çentik









Koşuşturmaya Kısa Bir Mola: Gökçeada

Zeytinliköy Dibek Kahvesiyle ünlü, dibekde dövülerek yapıldığı için ismi buradan geliyor. Köpüğü Türk kahvesinden daha koyu olmakla birlikte, aromasında çok az da olsa fark var. Uğranılması ve dibek kahvesi içilmesi, hatta varsa birisine fal baktırılması Gökçeada için şart olunan yerlerden biri...

Birkaç yıl önce, bir hafta sonu, Geziciyak’ın düzenlediği tek gece, iki günlük tur ile gitmiştim Gökçeada’ya. Aslında o 2 gün o kadar güzel geçti ki, bir fırsat bulsam da bir hafta sonu kaçsam oralara diye düşünüyorum. Hatta şu aralar oldukça çok düşünüyorum. Çok uygun fiyatı ve hafta sonu olduğu için şirketten izin almaya ve surat çekmeye gerek kalmadan gidilebilecek, Ege’nin denizinde yüzülebilecek, Rum evlerinin kokusunu hissedilebilecek ve Rum şaraplarının tadına bakabileceğiniz eşsiz, küçük, renkli, sevimli bir 2 gün için düşünülebilir. Şu anda benimle gelen arkadaşlara sormama rağmen ismini hatırlayamadığımız, ama sanırım Ergün olduğunu düşündüğümüz rehberimiz gerçekten çok iyi idi, sanırım hâlâ Geziciyak’da çalışıyordur, gitmeyi düşünürseniz onun rehberlik ettiği bir turu tercih ederseniz bu güzel birkaç günü riske atmamış olursunuz.

Gece Kadıköy ya da Taksim’deki istasyonlardan birine biniyorsunuz. O an fark ettim ki, gelen yerel turistin içinde ben ve eşi hamile genç bir koca dışında erkek sinek bile yoktu.

Sabah Kabatepe limanına ulaştık. Gökçeada’ya doğru kahvaltımızı ettik, sabahın ilk ışıklarıyla beraber fotoğraf çekmeye başlamış oldum.
 
 
Feribot ile gökçeadaya doğru yola çıktık.
 
 
Otele gittiğimde terlik almayı unuttuğumu fark ettim, Gökçeada’nın küçük merkezine inip kendime bulabileceğim en ucuz terliği aramaya koyuldum. Bir süre sonra ucuzculuğu bırakmaya karar vermeme rağmen, bulabildiğimle yetinmem gerektiğini anladım. Yanınıza alacağınız şeyleri unutmamaya özen gösterin.
 
Ve tekrar minübüse binip, aydıncık (kefaloz) denilen Ege’nin eşsiz koylarından birine geçtik. Bu koyun çok yakınında, bir tuz gölü bulunuyor. Aslında petrol gibi bir şeyden oluşuyor bu göl, cilde iyi geldiğini söyledikleri için de, beraber gittiğim bayan arkadaşlar hiç tereddüt etmeden o siyah çamuru vücutlarına sürdüler. Deniz’e ne kadar girerseniz girin bu çamurun kokusu kolay kolay çıkmıyor. O yüzden eğer çamurdan sürebilirsiniz, iyi geliyor diye bir nasihat duyarsanız. Kokuyla ilgili söylediklerimi aklınızdan çıkarmamanızı tavsiye ederim. Minumum 24 saat sürüyor bu koku =)
 
 
Akşama doğru güneş ışınlarının artık yatay açılarla gelmeye başladığı vakitlerde, rum köylerini dolaşmaya başladık. Rum kökenli eski bir Beşiktaşlı olan Hristo’nun yerinde su muhallebisi yedik.
 
 
Rum sokaklarında bir fotoğraf.
 
 
Zeytinliköy Dibek Kahvesiyle ünlü, dibekde dövülerek yapıldığı için ismi buradan geliyor. Köpüğü Türk kahvesinden daha koyu olmakla birlikte, aromasında çok az da olsa fark var. Uğranılması ve dibek kahvesi içilmesi, hatta varsa birisine fal baktırılması Gökçeada için şart olunan yerlerden biri.
 
 
Rum köylerini gezerken, şarap yapılan bir köyde önce mağazadan bize tadımlık şarap ikram ettiler. Çok hoşuma gittiğini söyleyemem ama sokaklar arasında dolaşırken, bir rum evinin bahçesinde oturanlar bizi gördüler. Davet ettiler, ev yapımı şaraplarından ikram ettiler, işte o şarap gerçekten güzeldi. Turist olduğumuz ve gökçeada’ya para kazandırdığımızdan mı, yoksa genel olarak öyleler mi bilemem ama Rumlar güzel insanlar.
 
Akşama doğru güneşin batışını izlemek için Kaleköy’e geçtik, biz kahveler ve diğer yerlerle oldukça fazla oyalandığımız için aslında güneşin batışını 15-20 dakikayla kaçırdık…
 
 
 Ve sonra oldukça güzel yemeklerin olduğu, sokağa kurulan masalarda içkimizi içip sohbet edebileceğimiz bir yerde geçirdik akşamı. Ben gerçekten yemeğin lezzetini çok beğendim. Balık ile aram çok iyi olmamasına rağmen, balık yiyen arkadaşların yüzündeki mutluluktan balık severlerin de oldukça memnun kalacağını düşünüyorum.
 
Pazar günü başka bir sahile giderek orada denizin ve kumsalın tadını çıkardık. Gerçekten denizi eşsiz olduğunun garantisini verebilirim. Otele dönüşte terk edilmiş, hayalet köy diyebileceğiniz bir köye uğradık. Daha sonra şehir merkezine gidilerek, alışveriş yapmak isteyenler, zeytinyağı vb. tüm alışveriş yapma arzularını karşıladılar.
 
Ve buraya tekrar geleceğime emin bir şekilde geri dönüş yolculuğu başladı.
 

Editör / Yazar : A. Deniz Çetiner
Kategori : Seyahat Gezi İnceleme Kolu
Tarih : 04.08.2009 18:57:22

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
4499 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

A. Deniz Çetiner - Diğer 10 Yazısı

Kahvaltı bitti ve TRT1'de hiç birşey yok.
Zaten anten de doğru düzgün çekmiyor, yükselticinin düğmesiyle oynamak nafile.
Gary Moore ve Eski Günlerin Anısına
Kusura bakma, kasetini müzik setine koyup, en az 2 tur dinlemedim seni eski günlerin anısına, hiç başa sarmadım seni; eski günlerde lacivert ceketimin iç cebine saklayıp derste gizlice dinlediğim günler gibi.
Wikileaks; Türkiye'de birşeyler oluyor
Fakat iktidar partisi için durum bıçak sırtı. ibre her an tersine dönebilir gibi de gözüküyor. Bu bir çeşit tehdit unsuru da taşıyor. ABD'de AKP'ye aba altından sopa göstermiş te olabilir.
Koltuklu Mezar
sen savmasan, ben savmasam, biz savmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa
Darbelerden Önce
Emniyet kemerini hemen söktün hayatın, azıcık rahatı görünce...
Turks ve Caicos Adaları
Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var.
Sığ sularda yüzmek
Çoğu insan için ayakta durmaktır hayat. Ama bazı-ları için denize açılmayı düşünen ve harekete geçenler için suyun üzerinde kalmaktır hayat. Tercih meselesi yani...
Yazık Olur
güneş battığında ay çıkmıştı, çıkmasaydı yazık olurdu.. ay çıktığında yokluk hüzünlerinde bir nebze daha güçlendik her gece. Hüzünlenmeseydik yazık olurdu.. güçlenmeseydik yazık olurdu.. yokluk olmasaydı yazık olurdu..
Bir lira kaç para
Para kelimesi aslında, gerçektende bir değer ifade ediyormuş meğer. En küçük para birimimizmiş.
Google Public Dns - Yasaklı Sitelere Erişim
Bu hizmetle yasaklanmış sitelere herhangi bir program yüklemeden girebilirsiniz.
Elli kere aynı hatayı yapan adam
Saçma değildi attığı ama yaşadığı saçmaydı işte.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası