çentik









Formula 1'de İstanbul Massa'lı sona erdi!

Brawn GP takımıyla yıldızı parlayan Button 7 yarışta 6. kez damalı bayrağı ilk kez gören pilot oldu. Böylece gelmiş geçmiş en sevilen F1 pilotu Michael Schumacher'in sezona en iyi başlangıç rekorunu da kırmış oldu

 
 Tükiye vatandaşları olarak Amerikan yapımı bir film izlemeye görelim... Filmin sonunda -mutlaka ama mutlaka- yer alan uzayıp giden geniş kır yollarında keyifle araba süren film yıldızımızın görüntülerine hemen içimizi çeker, hafiften(!) bir kıskançlık duyarız ve filmden arda en çok da o arabalar kalır. Bu kadar araba ve hız tutkunu bir millet olunca önceleri televizyon ekranından izlemekle yetindiğimiz Formula 1'i, İstanbul Park pistinde canlı canlı izleyebilecek olma fırsatı yurtta büyük sevinç gösterileriyle karşılanmıştı. İlk yarışın 21 Ağustos 2005 itibariyle gerçekleşeceği haberi kesinleşince biletler büyük bir hızla tükenmeye başlamış, ünlü Formula 1 pilotları birbiri ardına İstanbul'a gelip Sultanahmet'te, Boğaz Köprüsü'nde gösteri sürüşleri yaparak ilgiyi katlamışlardı. Aradan geçen 5 yılda çok şey değişti. Maymun iştahımız kapandı ve pekçoğumuz bundan da hevesimizi alıp bir kenara atmayı uygun bulduk. Tabi bunda belirlenen bilet fiyatlarının da etkisi vardır muhakkak. Şu veya bu sebepten azalan ilgi sebebiyle gelecek yıl gerçekleşmesi tehlikede olan ING Türkiye GP'sinin 2009 sezonunda adı Button oldu.
 
 
 

Brawn GP takımıyla yıldızı parlayan Button 7 yarışta 6. kez damalı bayrağı ilk kez gören pilot oldu. Böylece gelmiş geçmiş en sevilen F1 pilotu Michael Schumacher’in sezona en iyi başlangıç rekorunu da kırmış oldu. Aldığı 10 puan ile takım arkadaşı ve pilotlar sıralamasındaki en yakın takipçisi olan Rubens Barrichello'nun yarışı puansız bitirmesini de fırsat bilerek puan farkını 26'ya yükseltti. Yarışa ilk sırada başlamış o Red Bull Racing'in Alman pilotu Sebastian Vettel 10 numaralı viraja hata yapıp önemli bir fırsatı tepince bu durumu fırsat bilen Button daha ilk turdan birinciliği ele geçirdi ve yarış sonuna kadar pozisyonunu korumayı boynunun borcu saydı. Vettel yarış sonrasında "Her şey benim hatamdı ama Jenson oldukça hızlıydı onu yakalamam zordu" diyerek de yiğidin hakkını da vermeyi ihmal etmedi. Yaptığı 3 pit stop stratejisi sebebiyle yarışı ancak 3. sırada tamamlayabildi. Yine Red Bull Racing takımından Mark Webber yaptığı 2 pit stop ile Vettel 'i geçip podyumun 2. basamağında kendine yer açtı. 3 senedir Türkiye GP'sinde 1.liği alan Massa finiş çizgisini 6. sırada gördü.
 
 
 
 

İstanbul Park'a gidemeyip televizyonlarından takibe çalışanlar ise TRT engeline takıldılar. Peki TRT ilk yayınında neler yapmış? Şifreli yayın karmaşı ile pek çok izleyenin zevkine mani olmuş. En büyük sıralama değişikliklerine sebep olan pit stoplara yenilik getirip pite giren Button'ın pitteki durumunu değil, Vettel'in nerede olduğu göstermiş. Yayınlar sırasında padokta ünlü sporcular vb. ile yapılan röportajların yerini Deniz Baykal, Bülent Arınç röportajları almış.Uzun aralardan sonra Okay Karacan'ı yorumculuğa ve sunuculuğa seçme gafletinde bulunmuş ve bu sebeple izleyiciler, yarışı herhangi bir canlı yayın programına telefonla bağlanan seyirciler gibi "televizyonlarının sesini kısarak" izlemek zorunda kalmış ve asıl heyecan verici kısım olan motor seslerinden mahrum kalmışlar. İşte Okay'ın yüzünü kızartan anların bir kısmı:
 
 


 
Sıralama turlarında tam Nakajima'nın diğerlerine oranla nasıl yavaş bir tur geçirdiğinden dem vururken birden Nakajima'dan en iyi tur zamanı geldi. İlerleyen dakikalarda aynısını Trulli için de "Kötü bir derece geli...ooo evet birinci sıraya yerleşti!" nidalarıyla yaptı.
 
Yine sıralama turları sırasında ekranda beliren 15. sıradaki pilotun derecesini 1. sıradaki Vettel'e ait sandı.
Alelade bir sıralama turlarını dahi at yarışı sunuyormuş heyecanıyla anlatarak izleyenleri bezdirdi.
 
BMW-Sauber pilotu Nick Heidfeld'in Williams pilotu olduğunu zannetti.
 
Yaptığı yorum: "Bu arada Hamilton.. Evet, Barrichello'yu geçiyor! Bir sıra yukarı çıktı". Olayın aslı: Barrichello'nun Kovalainen'i geçmeye çalışıyor. Bu sırada Hamilton ise olay mahalinden uzakta 17. sırada kendi halinde yarışa devam ediyor.
 
TRT'nin bu başarısız yayını aslında, yarışı 2010'da televizyondan değil, İstanbul Park'tan izlememizi teşvik amaçlı yaptığı gibi bir komple teorisine inanmayı seçiyorum. Senelerdir içten içe yükselişe geçmesini beklediğim ve sonunda 3 senelik İstanbul Massa'lına son veren Button'a selam ediyorum.
 
 
 



 

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Ekstrem Sporlar
Tarih : 09.06.2009 15:53:56

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Nebi Senol Yilmaz yazdı
Evet her zamanki gibi heyecan dolu bir yaristi. Bizzat yerinde izlemis birisi olarak, her ne kadar TRT'nin yayin kalitesizliginin sebebini sehir efsanesi olarak isimlendirsem de hani insanlari IstanbulPark'a yönlendirse guzel olur diye dusunuyorum :D Sunu kesinlikle belirtmeliyim, TV ve Pist cok cok farkli. Pistte o guzelim sese doyuyor insan. Bilet fiyatları biraz ucuk kacik olsa da en az bir kez gidilmeli diye dusunuyorum :) Kucuk bir ayrinti: Her ne kadar uluslararasi bir organizasyon olsa bile, yarisin Istanbul ayaginda turk zihniyeti olduğu icin, ozellikle organizasyonun bitis bolumu oldukca can sıkıcı. Ne yazik ki binlerce insan 3 metre genisligindeki sadece bir tane ust gecit sayesinde otoparklara ulasabiliyor. 70%'e yakin yabanci katiliminin oldugu bir organizasyonda bu gercekten cok buyuk bir ayipti...

Ahmet Can Yıldırım yazdı
Seneye acaba F1 Türkiye'de yapılmayacak gibi görünüyor. Bu seyirci kapasitesiyle F1 Türkiyeden elini ayağını çekecek arkadaşlar


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
1f9f (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası