çentik









Rötarlı Bir İstanbul Buluşması: Placebo

23 haziran günü konser biletleri elinde kuruçeşme arena ya en kestirme yoldan nasıl varsam diye düşünürken hatta bir kısım konser alanına çoktan varmış beklerken. Birden son dakika haberi duyuldu

 

Her  yeni albümden sonra illa ki Türkiye'ye uğrayan Placebo son albümleri olan "Battle for the sun" ın dünya turnesi kapsamında 4. kez istanbulda sahneye çıkıp bizlere yine unutulmaz bir konser yaşattı . 

23 haziran günü konser biletleri elinde Kuruçeşme Arena'ya en kestirme yoldan nasıl varsam diye düşünürken, hatta bir kısım konser alanına çoktan varmış beklerken... Birden son dakika haberi duyuldu "Konser bir sonraki güne ertelendi".  Sebep ise baya trajikomik; konser ekipmanları Bulgaristan sınırından gelirken Türk gümrüğünden geçemedi. Aslında herkes bir gün daha bekleyecek kadar seviyordu Placebo' yu, fakat akla ilk olarak geçtiğimiz mayıs ayında son anda iptal olan Depeche Mode konseri geldi. Aynı hazin son bu konser için de mi geçerli olacak diye düşünmeye başladık ,neyse ki korkulan olmadı, 23 haziran yerine 24 haziran günü Kuruçeşme'nin en kestirme yolunu tuttuk.
 
Konsere göre tatil planı yapan bir çok insan konser biletlerini iade etti ama yinede tahmini olarak 5,000 kişi doldurmuştu Kuruçeşme Arena'yı. 
 
30 dakika gecikmeli de olsa gitarlar ve vokalde Brian Molko, Basda Stefan Olsdal ve davulda grubun yeni üyesi Steve Forrest sahnedeydi.
 
 
 
Brian Molko ilk konuşmasında "çoğunuzun dünde burada olduğunu biliyorum ama bizim suçumuz değil Türk gümrüğüne kızın" diye bir günlük gecikmenin  açıklamasını da yapmış oldu. 
 
Yaklaşık olarak 1,5 saat süren konserde hiç ara vermeden, detone olmadan, ses albüm kayıtlarında mı, canlı mı anlamadan şarkılarını söyledi Brian molko. Normalde bis yapmayı sevmeyen Placebo 3 kere bis yaptı ve tam herkes coşmuşken, bir sonraki konserde görüşmek üzere gittiler. 
 
 
Konser setlisti şöyleydi; 
kitty litter 
ashtray heart 
battle for the sun
for what it's worth 
sleeping with ghosts
speak in tongues
follow the cops back home 
every you every me
julien
special needs
the never-ending why 
black-eyed
happy you're gone
meds
come undone
special k
song to say goodbye
 
infra-red
the bitter end
 
taste in men
 

 
 
KONSERDEN EKSTRA NOTLAR; 
 
-Konserde ön grup olarak Expatriate vardı. 
 
-Placebo ve özellikle brian molko hayranı genç kızlardan konserde azıcık uzak durmalı çünkü kulak zarınıza ciddi hasar verebilirler.
 
-Brian Molko konserde pek fazla konuşmasa da istanbul boğazına "Nehir" diyen ünlüler listesine girmiş oldu. 
 
-Özellikle sahne önü bileti alanlar ses sistemini kötülese de arkada kalanlara gayet güzel geliyordu ses.
 

 


 

Editör / Yazar : Duygu Koç
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 03.07.2009 01:43:37

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
1031 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Duygu Koç - Diğer 10 Yazısı

En Sadık Dost: Hachi
Şöyle hüngür sümük ağlatacak bir film olsa da izlesem diye bakınıyordum. Sonra daha önce adını duyduğum ama izlemeyi ertelediğim bir film geldi aklıma; Hachiko: A Dog's Story ya da ikinci adıyla Hachi: A Dog's Tale...
İstanbul 2010 Avrupa Konser Başkenti
İstanbul için konser vakti! Size tavsiyem bu yıl ki planlarınızı konserlere göre ayarlanamanız sonra kaçırdığınıza üzülebilirsiniz..
Asi Ruh: Alexander McQueen
Hep moda adına yaptığı güzel şeyler, çılgın ve aykırı gösterileriyle adından bahsettiren Mcqueen bu defa herkesi üzen bir haber oldu
Değişime Aç mısınız? : Food Inc. (Gıda Ltd.)
Geçtiğimiz haftalarda !F Bağımsız Filmler Festivalinde, sinemada, GDO'su bol patlamış mısırları yiyen insanlar eşliğinde izleme şansı buldum Food Inc'i ( Gıda Ltd.). Belgesel olarak adlandırılmış ama gösterdiği acımasız gerçeklerle, izlediğim en korkunç ve ürkütücü filmlerden birisi oldu diyebilirim.
Rezervasyonsuz Gezgin : Anthony Bourdain
Best-Seller olan 'Mutfak sırları' kitabının yazarı ve No Reservations programının sunucu Anthony Bourdain, hayatını kısaca şöyle anlatıyor;
Şarkılar Ölümsüzdür: Lhasa De Sela
Her ölüm erkendir biliyorum; ama bazıları çok erken oluyor.. Lhasa de Sela güzel sesiyle paylaşacak daha çok şarkı varken, 37 yaşında göğüs kanserine yenik düştü...
GaGa Ooh-La-La
Hiç yabancı müzik dinlemeseniz bile; tv de zapping yaparken, radyo frekanslarını karıştırırken ya da bir ödül törenini izlerken bir şekilde karşımıza çıkması en muhtemel isim olan Lady Gaga; kısa sürede şöhrete kavuşan ama daha şimdiden müzik piyasasındaki yerini sağlama alan müzisyenlerden oldu...
Anormal İşler (Par)anormal gişe: Paranormal Activity
...Film yönetmen Steven Spielberg'un eline geçiyor. Spielberg, filmin DVD'sini alıp evine gidiyor izlemek için ve sonraki gün filmi bir çöp poşeti içine koyup Dreamworks'e geri getiriyor; bu film “Lanetli
Öyle Bir Geçer Zaman ki: Erkin Koray
1961 yapımı "Gibson" gitarını banka kasasında muhafaza eden, kızı Damla yı okula göndermeyip eğitimini evde tamamlamasını tercih eden, birçok şehir efsanesine konuk olmuş ( özellikle John lennon ile olanlar) ve hayattaki bir çok zorluğu görmüş, geçirmiş bir üstat Erkin Koray....
İDSO Sezonu Açıyor!
İstanbul'un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey'in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827'de Donizetti Paşa'nın kurduğu Mızika-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı'na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı.
Prima Donna: Rufus Wainwright
“Opera benim en büyük tutkum. Bana umut veren ve karanlık dönemlerimde bana yol gösteren hep opera oldu. Eşcinselliğimi açıklarken, uyUşturucudan kurtulmaya çalışırken hatta 30 yaşıma girerken. Hepsi karanlık dönemlerdi. Operaya gitmek, o öyküleri dinlemek hep ilham vermiştir bana





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası