çentik









Sevgi – li, sevgi - siz olmak üzerine...

Bazen de kendimizi gerçekten özel hissettiren, her an yanında olmak için can attığımız birisi karşımıza çıkar.

 
     Şubat ayı gelince nedense bir heyecan kaplar herkesi, “Eyvah Sevgililer Günü geliyor” diye telaşlanılır, hasbelkader bir de sevgiliniz yoksa o yaklaşan tarihe kadar ya bir tane edinilecek ya da edinilecektir...  
 
     Bu “Sevgililer Günü” kavramının üniversite çağlarımda beni daha çok etkilediğini söyleyebilirim. İşte erkek arkadaşına hediye alınacak, ne alınacak, nereden alınacak gibi sorular silsilesi aklımı kurcalardı. Oysa şimdi, bu günün tamamen tüketime yönelik bir kampanya olduğunu düşünüyorum çünkü “(yanınızda sevdiğiniz olduğu sürece) her gün bir Sevgililer Günü”dür- Bkz. Caz standartlarından “My Funny Valentine”. 
 
     Zaten sevgi - li ya da sevgi - siz olma boyutu tam da bu noktada kendini gösteriverir. Bazen öyle ilişkiler yaşarız ki, adeta yapayalnız hissederiz kendimizi, Şebnem Ferah'ın dediği gibi, yanınızdaki kişinin “yokluğu(n), varlığı(n) bir”dir. Bazen de kendimizi gerçekten özel hissettiren, her an yanında olmak için can attığımız birisi karşımıza çıkar, tam da Nil Karaibrahimgil'in reklam müziğinde dediği gibi “İyi ki ona rastladım” dersiniz.
 
     Kendinizi biricik hissettirecek o özel kişiyi en kısa sürede bulmanız ve sadece Sevgililer gününde değil hayatınızın her günü birlikte mutlu ve huzurlu olmanız dileklerimle...
 
 

Editör / Yazar : Gözde Demirelli
Kategori : Güncel 7/24
Tarih : 25.01.2010 09:35:33

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
2e62 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Gözde Demirelli - Diğer 8 Yazısı

The Brand New Heavies ve Seal havadisleri…
‘70lerin sonlarında doğarak; ’90 gençliğini yaşama ve tabii ki o döneme ait ve hatta öncesindeki güzel müzikleri dinleme şansını edinmiş biri olarak “The Brand New Heavies”i canlı olarak izlemiş olmak beni gerçekten mutlu etti.
“Sessizliğin Tadını Çıkarın*”
İçimde “Yapabilirsin, dene” diyen bir ses, “Onca yıl denedin olmadı, mutsuz oldun, ne diye bir daha duvara toslayacaksın?” diyen karşıt bir ses daha…
Sevgi – li, sevgi - siz olmak üzerine...
Bazen de kendimizi gerçekten özel hissettiren, her an yanında olmak için can attığımız birisi karşımıza çıkar.
Konuşmadan nasıl anlaşılır?
Tabii ki filmin düşündürttüğü fikirler sadece bu sorulardan ibaret değil. Aynı zamanda her ilişkide var olması gereken, hatta bence bir ilişkinin olmazsa olmazlarından en can alıcı noktaya; bir ilişkinin sürebilmesi için karşılıklı özveride bulunulması gerektiği gerçeğini bu film müthiş bir gerçeklikle ortaya koyuyor.
Her Bitiş, Bir Başlangıçtır…
Her insanın hayatta başarılı olma ölçütleri farklıdır. Bazıları para, güç, sosyal statü ve mal – mülk sahibi olduğunda kendini daha başarılı hisseder. Bazıları ise, şairin betimlediği gibi, maddi anlamda az yer tutan fakat manevi anlamda pahaca ağır şeylere sahip olduğunda.
Yalnız(lık) Paylaşılmaz: 'Into the Wild'
Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyorduk; bir ara şöyle bir şey dedim ona; 'Aslında her an güzeldir, yanında onu paylaşacak biri olduktan sonra…
İlişkilerdeki 'Acı Gerçek?'
Filmde Katherine Heigl; güzel, işinde başarılı, fakat özel hayatında başarısız ve kontrol düşkünü bir televizyon yapımcısını canlandırıyordu. Filmin başında oturduğu eve komşu olarak taşınan yakışıklı doktorun ilgisini çekebilmek için 'Acı Gerçek' programının sunucusu Gerard Butler'dan bu konuda tavsiyeler alıyordu. Gerard Butler'in senaryo gereği verdiği tavsiyelere gelirsek;
Gülsümcüğümün ardından… (Gözde Demirelli)
Kayıplar sadece bir kişinin ölümünden ibaret değildir hayata dair. Çoğumuz erken yetişkinlik olarak ta adlandırabileceğimiz 20'li – 30'lu yaşlar arasında özel ilişkilerde bizi derinden etkileyen kayıplar diğer deyişle ayrılıklar yaşarız. “Her ayrılık bir ölüm gibidir
Nightmoves, Kurt Elling...
Undun





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası