çentik



Estek Köstek
Turks ve Caicos Adaları
Başkenti Grand Turk olan bu ülkede türklerin ne işi var.
Maya Takvimi Nedir?
Baktun, 144,000 gündür. Onüç Baktun, tam bir çağ dönümüdür. Şu an içinde bulunduğumuz Baktım, 22 Aralık 2012′de tamamlanacak. 5000 yıllık bir süreçte, Maya takvimi Gregorian takviminden daha doğrudur.
Maya Burcunuzun Özellikleri
Normal burçları boşverin! Maya burcunuzu öğrenin ve burcunuzun özelliklerine bakın, açıklamalara sizde şaşıracaksınız. 20 Maya Burçları ve özelliklerini öğrenin.

Kızlar Arasında
00:00:00 2010'da nasıl olmalıyım?
Herkesin dolabında o geceyi geçirecek kurtarıcı bir şeyler mutlaka vardır ama daha da özel olmak istiyorsanız gideceğiniz yere göre giydiğiniz kıyafet şık olmakla beraber, gecenin uzayacağını düşünüp rahat da olmalıdır.
2009-2010 Bahar Modası
İster daracık bir tayt, ister bol bir model seçin, her ikisi de çok moda. Deri, saten hatta ışıltılı kumaşlar da seçenekler arasında. Sonbahar pantolonları diz altında biten modellerden, dar ve uzun paçalılara kadar her boyda karşımıza çıkıyor. Pantolon giymeyi seven biriyseniz, vitrinlerde mutlaka kendi tarzınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz


Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter!
Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live!
Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!    


ADC


TEMAS'a Geçtik

Her biri kendilerine ait 11 şarkıdan oluşan ilk albümleri 'HAYATA DOKUN' ile Türk Rock Müziğine aranılan taze kanı getireceğine inandığımız yepyeni bir grup ile tanıştırıyoruz sizleri: “TEMAS


Albümlerinin ikinci klip parçası olan  “İNSANLAR”ı 5 Mart’ta ekranlarda olacak olan  Temas grubu, şarkılarında hayata dair düşünceleri yanında aşklarını, kavgalarını ve umutlarını da ekliyor.   Altuğ,Alper ,Savaş,Tolga ve Murat’tan oluşan grup ; gündüz takım elbiseleri ile işe giderken ,gece stüdyoya  kapanarak kendi  hikayelerinin Dr. Jekyll-Mr. Hyde kahramanları oluyorlar.Olabildiğince çok insana ulaşmaktan da başka  başka dertlerinin olmadığını da ekliyorlar.Anıl Tütüncüoğlu, Kaan Demirçelik ve Manga solisti Ferman Akgül’ün çektiği ilk klip şarkısı ” Uyan Dostum”un  demo haliyle  www.soundclick.com adlı internet sitesinin en çok beğenilen şarkı oylamasında 29.000 parça arasında ilk dörde giriyor ve haftalarca yerini koruyor.


Grubunuz nasıl bir araya geldi ve birlikte müzik yapmaya ne zaman başladınız, nasıl karar verdiniz?

Savaş: Temas'ın temelleri 2006 yılında atıldı. Çocukluk arkadaşım olan Tolga ile farklı gruplarda müzik yapıyorduk. Gerçi ben epey bir süre ara vermiştim. Sanırım bu boşluk beni yeniden müzik yapma konusunda kamçıladı. Akabinde yeni bir grup projesi için Tolga'yla çalışmalara başladık.

Tolga : Elimizde Savaş’la Olimpos'ta yaptığımız sadece gitar ve sözlerden ibaret şarkılar vardı. Yeni bir grup kurma fikri her ne kadar zor gelse de kısa zamanda önce internet ilanıyla tanıştığımız bas gitarda Murat sonra da davulda Altuğ ile çok çabuk uyum sağlayınca çıkan enerjiyi hissettik.

Murat : İnternette "Uyan Dostum" şarkısı dinlemiştim çok hoşuma gitti. İlana cevap verdim, hemen buluştuk, her şey çok hızlı gelişti. Gruba Altuğ’u da çağırdıktan sonra uyum mükemmel oldu. İlk etapta beste sayımızı 132 kadar çıkardık. Bunların 11 tanesini Hayata Dokun isimli albümümüze koyma kararını verdik.

-“TEMAS ” adına nasıl karar verdiniz? Albümünüzün adı da grup ismiyle bağlantılı görünüyor?

Altuğ:  Herkes bilir gruba ad koymak beste yapmaktan çok daha zor bir iştir. Bir gün gruba isim ararken Murat “Temas” ismi ile geldi. Bu fikri hemen sevdik. Albüm ismi de Temas isminden etkilenerek oluştu.

Alper: “Hayata Dokun” aynı zamanda myspace sitesine koyduğumuz bir mottoydu. Zamanla bunu dinleyiciler de beğenip farklı internet sitesinde çıkacak albüm ismi olarak kullanılınca bu ismi albüme uygun gördük.  Ayrıca müziğimizle dinleyicilerimizin hayatına dokunmak onların duygularına tercüman olma isteğimizi de anlatıyor albümün ismi. Günümüzde, her şeyin sanal yaşandığı hayatımızda duygularımızı bile sanal yollardan dile getiriyoruz, dokunmak git gide unuttuğumuz bir duyumuz oldu. Hayat gelgitlerle dolu, cennet ve cehennemi aynı gün içinde yaşayabiliyorsunuz. Yine de ne pahasına olursa olsun hayata katılmak ve hayatın gerçekten içinde olmak gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden HAYATA DOKUN ismini verdik.

-Grup’ta eleman değişiklikleri yaşanmış. Bu değişiklikler grubu nasıl etkiledi?

Tolga: Albüm yayınlanmasından kısa bir süre sonra eski vokalistimiz ile yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Daha sonra hemen yeniden yapılanma sürecine girerek yeni vokal aramaya başladık. Grup müziği yapıyorsanız grup içinde herkesin çok iyi ilişki kurması ve morallerin her daim yüksek olması gerekiyor. Aksi halde bu durum performansınıza, dolayısıyla müziğinize yansıyor. Bu nedenle grubumuza yeni katılacak kişinin aynı frekansta olup olmayacağı konusunda kafamızda soru işaretleri vardı. Ancak vokalistimiz Alper ile tanıştıktan, onun şarkılarımıza olan inancını ve bize kattığı pozitif enerjiyi gördükten sonra bu değişimin bizi olumlu etkilediğini gördük ve yeniden yeni projeler için çok daha fazla heyecan duymaya başladık.


- Şarkı yazma aşamasında nasıl bir dönem geçiriyorsunuz? Bu yaratıcılık anını nasıl açıklayabilirsiniz? (Sancılı-sıkıntılı yada kolayca ilham gelişiyle birlikte bir anda vs..)

Savaş: Bu konuda belli bir formulasyon takip etmiyoruz. Bazen sözler, bazen müzik aklımıza daha önce geliyor, bazen de (eğer gerçekten ilham perisi yanımızdaysa) söz ve müziği aynı anda buluşturuyoruz. Şarkı yazma konusunda şanslı bir grubuz çünkü grubumuzda herkesin kendi besteleri var. Genel olarak her hafta düzenli olarak stüdyo ve ev çalışmaları yaparak yeni beste fikirlerini birbirimize gösteriyor ve ortak katılım ile trafik ve düzenlemelerini belirliyoruz. Yani katılımcı bir şarkı yazma süreci geçiriyoruz denilebilir. Ancak bu süreci kesinlikle sancılı ve stresli bir hale getirmiyoruz, çünkü bestelerimiz her şeyden önce kendimizi ifade etmek için yapıyoruz.

- Müzikal altyapılarınız, eğitimleriniz neler? Müzikal eğitimin sizce önemi nedir?

Altuğ: Herbirimiz kendi branşımızda belli bir seviyeye gelmek için müzik eğitimi aldık. Ancak kişisel kariyerlerimizden ötürü ne yazık ki bunu konservatuar şeklinde akademik bir çalışmaya dönüştüremedik. Halihazırda öğrenmeye devam eden bir grubuz çünkü bizce en iyi müzisyen her zaman öğrenci kalandır. Kendinizi ifade etmek için belli bir noktaya kadar müzik eğitimi ve teknik mutlaka gerekiyor. Ancak teknik bizim için amaç değil sadece araç ve her zaman hissettiğimiz şekilde çalmaya özen gösteriyoruz.


-  Şarkı sözlerinde genel olarak vurguladığınız konular neler? Eserlerin söz ve müzikleri genelde size mi  ait? Albümün oluşmasında emeği geçen başka isimler de var mı?


Altuğ :
Bu toplumda  nefes alıyor, çalışıyor, iyi yaşamak için mücadele ediyor, düşünüyor, hayaller kuruyor, yeri geldiğinde üzülüyor yeri geldiğinde gülüyoruz. Bunların hepsinin toplamına farklı anlamlar yükleyip “hayat” diyoruz. Albüm ismi olarak “Hayata Dokun” buradan geliyor. Bizi etkileyen ve bir anlamda hayatımıza dokunan hususları şarkılarımıza konu yapıyor, bu şarkılarla dinleyicilerimizin hayatına dokunmak istiyoruz. Albümdeki tüm şarkıların farklı hikayeleri var.  Mesela “Düşler, Gülüşler, Sözcükler(DGS)” şarkımız bir erkeğin gözünden toplumda yalnızlaştırılmış mutsuz bir kadını anlatıyor. “İnsanlar” şarkımızda Yalova depreminden sonra psikolojisi bozulmuş, yerinden yurdundan olmuş, sevdiklerini kaybetmiş insanları anlatıyoruz. “Yalnızsın” şarkımızda ise bu toplumun sosyal yarası, hergün yok saydığımız sokak çocuklarına değiniyoruz. Klibini çektiğimiz ‘’Uyan Dostum’’şarkısı da bağımlılık ve intihar eğiliminin yıkıma sürüklediği insanlara bir seslenişi anlatıyor Diğer şarkılarımızın hikayelerini ise dinleyicilerimizin yorumuna bırakıyoruz.

Savaş: Tüm eserlerimizin söz ve müzikleri TEMAS’a ait. Albüm bir takım çalışması şeklinde meydana geldi;  emeği geçen kişileri özetlemek gerekirse, davul kayıtları için Studyo Turkuaz- Serkan Süer; gitarlar ve vokal kayıtları Virüs Production-Ümit Kuzer; masteringde Martin Cru Spencer; viyolonsel Feride Berrin Varol, Keman Beyhan Öztürk, yapımda Ellipsis, Taşoda - Anıl Savaş Kılıç, dağıtımda IMM Muzik, basın ilişkilerinde Nurbanu Anter-Burcu Sarılar ve albüm prodüktörlüğünü üstlenen Tolga Yükseloğlu ve baştan beri bizi destekleyen dinleyicilerimize teşekkür ediyoruz.


- Bu ilk albümünüz ”HAYATA DOKUN” u Kasım 2009'da  yayınladınız. Albümün tarzından bahseder misiniz? Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?

Murat : Tarz olarak müziğimize bir ad koymak gibi bir kaygımız olmadı, bir kalıba girmek zorunda olduğumuzu grupça hiç düşünmedik. Şarkılarımızda alternatif rocktan-reggeaye poptan-hardcorea kadar farklı soundlar ve öğeler kullanmaya çalıştık. Tarzımız hakkında dinleyiciler albümü dinleyince kendilerinin cevaplandırmasını tercih ederiz. Ancak albüm yapım sürecinde tüm şarkıların akılda kalıcı sade olmasına dikkat ettik. Sadelikteki güzelliğe ve şarkılarımızın gerçekten güçlü olduğuna inanıyoruz.  Albüm yapım sürecinde tüm finansmanı kendimiz karşıladığımız için şarkıları oluştururken ticari baskı vb. karşılaşmadık dolayısıyla tüm şarkıların kayıtları içimizde geldiği gibi oldu. Umarız dinleyicilerimiz de şarkılarımızdaki bu samimiyeti hissederler.

                                         


- Albümünüzün kapak tasarımı gayet özgün ve farklı. Kapak tasarımlarınız kime ait?

Savaş: Halihazırda 3 tane albümü bulunan eski thrash metal gruplarından Ascreaus'un kurucu üyesi olan Tolga’nın vasıtasıyla aynı camiadan olan Moribund Oblivion grubunun kurucusu ve aynı zamanda grafiker olan Bahadır Uludağlar ile tanıstık. Kendisinin görsel çalışmalarını ayrıca beğeniyorduk ve kapak tasarımını ona emanet ettik. Beyaz konsepti yıllardır rock müziğin üzerine yapışan siyah ve karanlık konseptine bir tepki olarak yapıldı. Rock dinliyorum dediğinizde akla sadece siyah t-shirtler, sert bakışlar vb. gelmemeli. Rock müzik içinde tüm renkleri barındıran samimi ve saf bir müzik türü bizce.

Alper: Bu arada yeni görsellerimiz için geçtiğimiz günlerde İstanbul’un saklı kalmış köşelerinde Gökçe Pehlivanoğlu ve Kübra Erişir ile çalıştık. Dış mekan ve farklı kostümlerle özgün bir konsept yakalamaya çalıştığımız bu fotoğrafları da basın ve web sayfalarında yakında paylaşacağız.

-İlk klip parçanız “Uyan Dostum” dan sonra 5 Mart’ta ekranlarda belirecek olan  ikinci klip şarkısı “İNSANLAR”ın seçilmesi nasıl oldu? Çekimler nasıl geçti, klibi kim yönetti?

Murat: Kısa süre önce web sitemizin forum bölümünde yaptığımız anket ve çevremizden gelen dinleyici istekleri sonucunda “İnsanlar” şarkısına klip çekmeye karar verdik. İlk klimizde Ferman Akgül ile beraber çalıştığımız Kaan Demirçelik’in çalışmalarını ve çizimlerini takip ediyorduk. Kendisi ile "İnsanlar" şarkısı için animasyon tarzında çalışmayı kararlaştırdık. Performans çekimleri Pop-Art Stüdyosu'nda diğer çekimler ise green box yöntemiyle özel bir stüdyoda çekildi. Çekimler biraz zahmetli ancak eğlenceli geçti. Tüm çizimleri ve sanat danışmanlığını Kaan Demirçelik yaptığı için kendisini biraz fazla yorduk ama ortaya çıkan sonucu izlediğimizde tüm yorgunluğumuzu unuttuk.

-Hangi müzik tarzlarında müzik dinliyorsunuz ? Dünyada ve Türkiye'de severek takip ettiğiniz gruplar ve müzisyenler kimler?

Altuğ: Tüm grup üyelerinin farklı müzik zevkleri ve alışkanlıkları var. Genel olarak klasikleşmiş grupların yanında Türkiye ve dünyada yeni çıkan grup ve müzisyenleri de elimizden geldiği kadar takip etmeye çalışıyoruz. Hepsini saymak istesek buraya sığdıramayız ancak farklı türlerden ilham almaya gayret gösteriyoruz.

Tolga: İstanbul bizim en büyük ilham kaynağımız. Bazen bir köşeyi dönünce bir darbuka sesi duyup neşeleniyor, bir minibüste çalan arabesk müzikle hüzünleniyor veya İstiklal'de yürürken nereden çıktığı belli olmayan bir jazz solosu ile farklı yerlere gidebiliyorsunuz. Grubumuzda herkesin farklı müzikal zevki ve geçmişi var. Ancak biz bunu bir çatışmaya dönüştürmek yerine aynı potada eritmeye özen gösteriyoruz: Yüzyıllarca farklı kültürde insanın beraber yaşadığı ve sentez yarattığı İstanbul gibi...

-Dünyada müziğin gidişatını nasıl görüyorsunuz?Son dönemdeki gruplardan, müzik akımlarından hoşlandıklarınız ya da hoşlanmadıklarınız? Şirketlerin genç gruplarla çalışmaktan korkmayarak desteklemelerini hakkında neler düşünüyorusunuz?

Alper: Müzik sektörü de iletişim sektörü gibi gitgide hızına yetişilmez bir hal almaya başladı. Her geçen gün yerli ve yabancı onlarca müzisyen bu sektöre katılıyor. Elimizden geldiğince son dönem grupları ve müzik akımlarını takip ediyoruz. Pasta küçüldükçe yeni grupların albüm çıkarmak ve seslerini duyurmak için bizim gibi kendilerini finanse etmesi gerekiyor bu nedenle müzik şirketlerinin genç gruplarla çalışıp onları daha çok desteklemesi gerekiyor. Müzisyen sayısı arttıkça rekabet de artıyor ve daha kaliteli işler ortaya çıkıyor.

 

-Kendi yaptıgınız müziğin ve grubun geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Savaş: Herbirimizin kendi kişisel deneyimleri olsa da grup olarak yeniyiz. Albüm sürecinden beri aldığımız olumlu tepkiler bizi mutlu ediyor. İyi bir albüm için elimizden gelen her şeyi yaptık.Olabildiğince insana ulaşmak hayalimiz ve tabi yeni şarkıları yeni albümler yeni konserler…

Altuğ:  Bunun yanında müziği bir para kazanma amacı olarak görmüyoruz ve sevdiğimiz için yapıyoruz. Zaten eski zamanlardan farklı olarak para kazanmak için müzik yapmak değil, müzik yapmak için para kazanmak zorundasınız. Gündüz takım elbiseler ile kendi işlerimizde, gece ise gitarlarımızla stüdyolardayız, bir nevi Dr. Jekyll ve Mr. Hyde öyküsü gibi. Ancak bu hayatı çekilir kılan tek şey müziği paylaşmak. Bizim için tek bir şarkımız bile dinleyicilerimizin hayatına dokunup duygularına tercüman olmuşsa misyonumuzu tamamlamışız demektir. Şarkılarımızın gücüne inanmamız ve samimi olmamızın bizi farklı bir yere getireceğine inanıyoruz.

-Yurtdışında “MySpace “ çok büyük bir müzikal ortam ama artık Türkiye’de de şaşkınlık verecek derecede fazla grup çıkıyor karşımıza. İnsanlar kendi müziklerini yapıp bunu dünyaya açıyorlar?Myspace ve diğer benzeri ortamlar hakkındaki fikirleriniz

Alper: İnternet ve müzik paylaşamının hayatımıza girmesi ile müzik endüstrisi ve dinleyicilerin müzik algısı çok değişti. Eskiden en bilinen grupların kasetlerini elde etmek için sıra beklerken şimdi dünyanın öbür ucundan her türden müziğe tek tuşla ulaşabiliyorsunuz. Myspace, youtube, lastfm ve benzeri siteler şüphesiz yeni grupların tanınmasında büyük rol oynuyorlar. Ancak aynı zamanda müziğin eskiye oranla daha kolay tüketilebilir olması ve sanatçı haklarının yeterince korunmaması nedeniye müzisyenlerin müzik yaparak hayatta kalması git gide zorlaşıyor.

- Şu anda sürekli olarak sahne aldığınız bir yer var mı?

Savaş: Hepimiz müzik dışında başka işlerle de uğraştığımızdan ve daha çok bestelerimizi çalmak istememizden ötürü düzenli bir bar programı yapmıyoruz. Ancak her ay en az birkaç konser vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü kendimizi en iyi hissettiğimiz ve enerjimizi yansıtabildiğimiz yer konserler. Konserlerimizi düzenli olarak web adreslerimizden duyuruyoruz.

Alper: Yakın tarihli konserlerimizi buradan da duyuralım, 5 Mart Cuma akşamı Beyoğlu Mask’da yeni klibimiz “İnsanlar”ın ilk gösterimini de yapacağımız bir konserimiz olacak. Ayrıca 15 Mart Pazartesi günü Jolly Joker Balans’da Rock FM’in 12. Yıldönümü kutlama partisinde Aylin Aslım, 110, Cenkhan Alkaya ve Kaçak ile aynı sahneyi paylaşacağız. Tüm sevenlerimizi bekleriz.

- Düet çalışmalarına nasıl bakıyorsunuz? Herhangi bir parçanıza başka bir sanatçıyla düet yapmak ister misiniz?

Tolga: Kesinlikle çok sıcak bakıyoruz. Bundan sonraki albümlerimizde özellikle bayan vokallerle düetler ile ilgili kafamızda fikirler var. Yeni albüm için yaklaşık 4 şarkımız şimdiden hazır. Temas kesinlikle tek albümlük bir grup değil, müzik tarihine iz bırakacak şekilde elimizden geldiği kadar albüm yapmaya devam edeceğiz.

Murat: Erkan Oğur, Mısırlı Ahmet, İlhan Erşahin, Aydın Esen gibi farklı türlerden müzisyenlerle de çalışmak en büyük hayalimiz. Türkiye'de ne yazık ki hakettiği kadar değer verilmeyen çok değerli sanatçılar var. Düetlerden başka, şarkılarımızı klasik müzik orkestrası ile yorumladığımız bir live albüm mesela Akbank Oda Orkestrası ve Şef Cem Mansur ile aynı sahneyi paylaşmak hayalimiz.

- Müzik dışında nelerle uğraşıyorsunuz? Başka meslekleriniz var mı?

Alper: Grupta herkesin farklı backgroundu ve eğitimleri var. Yani aslında okul grubu şeklinde kurulmadık, birbirimizi üniversiteden sonra bulduk. Müzik dışında hepimiz kendi kulvarlarımızda iş yaşamımıza devam ediyoruz. Ben bilgisayar mühendisliği eğitimi aldım ve bu alanda çalışıyorum..

Savaş: Tolga ve Murat gümrük müşavirliği alanında çalışıyorlar, Altuğ ve ben özel sektörde finans alanında çalışıyoruz.

      

-Hayranlarınız size hangi kanallardan ulaşabilirler? Bir internet siteniz var mı?

Altuğ: Temas ile ilgili tüm güncel bilgileri www.hayatadokun.com ve www.myspace.com/temasistanbul adreslerinden duyuruyoruz. Bunun dışında www.twitter.com/temasonline ve  facebook gruplarımızı düzenli takip edip güncelliyoruz
 

-Son olarak dinleyicilerinize ve potansiyel dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz?

Alper: Müzik bizim hergün katlandığımız gündelik hayattan kaçış yolumuz ve bu yolda dinleyicilerimizle birlikte yürüdümüze inanıyoruz. Büyük hayallerimiz ve bu hayallerin gerçekleşmesi için inancımız ve sabrımız var.  Dinleyicilerin gözünde saygın bir yere gelmek ve öyle anılmak diyebiliriz. Müziğimizi beğenen ve beğenmeyen herkesi kucaklıyoruz.


- Sorularımı sabırla yanıtladığınız için teşekkür ederim. Uzun ve meşakatli yolcuğunuzda da başarılar dilerim.

*Grubu tanıma ve tanıtma konusundaki yardımlarından dolayı Ekin Tüzün’e teşekkürlerimle..

 

Editör / Yazar : Begüm Eda Şahin
Kategori : Haber Anket
Tarih : 02.03.2010 18:38:11

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Bu yazıyı paylaş
Paylaş Facebook! Paylaş del.icio.us! Paylaş Newsvine! Paylaş My Space! Paylaş Twitter! Paylaş Technorati! Paylaş LinkedIn! Paylaş digg! Paylaş Google Bookmarks! Paylaş Windows Live! Paylaş FriendFeed! Paylaş Stumbleupon! Paylaş Kirtsy!

Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
3edd (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Begüm Eda Şahin - Diğer 10 Yazısı

Batumi
Ben giderim Batum'a da……
Minnie: Audrey Hepburn
En iyi film kategorisinde de olmak üzere toplam 3 dalda Oscar'a aday ve bu seneki If Bağımsız Film festivali'nde (11-21 Şubat) ödüllü filmlerden oluşan hit filmler kapsamında da yer alacak olan filmle ilgili bakın festivalin resmi web sitesinde neler söylenmiş:
Once
Once'ı bu kadar özel yapan nedir ya? Filme hakim olan samimiyet ve içtenlik belki de….
Baharı özleyenler için: "Güz Kumpanyası"
Grup üyeleri de kumpanyalarını da paylaşıma dayandırıyor ve bakın nasıl tarif ediyorlar yaptıkları müziği: “Bizi insan yapan bir kaç duygunun türdeşliği! bu dengeyi “bu topraklardan" fışkırıvermiş, buraların deneyiminden süzülmüş makamlarda, ezgilerde koklamak. Bu kokunun peşinde, bir esrikliktir, alıp başını gitmek.
Ayın Filmi: 'Çingeneler Zamanı'
Kusturica'ya göre, zengin-fakir, Doğu-Batı gibi zıt dünyaların çelişkisini konu alan hikaye, bugün her zamankinden daha geçerlidir. Kusturica, filminde gerçekliğin dayanılmaz ağırlığını gerçeküstüyle dengelemiştir ve nasıl bir zamana tanıklık ettiğimizi anlatmıştır. Bu anlattığı, 'Çingeneler Zamanı'dır...
Filmekimi programı belli oldu…
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 17-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Filmekimi bu yıl iki sinemaya ve iki hafta sonunu içerecek şekilde dokuz güne genişliyor.
Ayın Filmi: Yine Düştük Yollara
“Hüznün sayısız tonu, bir çok yüzü vardır; çiçekler, kuşlar, rüzgarlar gibi. Ben bazı yakın arkadaşlarım aracılığıyla, hüznü, sevgi ve kederi anlatmaya çalıştım; her ne kadar bazıları tarafından anlaşılmaz ve inanılmaz bulunsa da
Bana bir masal anlat Miyazaki...
Miyazaki'nin uçsuz bucaksız dünyasının kapısını aralayarak bu filmi mutlaka izleyin! Çünkü içinde ne ararsanızc: “masumiyet, aşk, korku, kan, domuza dönüşen anne ve baba, arkadaşlık...Her şey “ var. Aynı zamanda zıtlıkların birbirinin içinde nasıl barındığını da görebiliyoruz filmin içinde.
Modern Zamanlar: İnsan Ve Makine Karşı Karşıya!
1930'lu yıllardaki Büyük Ekonomik Buhran sırasında makineleşmenin de etkisi ile bozulan ekonomik ve toplumsal koşulları, artan işsizlik sorununu dile getiren bu film Charlie Chaplin'in ilk kez 1914 yılında yarattığı Küçük serseri (Şarlo) tiplemesine dayanan son filmdir.
Bırakın Kanımıza Girsinler!

TEMAS'a Geçtik
Her biri kendilerine ait 11 şarkıdan oluşan ilk albümleri 'HAYATA DOKUN' ile Türk Rock Müziğine aranılan taze kanı getireceğine inandığımız yepyeni bir grup ile tanıştırıyoruz sizleri: “TEMAS
Özel Röportaj: Haşmet Babaoğlu
İnsanın ninesinin olması çok güzel bir şeydir, ama bir insanın nine olması çok zor bir şeydir. O, hayatta kaldığı süre içinde, evlatlarının, torunlarının, kaybını, ayrılığını yaşar! Ne kadar acı bir şeydir, her şeyini kaybediyor, ama yaşamaya devam ediyordur! İşte o ninene baktığın zaman bilirsin; o zaten 'amor fati' diyerek duruyor orada!
Bu Coğrafyada Öğretmen Olmak! (Röportaj)
İşaret parmağımız havada;
Proust Kişilik Testleri - Gözde Otman
Proust kişilik testlerinin bu haftaki konuğu Gözde Otman. Onunla tanışma hikayemiz de çok enterasan, ama Çentik'te Gözdeler'e iltimas yapılıyor denmesin diye o hikayeyi 'şimdilik' kaydı şartıyla anlatmıyor sizi Gözde Otman'ın cevaplarıyla baş başa bırakıyorum! İşte Proust'un daimi soruları ve Gözde Otman'ın cevapları....
Mucize var mıdır Memet Abla? (Röportaj)
Bizim akademide birinci sınıftayken yaşandı o olay, edebiyatta psikososyal incelemeler dersinde, ilk öyküm tartışılıyor. Neyi anlatmak istemiş yazar diye sordu profesör, ben el kaldırdım, söyledim ne anlatmak istediğimi, 'otur, yanlış' dedi.Tabi sonunda kahkahalar yükseldi anfiden...

Chentick Yazı İşleri
Kategorideki Yazı : 16
Ümit Buget
Kategorideki Yazı : 6
Begüm Eda Şahin
Kategorideki Yazı : 1

Köşe Yazarlarımız
A. Deniz Çetiner
Ali Sekban
Emre Mendi
S. Fırat Kaya
Ümit Buget
<< Tüm Yazarlar ve Editörler


Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Çentik