmacı grubunun -eleştiri dozajına göre- uyarılma ya da yargılanmalara maruz kaldığını biliyoruz. Türkiye ailesi içersinde oluşmuş ya da oluşabilecek sorunlar hakkında görüş bildirmek, düşünce özgürlüğünün gerektirdiği bir haktır, aslında.
 
Halk açısından faydalı olan bazı TV programlarının, gerek kişisel gerek oluşturdukları grubun rahatsızlıkları gerekse ülkelerarası ilişkilerin zedelenmesi gibi nedenlerle, aynı baskı unsurunun uzantı olarak yayın hayatlarına devam etmelerine izin verilmeyebiliyor...
 
Müzakerelere başlamamızla yeni bir boyut kazanan AB sürecinde; AB’ye üyelik kriteleri ya da kriter olarak kabul ettirilmeye çalışılan maddeler hakkında detaylı bilgiler aktaran, kriterlerin AB ülkelerindeki uygulamalarını inceleyen, dolayısı ile AB’nin Türkiye’ye karşı ne kadar samimi davrandığını irdeleyen yayınlara, yani AB’yi algılama ihtiyacımız vardı.  Hele de AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlanmasına karar verilen 2004 yılında çok ihtiyacımız vardı, ki zamanın ana haber bültenlerinde yayınlanan halk röportajlarında, muhabirlerin “Avrupa Birliği’ne girersek ne olacak?” sorusuna vatandaşlarımız “Avrupalı olacağız…” , “Para birimimiz Euro olacak…”, “Cebimdeki 10 Lira 100 Lira olacak…” şeklinde cevapların verildiğini düşünürsek... (Burada, ayrıca değinilmesi gereken başka bir nokta da muhabirlerin sorduğu sorunun anlamsızlığı olabilir. “Avrupa Birliği’ne girersek ne olcak?” sorusu, henüz böyle bir durum bulunmadığından dolayı çok erken ve yersiz bir soru olmuştu. Bunun yerine “AB’yi samimi buluyor musunuz?” ya da “Hangi koşullarda AB’ye girebiliriz, yerine getirmemiz gereken koşullar hakkında bilginiz var mı?” gibi sorular insanların, AB yolunda Türkiye’nin nerede bulunduğunu bilip bilmedikleri hakkında bilgi verebilirdi. )
 
Bu tarz programlardan biri de TRT’de yayınlanan Sınırlar Arasında * programıydı. Başbakan tarafından (Yukarıda verdiğim sebeplerden biri olan) ülkelerarası ilişkilerin zedelenmesi sebebiyle ve “ilişkileri biz yürütüyoruz, iyisiyle kötüsüyle gelişmeleri zaten aktarıyoruz, insanlar ayrıca bu konuları irdelememeli” kararı sonucu, kafamızı bulandıran! böyle bir programa ihtiyacımız olmadığına karar verildi ve Sınırlar Arasında yayından kaldırıldı.
 
Bu durumdan yapabileceğimiz çıkarım, Başbakanın, çevre konusunda çevrecilerle, sosyal demokratlık konusunda diğer partilerle giriştiği yarış gibi ülke gündeminde olan önemli konular hakkında araştırma ve analizler yapan araştırmacılardan daha araştırmacı olduğudur. Yakın zamanda başbakan “İşçi haklarını benden iyi kimse savunamaz“ diyerek sendikalara ya da “Çekilin! ben daha iyi kurtarırım” diyerek cankurtaranlara, ve hatta “Bu çocuklar neden sokakta yaşıyor, kim yönetiyor bu ülkeyi! ” diyerek kendisine bile çatabilir...  
 
*Banu Avar’ın hazırlayıp sunduğu Sınırlar Arasında, 2004-2008 yılları arasında TRT’de yayınlanmaktaydı. Sınırlar Arasında başta AB ülkeleri ile ilgili, Ortadoğu ve Asya’daki ülkeler ile ilgili programlar yapmış, bu ülkelerdeki sorunları irdelemiştir. Özellikle AB-Türkiye ikili ilişkilerinde, bahsedilen kriterlerin AB ülkelerindeki  uygulamalarını Türkiye açısından eleştirel bir gözle yorumlamıştır.
 

Editör / Yazar : Ercan Köse
Kategori : Siyaset
Tarih : 11.08.2009 12:55:37

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b1d4 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ercan Köse - Diğer 2 Yazısı

Taşeron
Anayasayı seçilmişler değiştiremez, kurucu meclis gerekir. Kurucu meclis için darbe gerekir! , ama darbeciler yargılanıyor!" Koşul olarak da; “Ülkenin işgal altında olması ya da savaş halinde bulunulması vs.
Romantik Bir Tırmanış Hikayesi: 'Erciyes'
Saat 17.00... Son teleferiğin kalkışına yarım saat kala, teleferiğe ulaşmanın bu tempoda zor olacağını düşünen Esin bizden ayrılıp hızlı yürümeye başladı (yetisip teleferiği durdurmak için...) 10 dakika sonra kalkacak teleferiğin haberini Esin telefonla verdi
Dindirilemeyen Egoların Sınırları Arasında
Yakın zamanda başbakan “İşçi haklarını benden iyi kimse savunamaz“ diyerek sendikalara ya da “Çekilin! ben daha iyi kurtarırım





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası