Sapanca - Kırkpınar - Maşukiye
Kırkpınar, küçük bir kasaba olmasına rağmen ağaçlıklı yolları, parkları, cafeleri ve insanlarıyla kendinizi Avrupa sokaklarında yürüyormuş gibi hissetmenizi sağlayacak. Göl kenarındaki tesisler, iskeleler, suda yüzen ördekler , nilüferler üzerinde birbiriyle seranat yapan kurbağalar ise size güzel bir hafta sonu geçireceğinizin müjdesini verecekler...

İnsan hayatının maalesef küçük bir kısmını oluşturan ve oldukça kıymetli olan hafta sonları maksimum fayda ile nasıl değerlendirilir diye düşünüyorsanız işte size kolay uygulanabilir ve büyük keyif alınabilir alternatif bir hafta sonu planı…
Cumartesi sabah Haydarpaşa’dan kalkan 8:15 veya 10:40 Adapazarı tren bileti alarak koltuğunuza kurulabilirsiniz. (Ancak öncesinde istasyonun önündeki nostaljik büfeden kuşlar için paket halinde satılan buğdaylardan alıp kuşlara atmadan trene binmemeniz tavsiyem. ) Bir de öğrenciyseniz 6,5 tl vererek tahminimce hiç yapmadığınız veya uzun zamandır yapmadığınız tren yolculuğunu okuduğunuz kitap, dinlediğiniz müzik veya izlediğiniz film ile taçlandırabilirsiniz. Nasıl geçtiğini anlamadığınız bu güzel manzaralı tren yolculuğu 2 saat sonunda sizi Sapanca'ya getirecek. Yoldan aldığınız keyif bitmesin istiyorsanız bir yarım saat daha yol almanızla Adapazarı’nda Mustafa’nın yerinde meşhur ıslama köfte yemeniz de mümkün.

Sapanca gölünün keyfini ise Sapanca’dan çok Kırkpınar’da sürmenizi tavsiye ederim. Kırkpınar, küçük bir kasaba olmasına rağmen ağaçlıklı yolları, parkları, cafeleri ve insanlarıyla kendinizi Avrupa sokaklarında yürüyormuş gibi hissetmenizi sağlayacak. Göl kenarındaki tesisler, iskeleler, suda yüzen ördekler , nilüferler üzerinde birbiriyle seranat yapan kurbağalar ise size güzel bir hafta sonu geçireceğinizin müjdesini verecekler. Kırkpınar ‘da tercihinizi piknik yapmaktan yana kullanıyorsanız göl kenarındaki piknik alanlarından faydalanabiliyorsunuz. Piknik yapmayı düşünmüyorsanız göze çarpan ve oldukça güzel tasarlanmış birkaç dinlenme mekânı da mevcut. Gölün kenarındaki bu tesislerin hamaklarında sallanabilir, yemeğinizi yiyebilir, gazetenizi okuyabilir ve bol bol dinlenebilirsiniz.
Akşam olup nerede kalacağınızı düşünmeye başlamanızla Sapanca, Kırkpınar, Maşukiye’de konaklama imkânlarının oldukça fazla olduğunu göreceksiniz. Günün devamını göl manzaralı bir yerde konaklayarak tamamlamanız ise gölün gece de manzarasını görmenizi sağlayacaktır. Şimdi iyi bir uykuyu hakettiniz!
Eminim ki, Pazar gününe sabah Maşukiye’de yine göle karşı köy kahvaltısı yaparak başlamak size de iyi gelecektir. Kahvaltıdan sonra Kartepe yolu üzerinde yürüyebilir ve yol üzerinde kurulu olan tesislerin birinde dinlenebilirsiniz. Ancak Maşukiye’de Yazıcılar Turistik Tesisleri’nde kiremitte alabalık ve kiremitte köy peyniriyemeden gelmeyin derim. Akan suların üzerinde kurulu ahşap yemek bölümleri, leziz balık ve yaz sıcağında esen rüzgâr size nasıl geçtiğini anlamadığınız zamanlar yaşatacak.



Yine yol üzerinde kurulu alabalık tesislerinden alabalık ve köylülerin bahçelerinden sabah topladıkları kirazlardan almanızı öneririm. Gün bitmeye yakın dönüşünüzü düşünmeye başlamanızla Maşukiye’de çok fazla tren durmadığını göreceksiniz. Herhangi bir araçla gitmeyi tercih etmemenizin keyfini ise en çok botanik bahçeleriyle bezenmiş Maşukiye- Büyükderbent yolunu az önce aldığınız kirazların bir kısmını eve götürmeye dayanamayıp yemenizde, hiç kimselerin olmadığı yemyeşil yollarda yürümenizde alacaksınız.
Kimbilir belki siz de hafta sonları kaçabileceğiniz küçük bir eviniz olsun isteyeceksiniz bu küçük kasabaların birinde…
Yeni yerler keşfetmek ve hep paylaşabilmek dileğiyle…
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
| Yorumlar |
BAHAR ERGÜL yazdı
Merhabalar..
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki yazıyı ilk yayınlandığı gün okudum ve o anda içimde bi kıpırtı oluştu.. Metropolden uzak sakin ve haftasonu değil 1 gün bile olsa kaçılacak bir yer olan sapanca kırkpınar maşukiye turu kulağıma hiç fena gelmedi.. Hemen harekete geçtim ve planımı yaptım.. Ben bu tura ufak bir yer olan kocaeli herekeyi katarak günüme başlamayı düşünüyordum.. Güzel bir pazar günü eşimle kolkola girdik ve önce Herekeye kahvaltıya oradan trenle sapancaya geçtik.. Sapancada gezdik göl üzerinde bisikletlerle güsel bi tur atıp ayaklarımızın sıcağın vermiş olduğu bunalımla o serin sulara bıraktık.. Oradan sapanca şehir merkesinden kırkpınar yolculuğumu için minübüsümüze atladık ve kırkpınara ulaştık.. Kırkpınardada şehir merkesinde indik ve uzun ama güsel insanın içini açan bir yürüyüşten sonra Beyza arkadaşımın bahsettiği o keyifli mekana vardık.. Turumuza Hereke ile başladığımız için ve biras doğal güselliklerin fazla tadını çıkarmak istediğimizden olsa gerek maşukiyeye zaman kalmadı.. Ama yinede harika bir gün geçirdik.. Yüreğine sağlık beyzacım sayende eşimle birlikte başbaşa kentten kaçıp yanıbaşımızdaki cennette muhteşem bir gün geçirdik.. :)
Ebru Esen yazdı
Selamlar; Otel konaklamalı tatilleri hiç sevmeyen ve bundan dolayı daha çok çadır, karavan ya da bungalow tercih eden bir doğa tutkunu olarak çok teşekkür ederim bu yazı için.
İstanbul' dan ara sıra kaçmak için çok da uzak olmayan yerler keşfetmek her zaman kolay değil. İlk fırsatta resimleri canlı olarak görmeyi arzuluyorum. Sayenizde...
Beyza Tiryaki yazdı
Yorumlarınızı okumak çok keyifli...
Yazının sizde uyandırdığı duyguları benimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...
|
|