çentik









Konuşmadan nasıl anlaşılır?

Tabii ki filmin düşündürttüğü fikirler sadece bu sorulardan ibaret değil. Aynı zamanda her ilişkide var olması gereken, hatta bence bir ilişkinin olmazsa olmazlarından en can alıcı noktaya; bir ilişkinin sürebilmesi için karşılıklı özveride bulunulması gerektiği gerçeğini bu film müthiş bir gerçeklikle ortaya koyuyor.


Geçen Cuma günü “Başka Dilde Aşk” adlı filmi izlemeye bir grup arkadaşımla beraber gittim. İyi ki de gitmişim. Bu aralar izlediğim en duygusal ve samimi filmlerden biriydi.

Saadet Işıl Aksoy’un oyunculuğunu oldum olası çok beğenirim fakat bu filmde hem Saadet Işıl Aksoy hem de bu aralar oldukça popüler olan “Kapalıçarşı” dizisinden tanıdığımız Mert Fırat inanılmaz doğal bir oyunculuk örneği sergiliyorlar. İkisi de rollerinin hakkını sonuna kadar veriyor.

Filmi internette araştırdığınız zaman “İşitme engelli bir genç ile çağrı merkezinde çalışan bir kız arasındaki aşkı anlatan film” gibi özetlerle karşılaşabiliyorsunuz fakat bu tür bir özet bu filmi betimleyebilmek için asla yeterli değil çünkü bu filmi izlediğinizde, eskisine kıyasla, zihninizde hayata dair bazı gerçekleri sorgulamaya başlıyorsunuz.

Daha önce hiçbir zaman aklınıza gelmemiş ve asla düşünmediğiniz bazı sorular gibi… İşitme engelli olsaydım hayatım nasıl olurdu? Ne tür zorluklar yaşardım? İnsanlar bana karşı nasıl davranırdı? Ne tür bir işim olurdu? Hayattaki riskli durumlardan kendimi nasıl koruyabilirdim? Ya da her durumda koruyabilir miydim?

Tabii ki filmin düşündürttüğü fikirler sadece bu sorulardan ibaret değil. Aynı zamanda her ilişkide var olması gereken, hatta bence bir ilişkinin olmazsa olmazlarından en can alıcı noktaya; bir ilişkinin sürebilmesi için karşılıklı özveride bulunulması gerektiği gerçeğini bu film müthiş bir gerçeklikle ortaya koyuyor.

Film sadece bir aşk filminden ibaret değil, aynı zamanda içinde çok çarpıcı birkaç yan hikayeyi de barındırıyor. Hayatta yaşanabilecek her türlü zorluğa, insanların aşıkken daha kolay karşı koyabildiği ve aşıkların umudu, başkalarının hayatlarına da taşıdıkları gerçeği etkileyici bir biçimde tasvir ediliyor filmde. Tıpkı Barbra Streisand’ın “People” parçasında dediği gibi; “Aşıklar… Onlar çok özel insanlardır…”

Sizi hem düşündürtecek hem de iç dünyanızı derinden etkileyecek bir film izlemek istiyorsanız “Başka Dilde Aşk” filmine gitmenizi öneririm. Hepinize iyi seyirler ve her şeyin gönlünüzce olacağı keyifli bir sene dileklerimle!
 
 

Editör / Yazar : Gözde Demirelli
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 26.12.2009 01:06:28

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
4dbf (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Gözde Demirelli - Diğer 8 Yazısı

The Brand New Heavies ve Seal havadisleri…
‘70lerin sonlarında doğarak; ’90 gençliğini yaşama ve tabii ki o döneme ait ve hatta öncesindeki güzel müzikleri dinleme şansını edinmiş biri olarak “The Brand New Heavies”i canlı olarak izlemiş olmak beni gerçekten mutlu etti.
“Sessizliğin Tadını Çıkarın*”
İçimde “Yapabilirsin, dene” diyen bir ses, “Onca yıl denedin olmadı, mutsuz oldun, ne diye bir daha duvara toslayacaksın?” diyen karşıt bir ses daha…
Sevgi – li, sevgi - siz olmak üzerine...
Bazen de kendimizi gerçekten özel hissettiren, her an yanında olmak için can attığımız birisi karşımıza çıkar.
Konuşmadan nasıl anlaşılır?
Tabii ki filmin düşündürttüğü fikirler sadece bu sorulardan ibaret değil. Aynı zamanda her ilişkide var olması gereken, hatta bence bir ilişkinin olmazsa olmazlarından en can alıcı noktaya; bir ilişkinin sürebilmesi için karşılıklı özveride bulunulması gerektiği gerçeğini bu film müthiş bir gerçeklikle ortaya koyuyor.
Her Bitiş, Bir Başlangıçtır…
Her insanın hayatta başarılı olma ölçütleri farklıdır. Bazıları para, güç, sosyal statü ve mal – mülk sahibi olduğunda kendini daha başarılı hisseder. Bazıları ise, şairin betimlediği gibi, maddi anlamda az yer tutan fakat manevi anlamda pahaca ağır şeylere sahip olduğunda.
Yalnız(lık) Paylaşılmaz: 'Into the Wild'
Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyorduk; bir ara şöyle bir şey dedim ona; 'Aslında her an güzeldir, yanında onu paylaşacak biri olduktan sonra…
İlişkilerdeki 'Acı Gerçek?'
Filmde Katherine Heigl; güzel, işinde başarılı, fakat özel hayatında başarısız ve kontrol düşkünü bir televizyon yapımcısını canlandırıyordu. Filmin başında oturduğu eve komşu olarak taşınan yakışıklı doktorun ilgisini çekebilmek için 'Acı Gerçek' programının sunucusu Gerard Butler'dan bu konuda tavsiyeler alıyordu. Gerard Butler'in senaryo gereği verdiği tavsiyelere gelirsek;
Gülsümcüğümün ardından… (Gözde Demirelli)
Kayıplar sadece bir kişinin ölümünden ibaret değildir hayata dair. Çoğumuz erken yetişkinlik olarak ta adlandırabileceğimiz 20'li – 30'lu yaşlar arasında özel ilişkilerde bizi derinden etkileyen kayıplar diğer deyişle ayrılıklar yaşarız. “Her ayrılık bir ölüm gibidir
Nightmoves, Kurt Elling...
Undun





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası