çentik









Ortanın Solu! (Analiz)

Peki şimdi CHP'nin durumu ne? Bence onlar hâlâ romantik. Onlar başlarına çektikleri Deniz Baykal ile güneşten korunmaya çalışıyorlar. Onlar anadilde yayına karşılar, azınlıkların haklarına karşılar, sivil anayasa oluşturulmasına karşılar, üniversitede türbana karşılar...

Küçükken merak ederdim "solundan kalkmak" deyimi tesadüf müdür diye! Ama benim yatağımın sağında duvar varken ben nasıl sağımdan kalkacaktım ki? Neyse yaş ilerledikçe öğrendik ki sol ülkemizde pek de sevilen ve sayılan bir yan ya da yön değilmiş.
Sağım solum önüm arkam sobeyse o zaman en iyisi ortada kalmak ama "ortada fare(!)" diye bir oyun da var çocukluktan hafızalarda kalan. Eee o zaman bir de ortanın solunu deneyelim?
Tam olarak böyle olmuş cumhuriyetin tek partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin aniden belirip yükseliveren, önce muhalefet sonra iktidarı elde ediveren rakibi partilere karşı duruş belirleme çabası.


Demokrat Parti'nin kuruluşu vesilesiyle gerçekleştirilen basın toplantısı sırasında Adnan Menderes'in "DP, CHP'ye göre belki iki parmak daha soldadır." sözleri ortanın solu deyiminin miladı oldu. Ortanın solu jargonunu ilk kullanan eski milli şef İsmet İnönü olsa da 12 Mart muhtırası sonrasında OS'nun tek sahibi olarak Karaoğlan kaldı.

Ecevit karpuzu 5'e bölmüş. En sağdaki dilim (artık hangisiyse) gericilerin olmuş. Onun hemen yanındaki, ki kendisi ortanın sağı olur, değişime direnen muhafazakarlarınmış. Ortadaki dilimi, tabi en büyüğünü aynı zamanda, toplumsal dönüşümün pasif izleyicileri almış. En solda kalan dilimi komünistler kapmış ya keşke onlara mani olunsaymış.

Ama karpuzun baldan tatlı, en pembe yeri kiminmiş? Çok doğru bildiniz, OS'nun. Nedenmiş peki? Çünkü onlar uslu bir çocuk olup şirinleri görmeyi beklemişler. Onlar insancılmışlar, halkçıymışlar, sosyal adaletçi ve sosyal güvenlikçiymişler, devletçiymişler. Onlar ilerici, devrimci ve reformcu ve plancı ve özgürlükçü ve sosyal demokrasiden yanaymışlar. Bence onlar romantikmişler eskiden.

Peki şimdi CHP'nin durumu ne? Bence onlar hâlâ romantik. Onlar başlarına çektikleri Deniz Baykal ile güneşten korunmaya çalışıyorlar. Onlar anadilde yayına karşılar, azınlıkların haklarına karşılar, sivil anayasa oluşturulmasına karşılar, üniversitede türbana karşılar, halk için halka karşılar ama aynı zamanda sosyal demokratlar. Yakında koşarak saksafon çalarlarsa da şaşırmamak lazım. Önceleri CHP'yi gözeten Sosyalist Enternasyonel artık gözetler hale geldiyse bence Baykal artik sık sık Natalie Imbruglia'dan "Left of the middle"ı dinlesin.

I need to tell you
Trying to get through
It's not always easy
Left of the middle

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Siyaset
Tarih : 14.06.2009 03:03:08

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

Deniz Çetiner yazdı
Ortanın Solu kavramı aslında solu bitirmek için sağcıların yarattığı bir komple teorisi olabilir. İsteseler sola bu kadar darbe vuramazlardı. Can Yücel'in "Ortanın Solu" nedir sorusuna, "haşmetliyi sola aldığın zaman ortanın solu olur" diye cevap vermesini de hatırlatmak isterim :)

ali yazdı
Deniz Baykal ne şiş yansın ne kebap misali hem sağı hem solu idare etme çabasında. Ama şişin yandığını, kebabın da yanmak üzere olduğunu ancak 23 temmuz sabahı rodos'a gitmek için havlusunu mayosunu hazırlamak üzereyken fark etti. Çünkü partiyi sağa açmıştı bu bir hayatdı. Çünkü partinin hiçbir zaman sağdan kopmaması gerekiyordu.ona gore:)

sami.çalışkan yazdı
türkiyede 80 öncesinin gençliği demokrasinin en uç noktalarına çıkıp haklarını isteyince bu kelime ortaya çıkmıştır (ortanın solu ) dünyada böyle bir şey yoktur solun köşesi ortası olmaz ...deniz çetiner kardeşim sağcılar komplo teorisi üretecek kadar zeki olamazlar

ercan köse yazdı
Ortanın solu, solun ağırlığını hafifleten bir kavram mıdır ki, sağcılar ortaya atmış olsun. Sosyal Demokrasi dediğimiz kavram, önceden ortanın solu olarak kullanılıyordu sanırım. Zaten ortaya çıkışı da, İsmet İnönü'nün uç solda bulunan toplulukları CHP tabanına çekme çabasıydı.

ercan köse yazdı
Zaten ortaya çıkışı da, İsmet İnönü'nün uç solda bulunan toplulukları CHP tabanına çekme çabasıydı, ortanın solu(sosyal demokrasi) ekseninde....

Emre Demirel yazdı
CHP şu an bulunduğu durumda ne ortadır ne soldur. Tek parti döneminde belki merkezleştirilmiş ekonomiyi savunan bir politika takip ettiğinde sol sayılabilirdi. Dünya'nın hiçbir yerinde milliyet farkı güden bir parti sol olarak tanımlanmaz. CHP de milliyetçi bir partidir ve hemen hemen hiç sol olmamıştır.Sol, doğası gereği özgürlükçüdür. Yakın zamana kadar tek milliyeti tanıyan, insanların giyim kuşamına karışan, Alevilerden gördüğü desteği hiç bir zaman sonuca bağlayamayan bir parti olsa olsa ancak emekli memur partisi olabilir. Eğer gerçek bir ortanın solu arıyorsanız SHP'nin yeni başkanı Hüseyin Ergun'a kulak verin. Adam tabi ki seçilemeyecek, başbakan olamayacak. Ama düşünceleri evrensel öğelere dayanıyor: "CHP sol bir parti değildir ve hiç olmamıştır. Hep devletçi ve milliyetçi bir parti olmuştur. Bir yandan devleti siyasal bakımdan kutsallaştırmış, öte yandan ekonomide devlete ağırlıklı roller biçmiştir. Milliyetçidir, çünkü kısa bir dönem hariç, ülkemizde yalnız Türk milliyetini tanımıştır. Sol olmak için, sivil, demokrat, özgürlükçü, eşitlikçi ve barışçı olmak ön koşuldur. CHP bu niteliklere sahip değildir. CHP, merkez ve merkez sağa konumlanmış olan AKP'nin sağında, MHP'nin solunda, yani bu iki partinin ortasındadır. Ve bu bir sıkışmışlık değildir. Bir tercihtir. CHP, kuruluş sürecine de uygun olarak devletin resmi partisi kimliğine sahiptir. Toplumun geniş kesimlerini ve onların taleplerini temsil etmekten çok, bürokrasiyi temsil etmektedir. Dolayısıyla CHP'nin sol parti olması için bir sebep yoktur. (...) Bizim için sivil ve demokrat olmak, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecini desteklemek (diğer sol hareketler, demokrat Kürt aydınları, özgürlükçü Aleviler vb. ile) aynı potada buluşmak için yeterlidir. (...) İnsanlar inançları ya da estetik beğenileri gereği istedikleri gibi giyinebilirler, giyinmelidirler. Başörtüsü meselesinden dolayı toplumun bölünmesini tuhaf ve yapay olarak görüyorum. Üniversitede başörtüsü yasağına kesinlikle karşıyım." Not: Engin Ardıç'la yaptığı röportajdan alınmıştır.


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
677d (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası