çentik









Nightmoves, Kurt Elling...

Undun

 

“Aşk, iki sevgilinin aynı rüyâyı görmesine benzer – Nightmoves, Kurt Elling...”

Parçalı bulutlu, yağmurlu bir hava. Tam kitap okuyup sizi rahatlatacak, keyifli bir şeyler dinleme havası. En sevdiğim albümlerden bir tanesi; Kurt Elling’in son albümü “Nightmoves”u CD çalarıma takıyorum. Laurence Hobgood’un dramatik piyano çalışı, Christian McBride’ın muhteşem bası, Willie Jones, III’ün tamamlayıcı davulu, Rob Mounsey’in müthiş keyboard tuşları, Bob Mintzer’in diğer müzisyenlerle iç içe geçen tenor saksafonu ve tabii ki vokallerinde Afro – Amerikalılardan oldukça etkilendiği belli olan şahane Kurt Elling, inanılmaz güzel bir uyumla, albümle aynı adı taşıyan ilk parça; “Nightmoves”da dinleyenleri hemen kendi dünyalarına çekmeyi başarıyorlar.

Albümdeki ikinci parça “Tight.” “Sevdiğin kişiyi sımsıkı yakala ve asla bırakma” mesajını taşıyan, duyduğunda içinden dans etme isteği uyandıran oldukça tatlı bir Betty Carter bestesi. Bu parçada Kurt Elling’in çok başarılı olduğu vokal doğaçlamalarından ufak bir örnek duyma şansımız da oluyor.

Üçüncü parçanın (aslında -parçaların- demek daha uygun olur çünkü her albümünde yaptığı gibi Kurt Elling birbirlerine konu olarak uygun olan parçaları bir araya getirmiş) düzenlemesi, az ve öz çalışıyla ünlü piyanist Laurence Hobgood’a ait. Başkasına âşık olan ya da sizi terk edip gitmiş birine yazılmış parçalar bu kadar mı güzel olur. İşte, yıllardır birlikte çalan müthiş müzisyenler, Kurt Elling gibi yetenekli bir vokalistle birlikte bir araya gelince oluyor.

“Undun” benim albümde en sevdiğim parçalarından biri çünkü Kurt Elling bu parçada oğlunu elim bir hastalıktan dolayı kaybetmek üzere olan bir annenin acısını, kalbinden kopup gelen samimi bir yorumla aktarıyor. Kendisini terk edip başkasıyla mutlu olan bir sevgilinin ardından söylenebilecek en güzel parçalardan biri “Where are you, my love?” Kurt Elling’e bu parçada trio yanında Escher Yaylı Dörtlüsü de eşlik ediyor.

“And we will fly” olası tatlı bir kaçamakta neler yapılabileceğine dair kişiye çok güzel ipuçları veriyor. “Luiza” aslında ünlü besteci Antonio Carlos Jobim’in bir bestesi fakat aynı zamanda Kurt Elling’in dünyaya gelmesiyle hayatına anlam katan sevgili kızının da adını taşıyor.
“The Waking”de Kurt Elling’in inanılmaz vokali ve Rob Amster’in çaldığı basın birbirini sarıp sarmalayan müthiş uyumunu dinleme fırsatımız oluyor. “The Sleepers” insanların uyurkenki masumiyetini çok iyi betimleyen yine Escher Yaylı Dörtlüsünü dinleme şansı bulduğumuz, huzur dolu bir parça.

“Leaving Again/In the Wee Small Hours” birbirini çok seven fakat mesafeden ya da başka nedenlerden dolayı ayrı kalmak zorunda kalan iki sevgilinin can çekişmesini anlatan iki aşk parçası. Özellikle Kurt Elling’in “In the Wee Small Hours”u adeta bir ninni gibi tatlı bir biçimde yorumlamasını mutlaka dinlemelisiniz derim.
 
“The New Body And Soul” Kurt Elling’in tenor saksafoncu Dexter Gordon’un “Body and Soul” adlı ünlü Caz parçasına yapmış olduğu doğaçlamanın üzerine yazmış olduğu sözlerden oluşan müthiş bir vocalese parça. Bu parçayı Kurt Elling iki yıl önce İstanbul’da Nardis Caz Kulüpte canlı olarak söylemeden önce Amerika’nın Irak’ta sürdüğü politikayı protesto edercesine barış yanlısı bir konuşma yapmıştı.

Albümün son parçası “I Like The Sunrise” bir Duke Ellington bestesi, içinde tenor saksafoncu Von Freeman’a ait yorumlar ve Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin şiirlerinden alıntılar barındırıyor. Özellikle hem en son parça hem de albümdeki diğer tüm parçalar hiç beklemediğimiz anlarda umudun hâlâ var olduğu ve kalplerimizi açık tutmamız gerektiğine dair güzel mesajlar barındırıyor.

Hepinize umut, sevgi ve müzik dolu günler dileklerimle…
 

 

Editör / Yazar : Gözde Demirelli
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 04.08.2009 00:02:02

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
8934 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Gözde Demirelli - Diğer 8 Yazısı

The Brand New Heavies ve Seal havadisleri…
‘70lerin sonlarında doğarak; ’90 gençliğini yaşama ve tabii ki o döneme ait ve hatta öncesindeki güzel müzikleri dinleme şansını edinmiş biri olarak “The Brand New Heavies”i canlı olarak izlemiş olmak beni gerçekten mutlu etti.
“Sessizliğin Tadını Çıkarın*”
İçimde “Yapabilirsin, dene” diyen bir ses, “Onca yıl denedin olmadı, mutsuz oldun, ne diye bir daha duvara toslayacaksın?” diyen karşıt bir ses daha…
Sevgi – li, sevgi - siz olmak üzerine...
Bazen de kendimizi gerçekten özel hissettiren, her an yanında olmak için can attığımız birisi karşımıza çıkar.
Konuşmadan nasıl anlaşılır?
Tabii ki filmin düşündürttüğü fikirler sadece bu sorulardan ibaret değil. Aynı zamanda her ilişkide var olması gereken, hatta bence bir ilişkinin olmazsa olmazlarından en can alıcı noktaya; bir ilişkinin sürebilmesi için karşılıklı özveride bulunulması gerektiği gerçeğini bu film müthiş bir gerçeklikle ortaya koyuyor.
Her Bitiş, Bir Başlangıçtır…
Her insanın hayatta başarılı olma ölçütleri farklıdır. Bazıları para, güç, sosyal statü ve mal – mülk sahibi olduğunda kendini daha başarılı hisseder. Bazıları ise, şairin betimlediği gibi, maddi anlamda az yer tutan fakat manevi anlamda pahaca ağır şeylere sahip olduğunda.
Yalnız(lık) Paylaşılmaz: 'Into the Wild'
Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyorduk; bir ara şöyle bir şey dedim ona; 'Aslında her an güzeldir, yanında onu paylaşacak biri olduktan sonra…
İlişkilerdeki 'Acı Gerçek?'
Filmde Katherine Heigl; güzel, işinde başarılı, fakat özel hayatında başarısız ve kontrol düşkünü bir televizyon yapımcısını canlandırıyordu. Filmin başında oturduğu eve komşu olarak taşınan yakışıklı doktorun ilgisini çekebilmek için 'Acı Gerçek' programının sunucusu Gerard Butler'dan bu konuda tavsiyeler alıyordu. Gerard Butler'in senaryo gereği verdiği tavsiyelere gelirsek;
Gülsümcüğümün ardından… (Gözde Demirelli)
Kayıplar sadece bir kişinin ölümünden ibaret değildir hayata dair. Çoğumuz erken yetişkinlik olarak ta adlandırabileceğimiz 20'li – 30'lu yaşlar arasında özel ilişkilerde bizi derinden etkileyen kayıplar diğer deyişle ayrılıklar yaşarız. “Her ayrılık bir ölüm gibidir
Nightmoves, Kurt Elling...
Undun





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası