çentik









Mario Levi: Lunapark Kapandı

' Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…'

 
Hayatın beni oldukça zorladığı bir dönemde, kendimi tek başıma var etmeye çalıştığım bir zamandaydım. Düşüncelerimi susturmak ve hayatımın akışını değiştirmek için çırpınıyordum. Beynim durmadan aynı sesle yankılanıyordu. Boğuluyor, hiçbir şeyden zevk almıyordum. Artık bitti dediğim noktaya varmak üzereydim.
 
İşte böyle bir dönemde okuma fırsatı bulduğum kitaplardan biridir Lunapark Kapandı / Mario Levi. Kendimi bildiğimden beri içimde var olan ‘gitmek’ duygusunun etkisiyle isminden etkilenmiş, yıllar önce ‘Bir Şehre Gidememek’ adlı öykü kitabını okumuştum yazarın. Yazar ve yazdıkları hakkında hiçbir fikre sahip değildim.
 
Yazara ait okuduğum ilk roman ise; ‘Lunapark Kapandı.’ Kitabı okumaya başladığım ilk andan itibaren çarpıldım. Sanki yaşadıklarım dile geliyordu. Kafamda uğuldayıp duran bir dolu soruya cevaptı okuduklarım. O anki ruh halime çok uygun geldiği için sanırım bir solukta okudum kitabı.
 
İnsanın kendini sorgulayışı, hayatın çıkmazları, hata yapmanın engellenemez arzusu ve hayata dair bir dolu şey vardı romanda. Aşkın büyüsü, insanın bencilliği ve yaşanılanların iç hesaplaşması anlatılıyordu. O kadar gerçek, o kadar insancaydı ki anlatılanlar, okuyanda gerçek bir hayat hikayesi izlenimi yaratıyordu. Muhteşem bir kurgu ve anlatım... Dili oldukça sade ve akıcıydı.
 
İnsan olmanın sorunlarıyla cebelleşeceğiniz, okudukça hayatınızı sorgulama cesaretine erişeceğiniz bir roman.
 
Kitaptan bölümler…
 
‘Onu, hayatımdaki bu yerine rağmen, sevebilir miydim gerçekten? Kim bilir… İnsan ilişkilerinin, yılların akışında nasıl yaşanacağını her zaman bilemezdiniz… Tarihimde yer alanların, bana bu gerçeği hatırlatmasına birçok kez fırsat vermiştim… Daha iyi anlamak ve bilebilmek için, bu hikayede de yol almayı göze almam gerekiyordu ama. Sonrası ver mıydı? Sordum , beni, bekleyebileceğim bir yere getirdi.’
 
‘…onun da yaşadıklarını, belki de herkes gibi, hem başkalarının gözünde hem de kendine doğrulatmaya ihtiyacı vardı.’
 
‘…kendini bulmanın, hayatını kurtarmayı bilmenin insanıydı…Bir yanılsama mıydı bu da?.. Bir hayal daha mı tüketilmişti?.. Hayallerimizi hep böyle, her ilişkide biraz daha mı çok tüketiyorduk?.. Kim bilir… Öğreniyorduk ama en azından sonuçta… Kaybediyor ve öğreniyorduk… Kendimiz için alabildiklerimizi alarak…’
 
‘ Bu yolda yürümemiz gereken bir yoldu, bize, tüm yalanlarımıza rağmen, kolay kolay kurtulamayacağımız bir gerçeği hatırlatıyordu…’
 
‘ Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…’
 
‘Belki… Birçok ilişkimizin kaderi bu, biliyorsun… Kaçarız, hep kaçarız çünkü.Ancak başka acıları yaşadığımızda, nelerden, neden kaçmamız gerektiğini anlarız…Ama çoğu kez geç kalırız, hem de çok, çok geç kalırız, haklısın…’
 
‘Sorunlarımızı çözebilmiş miydik kendimize böyle bir kapıyı açarak?.. Günler bu soruya olumlu bir yanıt vermemizi giderek zorlaştırdı. Günler bize, bu kapının bizi gerçeklerimizden ancak bir süreliğine uzaklaştırabildiğini de gösterdi. Yaşadıkça, o günlerde ilerledikçe, yeni gerçeklerle, daha doğrusu, aslında hep var olan eski gerçeklerimizle yeniden karşılaşmak zorunda da kaldık çünkü.’
 
 
Yazar Hakkında
Mario Levi (d. 1957, İstanbul, Türkiye), Edebiyat Yazarı ve İletişim Eğitmeni.
 
1957 yılında İstanbul'da doğdu. 1975 yılında Saint Michel Fransız Lisesi'nden, 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Fransız ve Roman Filolojisi’nden mezun oldu. İlk öyküsünü 1975 yılında yazdı. 1984 yılından sonra, Hokka dergisi, Şalom, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Dergi, Stüdyo İmge, Gösteri, Milliyet Sanat ve Argos gibi birçok yayın organında yazılar yazdı.
İlk kitabı Jacques Brel: Bir Yalnız Adam 1986 yılında yayınlandı. Bu kitap üniversiteyi bitirme tezinin romanlaştırılmış şeklidir. 1990 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı Bir Şehre Gidememek otobiyografik özellikler taşır ve yazarın hem aşkları, hem de çocukluk ve ilk gençlik yıllarıyla hesaplaşması gibidir. Kitap o yılın Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazandı. 1991 yılında ikinci kitabı Madam Floridis Dönmeyebilir İstanbul’un azınlık çevrelerine ve topluma uyum sağlamakta zorlanan insanlarına yer verir. 1992 yılında daha çok bir “anlatı” olarak görmeyi yeğlediği ilk romanı En Güzel Aşk Hikayemiz'i yazdı. 1993’te başladığı İstanbul Bir Masaldı adlı kitabını altı yılda bitirerek 1999 yılında yayınladı.Bu kitap da yirmili yıllar ile seksenli yıllar arasında İstanbul’da yaşamış bir Yahudi ailesinin hikâyesini anlatmaktadır.. Şehrin öteki azınlıklarından kahramanlar bu hikâyede de görünür. Bu eseriyle 2000'de Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. Lunapark Kapandı 2005 yılında yayımlandı.Yazar bu kitabında psikolojik çözümlemelerde ne kadar başarılı olduğunu göstermektedir.
Mario Levi, yazarlığın yanı sıra, Fransızca öğretmenliği, ithalatçılık, gazetecilik, radyo programcılığı, reklam yazarlığı gibi işler de yapmıştır. Ayrıca yazı atölyelerinde, insanlara Yaratıcı Yazma  dersleri de vermektedir.
Son kitabı, Karanlık Çökerken Neredeydiniz? 2009 yılında yayımlandı.
 
Eserleri 
1986 Bir Yalnız Adam: Jacques Brel
1990 Bir Şehre Gidememek Haldun Taner Öykü Ödülü
1991 Madam Floridis Dönmeyebilir
1992 En Güzel Aşk Hikâyemiz
1999 İstanbul Bir Masaldı Yunus Nadi Roman Ödülü
2005 Lunapark Kapandı
2005 Bir Yaz Yağmuruydu
2009 Karanlık Çökerken Neredeydiniz?
 


Satın Al : Bu yazıyla ilgili ürünleri IDEFIX sitesinden satın alabilirsiniz.


Editör / Yazar : Perihan Yeliz Güven
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 15.11.2009 17:06:16

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
c186 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Perihan Yeliz Güven - Diğer 7 Yazısı

Hayat ve Hüzün
Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.
Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella'nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.
Zar adam…
'Ben sessiz umutsuzluk dolu hayatımı dengeli bir şekilde devam ettirmeye çalışırken, tanıdığım kadınların çoğu neden sessiz umutsuzluk yaşamlarında bu kadar gürültücü oluyorlar bilemiyorum.'
Erguvan Kapısı
Bir dönemin gençleri hayatları pahasına sisteme direnmiş ve bu uğurda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bildiğimizin ve gördüğümüzün dışında bu durumda olan o kadar çok insan ve ölüm vardır ki. O dönemleri görmüş ve hala hayatta olanlardan biridir Oya Baydar. Hala aynı duyarlılık ve özveriyle yazmaya devam etmektedir.
Yeter Tenimi Acıtmayın…
Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.
Mario Levi: Lunapark Kapandı
' Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…'
Ayın Kitabı: Kayıp Söz
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla...
'Nietzsche Ağladığında'





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası