çentik









Tuvalet mi lavabo mu? (Polemik)

Söyler misiniz, hangi cümle; bize yaptığı günlük işleri anlatan birinin, sırası geldiğinde, “istenmeyen tüylerimi aldım

"Göster amcanlara pipini”yle başlayan bir cinsel tarihimiz var...

 Sonra onu tamamen unutmamız ve o yokmuş gibi davranmamız isteniyor..
“Toplumsal etki alanı,” bunu belli bir yaştan sonra ayıp sayıyor!
 
Ve fakat, bu tedbirlerin hiçbiri, bizi kadın ve çocuk istismârında üst sıralarda olmaktan alıkoyamıyor...
 
Yani bir şeyin kırk kez söyleyince olması, susunca olmayacağı anlamına gelmiyor!
 
Demek ki; söylemekten ya da susmaktan bağımsız!
 
Üreme organlarımızın çalışmaları öylesine doğal, gerekli ve doğru ki, acaba bu organlar bize ne yaptılar da biz utanç duymadan onlardan söz açamıyoruz?” diye, soruyor Montaigne...
 
En yüce tahtta bile üstüne oturduğumuz kendi kıçımızdır
 
Krallar, filofozlar da sıçar hatta kadınlar bile” diyerek hız kesmeden devam ediyor.
 
Alain de Botton’un da söylediği gibi, Montaine’nin bu konuyu irdelerken; popo, kaba et, ya da tuvalete gitmek yerine bu kadar kuvvetli kelimeler kullanmasının, bir anlamı olmalı!
 
Söyler misiniz, hangi cümle; bize yaptığı günlük işleri anlatan birinin, sırası geldiğinde, “istenmeyen tüylerimi aldım” demek yerine: “Sana söyleyemeyeceğim bir şey yaptım!” demesi, "bize söyleyemeceği şeyler"in aklımızdaki res’mi geçitini, bu kadar çabuk ve eksiksiz tetikleyebilir?
 
Galiba kendimizle pek barışık değiliz, biraz önce tattığı şarabı beğenen ve sipariş veren, masadaki “noksansız” adamın, aynı zamanda osuruyor olması bizi delirtiyor ve bunu 'lavabo' kisvesi altında gizlemeye çalışıyoruz!
 
Birinin çişe gittiğini söylemesini (yıllar önceki Tarkan meselesinden bahsetmiyorum) ayıp sayıyoruz, ama onun arkasından atıp tutmamız “normal” oluyor, keza esnerken ağzımızı kapatıyoruz, kapatmazsak ayıp, ama masadan biraz erken kalkan dördüncü kişi hakkında demediğimizi bırakmıyoruz, orada da ağız kapatmak ayıp yani!
 
Bize göre ayıplar belirliyoruz, bize göre ahlak değerleri ve bunlar üstünden yargılara varıyoruz...
 
Hem; hep lavaboya gidiyorsak, biz ne zaman işiyoruz?
 
Bana kalırsa tuvalete yerine lavabo derken, kibar olmanın dışında, çok başka şeyler söylüyoruz...
 
İşeyen, geyiren, osuran insanlar olmamız bizi kendi kurduğumuz tahtan indirecekse, bırakın indirsin, bunları yapmazsak ölürüz ve tükeniriz..
 
Bunları insanların önünde yapmamak, onları rahatsız etmemek, çok ince davranışlar, ama bunlar yokmuş gibi davranmak ahmaklık olmalı...
 
Üreme organlarımızla barış anlaşmaları imzalamamız, bunları bir şekilde normalleştirip ( ki zaten özlerinde çok normaller) hayatımıza sokmamız gerekiyor...
 
Üstteki lakırtıların tümü, bunların üstünü örtmenin bize neler getirdiği ve bizden neler götürdüğü üzerine tekrar düşünmemiz için söylenmiştir!
 
Yoksa herkes istediği yere gitmekte! serbesttir...

Editör / Yazar : Chentick Yazı İşleri
Kategori : Haber Anket
Tarih : 16.06.2009 21:28:59

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

birsen köktürk yazdı
yok artık bu yazıda saçmalık olsa gerek zaten gıt gıde körelen bı toplumuz bırakında kıbarlıımız ahlakımız yerınde dursun be yazık yazıkkkk bu ınsanlara boyle şeyler yazmaya bıle utanmıyorsunuzz oldu canı masada yemek yerken ( aaa afedersınız ben bi çişimi yapıp gelıım:) olurmu be


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
586b (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Chentick Yazı İşleri - Diğer 10 Yazısı

Hürrem...
Chentick sanat atölyesi yeni dönemde kariktatür çalışmalarıyla da birlikte olacağız... Bir ilk çağ hikayesi:
Şair bu dizelerde ne anlatmak istemiş: Sunay Akın
Çok önce söylemişti şair sözünü, biz şimdi sorduk soruları, bakın bakalım, bize göre şair bu dizelerde ne söylemek istemiş?
Proust Kişilik Testleri - Gözde Otman
Proust kişilik testlerinin bu haftaki konuğu Gözde Otman. Onunla tanışma hikayemiz de çok enterasan, ama Çentik'te Gözdeler'e iltimas yapılıyor denmesin diye o hikayeyi 'şimdilik' kaydı şartıyla anlatmıyor sizi Gözde Otman'ın cevaplarıyla baş başa bırakıyorum! İşte Proust'un daimi soruları ve Gözde Otman'ın cevapları....
Ayın Şiiri - Can Yücel - Bağlanmayacaksın
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen...
Ayın Şiiri: Kimlik Kartı - Mahmut derviş
Kaydet! Arabım.Taş ocağında çalışıyorum emekçi yoldaşlarımla.Çocuklarımın sayısı sekiz. Ekmeklerinitaştan çıkarıyorum, giysilerini ve defterlerini! Sadaka dilenecek değilim kapında, Konağının girişi önünde, küçük düşürecek değilim kendimi! Kızıyor musun?
Proust Kişilik Testi - Diclehan Kalyoncu
Marcel Proust'un zalim sorularının bu seferki hedefi; eğitim-ik'mızın pek değerli yazarı Dicle. Proust tembellik yapıp aynı soruları sordu, kökleri çayın memleketine dayanan hemen herkes gibi enerjisi yüz metreden hissedilen Dicle bir solukta yanıtladı, işte o cevaplar...
Nam-ı Diğer Çakma Teke Tek
Programın öne çıkardığı bir diğer özellik de ikilinin yemeğe olan düşkünlüğüydü, fizik olarak pek göstermese de Fatih Altaylı'nın kendi ağzından duyduğumuz on iki porsiyon iskender macerası, Bardakçı'nın 70 - 80 köfte serüveni, ik turlu mönüler (çorba, ana yemek tatlı, sonra yine çorba yine ana yemek yine tatlı ve yolluk) yemek konusunda akılda kalanlar arasındaydı..
Ayın Şiiri: Orhan Veli
Hiçbir şeyinden çekmedi dünyada, nasırından çektiği kadar; Hattâ çirkin yaratıldığından bile o kadar müteesir değildi,Anmazdı allah'ın adını, Günahkâr da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.
Proust Kişilik Testi - Gözde Demirelli
Marcel Proust kişilik testlerininin bu haftaki konuğu Gözde Demirelli! Yazarları okurlarla tanıştırmaya yönelik bu test serisine, bugün bayrama özel bir adım daha ekleyerek, Çentik'in Gözde'yle nasıl tanıştığını da anlatmak istedim...
İstanbul'un Su Sorunu! (Analiz)
Ben ekrana bakınca, her şeyin bu hayali diyalog gibi gerçekleştiğine inanıyorum, sistem tamamen valiliğin ve belediyenin olanlarla ilgili ne kadar suçsuz olduğunu istapata çalışmak çerçevesinde cereyan ediyor; kim ölmüş, kim kalmış, kimsenin umrunda değil...
Proust Kişilik Testi - B. Eda Şahin
Çentik Ekibini daha yakından tanımanızı hedefledeğimiz Marcel Proust Kişilik Testi'nin bu haftaki konuğu Kültür Sanat editörlerimizden Begüm Eda Şahin... İşte Eda''nın Proust'la imtihanı...





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası