Fotoğraf Makinemizi Biraz Kurcalayalım
Fotoğrafla birazcık ilgilenmeye başladığınızda en çok duyacağınız üç terimdir bunlar. Aslında her şey fotoğrafın ana malzemesi ile alakalıdır. Yani “IŞIK
Nedir Bu SLR, DSLR ?
SLR (Single Lens Reflex) yani Tek Mercek Yansımalı anlamına gelen, değişebilen objektifli, ışığı film üzerinde algılayan fotoğraf makinesidir. İlk profesyonel makineler SLR makinelerdir.
DSLR (Digital Single Lens Reflex) yani Sayısal Tek Mercek Yansımalı anlamına gelir. SLR makinelerin dijital halidir. Yine değişebilen objektifler kullanılmaktadır ancak, ışık algılayıcısı olarak film değil CCD veya CMOS sensörler kullanılmaktadır. Dijital makine olduğu için sensörde oluşturulan fotoğraf dahili ya da harici bellek ünitelerine kaydedilmektedir. Makine fotoğrafı genellikle JPEG ya da RAW formatta kaydetmektedir. Bu iki kafıt formatı arasındaki fark ise, JPEG’in sıkıştırılmış bir format olmasıdır. RAW ise sensörün algıladığı ışıktan oluşan görüntünün ham halidir. Yani fotoğrafın hiçbir dijital oynamaya maruz kalmadığı, fotoğrafın en zengin halidir. Profesyonel fotoğrafçılar, genellikle RAW formatta çekim yaparak, fotoğrafın istedikleri halini daha sonra üzerinde oynayarak elde etmektedirler. Artık gelişen teknoloji ile, DSLR makinelerle oldukça kaliteli video çekimleri de mümkün olmaktadır.
ISO – Enstantane – Diyafram Açıklığı
Fotoğrafla birazcık ilgilenmeye başladığınızda en çok duyacağınız üç terimdir bunlar. Aslında her şey fotoğrafın ana malzemesi ile alakalıdır. Yani “IŞIK”=)
Işık bir fotoğrafın her şeyidir ve düzgünce dengelenmiş olmalıdır. Renklerin canlılığı, derinlik veren gölgelemeler ve daha birçok şey ışık sayesinde şekillenmektedir. İşte bu üç terimin temel amacı sadece ve sadece ışığı ayarlamaktır. Tabi ışıktan sonra daha farklı amaçlarla da kullanılarak değişik fotoğraflama teknikleri ortaya çıkmıştır.
ISO
ISO değeri temel olarak, DSLR makinelerde sensörün ışığa olan hassasiyetinin ölçüsüdür. ISO değeri ne kadar artarsa sensörün de ışığa olan hassasiyeti artacaktır. ISO değeri arttıkça fotoğraflanmış kare daha aydınlık çıkacaktır. Sensör hassaslaştığı için daha fazla ışık almış gibi olacaktır. Makinelere göre değişmekle beraber ISO 25-50-100-150-200-400 gibi değerler almaktadır. Fotoğraf çekerken kullanılacak ISO değeri tamamen ortama bağlı olarak değişiklik gösterecektir.
Peki neye göre ayarlayacağız?
Kısa pozlama yapabileceğimiz fotoğraflarda ISO değerini arttırabiliriz. ISO değeri arttığında sensör ışığa daha duyarlı olacağı için, istenilen aydınlığı elde etmiş olacağız. Loş ışıkta açık alanda çekim yapacağız. Diyafram ve enstantane ile oynamadan ISO değerini 25 yaparak fotoğraf çekiyoruz. Baktık ki fotoğraf karanlık. ISO değerimizi 200’e getirerek aynı fotoğrafı çektiğimizde, istediğimiz aydınlığı elde etmiş oluyoruz.
ISO değerini arttırmak, ışık açısından kullanılan donelerden birsi ancak önemli bir dezavantajı bulunmaktadır. ISO değeri arttıkça sensörün ışık hassasiyeti artacağı için noise (kirlilik) artacaktır. Bunun sebebi, sensöre giden voltajın artarak sensörün ısınmasıdır. Bu nedenle gece yapılan çekimlerde düşük ISO değeri kullanılmalıdır.
Enstantane
Adından da anlaşılacağı gibi bu değer fotoğrafın çekilme anını (süresini) ifade eder. Fotoğraf makinelerinde enstantane ifadesi saniyeye göre söylenir. Makinenin özelliklerine göre
1/4000 1/2000 1/100 1/50 1/25 1/20 1/10 1/5 1/2 1 2 4 8 15 25 30 gibi enstantane değerleri görebiliriz. Bu değerlerden de anlayacağımız, enstantane saniyenin 1/4000’iden başlayıp 30 saniyeye kadar uzayabilmektedir. Peki bu ne anlam ifade etmektedir. O da şu oluyor, sensöre ışığın geçmesini engelleyen perde’nin (shutter) açık kalma süresidir. Yani fotoğraf çekerken eğer 1/4000 değerini seçmişsek, perde 1/4000 saniye açık kalmış olacak, 30 seçmiş isek 30 saniye açık kalmış olacaktır. Başta belirtmiştik, bu ayarların aslında bir amacı var o da ışık değerini değiştirmek. Enstantane perdenin açılıp kapanma süresi olduğu için, sensörün dışarıdan ne kadar ışık alacağını belirlemektedir. Kısaca, enstantane ne kadar artarsa fotoğrafımız o kadar çok ışık alacak ve aydınlık olacaktır. Bu özelliği ile gece çekimlerine çok güzel hava katmaktadır.
|
|
Akşam karanlığında fotoğraf makinesi sabitlenerek çekilmiş bir fotoğraf.
ISO destekli, enstantane yaklaşık 1 saniye.
|
Bu fotoğrafta görüldüğü gibi “uygun şartlar” sağlandığında yüksek enstantane değerleri ile çok güzel gece çekimleri yapılabilmektedir. Buradaki uygun şartlara gelecek olursak, öncelikle net görüntü için makine ve obje “sabit” olmalıdır. Aksi taktirde görüntü bulanık oluşacaktır. İkinci olarak ise, görüntü içerisinde aşırı ışık veren nesne olmamalıdır. Bu durumda da, eski tabiri ile fotoğrafın “yanma” durumu oluşacaktır. Yani fotoğrafın bir kısmı ışığa aşırı biçimde doymuş olacaktır.
Örnekleri şu şekilde sıralayabiliriz:
|
Zifiri karanlıkta bir oda içerisinde sabit obje ve sabit makine ile çekilmiş bir fotoğraf. Karanlıkta çekilmesine rağmen oldukça net bir fotoğraf.
ISO: 400
Enstantane: 30sn.
|
|
Zifiri karanlıkta bir oda içerisinde sabit ve hareketli objeler, sabit makine ile çekilmiş bir fotoğraf. Sabit nesne net olmasına karşın, parlak ışıklı hareketli nesne fotoğrafı bozma eğiliminde.
ISO: 400
Enstantane: 30sn.
|
|
Gece karalığında sokakta çekilmiş bir fotoğraf. Hem hareketli objeler bulunmakta, hem de makine el çekimi sebebi ile titremiş durumda. Bulanık bir fotoğraf.
ISO: 400
Enstantane: 2sn.
|
Fotoğraflardan da görüldüğü gibi enstantane değeri gece çekimlerinde güzel fotoğraflar oluşturmamıza yardımcı olmaktadır J Aslında fotoğrafın bozulması gibi görünen ve çok güzel ışık oyunları yapmamızı da sağlayan görüntüler de elde edebiliriz. Mesela otomobillerin yolda oluşturdukları akan ışık huzmeleri bunun en güzel örneğidir.
ISO’da olduğu gibi görüntü kalitesini bozan bir etkisi yoktur, aslında tam tersine fotoğrafı çekilen nesneden istenilen kadar ışık alındığı için daha canlı renkler elde etmemizi sağlamaktadır. Fakat özellikle makinenin hareket etmesini engellemek için sabitlemek, zaman ayarı kullanmak ve tripod kullanmak gerekmektedir.
Diyafram Açıklığı
Diyaframı en basit hali ile göz bebeğimize benzetebiliriz. Nasıl ki göz bebeğimiz, göze gelen ışık miktarını daralarak/genişleyerek ayarlıyorsa, biz de diyafram açıklığı ile sensöre düzen ışık miktarını ayarlayabiliriz.
Diyafram açıklığı bu ışık oyunlarının yanı sıra, fotoğraflardaki alan derinliğini değiştirmemizi de sağlamaktadır. Fotoğraf makinemizde:
F:3.5 F:5 F:5.6 F:8 F:10 F:16 F:22 F:30 gibi değerler aldığını görürüz. Bu değerler diyafram açıklığının, odak uzaklığı cinsinden ifadesidir. Dolayısı ile F:3.5 ile geniş diyafram açıklığı elde ederken, F:30 ile dar bir diyafram açıklığı elde etmiş oluruz. Diyafram açıklığı ne kadar geniş ise, sensöre o kadar çok ışık gelecek demektir. Bunun yanında diyafram açıklığının alan derinliğine etkisini de şu şekilde açıklayabiliriz. Büyük diyafram açıklığı “alan derinliğini azaltır”, küçük diyafram açıklığı ise “alan derinliğini arttırmaktadır”.
Bunu da irdeleyecek olursak: Bir makro çekim yapıyoruz, arka planın bulanık olmasını istiyorsak “geniş diyafram açıklığı” kullanmalıyız (F:3.5). Eğer arka planın da net olmasını istiyorsak “küçük diyafram açıklığı” kullanmalıyız (F:10).
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi diyafram açıklığı ile oynadığımızda sensöre düşen ışık miktarı değişeceği için enstantane değeri ile sensöre düşen ışık miktarını dengelememiz gerekmektedir.
Aşağıda farklı değerlerde çekilmiş olan fotoğraflar, yaptığımız ayarların ışığa (dolayısı ile fotoğrafa) olan etkisini ortaya koymaktadır.
|
Enstantane: 1/100
Diyafram Açıklığı: F:5.0
ISO: 200
|
|
Enstantane: 1/100
Diyafram Açıklığı: F:5.0
ISO: 800
|
|
|
Enstantane: 1/25
Diyafram Açıklığı: F:5.0
ISO: 200
|
|
Enstantane: 1/100
Diyafram Açıklığı: F:10
ISO: 200
|
Bahsetmiş olduğum ayarları öğrenmenin en kolay yolu akşamüzeri bir vakitte güzel bir parkta farklı farklı değerlerde fotoğraf çekmektir. Bu sayede hem makinenizin sınırlarını öğrenmiş, hem de güzel kareler elde etmiş olursunuz =)
Bir dahaki yazıda, HDR (High Dynamic Range) tekniğine yer vereceğim.
Görüşmek üzere, ışığınız bol olsun…
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.