çentik









Türk'üm Doğruyum Çalışkanım ( Chentick Analiz)

Ve eğer amacınız ülkenizi sevdirmekse bunu her sabah tekrar ettirdiğiniz kelimelerle yapmanız pek mümkün olmaz. Kimse kırk sefer söyleyerek daha Türk daha doğru ve daha çalışkan olmaz...

Tarih öğretmenimiz Güney Doğu dağlarında yazılı “Ne mutlu Türk’üm diyene” ifadelerine atıfta bulanarak: “Adam da ne mutlu Kürt’üm diyene der” demişti. Bu tür sınıflandırmaların zararlarını kendine göre açıklarken...

İçnde bir ırkı işaret ederek kurulan ne kadar cümle varsa bu türden kalem kavgalarına maruz kalması doğaldır.

Çiçeği burnunda Milli Eğitim Bakanı Nibet Çubukçu’ya atfedilen ‘Andı kaldırabiliriz’ açıklaması - ki kendisi daha sonra böyle bir açıklaması olmadığını söyledi- genelde bu yönde bir bölünmeye sebep oldu...

Metindeki ‘Türk’üm doğruyum çalışkanım’ etkisiyle..

Biz konuya biraz daha farklı bir yönden bakmaya çalışacağız..

Madem eğitimcilerden gidiyoruz bir de müdürümüze kulak verelim.

Okul müdürümüz pazartesileri kaçırdığımız İstiklal Marşı törenlerinin ardından bizi ülke düşmanlığıyla suçlar bu suçun cezazı olarak gördüğü bahçe çöp temizliği uygulamasını, okulun yasama, yürütme ve yargı organı olarak ivedilikle devreye sokardı.

Hâlbuki o vakitler metrobüs denen nesne bu topraklara henüz ulaşmadığı için Şirinevler – Okmeydanı arasının kaç dakikada kat edileceği hesaplanamıyordu. Hepsi buydu...

Konunun bizim vatan hainliğimizden ya da vatanperverliğimizle hiçbir ilgisi yoktu.

Olsa olsa biraz tembellik biraz da trafikti mesele...

Bazı soruların cevapları, niyet okumalara yer bırakmayacak, ırksal çeteleler tutmayı gerektirmeyecek kadar nettir.

Sabahları ant içerek okula girmek saçma bir uygulamadır, tıpkı saç kontrolünden, etek kontrolünden geçerek okula girmenin saçma olduğu gibi.

Bayrak törenleri, bayram törenleri, ant meselesi ve bu nevi şekilci ne kadar uygulama varsa fayda temelinde değerlendirilmedir.

Bu uygulamalar bu çocuklara ne getiriyor ne götürüyor, hangi amaca hizmet ediyor?

Tecrübem üstüne ant içerim ki, bu yasaklar ve mecburiyetler tek bir yöne işaret eder... İşaret edilen istikametin aksine.

Ve eğer amacınız ülkenizi sevdirmekse bunu her sabah tekrar ettirdiğiniz kelimelerle yapmanız pek mümkün olmaz. Kimse kırk sefer söyleyerek daha Türk daha doğru ve daha çalışkan olmaz...

Bu uygulamaya maruz kalan çocukların farklı ırkların temsilcisi olmalarının ekseninde tartışımak bizi meselenin özünden ve sağlıklı sonuç almaktan uzaklaştırır...

Ümit Buget

Konuyla ilgli Engin Ardıç Yazısı: http://sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2009/05/22/turk_degilim_egriyim_tembelim

 

Editör / Yazar : Ümit Buget
Kategori : Siyaset
Tarih : 26.05.2009 23:32:55

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Bu yazıya ait henüz bir yorum bulunmamaktadır.

Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
b75d (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Ümit Buget - Diğer 10 Yazısı

“14 Şubat, Habur ve El Arabası
Fasülyeden alacağınız enerjinin ciddi bir bölümünü ona ulaşmak için harcadığınız bir “yoklar memleketi
“Japonlar Toyota Gibi Adam mı?
'Kara Sevda'yla 'Domates, Biber, Patlıcan'la tavan yapan ve hâlâ aynı sıcaklıkta devam eden Türk-Japon ilişkilerine darbe vurmak istemem, ama Japonların çok zeki adamlar oldukları bir şehir efsanesinden ibaret zannımca!
“Tayyip Erdoğan'ın Yol Haritası
Bazen siz çok istediğinizde ve kafi derecede gayret gösterdiğinizde hayat topu önünüze yuvarlayıverir... Hagi'li bir takım, basiretsiz bir belediye başkanı, artık istediğinizi elde etmek için neye ihtiyacınız varsa!
Noel Amca!
İlk zamanlar o renkli ampüllerini, nehir gibi akan ışıklarını, suçu-günahı olmayan geyiklerini, sevmedim desem yalan olur, ama bir pijlik vardı o gevrek gülüşünde, sen gülerek sevenlerdensin değil mi Noel Amca?
Yağmur yağsa, şimşek çaksa...
Meğer sözlerini “sırılsıklam" diye hatırlamaya çalıştığım melodi Teoman'ın “Paramparça"sının nakaratıymış.. Bu şarkının Ortaçgil versiyonu, sabahtan yatana kadar aynı şarkıyı dinleyen kulaklarımız için hoş bir mola olabilir diye düşündüm.
Zafer Sokak 26 Numara
Melin Ailesi'nin Ayvalık macerası, 1990'da Zeytinköy Sitesine gelişleriyle başlamış.. Melinler, dostları Filiz Ali’den öğrenmişler 26 Numara’nın satılık olduğunu.. Evi aldıklarında takvimler 1998’i gösteriyormuş, Bursa Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon izni almaları da aynı yıla denk geliyor...
Ramazan şerbeti, referandum ve Tanrı!
Alışveriş güzeldi. Biraz bira, bir Ramazan Şerbeti, sucuk ve Tahsildaroğlu peynir aldık... Birayla Ramazan şerbetini aynı sepette görmek hoşuma gitti. Ben Ramazan şerbetine fena halde takmış vaziyetteyim, ara ara olur bu.
Önce insanım ben!
Hem böyle yapınca ne Yılmaz Özdil gibi kendimi zorlayıp Gazze için bir şeyler yapmayı alaturka bulmam gerekiyor ne de insanlık dışı bir saldırıda yanıma Hitler'i alıp ne kadar İsrailli varsa topyekûn üstlerine saldırmam...
Sevgili Günlük!
“Ölmedikçe, yaşat umutları, Bir dala tutun her zaman. Eğer, hiç ağaç kalmamışşa, etrafta, Bir ağaç dik hatta” dedik, kendimize.
23 Nisan, 23 İnsan
Bir 23 Nisan'da daha; Başbakan olacak bir çocuk, bir başkası Cumhurbaşkanı, öteki Milli Eğitim bakanı, beriki bilmem nerenin belediye başkanı.
Bu Bir Nisan Yazısıdır!
Şanslıdır şair. Her aşk kayıp giderken avuçlarının arasından, birkaç şiiri unutur şairin cebinde. Mutlu biten bir aşkın beyaz atlı prensi olmayı yeğ tutar mıydı şair, dillerden hiç düşmeyen bir şiir yazmaya bilinmez, ama kârı şiirse şairin hiçbir aşk zarara uğratmaz onu.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası