çentik









Hepsi Bir Fotoğraf Karesinde Gizli

Nedendir bilinmez, önceleri fotoğraf çekme kavramına ve fotoğraflara hep uzak hissederdim kendimi. “O an yaşanmalıdır, fotoğraf hayatı donuklaştırır. ” düşüncesi taşıdım yıllarca. Bana hitap etmedi, edemedi ilginç bir şekilde...

 

Nedendir bilinmez, önceleri fotoğraf çekme kavramına ve fotoğraflara hep uzak hissederdim kendimi. “O an yaşanmalıdır, fotoğraf hayatı donuklaştırır. ” düşüncesi taşıdım yıllarca. Bana hitap etmedi, edemedi ilginç bir şekilde...

Birkaç yıl öncesinde değişti düşüncelerim, hayatı nasıl renklendirebileceğimi gördüm veya nasıl canlandırabileceğimi bir taşı… Hepsi bir objektifin önündeymiş sadece. Evet o an sadece bir kez yaşanabilir ama hayata yansıtamadığımız değişikliği fotoğrafa taşıyabiliriz. Kısaca öğrendiğim en önemli şey, fotoğrafın ‘anı ölümsüzleştirme’sinden ziyade, ‘o ana yön verebilir’liği olmuştur.
Neyse ki bulanık düşüncelerimden geç de olsa kurtulup, ‘fotoğrafın özgür ve özgün hayatı’ ile tanıştım.
 
   Nedir Bu Hayat?

Küçük bir karınca; sırtlanmış bir yaprak parçasını, bir zamanlar yemyeşil olan bir kuru ağacın bedenine tırmanıyor. Belli ki acelesi var, aldırmıyor bastığı yerdeki çatlaklara, uzanmış geçiyor bir kuru kabuktan diğerine. Bir an önce yetişmek istiyor diğerlerine…
 
 
Fotoğrafın içindeki hayat bir o kadar karmaşık bir o kadar da sadedir. Nesne oradadır, fotoğrafçı görür, donanım çeker ve insanlar yorum yapar. Fotoğraf sanatı bu dört unsur ile ayaktadır ve bunlarla hayat bulur. Her nesne, her fotoğrafçı, her donanım ve her insan ‘o ânı’ farklı kılar. Özgür ve özgün hayat da işte buradan gelir… Karınca yalnız olmayabilirdi, fotoğrafçı belki onu hiç görmeyebilirdi, çekecek yeterli donanım olmayabilirdi ve belki o ağaç hâlâ yeşildi

 

 

 Büyülü Makine
Sanatçı olabilirsiniz, ya da sanatçı doğabilirsiniz hiç fark etmez… Bir ressamın fırçası ve tuvali, bir sanatçının sesi gibi, o ‘büyülü donanım’a sahip olmanız gerekir.
 

Ressam nasıl resmediyorsa, sanatçı sesini nasıl kullanıyorsa, fotoğrafçı da tüm icraatını benimsediği makinesi ile yapmaktadır. Sonuç olarak eseri bazen ‘Monaliza Tablosu’ bazen de sade bir ‘çığlık’ olacaktır.

 
Sahip olduğunuz donanım, her zaman sizin sınırlarınızı belirleyecektir. İlk fotoğraf makinenizin çözünürlüğü kötüdür. Daha sonra aldığınızın zoom’u yetersiz gelir. Başka bir tane aldınız, ışık problemi yaşadınız. Profesyonel makine mi alacaksınız? Özellikleri okuyorsunuz ve onca özelliğin içinde kayboluyorsunuz.
Dilim Döndüğünce bu özelliklerden ve tekniklerden bahsedeceğim.
 
Çözünürlük
Bu kavram ile hepimiz bir şekilde tanışığız. Televizyon çözünürlüğü, ekran çözünürlüğü ve fotoğraf çözünürlüğü. Aslında çözünürlük kavramından önce “piksel”i tanımlamamız gerekmektedir. Peki piksel nedir? Piksel en basit tanımı ile görüntüdeki en küçük tanımlama parçasıdır. Peki pikseller neyi tanımlarlar? Pikseller görüntüde kendi üzerlerine düşen tek bir rengi tanımlarlar ve pikseller bir araya gelerek görüntüyü oluştururlar.
Peki çözünürlük ile piksel arasındaki bağlantı nedir? Çözünürlük görüntüdeki piksellerin sayısıdır. Yani görüntüdeki piksellerin sayısı arttıkça çözünürlük de artacaktır. Ama burada da piksel ölçüsü soru işareti oluşturmaktadır. Aslında ölçü tanımında yatmaktadır. En küçük renk birimi olarak tanımlandığı için pikselin tanımladığı renk parçası ne kadar küçükse görüntünün çözünürlüğü de o kadar artacaktır. Bunun en güzel örneği renk tayfıdır.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
Buradaki piksel ve çözünürlük kavramını şu şekilde özetleyebiliriz:
1.      Satır: 2 pikselden oluşur. 2X1 çözünürlüğe sahiptir.
2.      Satır: 4 pikselden oluşur. 4X1 çözünürlüğe sahiptir.
3.      Satır: 8 pikselden oluşur. 8X1 çözünürlüğe sahiptir.
4.      Satır: 16 pikselden oluşur. 16X1 çözünürlüğe sahiptir.
Gördüğümüz gibi her satırı aslında bir görüntü olarak isimlendirirsek, görüntüyü ifade eden piksellerin sayısı ve görüntünün çözünürlüğü değişmektedir.
Fotoğraf makinelerinde, 2MP, 5MP, 10MP (mega piksel) gibi ifadeler görüyoruz. Peki bunlar ne ifade eder? Buradan anlayacağımız, bu değerlerin görüntüyü kaç piksel ile ifade edeceğini göstermesidir. 10MP dediğimizde, görüntünün 10 milyon pikselden oluştuğu anlaşılacaktır. Yani 10 milyon küçük kutucuğa yerleşen renkler görüntüyü oluşturur J.  Makinelerdeki çözünürlük ve MP değerlerini de şu şekilde eşleştirebiliriz:
Çözünürlük: 4288x2848 = 12MP’dir. Yani görüntümüz 4288 piksele 2848 piksellik çözünürlüğe sahiptir, bu çözünürlük de 12 milyon piksel ile ifade edilmektedir.
Zoom
Bu özelliği fotoğraf çekerken görüntüyü yakınlaştırmak veya büyütmek için kullanırız. Fakat çoğu zaman optik ve dijital zoom karıştırılarak hayal kırıklığı yaşayanlarımız olmuştur. Henüz anlayamadım şey, neden dijital zoom gibi bir özelliğin fotoğraf makinelerine konulduğudur J.
 

Dijital zoom dediğimiz şey aslında fotoğrafın pikselleri ve çözünürlüğü ile oynayarak yapılan bir manipülasyondur. Her zoom derecesinde pikseller daha fazla ortak renk kullandıkları için çözünürlük düşmüş olur ve görüntü kalitesi de bozulacaktır.
 
10X Dijital Zoom

 
 

Arzu edilen ise optik zoom olarak isimlendirilen ve bildiğimiz optik mercekler yardımı ile çalışan objektifler yardımı ile elde edilen zoomdur. Piksellerle ve çözünürlük ile oynama yapmadığı için görüntü kalitesi bozulmaz, aksine istenen görüntü yaklaştığı için daha detaylı görüntü elde edilmiş olacaktır.
10X Optik Zoom

 
Objektiflere bakınca da bazı sayılar dikkatimizi çeker. (18-105mm, 18-135mm). Peki bu sayılar ne ifade ediyor?
 
En basit anlamı ile bu sayılar objektifin odak uzaklığıdır. Odak uzaklığı optik merceklerde, ışığı kırma yeteneğinin ölçüsüdür. Zoomlama yapılmadığı konumda küçük odak mesafesi kullanılmaktadır (ön tanımlı hali). Objektifin maksimum zoom yapmış halindeki odak uzaklığı ise büyük sayı ile gösterilmektedir. Bu iki sayının bir birine oranı ise, zoom faktörü olarak isimlendirilir. Zoom faktörü herkesin bildiği zoom yeteneğidir. Yani üzerinde 18-105mm yazan bir objektifin 105:18 = 5.8X zoom yeteneği (zoom faktörü) vardır.
 
Umarım fotoğrafçılıkta temel olabilecek kavramları anlatabilmişimdir J. Bir sonraki yazıda, DSLR makineler ve kullanabileceğimiz yeteneklerine yer vereceğim.
Işığınız bol olsun…
 

Editör / Yazar : Nebi Şenol Yılmaz
Kategori : Teknoloji
Tarih : 25.05.2009 18:50:35

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
cf9b (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Nebi Şenol Yılmaz - Diğer 1 Yazısı

Fotoğraf Makinemizi Biraz Kurcalayalım
Fotoğrafla birazcık ilgilenmeye başladığınızda en çok duyacağınız üç terimdir bunlar. Aslında her şey fotoğrafın ana malzemesi ile alakalıdır. Yani “IŞIK
Hepsi Bir Fotoğraf Karesinde Gizli
Nedendir bilinmez, önceleri fotoğraf çekme kavramına ve fotoğraflara hep uzak hissederdim kendimi. “O an yaşanmalıdır, fotoğraf hayatı donuklaştırır. ” düşüncesi taşıdım yıllarca. Bana hitap etmedi, edemedi ilginç bir şekilde...





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası