Ayın Kitabı: Kayıp Söz
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla...
.jpg)
Kendi çıkmazlarımda kaybolduğum bir dönemdeydim. Her şey zor, her şey son derece dayanılmazdı. Sanki ben dahil olmak istedikçe hayat beni dışında tutuyordu. Gittikçe kendimi silik, yitik hissetmeye başlamıştım. Bu durum oldukça can sıkıcı hale gelmişti. Bir şeyler yapmalı, bir şey üretmeliyim diyordum. Kendim için, mutlu olmamı sağlayacak herhangi bir şey, ruhuma iyi gelecek bir yenilik.
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla. Severek okuduğum ve hayatımı şekillendiren kitapların yaratıcılarıyla tanışıyor olmak oldukça keyifli ve öğretici bir süreçti.
Orda tanıştığım ve çok severek okuduğum bir kitap ve yazar Kayıp Söz / Oya Baydar.
Muhteşem bir kurgu ve yalın bir anlatım. Bir solukta okuyacağınız ve her cümlesinde yeni bir anlam bulacağınız bir eser. Kitap bu ülke topraklarında gerçekleşmiş birçok olayı içeriyor. 12 Eylül darbe dönemi, töre cinayetleri, doğuda yaşam, terör ve şiddet. Öyle ki kitapta kendinizden bir dolu şey bulmanız mümkün.
Bilmem sizde de var mıdır ama ben oldum olası 12 Eylül dönemine hayran olmuşumdur. Keşke o dönemlerde yaşamış olsaydım derim hep. Sanki o zamanlar her şey daha anlamlıymış gibi gelir. İnsanların peşinden koştuğu fikirleri ve savundukları bir hayat anlayışı vardır. Şimdiyse insanlar düşünmekten korkar olmuşlar, sadece tüketmek için yaşıyorlar. Savrulup gidiyoruz sanki hayat nereye sürüklerse. Dünya teknolojik anlamda altın çağını yaşarken, insanlık ölüyor. Ne acı…
Kitabı okuduğumda hissettiğim en çarpıcı duygu kadınlığıma, cinselliğime ve yaradılışıma farklı bir gözle bakmaktı. Daha sonrasında yazarın diğer kitaplarını da okuduğumda (Hiçbir yere dönüş/Sıcak külleri kaldı.) insan olarak var olmak nedir daha iyi anladım. Birçok kadın, kadınlığının farkında olmadan yaşar bu topraklarda. Hatta dünya genelinde bu böyledir. Kadın olarak yaşamak zordur çoğu zaman. Kadın hep geriye itilmiş, susturulmuş ve unutulmuştur. Arzulamaz, istemez, konuşmaz sadece verir. İstediğinde değil hem de istenildiğinde. Arzulanır ama talep etmez, verir ama istemez, hep borçludur hayata.
Kitabın bir kadın tarafından yazılmış olması, hem de bu topraklarda yaşamış bir kadın tarafından kaleme alınması ayrıca önemlidir. İnsana farklı bir özgüven duygusu veriyor bu. Öyle ki bu kadın 12 Eylül darbesini görmüş, işkencelere maruz kalmış ve ülkesinden gitmek zorunda bırakılmıştır. Yıllar sonra ülkesine geri dönmüştür. Tüm yaşadıklarıyla hala etrafını aydınlatma çabası içinde varolmaya devam etmektedir.
Aşk, yaradılış, ego tatmini, aldatmak ve şiddet… Farklı hayatlar üzerine bolca düşünmenizi sağlayacak ve toplumsal duyarlılığınızı arttıracak bir eser. Okudukça içine akacağınız muhteşem bir yapıt. Size öğretilenin dışında düşünmenizi, hayatı başkalarının gözüyle değil size ait olanla görmenizi ve arzularınızla yaşamanızı salık veren bir roman.
Kayıp söz… Herkesin bulmayı düşlediği bir sözü vardır. Kendi sözünüzü bulmanız ve hep söyleyecek bir sözünüz olması dileğiyle…
Sevgilerle…
Kitaptan Bölümler
‘…aynı yolda, aynı yönde yürüyememekten duyduğum eziklik, ayrılıklarımızdan şikayetti; her şeyi yıpratan, sıradanlaştıran, kemiren zamana duyduğum tepkiydi, serzenişti, hayıflanmaydı. Beceremedim, doğru sözü bulamadım.’
‘Kendi içine dönük, kendi yüreğini ısıtan, ben yaşadığım, var olduğum için mutluluk veren bir sevgi değil de, dışa dönük, başkalarının beğenisine sunulmuş, başarılarımdan duyacağı gururla beslenen bir sevgi.’
‘Bir başkasının acısını bir kez olsun yüreğinde, kendi acın gibi duyabilmişsen, kendini o acıdan sorumlu hissetmişsen, ancak o zaman acı neymiş anlarsın. Ve bir daha yanından geçip gidemezsin acının.’
‘Erkekler en yakın arkadaşlarıyla bile paylaşmazlar acılarını, çünkü acılar yenilgi gibi gelir onlara. Güçsüzlüklerini en yakınlarına bile göstermekten çekinirler. Erkeklerin dert ortağı yoktur, çünkü derdi olmak zaaftır onlar için.’
‘Dünyanın ve halkının acıları karşısında duyduğun utancı yitirirsen, insan özünü kaybedersin.’
‘ Yürekleri birbirinden tümüyle kopmamıştı, tümüyle yabancılaşmamışlarsa, bu kadar ayrı kalmamalı, hayatlarını bu kadar ayırmamalı çiftler. Paylaşılmayan dünyalar eninde sonunda dağılır.’
‘Yürekler aynı yolda yürürken birleşir. Birlikte yürüyeceğimiz bir yol bulmalıyız.’
‘ …söylemez de, saklamaz da bu türden geçici ilişkilerini. Onun yaşamının bir başka parçasına aittir bütün bunlar. Beni ilgilendirmeyen, benden bir şey götürmeyen, e ksiltmeyen bir parçasına. Bedenle, arzuyla, cinsellikle ilgili değil bu: bir erkek içgüdüsü, kendini her an ispat etme ihtiyacı. Arzulanmak, önemsenmek, pohpohlanmak ve fethetme tutkusu.’
‘Yıllara direnmiş, geçici ilişkilerle aşınacağına sağlamlaşmış, perçinlenmiş bağ, artık tutkulu bir aşk, bir karasevda olmasa da, güvenli bir sığınak gibi geliyor, karısı olmak, kadını olmak.’
‘Bu duygunun kendine karşı olmadığını, onu eksiltmediğini, küçültmediğini anlar. Duyduğum adsız, tarifsiz, karşı konmaz çekimin kendi yerini, kendi anlamını perçinlediğini, içime daha güçlü yerleştiğini anlar.’
‘Yaşamın anlamının tek bir tarifi, tek bir reçetesi yok. Seni ne olursa olsun, nerede olursan ol seviyorum.’
‘Bu boşluğa ağır ağır yuvarlandım ben, kendimi tükete tükete, kendimden vazgeçe vazgeçe.’
‘Bir söz arıyordum, bir ses duydum.
Bir çığlığın peşine takılıp uzaklara gittim.
Duyduğum sesin, şiddetten doğan acının sesi olduğunu bilmiyordum, öğrendim.
O sesi izledim, sözü buldum.
Söyleyecek bir sözüm var artık.’
Yazar Hakkında
Oya BAYDAR
3. Temmuz
1940,
İstanbul - *) Türk yazar, sosyolog. Uzun zaman sosyalist siyasetin içinde yer almıştır.
Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde okudu. Lise son sınıfta iken yazdığı
Allah Çocukları Unuttu adlı gençlik romanını hem Hürriyet gazetesinde tefrika oldu hem de roman olarak yayımlandı. Bu roman yüzünden nerdeyse okuldan atılıyordu. Lise yıllarında yazdığı ilk romanlarından sonra yazmaya ara verdi, uzun zaman siyasetle uğraştı.
1964'te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi ve bu bölüme asistan olarak girdi. Türkiye'de İşçi Sınıfının Doğuşu konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, öğrenciler olayı protesto için üniversiteyi işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite işgali eylemi oldu
1971'deki
12 Mart Darbesi sırasında, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyesi olarak, sosyalist kimliği nedeniyle tutuklandı ve üniversiteden ayrıldı.
1972-
1974 arasında Yeni Ortam,
1976-
1979 arasında Politika gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak tanındı.
12 Eylül Darbesi sırasında yurtdışına çıktı ve 12 yıl boyunca
Almanya'da sürgünde kaldı. Burada, sosyalist sistemin çöküş sürecini yakından yaşadı. Bu süreci
1991’de yayımladığı
Elveda Alyoşa adlı öykü kitabında anlattı.
1992’de Türkiye’ye döndü.Türkiye’ye döndükten sonra ardı ardına yayınladığı öykü ve romanları ile çok sayıda ödül kazandı ve sevilen bir yazar oldu.
Ödülleri
Eserleri
Roman
- Kedi Mektupları (1993)
- Hiçbiryer’e Dönüş (1998)
- Sıcak Külleri Kaldı (2000)
- Erguvan Kapısı (2004)
- Kayıp Söz (2007)
- Çöplüğün Generali (2009)
Öykü
Diğer Eserleri
- Cumhuriyetin Aile Albümleri
- 75 Yılda Köylerden Şehirlere
- 75 Yılda Çarklardan Chip'lere
- 75 Yılda Çarkları Döndürenler
- 75 Yılda Değişen Yaşam Değişen İnsan-Cumhuriyet Modaları
- Cumhuriyet Modaları
- Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi
Satın Al : Bu yazıyla ilgili ürünleri IDEFIX sitesinden satın alabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.