çentik









Yeter Tenimi Acıtmayın…

Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.

Bazen kendinizi kaybolmuş,ne yaptığını bilmez, yorgun hisseder misiniz sizde?Sanki her şey size karşıdır.Sanki hayattaki her şey sizin mutsuzluğunuz için vardır.Kendinizi sinik, aciz ve kimsesiz hissettiğiniz olur mu?Hayat hep aynı çizgide seyretmez.Bazen alaşağı eder insanı.Ama umut hep vardır.Her gecenin bir sabahı olduğu gibi bu gelgitlerinde bir sonu vardır.Bunu umut ederek yaşar insan.

Dünya varolduğundan beri kadın-erkek ilişkileri üzerine bir dolu söz söylenmiştir.Yaradılış olarak farklılıklarımızdan tutunda hayatta bize sunulan rollere kadar her şeyimiz farklıdır.Bu iki farklı ve çoğu konuda birbirine zıt iki varlığın birlikteliğinden bir hayat kurulur buna evlilik, birliktelik gibi adlar verilir.Bu birliktelikten doğan bir dolu çocuk vardır ve hayat bu şekilde sürüp gider.Düşünsenize kendini tanımamış ve karşısındakini anlamamış bir dolu insan sanki her şey yolundaymış gibi bir de çocuk dünyaya getirir.Sonrası hep aynı hikaye.Adam aldatır, kadın yutar.Adam döver, kadın susar.Adam gider, kadın bekler.Bir süre sonra da beklenen son gerçekleşir ve  ne hayaller kurarak atılan imzalar geri alınır.

Bir kadın olarak hayatın kadınlar için daha zorlayıcı olduğunu düşünmüşümdür çoğu zaman.Erkek her zaman yaptıklarına bir kılıf uydurmuştur.Hiç bir şey yapamasa ben buyum deyip çıkar işin içinden.Yuvayı dişi kuş yapar, sabırla inşa eder.Aslında göstermiş olduğu sabrın kimseye faydası yoktur.Durum dışardan bakıldığında ne kadar normalse, içerisi o kadar karanlıktır aslında.

Ne çok hane vardır içinde depremler barındıran.Kimi zaman artçılar olur kimi zamansa düzeltilmesi güç yıkımlar.Herkes içinde biriktirir acısını, yıllar geçer ama acı hep diridir.Yaşayan bilir derler ya aynen öyle…Gerçekten bunu yaşayan bilir.

Sizlere bu sayıda bahsetmek istediğim kitap Meltem Arıkan’ın /Yeter Tenimi Acıtmayın adlı romanı.Bir kadın olarak farkındalığını ortaya koymuştur yazar.Bütün kitapları aynı konu üzerinedir.Kadının varoluşuna ve kadın-erkek ilişkilerine çok farklı bir yorum getirmiştir yazar kitaplarında.Okudukça kendinizi daha güçlü hissedeceğiniz ve yaşadıklarınızı daha farklı yorumlamanızı sağlayacak bir roman.Her kitabında varoluşumuza dair bir sorgulayış ve kendini buluş vardır.

Bir dönem yasaklanmış olup hakkında açılan davalar sonucu tekrar basımına izin verilmiş bir kitaptır.Ne yazık ki ülkemizde ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar oldukça fazladır.Bu durum birçokları tarafından kanıksanmıştır.İnsanlar cehaletleriyle yaşatılmak istenmektedir.Çünkü bilen insan sorgular, sorgulayan insanda hep problemdir birileri için.Bu bir çok yerde böyledir.Cehalet sevilir bu ülkede.Ne kadar cahilsen o kadar mutlusundur.Bilmek, öğrenmek , sorgulamak bir yüktür çoğu zaman.Üç maymunu oynar insanlar bu yüzden.

Hayat boyu her şeyi sorgulamanız dileğiyle.İyi okumalar.

Kitaptan Bölümler…

‘Yorgundu, çünkü gelecek yeni kadınlar yanlarında yeni acılar, yeni gözyaşları, kaldırmayı bekleyen yeni kabuklar da getirecekti.Kadınların pandora kutularını açarken, hepsini kendi içinde hissedeceğinden emin olduğu için yorgundu.Süregiden iki yüzlü acımasız düzene karşı duyduğu öfke onu yorgun düşürüyordu.Çocukları büyütenin, anne ve babaları değil, korkuları ve nefretleri olduğunu bildiği için yorgundu…’

‘Hangi gerçeklikse tanımlanan, hangi hayalse uğruna yıllarımızı verdiğimiz, hangi duruş ise kendiliğinden gelişen, hangi sevgi ise tadını bile bilmediğimiz, hangi ben ise karşılaşmaya korktuğumuz…Artık başladı…Geriye dönüş yok…Kabul ediyorum.’

‘Kızlar gerçekliklerini emip bitiren korku sülüklerinden kurtulup kendilerini var etmişlerdi.Ama Sude her yeni grupla, artık istese bile bir şey yapamayacağı diğer başka kadınlarla olduğunda, tekrar tekrar bu anılarda buluyordu kendini.Ve her zaman kendi kendine tekrar ediyordu.Hepsi geçecek, her şey düzelecek…’

‘Değişim bu kadar hızlı olabiliyorsa , diğer yaşamlara çok yazık değil miydi? Bir sürü kadın korkularıyla boğuşarak yok olup giderken ‘ hayat bu zaten’ kandırması cinayetlerin en büyüğü değil miydi?Gerçekten kadın olan kadınların yapabilme yetenekleri böylesine artabilirken, yazık değil miydi tüketilen onca yaşama?’

‘Bu kadınları derinlemesine tanıdıkça yaşama bakışlarından, tavırlarından, kendi aralarındaki bağlılıktan etkilenmişti.Etkilenmekten de öte büyülenmişti sanki ve büyünün kendisini de içine almasına izin vermişti.O da yıllardır çalışıyor, yıllardır kendini sorguluyor, yıllardır mücadele ediyordu. Ama , neden o kadınlar ondan farklıydı, işte bir türlü bu sorunun yanıtını veremiyordu.Buraya gelmesinin temel nedeni, belki de bu sorunun yanıtını bulmaktı.Bu kadınlar, onun bilmediği neyi biliyorlardı?..’

‘Farklı çevrelerden , farklı kültürlerden, farklı şehirlerden gelen, farklı hikayeleri olan bu kadınların farklılığı ‘kadın olabilmek’ noktasında tüm önemini yitiriyordu.Yaşam koşulları birbirlerinden ne kadar başka olursa olsun, kendilerini kimsenin anlayamayacağından ne kadar emin olurlarsa olsunlar, acılarının ne kadar büyütürlerse büyütsünler, kendilerini ne kadar gizlerlerse gizlesinler, hepsinin başka nedenleri ve düşünce sistemleri de olsa tek organ onları tek noktada buluşmaya zorluyordu: İsteseler de istemeseler de , anlasalar da anlamasalar da, temelde hepsi aynı var olamama acısını yaşıyorlardı.’

‘Derin geçmişini düşündüğünde , dışarıdaki rüzgarın bir anda tüm hücrelerini dondurduğunu hissetti.İçi üşüdü, içi öfkelendi, içi isyan etti.Geçmişinin ona zarar veremeyeceğini biliyordu, buna izin vermeyeceğini de biliyordu.Ama bazen bilmek, o andaki acıları dindirmiyordu.

‘Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.’

‘Erkek egemen kültür, kadınları kadınlıklarından uzaklaştırırken,  aslında erkekleri de erkekliklerinden uzaklaştırdığını bir türlü anlayamadı.Kadınlar zavallı olursa, erkeklerin zavallı olmaması mümkün değil.’

Yazar Hakkında…

MELTEM ARIKAN 7 Ocak 1968’de Ankara’da doğdu. 1992-1995 yılları arasında çeşitli edebiyat dergilerinde öyküleri ve denemeleri yayınlandı. 1999 yılında Ve… Veya... Belki…, 2000 yılında Evet… Ama… Sanki… adlı romanlarının ardından 2002 yılında yayınlanan Kadın Bedenini Soyarsa ile Talebe Dergisi ve Niğde Üniversitesi’nin oylarıyla 2004 yılının en iyi yazarı ödülünü aldı. 2003 yılında yayınlanan dördüncü romanı Yeter Tenimi Acıtmayın, 2004 yılının Şubat ayında toplatılmış, bir baskısı sansürlü olarak yayınlanmış ve iki ay içinde alınan kararla serbest bırakılmıştır. Meltem Arıkan, bu yasaklanma deneyiminin ardından Yayıncılar Birliği tarafından 2004 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’ne layık görülmüştür. 2005 yılında beşinci romanı Zaten Yoksunuz yayınlandı. 1986 yılından bu yana profesyonel iş hayatında olan Arıkan, Enersis A.Ş’deki yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra 2003 yılından bu yana beş kadınla kurduğu EEMpcm adlı şirketinde proje ve inşaat yönetimi, proje tasarım-uygulama, yönetim danışmanlığı ve eğitim hizmetleri de vermektedir.

Romanlar
· 1999 Ve... Veya... Belki...
· 2000 Evet... Ama... Sanki...
· 2002 Kadın Bedenini Soyarsa
· 2003 Yeter Tenimi Acıtmayın

Yazarın dördüncü romanı Yeter Tenimi Acıtmayın, Türkiye’de olmayan ensest gerçeğini Türkçe isimler kullanarak yazmak ve Türk aile yapısını feminist bir anlayışla yıkmaya çalışmak suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın suç duyurusuna istinaden, Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun raporu ile yasaklanmış, ancak iki aylık bir hukuki sürecin sonunda 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla serbest bırakılmıştır. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2004 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü, bu sürecin sonunda Meltem Arıkan'a verilmiştir.

· 2005 Zaten Yoksunuz
· 2006 Umut Lanettir
· 2009 Özlemin Beni Savuran Araştırma kitapları
· 2008 Beden Biliyor Tiyatro oyunları
· 2007 Oyunu Bozuyorum (Metin: Meltem Arıkan)
· 2009 Parallel (Dramaturji: Meltem Arıkan) Köşe yazıları
· 2007 Kazete dergisinde aylık köşe yazıları

Aldığı ödüller
· 2007 VIII. Lions Tiyatro Ödülleri Özgün Yeni Oyun Ödülü (Oyunu Bozuyorum ile)
· 2004 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü (Yeter Tenimi Acıtmayın ile)
· 2003 Niğde Üniversitesi Talebe Dergisi En İyi Kadın Yazar ödülü (Kadın Bedenini Soyarsa ile) 
 

Meltem Arıkan Resmi Websitesi : http://www.meltemarikan.com/tr/


Satın Al : Bu yazıyla ilgili ürünleri IDEFIX sitesinden satın alabilirsiniz.


Editör / Yazar : Perihan Yeliz Güven
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 11.12.2009 14:48:41

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

harun arslan yazdı
oldukça etkileyici...


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
6470 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Perihan Yeliz Güven - Diğer 7 Yazısı

Hayat ve Hüzün
Mavi, sevginin, güvenin, mutluluğun rengiydi, soldu! Mavinin yerini siyah aldı.
Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
Tabi ki her ülkenin devrimi gerçekleştirme biçimi aynı olmayacaktır ama bu kitaptan yani Venezüella'nın gerçekleştirdiği devrimden bir pay çıkartılabilir. En azından hayatına sahip çıkma, yapılan haksızlıklara karşı durma konusunda bizlere örnek olabilir. Sadece bizlere değil, tüm insanlığa.
Zar adam…
'Ben sessiz umutsuzluk dolu hayatımı dengeli bir şekilde devam ettirmeye çalışırken, tanıdığım kadınların çoğu neden sessiz umutsuzluk yaşamlarında bu kadar gürültücü oluyorlar bilemiyorum.'
Erguvan Kapısı
Bir dönemin gençleri hayatları pahasına sisteme direnmiş ve bu uğurda hayatlarını kaybetmişlerdir. Bildiğimizin ve gördüğümüzün dışında bu durumda olan o kadar çok insan ve ölüm vardır ki. O dönemleri görmüş ve hala hayatta olanlardan biridir Oya Baydar. Hala aynı duyarlılık ve özveriyle yazmaya devam etmektedir.
Yeter Tenimi Acıtmayın…
Kadın olarak var olabilmek ne kadar önemliyse, erkek olarak var olabilmek de o kadar önemli.Ancak erkeğin değişimi, kadının değişimiyle mümkündür. Süregiden düzeni değiştirmek istiyorsan, doğru olan ilk adım kadınların değişimini sağlamaktır.
Mario Levi: Lunapark Kapandı
' Birbirimizin kaderine de kederine de beklentilerine de daha çok alışmıştık… Bizi ayrılıktan alıkoyan alışkanlıklarımız bile vardı artık… Alışkanlıklarımız… Yürümeyen ilişkilerini, tüm yalnızlıkları ve ıskalamalarıyla yürütmeye çalışanlarınki gibi…'
Ayın Kitabı: Kayıp Söz
Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Galapera Kültür ve Sanat Derneği benim için yeni bir soluk olmuştu. Tıpkı burada yazmaya başlamam gibi. Yazarlarla söyleşiler, okuma toplantıları derken kendimi yeni bir çevre içinde buluverdim. Bu sayede bir dolu kitapla ve yazarla tanıştım ve tabi bir dolu güzel insanla...
'Nietzsche Ağladığında'





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası