çentik









Öldürdün beni, ama; yaşattın da...

Hep bir yerlerde bekliyordu kadın; kimi zaman, bir dağın ardında kimi zaman, bir çölün uçsuzunda. Erkekse sürekli bir devinim içindeydi, dağı deliyor, çölü aşıyor, elmayı yiyordu...

Sen olmasan, yazamayacaktım en güzel şiirimi, Ferhat dağı delemeyecekti, Şirin olmasa, Nazım için bir umuttu Piraye; demir parmaklıklar arasında, yaşamasını sağlayan... ‘Karım’a mektup’u yazamayacaktı Nazım, Piraye olmasa...

Evet, sen olmasan yazamayacaktım en güzel şiirimi, ama; içimi, içimden koparan, gögüs kafesimi, kalbime dar eden, o acı da olmayacaktı...

Öldürdün beni, ama yaşattın da...

Adem, cennetteydi hala, eğer; Havva olmasaydı...Ama, şimdi bir şans daha verilse Adem’e, Havvasız bir cenneti seçer miydi? Hiç sanmıyorum.

Belki de Adem de biliyordu; o elmayı yediğinde, başına bir iş geleceğini, ama; elmayı, Havva ikram etmişti...

Sonucu ne olursa olsun yenmesi gereken bir elmaydı ‘aşk’...

Havvayla birlikte gidilecekti, nereye gidilecekse, “Sensiz cennet bile sürgün sayılır”dedi, Adem.

Ve yedi elmayı...

Hep bir yerlerde bekliyordu kadın; kimi zaman, bir dağın ardında kimi zaman, bir çölün uçsuzunda. Erkekse sürekli bir devinim içindeydi, dağı deliyor, çölü aşıyor, elmayı yiyordu... Gidilen adresin doğru olup olmadığı, işin püf noktası! Elinizdekini doğru adres olduğuna inanıyorsanız hiç durmayın elinizde ne varsa, kazma, kürek koşun o dağa doğru, ama; orada, dağı delerken, “bu gürültü de ne?” diyen, bir kadınsa ‘dağın ardındaki’ yazık ki; halka hizmetten öteye gitmez, Ferhat’
ın yaptığı...

Evet, sen olmasaydın, yazamazdım en güzel şiirimi, bir umuda uyanmanın, ne demek olduğunu anlayamazdım ve hâlâ güzel sanırdım gözlerimi, sen olmasaydın...

Öldürdün beni, ama; yaşattın da...

 
 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Köşe Yazıları
Tarih : 27.09.2009 16:57:34

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Ahmet Demirel yazdı
"...bir umuda uyanmak..." iyi demişsin.

esin yazdı
bn yazılarnızı çok begendim...yüreğinize sağlık.


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
4715 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası