çentik









Sahte olan sadece belge! (Chentick Analiz)

Hava çok sıcak benim görmek istediğim tek belge beni bu akşam Ayvalığa götürecek Kamil Koç'a ait bir otobüs bileti ve görmek istediğim tek imza da yine aynı şirketin İncirli'deki herhangi bir memurunun bunun altına atacağı ıslak imza olur...

Hava çok sıcak; benim görmek istediğim tek belge beni bu akşam Ayvalığa götürecek Kamil Koç’a ait bir otobüs bileti ve akabinde Taş Kahve'de içtiğim limonatanın adisyonu olurdu... Görmek istediğim tek imza da yine aynı seyahat  şirketin İncirli’deki herhangi bir memurunun ilgili biletin altına atacağı ıslak imza...

Gelin görün ki ülke gerçekleri çeşitli gerekçelerle buna izin vermiyor!
 
Bazen insana dişçi koltuğuna oturulan zamanlardaki deli cesareti ya da bir boşvermişlik geliyor, ne olacaksa olsun, ne kadar kötü olabilir ki!
 
Darbe ya da irtica gelse bundan kötü ne olacak ki düşüncesine kapılıyor; elbetteki yanlış bir düşünce öyle şeyler gelir ki, insan bu günleri mumla arar, ama siz seksen küsur yıllık cumhuriyette, hâlâ başlangıç seviyesinde bir demokrasiye aynı oranda sivil otoriteye sahipseniz başınıza er ya da geç mutlaka bir şey gelir zaten...
 
Bizimkiler duymasın, ama evde bazen öyle konularda tartışma yaşanıyor ki, ‘otuz yıllık evlilikte bu konuşulur mu?’ diye şaşırıp bir şey diyemiyorsunuz, ne deseniz garip kaçacak çünkü!
 
O tartışma sözün bittiği yer oluyor üstüne ne konuşsanız boş! İnsanın kolestrolünü artrmaktan tansiyonel dengesini bozmaktan öteye gitmiyor!
 
Bu durum biraz ona benziyor, bir belge – bir kağıt parçası bu kadar tahribat yapıyorsa bunu yalnızca onun gücüne bağlamak eksik bir tespit olur, bunu demokrasi geleneğindeki eksikliğe kurumlar arası güvensizliği de yormak da gerekir...
 
Şimdi biz asker asker olsun siyasetçi siyasetçi el ele verseler diye elli kere yazsak ne olacak ki? Maalesef bu yaşananlar içinde sahte olmaya en yakın şey ne yazık ki o kağıt parçası; kurumlar arası güvensizlik, başlangıç seviyesinde bir demokrasi, alınamamış bir arpa boyu yol, hepsi gerçek...
 
Ülkede ergenlik sürecini hâlâ tamamlayamam kişi kurum ve kuruluşlar var ve bu da bu toprakları, darbe heveslilerine irtica söylemlerine her türlü iç dış organizasyonlara açık bir mekân haline getiriyor!
 
Belgenin sahte olup olmaması da bu gerçeği değiştirmeye yetmiyor!
 
 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Siyaset
Tarih : 29.06.2009 15:09:42

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

ışık yazdı
duydum duydum


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
6141 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası