çentik









Hayat ve Hüzün

Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!

Kitaplarda hayatıma ışık tutacak birçok şeyi bulabildiğim için okumayı çok seviyorum. Çünkü hayat her şeyi yaşayarak tecrübe edecek kadar uzun değil.

‘’Hayat’’ ve ‘’Hüzün’’ uzun zamandır ara verdiğim okumalarıma tekrar başlamamı sağlayan iki kitap. Sevgili eşimin armağanı olan bu iki kitap okudukça,  sadece bir kitap olmaktan çok daha fazlası oldular benim için. Ayşe Kulin’in kendi hayatını kaleme aldığı bu iki kitapta kendime dair birçok duygu yakaladığımı söyleyebilirim. Yazarın bir kadın ve bir anne olarak yaşadıkları,  bana hayatta yalnız olmadığımı hatırlattı. Yaşadığımız olaylar aynı olmasa da hissettiklerimiz, edindiğimiz tecrübe ve yaşadıkça edindiğimiz kimlik benzeşiyor.
Yazar, kendi iç dünyasında yaşadıklarını anlatırken o dönemde Türkiye’de gerçekleşmiş olayları da kaleme alıyor. Böylelikle okuduğunuz otobiyografinin yanı sıra tarihi bilgilere de erişmiş oluyorsunuz.

Yazarın kendi dünyasına dair yapmış olduğunuz bu yolculuk bir süre sonra kendi iç dünyanıza sürüklüyor sizi. Bir yandan kitabı okuyup, bir yandan da kendi yaşadıklarınızı anlamaya ve okuduklarınızla mukayese etmeye başlıyorsunuz. Yazarın yaşadıkları karşısında bazen hayrete düşerken, bazen de imreniyorsunuz. Her şeye rağmen ayakta durmayı başarması ve yaşama olan bağlılığı size de ilham veriyor. Bir yaşama tanıklık ediyorsunuz.
Baba kavramının bir kadının hayatında ne kadar önemli olduğunu ve kadının bireyselleşmesinde babanın etkisini okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Baba sevgisinden yoksun büyümüşseniz içiniz sızlıyor ve sessizce iç çekiyorsunuz yaşayamadıklarınıza.
Kısacası hayata dair birçok şeyi bulabileceğiniz muhteşem bir otobiyografi ‘’Hayat ‘’ ve’’ Hüzün’’.

Kitaptan Bölümler…

‘…Benim mihenk taşım o, doğruyu yanlışı onun değer yargılarıyla saptamışım, hayatın üstüne onun arkamda olduğunu bildiğim için cesaretle yürüyebilmişim, onun beni anlayacağını, koruyacağını, savunacağını bilerek.’

‘…Ben yatağa bağdaş kurmuş, büyülenmiş gibi hiç kıpırdamadan, gözümü bile kırpmadan dinliyordum. Bir rüzgar esiyordu şiirlerden bana doğru, beni önüne katıp uzak gönül ülkelerine götüren bir rüzgar.’

‘ Ben ki, ölüm acısı nedir bilmez değilim ama ilk kez ciğerimin ucundan bir parçanın kopup karnıma doğru yuvarlandığını hissettim. İçimde bir alev topu dolanıyordu. Arkadaşım gitmişti.’

‘Sen bana hep derdin ya, insanları oldukları gibi kabul etmelisin, değişen durumlara ayak uydurmayı bilmelisin diye, öğütlerinden hiç olmazsa ikisini tutacağım bir durum çıktı karşıma. Boşuna dil dökmemişsin yani kızına!’

‘ …Annemin kaldıramadığı tam da buydu bence. Kızının başarısızlığı! Bunu ona söylediğimde kızıyor, itiraz ediyordu. Benim için üzüldüğünü ben anlayamıyordum. Hak etmediğim bir mutsuzluğa sürüklendiğim için üzülüyordu.’

‘…Ben ömrümde böylesine alçakgönüllü, iddiasız ama aynı zamanda yüreğe dokunan muhteşem bir güzellik görmemiştim. İstanbul’da minarelerinin ardında kaybolan güneşin haşmeti burada yoktu.’

‘Pek çok kadının olağan karşılayacağı, büyütmeye gerek görmeyeceği bir durumu, genlerime çapkın kocalara sabretme yetisi yüklenmemiş olduğu için kabullenemediğimi söylüyordu bir arkadaşım. O kadar haklıydı ki!’

‘Babamın bir ömür boyu yaşadıkları geçiyordu gözlerimin önünden. Toprağını, şanını, servetini kaybetmiş bir ailenin çocuğu olarak doğduğu yeni yurdunun dağlarında, nehirlerinde, ovalarında aylarca karısına kızına hasret, kendini işine adayışı…’

‘Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.

‘’Yaşama karşı savaşta
Çaresizlik ise, ölüm
Birlikte öldük babamla…’’


Yazar hakkında… 
(D.1941, İstanbul)

Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.

Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayınlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı.

1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı.
1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı.

1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi.

1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.

2001 yılında yayınlanan Köprü isimli romanı ile Doğu illerimizde yaşanan dramın kökenleri ve Cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı.

Ayşe Kulin 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile ikinci dünya savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımda kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işledi.

Eserleri
• Güneşe Dön Yüzünü, (öykü), 1984.
• Bir Tatlı Huzur, (biyografi), 1996.
• Adı: Aylin, (biyografik roman), 1997.
• Geniş Zamanlar, (öykü), 1998.
• Foto Sabah Resimleri, (öykü), 1998.
• Sevdalinka, (roman), 1999.
• Füreya, (biyografik roman), 2000.
• Köprü, (roman), 2001.
• Nefes Nefese, (roman), 2002.
• İçimde Kızıl Bir Gül Gibi, (deneme), 2002.
• Babama, (oto biyografi), 2002.
• Kardelenler, (araştırma), 2004.
• Gece Sesleri, (roman), 2004.
• Bir Gün, (roman), 2005.
• Bir Varmış Bir Yokmuş, (öykü), 2007.
• Veda, (roman) , 2008.
• Sit Nene`nin Masalları (çocuk kitabı)2008
• Umut, (roman), 2008.
• Taş Duvar Açık Pencere (derleme)2009
• Türkan (biyografik roman)2009
• Hayat - Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964) (biyografik roman) 2011
• Hüzün - Dürbünümden Kırk Sene (1964-1983) (biyografik roman) 2011
 


Satın Al : Bu yazıyla ilgili ürünleri IDEFIX sitesinden satın alabilirsiniz.


Editör / Yazar : Perihan Yeliz Güven
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 09.04.2011 20:31:42

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
0add (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Perihan Yeliz Güven - Diğer 7 Yazısı

Hayat ve Hüzün
Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.
Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella'nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.
Zar adam…
'Ben sessiz umutsuzluk dolu hayatımı dengeli bir şekilde devam ettirmeye çalışırken, tanıdığım kadınların çoğu neden sessiz umutsuzluk yaşamlarında bu kadar gürültücü oluyorlar bilemiyorum.'
Erguvan Kapısı
Bir dönemin gençleri hayatları pahasına sisteme direnmiş ve bu uğurda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bildiğimizin ve gördüğümüzün dışında bu durumda olan o kadar çok insan ve ölüm vardır ki. O dönemleri görmüş ve hala hayatta olanlardan biridir Oya Baydar. Hala aynı duyarlılık ve özveriyle yazmaya devam etmektedir.
Yeter Tenimi Acıtmayın…
Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.
Mario Levi: Lunapark Kapandı
' Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…'
Ayın Kitabı: Kayıp Söz
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla...
'Nietzsche Ağladığında'





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası