İlk Belediye: 6. Belediye Dairesi
Bir bugünkü Beyoğlu'nu düşünüyorum, bir de eski Beyoğlu'nu. O sokakların elektrikten yoksun olduğunu, elimde gaz lambası hava kararmadan gideceğim yere ulaşmaya çalıştığımı, temizlik olmadığını hatta adıyla sanıyla numarasıyla sokakların bile olmadığını... Hayal edemiyorum...

Eski İstanbul’un karşı yakasında Galata ve Pera, yani bugünkü adıyla Beyoğlu semti bulunur. Esas olarak Taksim ve Tünel arasındaki ana caddenin etrafında dallanıp budaklanan bu bölge, yıllar yılı İstanbul’un kozmopolit yapısını oluşturan farklı gruplardan insanları bünyesinde barındırmış, farklı dillere, giyimlere, yaşam ve eğlence biçimlerine ev sahipliği yaparak İstanbul’un geri kalanından hep farklı olma özelliği taşımış. Beyoğlu’nun adı Grand Rue de Pera ya da Cadde-i Kebir veya İstiklal Caddesi olarak değişirken, bölge de sürekli bir değişimin içine girmiş. Öncelikle elçilik binalarına ev sahipliği yapan bölge, bu binaların çevresinde yerleşen gayri müslimlerle kalabalıklaşmış. Bugün hala ayakta durup işleyen ve İstanbul’un ilk belediyesi olma özelliğini üstlenen Beyoğlu 6. Belediye Dairesi, 1850li yıllarda kurulduğunda hep bu bölge için çalışmış, Istanbul’un geri kalanından hep bir adım önde olmuş. Bu bölgenin Müslüman Osmanlıların yaşadığı bölgelerden daha çok ve daha hızlı gelişmesi durumu ise elbette bir tesadüfün eseri değil.
Her geçen gün düzenlenen sokakları, restore edilen eski binalarıyla daha da güzelleşen Galata ve Pera bölgelerinde, esas olarak ilk düzenlemelerin ne zaman yapıldığını merak ederken, yanlışlıkla metronun yeni Şişhane çıkışından çıkmam ve Nur Akın’dan 19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera’yı okurken 6. Belediye Dairesi ile karşılaşmam ise büyük tesadüf!
*Başından beri gerek fiziksel, gerekse de sosyal yapılarıyla Batı Avrupa kentlerine benzeyen Galata ve Pera bölgeleri, 19. yüzyılın ikinci yarısına gelindiginde hala düzenli bir belediye örgütüne sahip değildir. ... 1856'da oluşturulan İntizam-ı Şehir Komisyonu'nun iki yıl süreyle gerçekleştirdiği çalışmalar sonrası yazılan rapor, kentin istenilen düzeyde bir yerleşme olabilmesi için yapılması gerekenleri içermekteydi. Kent ondört belediye dairesine ayrılmakta ve Beyoğlu-Galata'yı içeren VI. Daire'nin ilk aşamada bu çalışmalara örnek olması düşünülmekteydi. ... Bu seçimde, Galata ve Beyoğlu'ndaki yapıların sayısal olarak fazlalığı ve değerliliği, sahiblerinin bu tür uygulamaları yabancı ülkelerde daha önceden görmüş olmaları ve önemini bilmelerinin etkin olduğu vurgulanarak "Bu örneğin başarısı, diğerleri için öncü olacaktır." denilmekteydi.
Nur Akın, 19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera adlı kitabında bu belediyenin elini hangi konulara attığından da bahsediyor. Sokak ve kaldırımların oluşturulmasından, düzenlenip, temizlenmesine, sokakların aydınlatılmasından (ki ne kadar önemli olduğunu bugün ne kadar düşünsek anlamamız mümkün değil sanırım. Bu uygulama öncesinde *1854 yılında yönetim tarafından yayınlanan bir duyuruda, bölge sakinlerinin gün batımından sonra lambasız dolaşmasının yasak olduğu, akşam saat altı-yediden sonra Galata ve Pera'da dolaşılmaması, ancak zorunlu hallerde bu saat dışında sokağa çıkıldığında, en yakın noktadan bir polis ya da asker alınarak onun eşliğinde gidilecek yere gidilmesi bildirilmiş ve koşullara uymayanların hapse atılacağının duyurulduğunu söylesem işin ciddiyeti anlaşılır sanıyorum) isimlendirilmesine bir çok dişe dokunur işle uğraşmışlar.
Bu kitap dışında hâlâ çalışmakta olan Belediye hakkında bilgiyi nerden bulurum diye düşünürken, websitelerini kontrol etmeye karar verdim ve yine eski bilgiler arasında kendimi kaybettim.
**6. Belediye Dairesi, ilk iş olarak Beyoğlu ve Galata'nın kadastro haritaları çizildi. Taksim ve Tepebaşı'nda umumi bahçeler yapıldı. Bir hastane kuruldu ve sokakların gazyağıyla çalışan fenerlerle aydınlatılması, ilk kez Cadde-i Kebir'de (İstiklal Caddesi) başlatıldı.
1859'daki nizamname ile sokakların temizliği ihaleye verildi. Sokaklar 3 sınıfa ayrıldı. 1. sınıf sokaklar hergün, hatta yazın günde iki kez, 3. sınıf olanlar haftada bir kez süpürülüyordu. Bahsedilen hizmetler Beyoğlu'nun batılılaşan elit kesimi için geçerliydi. Diğer kısımlar özellikle Kasımpaşa, Pangaltı gibi bölgeler ne temizlik, ne de imar konusunda hiçbir fayda görmediler.
20 Nisan 1924'te Beyoğlu Belediyesi kuruldu. Cumhuriyetin ilk yıllarında Beşiktaş, Şişli, Kemerburgaz'ı da kapsayan Beyoğlu, 1930'da Beşiktaş'ın ayrılması, 1936'da Kemerburgaz'ın Eyüp'e bağlanması, 1954'de Şişli ilçesinin kurulmasıyla bugünkü haline zemin oluşturuldu.
1970'de mahallelere ayrıldı. 1984'e kadar İstanbul Belediyesi'ne bağlı şube olarak şube müdürlerince yönetilen Beyoğlu, 1984'de Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri için çıkartılan "Yerel Yönetimler Kanunu" çerçevesinde yeniden yapılanarak 45 mahalleyi kapsayan "Beyoğlu Belediyesi" mevcut statüsünü almıştır.
Bir bugünkü Beyoğlu’nu düşünüyorum, bir de eski Beyoğlu’nu. O sokakların elektrikten yoksun olduğunu, elimde gaz lambası hava kararmadan gideceğim yere ulaşmaya çalıştığımı, temizlik olmadığını hatta adıyla sanıyla numarasıyla sokakların bile olmadığını... Hayal edemiyorum... Ne kadar kötü gözüküyor olursa olsun o zamana ışınlanmak, farklı gruplardan olan insanların beraber yaşadığı ve bunu olağan karşıladığı zamana gitmek istiyorum. Sokakta yürürken kendi dillerini konuşan Rum, Musevi, Ermeni topluluklarıyla Levantenleri görüyorum. Düşüncemde kayboluyorum.
*19. Yuzyilin Ikinci Yarisinda Galata ve Pera, 1998, Nur Akin
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
| Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır. |
|