Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
.bmp)
İşler istediğimiz gibi gitmediğinde, sigarayı yakıp ‘ofis’ in dışına çıktık. Buhranlar, kahve molalarıydı, hayatın... Mevsimin önemi yoktu, içimizden üşümek geliyorsa üşüdük, yanmak geliyorsa, yandık. İçeri birinin girebileceğine aldırmadan, ağladık. İçimizden "önce" ağlamak geliyordu çünkü.
"Duvardaki "erkekler ağlamaz" yazısını, yavaşça masanın yanına koyduk ve ağladık...
Birisi gelip dokuz taşımızın en altındakini çekmişti sanki...
Ne istesek olmuyor gibi geliyor, belki de gerçekten olmuyordu!
Hayat, bir iç guatr gibi nefesimizi kesmeye başlamıştı...
Çekmeceyi açtık, paketten bir sigara çıkarıp kendimize bir fincan, "üçü bir arada" yaptık. Her parçası bir başka yana dağılan yaşantımıza, daha sakin bir kafayla bakabilmek için...
"Her deniz, bir bardağa kadar mavidir.
Bir bardak deniz ancak bardağı kadar mavi" (ü.b)
Deniz ancak, otuz küsur kupona gazeteden aldığımız, Arkorok bardakların içinde maviydi. Serin sulara bıraktığımızda kendimizi, hiç değişmedi rengimiz.
Mavi olmadık hiçbirimiz...
Yanılsamalarımız artıkça, kapıya davandı kahve molaları.
Biraz üşüyünce, bitince elimizde sigara ve serin kafayla düşününce "başlarım bunalımına" deyip içeri girdik. Üç kişiyi bir arada görmemiş koltuğumuza oturduk:
“Ölmedikçe, yaşat umutları,
Bir dala tutun her zaman.
Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta,
Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
Kendi kendimizi avuttuk…
Zaman geçti sonra, günler uzadı, Balkanlar soğuk hava kütleleriyle arasına mesafe koydu, hava sıcaklıkları arttı...

Yaz geliyor galiba; sevgili günlük, güneş, benzimizi ısıtmaya geliyor.
Sabah kalktığımızda üşümemek, atkılarımızı sarmayacak olmak, poyraz rüzgarlarına karşı, yetecek mi ısınmamıza?
Kışın soğundan bizi korumak için kullandığımız, malzemelerin hiçibiri, yetmediği gibi ruhumuzu ısıtmaya, bu temmuz sıcakları da beceremeyecek bu işi.
Dedim ya; bugün hava güzel sevgili günlük, canını sıkmak istemezdim böyle çetrefil konularla, ama n'parsın, senin de kaderin bu olmalı!
Biliyor musun, bazen insan olarak geleceğime şu dünyaya bir çöp tenekesi olarak gelseydim diyorum, üzerinde bağlı bulunduğu belediyenin ismi yazılı, kendi halinde, gri bir çöp tenekesi.
Ama öyle hazlar yaşıyor ki insan hayatta, gri bir çöp tenekesinin, hiçbir zaman yaşayamayacağı hazlar...
Sahi, hep ben konuşuyorum sevgili günlük, sen neden bir şey söylemiyorsun?
Gizem mi yapıyorsun?
Aslına bakarsan, insanlar arasında iş görür, bu gizem meselesi... İnsan bilmediğine, soru işaretleriyle dolu olana ilgi duyar, 'kazı kazanın' altındakini merak eder hep, öğrenecekleri, bilecekleri, onun istedikleriymiş gibi gelir, kazıyınca, hep kazanacakmış gibi gelir...
İnsan, elektrik süpürgesini, ütüyü seçmez hiçbir zaman ne pahasına olursa olsun kutusunu açtırır Cenk Koray'a. (bu misale yaşı yetişmeyenler olabilir)
İnsanlar tanımaya çalışıyorum sevgili günlük; kendime benzeyenleri bulmaya çalışıyorum içlerinde, kendimin neye benzediğini henüz bulamamışken, insanlar tanıyorum, soru işaretlerimden çok cevaplarımı merak eden. İnsanlar tanıyorum, insanlıktan soğuyorum...
"Seni bilmem, ama ben kutuma gideceğim galiba, büyük hissediyorum, çocukluğuma gideceğim galiba, hala küçük hissediyorum!" ( bu daha güncel oldu)

Kimseye söylemeyeceğine söz verirsen sana bir sır vereceğim sevgili günlük, aslında ben hiç çöp tenekesi olmak istemedim, kızdım diye öyle söyledim; ötekine, berikine, kendime kızdım diye! Elli sefer gelsem dünyaya yine insan olmak isterim.
İnsan olmaya, çalışmak isterim...
Yaz geliyor sevgili günlük, ruhum üşüyor.
Devirmeden salona götürmem gereken
bir tepsi hayat...
Düşüyor.
Düşüyor.
Düşüyor...
![]() |
Editör / Yazar :
Ümit Buget Kategori : Köşe Yazıları Tarih : 28.04.2010 10:24:53 Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
|
Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.






















