Eskilerden Bir Hava: Maraton
Sadece TRT' nin olduğu zamanları hatırlayacak kadar yaşadım. İlk özel kanal Star TV' nin büyük bir heyecanla manuel aramayla TV' mizdeki yerini aldığı gün, dün gibi aklımda. Sonra çorap söküğü gibi kanallar arttı...

Eskiye özlem her kuşakta vardı, hayat var olduğu sürece de olmaya devam edecek gibi... Benim çocukluğumda diye başlayan cümleler herkesin ağzından en az birkaç defa duyulmuştur. Ben de herkes gibi durmadan eskiyi özleyip eskiyi yad ediyorum. Özlediğim o kadar çok şey var ki, bir değil iki değil… Bugün aldığım bir mail eskiden TV karşısında geçirdiğim zamanları hatırlattı, özlediğimi fak ettim…
Sadece TRT’ nin olduğu zamanları hatırlayacak kadar yaşadım. İlk özel kanal Star TV’ nin büyük bir heyecanla manuel aramayla TV’ mizdeki yerini aldığı gün, dün gibi aklımda. Sonra çorap söküğü gibi kanallar arttı. Bununla beraber seçenekler çoğaldı. Dönem dönem belli yapımlar çoğaldı bir zaman geldi hepsi yok oldu gitti. Yıllara direnen ve ayakta kalmayı başaran programlar, diziler de oldu tabii, bunlardan biri de Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu’ nun ‘Maratonu’ ydu…
İlk zamanlarında nerdeyse sabah biterdi. Maçları da evimizde izlediğimiz için hemen ardından yorumları izlemeye başlardık. Sivri yorumlarıyla Erman Toroğlu bizi bir yandan kızdırır bir yandan da güldürürdü. Şansal Büyüka’ nın da şahsına münhasır halleri programa başka bir renk katardı. Nerdeyse her futbolsever programı izlerdi. Hoş çok fazla da seçenek yoktu aslında. İyi ki de yokmuş. Artık herkes başka bir kanalda başka bir yorumcuyu dinliyor. Çok kişi sadece yönetmen için önemli görülen pozisyonları izleyebiliyor, sadece şifre çözücü makinesi olanlar maçları evlerinde bacaklarını uzatıp çoluğu çocuğuyla izleyip, maç sonrası yorumlarla devam edebiliyor. Kendimden biliyorum eski tadını da vermiyor zaten.
Fakat durum bu hale gelmeden önce pazartesi günleri gündem belliydi, o hafta mutlaka özel bir galibiyet ya da mağlubiyet olurdu. Eğer yenen taraftaysak değmeyin keyfimize; ancak yenik olan tarafsak sormayın başımıza geleni… Mesela ben babamın, Erman hoca’ nın, Şansal Büyüka’ nın yorumlarını can kulağıyla dinler bir çıkarım yapar hatta bazen hiç utanmadan aynen alıntı yaparak üstünlük kurmaya çalışırdım. Yeniksek zaten suç hakemindir ( Yıllar geçti hala hakemler birilerinin yenilmesi için canla başla çalışıyor, sanki işi buymuş, sporda yenilen olmazmış gibi…)
Deli gibi tartışırdık, dersler uzadıkça uzardı yarım kalan tartışmalar yüzünden. Arada abartıp küserdik bile. Hey gidi günler… Maraton izlememek bir eksiklikti. Maraton’ u Maraton yapan Erman Toroğlu ve Şansal Büyüka’ ydı. Onlar artık Türk futbolunun en ünlü yorumcularından. Geçenlerde bir ankete rastladım başlığı şuydu:
“Erman Toroğlu ve Maraton TV programının Türk futbolu üzerindeki genel etkisini nasıl yorumluyorsunuz?”
Bu bile aslında etkiyi yeterince açıklıyor. Tarzlarını sevsek de sevmesek de, özlesek de özlemesek de, artık yeter görmek istemiyorum desek de ekranda bir yerlerde bize bir şeyleri anlatıyor, bir şeylere kızıyor olacaklar. Bence iyi ki de olacaklar… Ha tarzlarına bayılıyor muyum? Hayır; fakat eskiye sahip çıkma adına, eskilerden kalan bir şeyleri görme adına var olmalarını diliyorum…
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
| Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır. |
|