çentik









Yiğidim Aslanım U2'm

“I still haven't found what i'm looking for

 
Ve bir efsane daha İstanbul’dan geçti, her ne kadar kendisi olaya Konstantinapolis’e gitmek olarak baksa da... Evet şu meşhur 1 sene öncesinden biletleri satışa çıkan, red zone biletleri- ki en pahalıları olur bunlar-  sadece 85 saniyede tükenen, insanların Atatürk Olimpiyat Stadı işkencesine dahi katlanmayı göze aldığı U2 konseri dün itibariyle yaşandı bitti saygısızca.  
Bu konser öyle bir konser ki herkes gün saydı sosyal medya üzerinden, sonra çeşitli şarkı sözleri paylaşıldı, tweetler yazıldı konser sırasında, fotoğraflar çekildi ertesi gün paylaşılmak üzere, “tüh bak Ayşe daha iyi yerden izlemiş” yorumları yapıldı, yapılıyor ve bana önceden sorsan U2’nun Y’sinden haberdar olmayan ama birden hayran kesilen bu insanlardan gına geliyor. Serzenişte’yim... (Vega’ya da buradan saygılar)
 
Şimdi özetler:

İstanbul’un bütün stadlarını gezip Olimpiyat Stadı’nda karar kılmış olmalarını kınıyorum ilk tepki olarak. Son saniyede boş bırakılma kararı verilen güney tribün sonrası biletlerini değiştirmek zorunda kaldığımız insanlardan küfür yiyen biz gönüllülere de birer özür borçlular.

Stadın tam olarak yarısını kaplayan ve tribünlerden bile yükseğe uzanan sahnelerine sonsuz saygı duyuyorum ama o ne renklerdir demeden edemiyorum. On yüz bin milyon parçacıklı 360 derecelik ekrana baştan peh dediysem de sonradan yaptığı şekillere de saygılar sundum. İnsanlara 360 derece dönen sahne diye yutturdukları bu ekran ve olsa olsa 120 derece dönen köprülere ne çok küfür gelmiştir merak bile etmiyorum. Ama yine de adamlar yapmış yahu. 

 
 

Sahne yapısı gereği Red Zone’dan bilet alan ve AIDS’li hastalara deste olan seyirciler ancak Bono’nun poposunu gördü, yazık onlara.

Saha içi insanlarının sahne içi kısımdaki bölüme girebilmek için bütün stadyum boyunca nasıl koştuklarını gördükten sonra harcanan yeteneklere üzüldüm Türk sporu adına.

Konserin kırılma anı tabi ki Zülfü Livaneli’dir. Aksini söyleyene gülerim. U2 şarkılarına toplasan ve zorlasan ancak 5.000 kişi eşlik ediyorsa da Zülfü Livaneli’nin patlattığı “Yiğidim Aslanım”a bütün stadın –ki bu tahmini 60-70.000 kişiye denk geliyor- eşlik etmesi Türk’ün gücüdür dersem çok komik olur ama olsa olsa U2’ya insanların şekil için geldiğine kanıt olur.

“I still haven’t found what i’m looking for” isimli şarkıda Bono’nun “Şimdi siz” diyerek kalbini kazandığı seyirci alkışlar ve koroya yakın eşliklerle iade-i ziyaret yaptılar. “In a little while”da sahneye çıkarıp dans ettiği, bütün sahneyi beraber dolaşıp kucağına yattığı kıza “Since she was a little girl, With Turkish eyes" diyerekten şarkı söyleyince ona ölümsüz bir an yaşatmış ve benden “aferin”i almıştır. 

Görev bilincim sebebiyle Snow Patrol’u izleyemedim ama dinledim. “U2 bahane Snow Patrol şahane” diyen 1 milyon insan bulamam belki ama pek çok kişi var biliyorum. Onları mahçup etmediler, sadece işitsel olarak bile.

Sırf Avrupa’dan Asya’ya yürüsünler diye Boğaz Köprüsü’nü kapatan ve insanları perişan eden zihniyeti buradan kınamak istiyorum. Bono’nun Tayyip’e iPod hediye etmesine gülmeden edemiyorum. O da Tayyip’e neden hapse girdin diye sorunca RTE’nin verdiği “şiir yüzünden” cevabına gülmüş. Buna gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum.

Konserin en büyük destekçisi 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nı tebrik ediyor ve biz gönüllülere en güzel yerlerden hem de ücretsiz konser izleme olanağı sunduğu için öpüyorum. 

Konseri fırsat bilen fırsatçılar konser öncesi yağan yağmurda naylon yağmurlukları 5 TL'den satarak köşeyi döndüler, bizim niye aklımıza gelmiyor bunlar bilemiyorum.

 
Bence bu kadar yeter. Yazsan çok yazılır zaten adamlar show yapmayı öğrenmiş ona diyecek yok. Darısı bizimkilerin başına.

Editör / Yazar : Asuman Çakıroğlu
Kategori : Kültür & Sanat
Tarih : 07.09.2010 16:02:37

Bu Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız
:


Yasal Uyarı: Chentick internet sitesinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Chentick Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

orcun yazdı
selam, bahsettigin , "ünlü ülkeye gelince anında hayranı olma" tribi çok eski bir türk geleneğidir. çok alışılagelmiş bir durum olduğu için pek yadırgamadım ve normal karşılıyorum artık.


Yorumunu Ekle
Adınız Soyadınız : (*)
E-Posta Adresiniz : (*)
Yorumunuz :  
(*)
Lütfen aşağıdaki kutuya yanında gördüğünüz kodu giriniz.
9492 (*)
Mail adresiniz sitemiz üzerinde kesinlikle yayınlanmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.

Asuman Çakıroğlu - Diğer 10 Yazısı

Burkum Burkum Adam
Azıcık moral bozukluğu yaşıyor ve bunu basamak basamak artırmak istiyor ve hatta şu ara azıcık ilgi çekmeye ihtiyacım var ama nasıl melankolik olurum diyorsanız. İşte size 1 adımda nasıl depresyona girerim rehberi. Bir Damien Rice albümü edinin ve dinleyin.
O Geliyor... Samsung Galaxy Nexus!
O kadar zaman oldu telefon işindeyiz daha kimseye bir faydamız olmadı doğru dürüst. Artık pamuk elleri bu konuda klavyeye uzatmakta fayda var. Her ne kadar gönlümün kıymetlisi ömrü hayatımı çürüten iPhone olsa da bu sefer başka bir telefonla ilgili yazıvereceğim.
Aşkın Sırdan Hali...
Kısa kesiyorum, oyun güzel, oyunculuk güzel, dekor güzel. Tek kötü şey şu Cevahir sahnesi. O salona alternatif üretilene kadar pes etmeden yazacağım. Kim kaale alır bilinmez. Neyse özetle bir değişiklik yapayım tiyatroya gideyim derseniz bu oyuna gidin, memnun kalın, bana teşekkür edin. Şimdi gidin...
Ve hep birlikte SOL'dan çıksalar!...
Daha diyecegim cok sey var aslen ama yaziktir, gunahtir diyor icimdeki yurdum insani. Bu sebeple yaziyi da ozet tutuyorum. Sadece gitsem mi acaba diye dusunen varsa onlara sunu diyorum: “Asla ve kat’a”....
YOL'unu bul!
Asıl mesele gezmek değil yeğen, gezgin olmak ve yolu yaşamak. Çünkü filmde Daniel’ın dediği gibi “You don’t choose a life. You live one”
İçmenin Oktoberfest Hali...
Özetle mutlaka bir kere gidin. Euro Youth Hostel’de kalın. Sabah erken gidin. Akşama kadar takılın. Hostele dönün. Barda devam edin. Barmenlerle iyi anlaşın. İçin çok için zira gençsiniz ve bir daha olamayacaksınız.
Portakal Rengi Gün Işığı..
Onun yerine ajandamızın “izle!” kısmına girmeye hak kazanmış bir “düşüncelilik” filminden bahsedeyim bu yazımda. Filmimizin adı “oranges and sunshine”.
En Pirenses Konserler!...
Yavaştan tıngırdayan müzikler eşliğinde kadın seslerini sevdiğim yaştayım... Arkalarda bir yerlerde bir piyano, bir gitar, mümkünse flüt filan gibi bir şeyler essin hafif hafif...
Maçın Adı: Türkiye
2010 sen ne güzel senesin. FIBA sen ne yücesin demek istiyorum öncelikle. Bizlere muhteşem ötesi günler yaşatan, maçlar izleten Basketbol Federasyonu'muzu da ayrıca öpüyorum buradan.
Yiğidim Aslanım U2'm
“I still haven't found what i'm looking for
Varacağım Yer Hvar!...
Arkadaş! Bu yaz “bacak” yapmış!... Kızlarımız giymişler minilerini ve ultra süper yüksek topuklarını geziyorlar etrafta. Bünye bunları düşünmeyip Converse’e alternatif sadece babet götürdüyse yanında azıcık mahçup oluyor haliyle.





Chentick Online E-Dergi hiçbir kâr amacı gütmeksizin tümü gönüllü olarak katkıda bulunan genç bir ekip tarafından yayına hazırlanmaktadır.
© Copyright, Chentick 2009, Gizlilik Politikası