çentik









Bu Yaz Hangi Kitaplar Moda?

Pandora’nın Kutusunu açalım bakalım en çok satanlar hangileriymiş. İşte bu yazın kum tutmayan suya dayanıklı, bikininizle, deniz şortunuzla uyumlu en çok satan kitapları, seçin, beğenin okuyun... Geri sayım başlasın!

Çok satanlar, az satanlar, az çok satanlar... Hemen tüm ürünlerde olduğu gibi kitapta da bu tarşışmalar vardır, az okunmak tek başına kıymetli olma sebebi midir, çok satmak marifet midir?

Bu tartışmalar çok su kaldırır, ama üstünde anlaşılan bir husus varsa kitap mevzusunda o da yazın okuma mevsimi olduğudur...

Pandora’nın Kutusunu açalım bakalım en çok satanlar hangileriymiş.

İşte bu yazın kum tutmayan, suya dayanıklı, bikininizle, deniz şortunuzla uyumlu en çok satan kitapları.. Seçin, beğenin, okuyun... Geri sayım başlasın!

 
 
10- Erdal Öz: Unutulmaz Bir Atlı – AYŞE SARISAYIN
 
Son zamanlarda tuhaf bir duyguya kapılmıştın. Övülmekten, ön plana çıkarılmaktan pek hoşlanmadığın halde, birkaç kez, seninle ilgili hoş bir şey dile getirildiğinde, "Ya çocuklar, siz beni gerçekten seviyorsunuz galiba!" dediğini anımsıyorum. "Tabii ki seviyoruz," yanıtını alınca da, "Ne iyi!" diyordun. Onca kalabalığa rağmen, yalnız mı hissediyordun kendini, hüzünleniyor muydun zaman zaman? Yıllar geçtikçe çıkarsız, dolambaçsız ilişkilerin özlemini daha çok mu duymaya başlamıştın yoksa?
 
Erdal Öz : Unutumaz Bir Atlı, edebiyatımızın 50 Kuşağı yazarlarından, öykücü, romancı, yayıncı Erdal Öz'ün yaşamöyküsü. 27 Mayıs döneminde a dergisi'ni çıkaran genç yazarlardan biri. 12 Mart'a gelindiğinde adını iyice duyurmuş bir öykücü, 68'in önde gelen eylemcileri ile kol kola bir devrimci, 12 Eylül'de ve sonrasında da başı dertten kurtulmayan bir yazar, yayıncı. İnişli çıkışlı, soluk soluğa bir yaşam, onurlu, başı dik bir geçmiş. Edebiyatımızın usta öykücüsü Ayşe Sarısayın'ın kaleminden.
-Arka Kapak-
 
 
 
 
 
 
                                                                                                                              
 9- Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk
 
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."
 
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk'un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor... Masumiyet Müzesi'ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.
1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikâyesi; hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor.
 
"Pamuk, Doğu'nun da Batı'nın da sahiplenmekten şeref duyacağı temel ve kalıcı bir yazar..."
New York Times
Tanıtım Yazısı'ndan
                                                                                                                                                                    
 
 
 
8: Son Ada - Zülfü Livaneli
 
Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman...
 
Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.
 
Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan'ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır...
 
Livaneli Son Ada'da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
7 - Yeniay - Stephenie Meyer Çevirmen Öncü Saraç Tüzüner
 
İlk kitabı Alacakaranlık'la büyük başarı elde eden genç yazar Stephenie Meyer Publishers Weekly dergisi tarafından 2005'in en çok ümit veren yazarlarından biri seçildi. Eserleri 20'den fazla dile çevrilen yazarın ikinci kitabı Yeniay da Alacakaranlık'la birlikte raflarda!
 
New York Times En Çok Satanlar Listesinde 1 Numara!
 
"Gençler bu yeni maceraya bayılacak ve yeni kitapları sabırsızlıkla bekleyecekler!
 
Booklist
Edward ve Cullen Ailesi'nin diğer üyeleri Bella'nın doğum günü için bir parti verirler, fakat Bella ısrarla karşı çıkar. Çünkü ortada büyük bir sorun vardır; Edward sonsuza dek genç kalacaktır, peki ya Bella? Kâbuslar, sırlar, imkânsızlıklar, seçimler ve kararlar... Bella ve Edward'ı yine zorlu bir mücadele bekliyor. Alacakaranlık'ın kahramanlarının aşk ve heyecan dolu macerası Yeniay'da hız kesmeden devam ediyor.
 
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
 
6: Ölüm Korkusunu Yenmek Irvin D. Yalom Çevirmen  Zeliha İyidoğan Babayiğit
 
Mahabharata'da sorulur: "Dünyadaki en mucizevi şey nedir? " Yanıt çevresindeki insanların birer birer öldüğünü görmesine rağmen hiç kimsenin kendisinin öleceğine inanmaması olur.
Yalom'a da çok ilham vermiş bir İtalyan atasözünde ise şöyle denir: "Oyun bittiğinde, oyun nasıl biterse bitsin bütün taşlar aynı kutuya konur."
 
İşte bu iki anlayış arasında yapacağımız tercih, o kısacık hayatlarımızı nasıl yaşayacağımızı belirliyor. Yalom son dönem eserlerinde yaptığı gibi kendisince bu iki anlayışı uzlaştırmaya çalışıyor. Yalom'a göre ölümü inkâr etmek bizim mutluluk arayışımızı baltalar. Hayatın gerçek anlamı en korktuğumuz şeyle, ölümle yüzleşmekte yatar. Böylece sınırlı olduğunu duyumsadığımız hayatımızın her anını çok daha bilinçli kullanabilir ve bizim için gerçekten önemli olan her neyse onunla ilgilenebiliriz. Ölüm anında "ah keşke"li bir cümle kurmamak için bizim için "asıl" önemli olanın ne olduğunu "şimdiden" görmeliyiz.
-Arka Kapak-
 
 
 
 
                                                                                                                                                                                                                                               
5- Şafak Vakti Stephenie Meyer Çevirmen Demet Adıgüzel
 
 "Korkma," diye mırıldandım.
"Biz birbirimize aidiz."
 
Kendi kelimelerimin doğruluğuyla ben de bir anda şaşkına dönmüştüm. Bu an öyle kusursuz, öyle gerçekti ki, hakkında şüphe etmenin yolu yoktu. Kolları bana dolanmış, beni öyle sarmalamışken... Vücudumdaki her hücrenin gerçekten canlı olduğunu hissedebiliyordum.
 
"Sonsuza kadar," diyerek onayladı beni.
 
Alacakaranlık
New York Times Editörlerinin Seçimi
Publishers Weekly Yılın Kitabı
Amazon On Yılın En İyi Kitabı
 
Yeniay
"Gençler bu yeni maceraya bayılacak ve yeni kitapları sabırsızlıkla bekleyecekler."
 
Booklist
 
"Nefes kesen bir romantizm ve maceranın inanılmaz dengesi."
Voya
 
"Yeniay, hayranlarını nefessiz bırakacak."
School Library Journal
Tutulma
"Kenara çekil, Harry Potter."
 
USA Today
 
"Anne Rice'tan bu yana dünyanın en popüler vampir romanları yazarı.
Entertainmnet Weekly
 
"Doğaüstü güçlerin kuvvetli bir şekilde hissedildiği, talihsiz tutkuların kargaşasıyla dolup taşan, orijinal bir roman."
The New York Times
 
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
 
 
 
4 - Taş Bina ve Diğerleri Aslı Erdoğan
 
Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasına seçilen tek Türk yazarı: Aslı Erdoğan ve 10 yıl aradan sonra ilk öykü kitabı Taş Bina ve Diğerleri...
Listelerden düşmeyecek.
Derin edebiyatı özleyenler için kaçırılmaz bir fırsat.
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
 
3- Yalancı Tanıklar Kahvesi – Vedat Türkali
 
Vedat Türkali, 5 yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye'nin 70'li yıllarına ayna tutuyor. Üniversiteli, sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını çizerken, barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin'in tutkulu aşkını da zor günlerin öyküsüne katıyor. Kökleri o yıllara dayanan ve ağırlığını günümüzde çokça hissettiren toplumsal ve siyasal gelişmeler, sağ-sol çatışmaları, toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların sağlam bir fon oluşturduğu roman, 12 Eylül Darbesi'ne doğru giderken, kahramanlarının hayatları üzerinden farklı bir bakış açısı getiriyor.
 
"Doğru söylemiyordu. Sözünü etmişti ya, ev mev aramamıştı. İçinden gelmiyordu aramak. Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki! Reyhan'la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı? Olabilirdi, niye olmasındı!.. Devrimcilik savıyla diretmişti Reyhan'a! Devrimcilik adına ne yapıyordu peki? Hiç! Gizli örgüt bağı yoktu. Olmasını istememişlerdi... Kanlı olaylar, aylar boyu, beklentilerin de ötesinde, çeşitli illerde öylesine sıralanmaya başlamıştı ki, bu sağlıksız ortamda tek başına, neyi, nasıl düşünüp nasıl davranacağını bilmek başlı başına sorundu. Yapanı bilinmeyen tek kişilik cinayetlerle topluca saldırılar iyice sarıyordu ülkeyi."
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
 
2- Aşk - Elif Şafak
 
"Ya ortasındasındır Aşkın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..
 
Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.
Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.
 
Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...
 
Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası...
Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
Tanıtım Yazısı'ndan
 
 
 
 
 
1 - Çivisi Çıkmış Dünya : Uygarlıklarımız Tükendiğinde Amin Maalouf
Çevirmen Orçun Türkay
 
Türk okurunun daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu kez "medeniyetler çatışması" adı altında kuramsallaşıp yasallaşan ve dünyadaki bütün kültürler ve halklar için felakete yol açacak politikaları eleştiriyor. Yazar, yaşamın devamlılığının olmazsa olmazı olarak gördüğü hoşgörü çığlığını yeniden duymaya davet ediyor insanlığı...
 
Çivisi Çıkmış Dünya bir yandan küresel ısınma, enerji kaynakları ve doğal felaketlerle, bir yandan da yanlış ve çıkarcı politikaların doğurduğu ekonomik ve siyasal krizlerle mücadele eden insanlık için bir yol haritası... Kitabın satır aralarında Amerikan politikaları, Avrupa Birliği, 20. yüzyıl Arap siyasi tarihi ve Türkiye'den bahsediliyor. Maalouf'un bu eseri, her şeye rağmen birbirimize saygı duymayı ve birlikte yaşamayı başarmak isteyenler için bir tür pusula.
 
Tanıtım Yazısı'ndan
                                                  
                                                                                                                                                                                                                                            
Biz, az çok demeden, yaz kış demeden okuyalım sevgili okur, hoşumuza giden ne varsa! Okuyanla okumayan hiç bir olur mu?
 
- Bu beyaz kitap açtı mı beni Nilgün?
                                                                                                                                                                                                                                                             
                                                                                                                                                                                                                                                         

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 06.06.2009 14:38:42

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b0a6 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası